Zikir ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular, Sorunlar, Problemler

osisko

Katılımcı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
46
Sen müridin özelliklerini bilmiyorsun anlaşılan, her isteyene mürşid verselerdi, her isteyeni yolda yürütselerdi...

Bak uslu çocuk..!

Mürid kimdir : Bir Evliyaullah 'a, bir Veliy 'e tabii olan, biat eden kişidir.

Biat nedir : Söz vermek, anlaşmak demektir.

Derviş kimdir : Allah'ın bilinmekliği yolunda öğretiye tabi olan kişidir.

Biat ettikten sonra, biatının gereği olan günlük virdini yerine getirmek, Allah 'ın emrettiklerini, İslam 'ın temel ibadet ve taatlarını yapmak, nehyettiklerinden, yasak ettiklerinden kaçınmak dervişliğin anayasasıdır.

Her isteyene bir mürşid değil, her isteyen bir mürşide tabii olmalıdır. Kendi iradenle arayacak, mürşidi kendin bulacaksın.


Ben diyorum ki bu devirde metrobüste sıkış tıkış gidilip her gün tanımadğın kişilerle akraba olunduğu için, sokağa çıkıp da göz zinası yapmamak için kör olmak gerektiği için, dini bir program bile izliyorsan reklam arasında ev haklı için k.çı başı açık programlara maruz kalındığı için, normal ibadetlerini yapsan, 5 vakit namazını kılsan, avam müslümanı olsan bile Allah'ın bir mucizesidir. Nerde kaldı dervişlik, dervişlik kolay mı?
Bak uslu çocuk..!

Normal ibadetlerini yapsan, günlük beş vakit namazını kılsan, bu senin için yeterli olabilir ancak, müttakiy, ittika sahibi, ehli takva sahibi olabilmek için yeterli değildir. Dünya hayatında her daim yukarılara bakan, hep daha fazlası, hep daha iyisi, hep daha güzeli için mücadele eden insan, ebedi ahiret yurdu için bir tek namaz ile nereye kadar gider bilemem.

Doğduğun gecekondu ile yetinmeyen sen..! 1985 model arabadan memnun kalmayan ve iyisini hedefleyen sen..! Askari ücretle yetinemeyen, daha iyi iş, daha iyi gelir hesabı yapan sen..! Cenneti alayı hergele meydanı mı zannediyorsun ki, elini, kolunu sallayarak girebilesin..!

Hz. Allah buyuruyor ki: " Ben kulumun zannı üzereyim"..!

Üç günlük dünya hayatı için hedef üstüne hedef belirleyen, kılmış olduğun beş vakit namaz ile, avam usulü yaşantının kendine yeterli geleceğini düşünen sen, aslında bu düşüncen ile kendine sınırlar koyuyor, kendini hakikatten uzaklaştırıyorsun. Hz. Allah senin zannındaki gibi sana yön, yol belirleyecektir, kuşkun olmasın.

Dervişlik ; Bir sıfattır, özel isimdir. Samimiyet, sadakat, bağlılıktır. İbadet ve taatında berdevam olan, avam usulü davranış, tutum, düşünce ve zanlardan uzak, verdiği sözün gereğini yerine getirendir.

Derviş ; Kelime- i şehadetin manasını ve anlamını idrak eden ve yaşayan kişi demektir. Özellikle gece ibadeti derviş için önemlidir.

Allah 'ın varlığını ve birliğini kayıtsız ve şartsız kabul etmiş, Allah 'ın varlığının ve birliğinin şahidi olmuş, biatı ve tabii oluşu ile, Resulullah s.a.v in Allah 'ın kulu ve elçisi olduğunu idrak etmiş ve kişi bu manayı yaşıyor demektir.


Kelam olarak tekrarlamak, yalnızca lisanen ifade etmek değil..! "Şahitlik ederim ki Allah 'tan başka ilah yoktur. Yine şahitlik ederim ki Muhammed s.a.v Allah 'ın kulu ve elçisidir".. Manasını idrak etmiş kişidir derviş.


Kem söz söylemeyecen, zaten normalde de pek konuşmayacan, az yiyecen, uykuyu sevmeyecen, teheccüde kalkacan, insanlarla çok görüşmeyecen, halvete kapanacan, duyduğun her sünnete uyacan, zikrullahı bırakmayacan. Ben derviş değilim arkadaş, bu devirde öyle olduğunu söyleyen halt eder.
Halt eden sensin uslu çocuk. Kem söz dinen yasak. Söz gümüş ise, sükut altındır, az ve öz konuşmak sünnettir. Az yemek de sünnettir, sağlık ve sıhhattir. Gece namazı ve ibadeti, ibadetlerin en makbul olanıdır. Allah için fedakarlık, Allah için en sevdiğin uykudan fedakarlık, feragat etmektir gece ibadeti.

Halvet, kişinin kendi iradesi ile yapacağı bir şeydir. Aslı Üstadına danışarak, müsaade alarak, izinli olmalıdır. Yapmasa da bundan sorumluluğu yoktur.

Sünnete uymak, her daim Allah 'ı zikretmek, "zikren kesira" buyrulmuş..! Kesirsiz, her daim zikir Kuran 'ın emridir.

İşte bütün bunlar senin halt etmendir uslu çocuk.

Yukarıdaki saydıkların insanın kendi iç alemi ile alakalı, Allah 'ın emri olan hallerdir. Eline, diline, beline sahip olacaksın. Gece kalkma konusunda emir var. İster uy, uygula.. Sabah ezanında ne deniyor.? "Namaz uykudan hayırlıdır"..!

Ey örtüsüne bürünen, Geceleyin kalk (namaz kıl); yalnız gecenin birazında. Gecenin yarısında yahut bundan biraz eksilt. Veya bunu artır ve ağır ağır Kur'ân oku.
Muzzemmil 1.2.3.4

İstersen gerile gerile yat, uyu.. Yarın uyuyanları uyaracaklar
.


Sen dervişsen seni Yunus Emre'ye havale ediyorum :

NOT : Ben (haşa) peygamberler gelmedi mi dedim ki bana onlarla alakalı ayetler okuyorsun?
Elhamdülillah dervişim. Ayetlere gelince, onlar Evliya ile alakalıdır. Hz. Allah Kuran 'da;

Peygamber, Resul, Elçi, Uyarıcı, Mürşid, Evliya, Müjdeleyici diye ifadeler kullanmış. İşine geldiği gibi yorumlamak, işine geldiği gibi anlamak, ve algılamak avamın işidir. O kadar çokluğun içerisinde bir olanı bulmak, tevhide ulaşmak, idrak etmek, Allah 'ı bilmek pek kolay değil.

Bir yanda sen, diğer yanda dünya, öte yanında onlar, şunlar bunlar gibi engel ve mesafe koyucu sebepler, bahaneler, nefsi meseleler..!

Sonuç olarak ne dervişlikten haberin var, ne Evliya 'dan. Ne biattan haberin var, ne tabii olmaktan. Sahibinden dileyeceksin ki, sana istemeyi nasip etsin. İsteyeceksin ki lutfetsin.

Verdiklerini ve vermediklerini aklın ile çözmeye çalışmayacaksın, "her şey yerli yerinde" diyebilesin ki, yapan ve yaptıranı, güç, kuvvet kudret sahibi Hz. Allah 'ı görebilesin.

Yok öyle üç kuruşa beş köfte. Kul Allah 'a nasıl bakar ise, Allah da kuluna öyle bakar. "Kişi nasıl yaşar ise öyle ölür, nasıl ölür ise, öyle dirilir" hitabı bu manadadır.

Sana avam işi yeter uslu çocuk.
 

osisko

Katılımcı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
46
Ben derviş değilim arkadaş, bu devirde öyle olduğunu söyleyen halt eder.

Aynaya bak, kendini gör. Kendi işlediğin kusuru karşındakine mal etme adı uslu, kendisi kaba çocuk..

Yukarıdaki ifadene karşılık kullandım. Durduk yerde sana hakaret olsun diye halt eden sensin kelimesini yazmadım.

O ifadenin sahibine ifadesini iade ettim..! Hepsi bu.

 

uslu_çocuk

Katılımcı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
61
Neyse ne, hadi kalp kırıklarımızı bir kenara bırakalım da bana günümüzde nasıl mürşit bulacağımızı, bir mürşide nasıl bağlanabileceğimizi anlat.
 

osisko

Katılımcı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
46
Bu ne böyle.? Mahalle muhtarının adresini sorar gibi..!

Arayan bulur. Mevlasını da, mürşidini de, belasını da.. Yeter ki arayan, talep eden ol.

Nasıl bağlanacağın senin imanın, sadakatin ile belli olur. Tornadan çıkmış motamot bir şekli şimali olan bir şey mi ki bana soruyorsun.?

Bir iş yerinin himayesi altına girip emekli oluncaya kadar belli bir amaç için nasıl çalışıyor isen, ahiret için de himayesi altına girdiğin mürşidin verdiği vazifeyi samimi, sadakatli bir biçimde yerine getirdiğin, koruyup, kolladığın, sahip çıktığın müddetçe sorun olmayacaktır vesselam..
 

Gönül sızım

Özel Kardeşimiz
Yönetici
Süper Mod
Moderatör
Mesajlar
19,457
Kemâle ermemiş Nefs, Kul ile Allah-u Teâlâ arasında en büyük engeldir...!

Ya Rabbi! Bizi Rıza dairesinde İstikamet üzere İhsan ile yaşat.
Bizi ve Neslimizden gelenleri, Sen'in Rızan için Sana Hizmet edenlerden eyle.... Amin.
 

uslu_çocuk

Katılımcı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
61
Hem o kadar "Mürşit lazım mürşit lazım" diyorsun, "e göster" diyince de yan çiziyorsun.

Kaldı ki yine başa döneceğim. Günümüzde bir mürşide bağlanmak zor ve bir çok kişi için gereksiz bir durum. Nerde yaşarlar, ne yerler, ne içerler? Sayıları üçü beşi geçmeyen bir mübarek bulacağız diye buna hayatımı mı adayayım? Ben islamı yaşarım arkadaş, mürşit ile veya mürşitsiz. Namazımı kılarım, orucu tutarım. Bana daha fazlasını yap diyen olmadı. Bu devirde de kimsenin deme hakkı yok. Allah diyeni mumla arıyoruz bir de mürşit mi arayacağız?

osisko'ya şimdiden not : Ben sana hakaret etmiyorum, o yüzden sen de bana hakaret etmezsen iyi edersin.
 

osisko

Katılımcı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
46
Hem o kadar "Mürşit lazım mürşit lazım" diyorsun, "e göster" diyince de yan çiziyorsun. Kaldı ki yine başa döneceğim.
-Günümüzde bir mürşide bağlanmak zor
-ve bir çok kişi için gereksiz bir durum.
-Nerde yaşarlar,
-ne yerler,
-ne içerler?
-Sayıları üçü beşi geçmeyen bir mübarek
-bulacağız diye buna hayatımı mı adayayım?
-Ben islamı yaşarım arkadaş, mürşit ile veya mürşitsiz.
-Namazımı kılarım, orucu tutarım.
-Bana daha fazlasını yap diyen olmadı.
-Bu devirde de kimsenin deme hakkı yok.
-Allah diyeni mumla arıyoruz
-bir de mürşit mi arayacağız?
osisko'ya şimdiden not : Ben sana hakaret etmiyorum, o yüzden sen de bana hakaret etmezsen iyi edersin.
Kafanda boş yer kalmamış ki..! Bu kadar hesap, kitap, soru ve sorunlar seni yalnızca kendi içine hapseder.

Sen kendi kafanda çizmiş olduğun bir model arayışı içerisindesin, mürşidin değil.. Akıl bu hesabın içerisine dahil olduğu müddetçe, sendeki bu modele asla ulaşamazsın.

Akıl, beş duyu ötesine geçemez. Görünen, işitilen, hissedilen ile alakalıdır. İşin madde boyutu ile ilgilenirken, mana boyutunu hep ihmal eder, itiraz eder, kabullenmesi neredeyse imkansızdır. İşin özü, aslı, önemli olanı, Allah 'ın lütuf ve ihsanının sırrı, gayb 'dır, fizik ötesi, metafiziktir.

Görmediğin bir Allah 'a inanmak, göremediğin melaikelerine iman etmek, semavi kitapların Allah Kelamı olduğuna, gönderilen peygamberlerin hepsinin de Allah 'ın elçisi olduğuna iman etmek..!

Ahiret hayatına, Kaderin, Hayır ve Şerrin ancak Allah 'tan olduğuna, öldükten sonra dirilmeye iman etmek ve imanın zirvesi olan Kelime-i Şehadet..! Hepsi de gayb 'dır.

Tümüne de iman ettim, şahitlik yaparım diyorsun. Evliya 'ya biat etmek, bir Mürşide tabii olmak, işte bu şahitliğin hakikate yansımasıdır. Allah inancın var, bir mürşide biat vecibesini yerine getirdin mi, kelime-i şehadetin manasını yaşıyorsun demektir.

İnsan gördüğünün, bildiğinin şahidi olabilir. İnandım, iman ettim demekle haşa Allah 'ı mı kandıracaksın.? Bir mürşidi görsen de bu akılla onu beğenmez, eleştirir, bir çok kusur bulursun. Kendini ondan üstün görür, onun sana biat etmesi gerektiğini bile düşünürsün. Eleştirel yaklaştığın müddetçe bu sonuç değişmez.

Kaldı ki, günümüzde Mürşid 'lerin sayıları kaç, ne yer, ne içerler seni ilgilendirmez. Hz. Allah her devirde Elçi, Resul, Peygamber göndermiş, sen arayıp bulacak, biat vecibesini yerine getireceksin. Hz. Allah, her peygamberine iman edilmesini, onlara tabii olunmasını neden buyuruyor hiç düşündün mü.?

Muhakkak ki, Sana Bi'at edenler, gerçekte Allah'a bi'at etmektedirler. Allâh'ın eli, onların ellerinin üzerindedir Kim ahdini bozarsa, kendi aleyhine bozmuş olur. Ve kim Allah'a verdiği sözü tutarsa Allâh ona büyük bir mükâfât verecektir.
Fetih 10

Allâh şu mü'minlerden râzı olmuştur ki onlar, ağacın altında sana bi'at ediyorlardı, Allâh onların gönüllerinden geçeni bildiği için onların üzerine huzûr ve güven indirdi ve onlara yakın bir fetih verdi.
Fetih 18

Ey Peygamber! İnanmış kadınlar, Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek, iyi işi işlemekte sana karşı gelmemek hususunda sana biat etmeye geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah'tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
Mümtehine 12


Yani uslu çocuk uzun lafın kısası, Peygamberler zamanında yaşıyor isen peygambere, onların zamanlarında yaşamıyor isen verasetini taşıyan bir mürşide biat etmek, imanın yüzde doksan dokuzunu kapsar. Kelime-i şehadetin manasını idrak etmek ve yaşamaktır biat. Evlilikler bile imanın yarısını kurtarıyorken, biatın sana kazandıracağı manevi kazancı tahmin bile edemezsin.

İbadet ve taatlar ise kulu Allah 'a yaklaştıran vesiledir, sebeptir. İbadetler amaç değil, araçtır. Amaç Allah 'ı bilmektir..! Biliyorum demek Allah 'ı bilmek anlamında değildir. Yalnızca Allah 'ın varlığına inanmaktır.

Asrı saadette yaşamadığımıza göre, günümüz insanları için gerçek kurtuluş, Mürşide tabii olmaktan geçer. Elçilerin gönderilme sebebi budur.

 
Üst Alt