Yemîn:

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz

YEMÎN:
Kuvvet Bir haberi yâhut bir işi yapma veya yapmama husûsundaki azmi, iddiâyı (sözü); vallahi, ti şeklinde,
Allahü teâlânın ism-i şerîfini anarak veya dînin izin verdiği sözlerle kuvvetlendirmek.
Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:
Yeminlerinizi koruyun (Mâide sûresi: 89)
Alış-verişte vi böyledir, vi öyle değildir diye yemîn edenlere ve san'at sâhiplerinden, yarın gel, öbür gün gel diye sözünde durmayanlara yazıklar olsun (Hadîs-i şerîf-Kimyây-ı Seâdet)
Doğru olsa bile çok yemîn etmek, son nefeste îmânsız gitmeğe sebeb olur Doğru olarak çok yemîn etmek Allahü teâlânın ism-i şerîfine ve yemîne kıymet vermemek olur Bunlara kıymet vermeyerek yemîn etmek çok çirkin olur Şarkılarda, temsillerde, eğlen celerde yemîn etmek böyledir (AHaskefî, İbn-i Âbidîn)
_________________________

Yemîn Keffâreti:
Yapılan yemîne riâyet etmeyip, yemîni bozan bir müslümana lâzım gelen keffâret, cezâ
Yemîni bozmadan keffâret verilmez Yemîni bozduktan sonra keffâreti geciktirmek günâhtır
Yemîn keffâreti için bir köle âzâd edilir.
Yâhut zekât alması câiz olan erkek veya kadın on fakîre bütün bedenini örtecek kadar bir kat çamaşır verilir
Veya aç olan on fakîr bir gün iki defâ (sabah-akşam) doyurulur
Bu üçünden birini yapamayan fakir, üç gün ard arda oruç tutar Bu oruçlara geceden niyet edilir
Kadın üç günü tamamlamadan hayz başlarsa, hayz bittikten sonra yeniden üç gün tutar (İbn-i Âbidîn)
________________________

Yemîn-i Gâmûs:
Günâha ve Cehennem'e sokan yemin Geçmişteki bir şey için, bile bile yalan söyleyerek, yemin etmek.
Yemîn-i gâmûs eden kimse için peygamber efendimiz şöyle buyurmuştur:
Kim yalan yere yemîn ederse, Allahü teâlâ onu Cehennem'e koyar (Merginânî)
Yemîn-i Gâmûs büyük günâhtır Pişman olunca tövbe edilir Keffâret verilmez (İbn-i Âbidîn)
________________________

Yemîn-i Lağv:
Boş yere yemîn. Geçmiş bir şey için zan ile yanlış yemîn etmek. Bunda günah ve keffâret yoktur.
________________________

Yemîn-i Mün'akıde:
Geleceğe âit bir iş hakkında meselâ ilerde yapacağım veya yapmayacağım diyerek yapılan yemîn
Mün'akıde yemin üç türlüdür:
Birincisi zaman bildirmeden yapılır Meselâ döğeceğim diye yemîn edince, ikisi de sağ kaldıkça, döğmezse yemîn bozulmaz
Biri ölünce bozulur Döğmeyeceğim diye yemîn edince, ölünceye kadar döğmezse, sonsuz olarak bozulmaz
Bir kerre döğerse bozulur Keffâret denilen cezâsını yerine getirir ve yemin biter İkinci defâ döğerse, keffâret vermez
İkincisi, zaman bildirilerek yapılan yemindir Zamânı gelmeden bozarsa, keffâret lâzım olur
Zamânı gelmeden önce ölürse yemin bozulmaz Üçüncüsü, şarta bağlı yemindir.
Yemin ettiği şeyin yapılıp, yapılmamasını, kendinin veya başkasının bir şeyi yapıp yapmamasına bağlamaktır
Zaman söylenmedi ise, hemen yapmak, zaman söylendi ise, zamânın sonuna kadar yapmak lâzımdır
Kalkıp gelmezsen vallahi seni döğerim demek bu çeşit bir yemindir (Merginânî, İbn-i Âbidîn)
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt