Tefe'ül - Tefsîr

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,152
TEFE'ÜL:
1 Bir şeyi uğur saymak, hayıra yormak, bir hâdiseyi hayra alâmet, işâret olarak görmek Tefe'ülün mukâbili (zıddı) teşe'üm yâni uğursuz saymaktır (Bkz Teşe'üm)
İslâm'da teşe'üm (uğursuzluk) yoktur En hayırlısı tefe'üldür (Hadîs-i şerîf-Buhârî)
Peygamberimiz sallü aleyhi ve sellem tefe'ülü sever, fakat uğursuz saymayı sevmezdi (İbn-i Hanbel)
2 Falcılık
Zamânımızdaki bâzı falcılar, tefe'ül ederek hayrı ve şerri öğrendiklerini, sanki gaybı bildiklerini iddiâ ediyorlar Buna Kur'ân falı, Danyâl falı diyorlar Bu yaptıkları fal oklarıyla kısmet aramak câiz değildir (Abdülganî Nablüsî)


TEFSÎR:
Örtülü, kapalı olan şeyi ortaya çıkarmak, açmak, beyân etmek, beşerî kudret dâhilinde, Kur'ân-ı kerîm âyetlerindeki murâd-ı ilâhîyi (Allahü teâlânın murâdını) anlamak Bu işi yapabilen âlime müfessir denir (Bkz Müfessir)
Kur'ân-ı kerîmi kendi görüşüne, anlayışına göre tefsîr eden kâfir olur (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Rabbânî)
Bize tefsîr kitaplarına göre amel etmek emredilmedi Fıkıh kitaplarına tâbi olmamız emredildi (Hâdimî)
Tefsîr ve fıkıh kitaplarına hakâret eden; bunları beğenmeyen, kötüleyen kimse kâfir olur (Hâdimî, Yûsuf Sinânüddîn)
Kur'ân-ı kerîmi tam olarak yalnız Resûlullah sallü aleyhi ve sellem anlamış, kapalı ve anlaşılması zor âyet-i kerîmeleri, Eshâb-ı kirâma açıklamışlardır Bu sebeble Kur'ân-ı kerîmin hakîkî tefsîri, Peygamber efendimizin bu açıklamalarıdır Tefsî r âlimlerinin Kur'ân-ı kerîmin tefsîrine dâir, Peygamber efendimizden sallü aleyhi ve sellem ve Eshâb-ı kirâmdan gelen rivâyetlerle yaptıkları tefsîrlere, rivâyet, me'sûr ve naklî tefsîr denildi Ayrıca bu tefsîrler esas alınarak Kur'ân-ı kerîmin lisan ve daha başka bilgilere göre de açıklamaları yapıldıBu açıklamalara te'vîl denildi Bunlara ma'kûl, re'y ve dirâyet tefsîri denir Te'vîllerin doğruluğu, naklî tefsire uygunluğu ile anlaşılırTefsîr âlimleri, nakle uygun te'vîlleri de tefsîr olarak kabûl etmişlerdirTe'vîl, nakle ve din bilgilerine uymazsa, tefsîr değil, yazanın kendi düşüncesi olur Nitekim hadîs-i şerîfte; " Kur'ân-ı kerîmi kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa bile hatâ etmiştir" buyrulmuştur Bunun içindir ki, Kur'ân-ı kerîmde mânâsı açık olmayan yerlerden yalnız akla güvenip, yanlış te'vîl yapılarak yanlış mânâlar çıkarılması netîcesinde yetmiş iki bid'at ve dalâlet fırkası ortaya çıktı (Abdülhakîm Arvâsî)
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt