Su-i zanna geçit yok

ömr-ü diyar

Uzman Kardeşimiz
Üyemiz
Ashabtan Enes (r.a) anlatıyor:
"Resul-i Ekrem Efendimiz'e (sav) bir tabak tirit(et suyuna doğranmış ekmek) getirildi.kendisi yemeğe bakarak:
-bu yemek,tesbih ediyor,dedi.sonra tabağı kaldırıp bana verdi.
-onu falana yaklaştır,dedi.ben tabağı ona yaklaştırınca,o zat da:
-Ya Resulallah! ben de tesbih seslerini duyuyorum,dedi.
Allah Resulu(sav),tabağı bir başkasına yaklaştırmamı söyledi.tabağı yaklaştırdığımda o da:
-Ya Resulallah!ben de tesbih sesini duyuyorum ,dedi.bundan sonra Allah Resulu(sav)bana ,
-tabağı yere bırak, buyurdu.
bir sahabi,
-Ya Resulallah!müsaade etseydin de tabak hazır olanların hepsini dolaşsaydı,onlar da tesbih sesini duysalardı,dedi.Allah Resulu (sav),bu isteğe şu düşündürücü cevabı verdiler:
-buna müsaade etsem ve tesbih sesi de birinizde kesilse,onun bir günahı olduğunu söyler;o kardeşiniz hakkında su-i zanlar ederdiniz.
görüldüğü gibi Allah Resulu(sav),insanların birbirlerine su-i zanla,şüpheyle bakmalarına ,saygılarını yitirmelerine sebep olacak durumlara fırsat vermez;cemiyette sevgi,saygı ve güven ortamının yaygınlaşmasını isterdi.


kaynak:

EYGAMBERİMİZİN İNSAN KAZANMA METODU,MEHMET DİKMEN
 
Üst Alt