Rûm sûresi - Ruman - Ruz-i Ceza.

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,152

RÛM SÛRESİ:
Kur'ân-ı kerîmin otuzuncu sûresi
Rûm sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi) Altmış âyet-i kerîmedir İranlılarla yapılan savaşta mağlub olan Rumların, sonra gâlip gelecekleri anlatıldığından, Sûret-ür-Rûm denilmiştir Sûrede; Allahü teâlânın sıfatlarının bir kısmı, müslümanların İslâm d înine sarılmaları ve kavuşacakları maddî mânevî feyzler (nîmetler, yardımlar, mânevî ilimler) bildirilmektedir
Allahü teâlâ Rûm sûresinde meâlen buyuruyor ki:
Akşam ve sabah vakitlerinde Allah'ı tesbih edin Göklerde ve yeryüzünde olanların yaptıkları ve ikindi ve öğle vakitlerinde yapılan hamdler (övgü ve senâlar) Allahü teâlâ içindir (Âyet: 17,18)
Kim Rûm sûresini okursa, semâda ve yerde Allahü teâlâyı tesbih eden meleklerin adedinin on katı sevâb kazanır, gece ve gündüzünde kaybettiğine kavuşur (Hadîs-i
şerîf-Kâdı Beydâvî Tefsîri)

RÛMÂN:
Ölü, kabre konduğu zaman, kendisine gelen melek
İbn-i Mes'ûd'dan (ranh) rivâyet olundu ki: Yâ ResûlALLAH! Ölü kabre konduğu vakit ilk karşılaşacağı şey nedir diye soruldu
Peygamberimiz sallALLAHü aleyhi ve sellem buyurdu ki: "Ey İbn-i Mes'ûd! Bunu bana senden başka kimse sormadı Ancak sen sordun
Ölü kabre konulduğu vakit, önce bir melek seslenir O meleğin ismi Rûmân'dır Kabirlerin arasına girer
Der ki: "Yâ Abdellâh (Ey Allah'ın kulu) ! Amelini yaz! O kimse der ki: "Benim burada ne kâğıdım, ne kalemim var Ne yazayım?"
O melek der ki: "Bu sözün kabûl edilmez Senin kefenin kâğıdındır Tükrüğün mürekkebindir Parmakların kalemindir"
Melek, kefeninden bir parça kesip verir O kul, dünyâda her ne kadar yazı yazmak bilmese de, orada sevâbını ve günâhını âdetâ o bir günde işlemiş gibi yazar
Bundan sonra, melek o yazdığı kefen parçasını dürer O ölünün boynuna asar" Bunları buyurduktan sonra Resûlullah sallALLAHü aleyhi ve sellem efendimiz; "Her insanın yaptığı işleri gösteren sahîfelerini boynunda kıldık" meâlindeki İsrâ sûresinin on üçüncü âyet-i kerîmesini okudular

RÛZ-İ CEZÂ:
İnsanların diriltilip, hesâba çekilerek amellerinin karşılığının verileceği gün; mahşer günü, kıyâmet günü (Bkz Mahşer)
 
Üst Alt