Resul. - Resul-i Ekrem: - Resul-üs-Sakaleyn:

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,152
RESÛL:
1 Yaratılışı, huyu, ilmi, aklı ve her bakımdan zamânında bulunan bütün insanlardan üstün olan ve yeni bir din ile gönderilen peygamber
Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki:
Resûl size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının Allahü teâlâdan korkun Çünkü Allah'ın azâbı çetindir (Haşr sûresi: 7)
Allahü teâlâ Âdem aleyhisselâmdan beri her bin senede bir resûl vâsıtasıyla insanlara bir din göndermiştir Son resûl Muhammed aleyhisselâmdır O'ndan başka peygamber gelmeyecektir O bütün insanlara peygamber olarak gönderilmiştir (Abdülhakîm bin Mustafâ)
Allahü teâlânın, resûlleri vâsıtasıyla bildirdiği emirlerin, bilgilerin herhangi birine inanmamak ve şüphe etmek küfürdür Çünkü resûle inanmamak veya îtimâd etmemek, resûle yalancı demek olur Yalancılık kusurdur Kusurlu olan peygamber olamaz (Seyyid Abdülhakîm Efendi)
Cenâb-ı Hak, bütün insanlara, sayılamayacak kadar çok nîmet, iyilik vermiştir Bunların en büyüğü ve en kıymetlisi olarak da, resûller ve nebîler (aleyhissalevâtü vetteslîmât) göndererek ebedî seâdetin yolunu göstermiştir (Hâdimî)
2 Elçi, haberci
Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:
Onlara o şehir (Antakya) halkını misâl getir Hani oraya (Îsâ aleyhisselâmın) resûller gelmişti Biz o zaman kendilerine iki elçi göndermiştik de onları tekzîb etmişlerdi, yalanlamışlardı Biz de bir üçüncü ile bunları takviye etmiştik de "Hakîkat, biz size gönderilmiş elçileriz" demişlerdi (Yâsîn sûresi: 13,14)
_______________________________________:

Resûl-i Ekrem:
Peygamberlerin en üstünü, en kıymetlisi olan Muhammed aleyhisselâm
Resûl-i ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) bütün âlemlere rahmet, canlı ve cansız her mahlûka peygamber olarak gönderilmiştir (Abdülhak-ı Dehlevî)
Resûl-i ekremin mübârek gözleri uyur, kalb-i şerîfi uyumazdı Aç yatıp tok kalkardı Aslâ esnemezdi Mübârek vücûdu nûrânî olup, gölgesi yere düşmezdi Elbisesine sinek konmaz, sivri sinek ve diğer böcek mübârek kanını içmezdi (İmâm-ı Ahmed Kastalânî)
Resûl-i ekremin güzel huyları pekçoktur Her müslümanın bunları öğrenmesi ve bunlar gibi ahlâklanması lâzımdır
Böylece, dünyâda ve âhirette felâketlerden, sıkıntılardan kurtulmak ve O iki cihân efendisinin sallallahü aleyhi ve sellem şefâatine kavuş mak nasîb olur (İmâm-ı Kastalânî)
Resûl-i ekrem nâzik idi Cömerd idi Fakat isrâf etmez, faydasız yere bir şey vermezdi Herkese acırdı Mübârek başı hep öne eğik idi Kimseden bir şey beklemezdi Seâdet, huzur isteyen O'nun gibi olmalıdır (İmâm-ı Kastalânî)
Resûl-i ekrem, kahkaha ile gülmediği gibi, yüksek sesle de ağlamazdı; amma mübârek gözlerinden yaş akar, mübârek göğsünün sesi işitilirdi
Ümmetinin günahlarını düşünüp ağlardı ve Allahü teâlânın korkusundan ve Kur'ân-ı kerîmi işitince ve bâzan da na maz kılarken ağlardı
(Abdülhak-ı Dehlevî, Kastalânî)
_________________________________________:

Resûl-üs-Sakaleyn:
İnsanlara ve cinne peygamber olarak gönderilen Muhammed aleyhisselâm
Rivâyet olunur ki, Mekke'de bir ağaç, Resûl-üs-sakaleyn'in önüne gelip; "Yâ Resûlallah! Cinnîlerden bir cemâat sizinle görüşmeye gelmişler Hüsûn denilen yerde bekliyorlar" dedi
Peygamber efendimiz buyurdu ki: "Ben bu gece cinnîler ile mülâkât etmeğe ve onlara dîn-i İslâm'ı ve Kur'ân-ı kerîmi öğretmeye emr olundum
Benimle gelecek kim vardır?" Eshâb-ı kirâm sustular İbn-i Mes'ûd (ranh); "Yâ Resûlallah! İzin buyurursanız ben gelebilirim" dedi Kalkıp o yere gittiler Resûlullah efendimiz mübârek parmağıyla bir dâire çizdi ve İbn-i Mes'ûd'a; "Bu dâire içine otur, sakın dışarı çıkma Yoksa beni göremezsin" buyurdu Sonra namaza durdu Tâhâ sûresini okumaya başladı Daha sonra cinnîler gelip Resûlullah'a uydular Hepsi on iki bin cinnî idi Namazdan sonra onları İslâm'a dâvet eyledi Hepsi kabûl ettiler (Molla Miskîn)
Resûl-üs-sakaleyn Muhammed aleyhisselâma tâbi olmak demek; O'nun gittiği yolda yürümektir O'nun yolu, Kur'ân-ı kerîmin gösterdiği yoldur Bu yola, dîn-i İslâm denir O'na uymak için, önce îmân etmek, sonra müslümanlığı iyice öğrenmek, farzları yapma k, haramlardan kaçınmak, daha sonra sünnetleri yapıp mekruhlardan kaçınmak lâzımdır Bunlardan sonra, mübahlarda (yapılması emir olunmayan ve yasak da edilmeyen şeylerde) da O'na uymaya çalışmalıdır (Ahmed Fârûkî)
 
Üst Alt