Peygamber Efendimizin Hz. Sevdeyle Evlenmesi (2)

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,152
Peygamber Efendimizin Hz. Sevdeyle Evlenmesi.
Bölüm-2
Hz. Sevdeyle Evlenmesi

Bundan sonra, Havle Hâtûn, Şevde binti Zem'a'ya gitti.

Hz. Şevde, Sekran b. Amr'ın zevcesi idi. İlk Müslüman kadınlardandı ve kocasıyla birlikte Habeşistan'a hicret etmişti.
Daha sonra Mekke'ye dönmüşlerdi. Mekke'ye döndüklerinde Hz. Şevde, bir gece rüyasında, Ay'ın süzülüp üzerine iniverdiğini görmüştü.
Bunu kocasına anlatınca da, şu karşılığı almıştı:

"Eğer rüyan doğru ise, ben yakında öleceğim. Benden sonra sen de evleneceksin!"

Hakikaten de, kısa bir zaman sonra Sekran, hastalanıp vefat etmişti; böylece, Hz. Şevde de dul kalmıştı.

Havle Hâtûn, kendisine, "Resûlullah, beni, sana, dünürlük için gönderdi!" deyince, Hz. Şevde son derece sevindi.
Ancak, bir tereddüdü vardı: Acaba Nebîyyi Ekrem, yanında bulunan beş küçük çocuğuna da rıza gösterebilecek miydi?

Bu endişe ve tereddüt sebebiyle, Resûli Kibriya Efendimize hemen cevap vermedi.
Resûlullah, dini îmanı uğruna yerini, yurdunu, akrabasını terkedip yabancı bir diyara göç edecek kadar fedakârlık ve kahramanlıkta bulunmuş bu mücâhideyi şereflendirmek ve taltif etmek istiyordu.
Buna binâen kendisinden bir cevabın gelmediğini görünce, bir gün bizzat kendisiyle görüştü ve, "Seni, benimle evlenmekten alıkoyan nedir?" diye sordu.

Hz. Şevde, "Vallahi yâ Resûlallah, beni seninle evlenmekten alıkoyan hiçbir mühim sebep yoktur; ancak, şu çocukların sabah akşam başında vızıldayacaklarını düşünüyorum da, onun için çekmiyorum!" diye cevap verdi.

Bunun üzerine Resûli Ekrem Efendimiz, "Allah sana rahmet etsin! Kadınların hayırlısı, küçük çocuklarından dolayı zorluklarla karşılaşandır." buyurarak, bu endişe ve tereddüdünemahâl olmadığını belirtti; sonra da, "Seni nikahlamak için, kavminden birini vazifelendir." dedi.

Hz. Şevde, kaynı Hatip b. Amr'e salâhiyet verdi. O da, Hz. Sevde'yi, bi'setin 10. yılında Resûli Kibriya Efendimize nikahladı.
O sırada, Hz. Şevde 55 yaşlarında idi. ( 342 )

Görüldüğü gibi, Resûli Kibriya Efendimiz, akrabalarından ayrılarak îman safına iltihak etmiş ve bir daha akrabalarının üzerinde bulunduğu şirk inancına dönmek istemeyen bu mücâhide yaşlı hanımı, sâdece Allah'a ve Allah'ın dinine olan bağlılık ve sadâkatinden dolayı himâyesi altına alıyor ve onu "mü'minlerin annesi" olmak şerefine ulaştırıyordu!

342 ibni Sa'd, Tabakat, c. 8, s. 5253; Ahmed Ibni Hanbel, Müsned, c. 6, s. 211.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt