O’nun rahmet yüklü bakışına ihtiyacımız var‏

İLiM DiLeNcİsİ

Rüyalar aleminden
Süper Mod
Mesajlar
712
O’nun rahmet yüklü bakışına ihtiyacımız var‏



Milletimizin sevgi merkezli bir Peygamber tasavvuru vardır.
Bu tasavvuru düşünceye ve bilinçli davranışlara dönüştürmek için, bizim buna çok ama çok ihtiyacımız vardır.

Yunus Emre’nin dilindeki aşk Peygamberini, Mevlâna’nın dilindeki rahmet Peygamberini, Ahmet Yesevî’nin dilindeki hikmet Peygamberini, Hacı Bektaş Velî’nin dilindeki eşsiz baba ve insan Peygamberini yeniden keşfetmeye ve bu keşfimizi toplumun bütün katmanlarına açmaya bizim ihtiyacımız vardır.
İnsana bakışımız çok değişmiştir.

O’nun rahmet yüklü bakışına ihtiyacımız vardır. Toplumsal dokularımız çözülmeye başlamıştır. O’nun, toplumu gergef gergef ören ilişkiler ağına ihtiyacımız vardır.
Bizim, milletçe iftihar ettiğimiz ve toplumsal varlığımızı borçlu olduğumuz en önemli müessese şüphesiz ki ailedir. Ancak üzülerek ifade edelim ki bu müessese de yavaş yavaş çözülmeye başlamıştır.

O’nun, Hz. Hatice (R.Anha) validemizle dostluk ve arkadaşlık temeli üzerine bina ettiği; vefatından sonra Hz. Aişe (R.Anha) validemiz ile sevgi, ilgi ve bilgi üzerine inşa ettiği aile yapısını bilmeye, öğrenmeye ve yaşamaya ihtiyacımız vardır.

Kısaca eş olarak eşi ile münasebetine, baba olarak çocukları ve torunlarıyla ilişkisine; dost, komşu ve arkadaş olarak bütün ilişkilerimizde, O’nun ortaya koyduğu örnek ilişkileri satır satır okumaya, teneffüs edip içimize çekmeye ihtiyacımız vardır. Sizlere sormak istiyorum:
* Nice insanların karşısında kollarını ve göğüslerini jiletle parçalayan gençlerimizin gönül tahtında Sevgili Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimize ihtiyaç yok mudur?
* Maalesef hepimizin gözleri önünde: Bilgiye, kültüre, emeğe, aşka, sanata ve estetiğe uymayan yarışmalarla zihinleri, gönülleri ve ruhları işgal edilen gençlerimizin yüreklerinde Sevgili Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin kılavuzluğuna ihtiyaç yok mudur?
*Madde bağımlılığı ile kararan ruhlarını satanizm gibi çılgınlıklarla bireyin, toplumun ve insanlığın aleyhine bir tehdide dönüştüren gençliğin ilâhî sevgiye, Peygamber sevgisine ne kadar muhtaç olduğunu görmüyor muyuz?
*Misyonerlik ve Dinlerarası diyalog faaliyetlerine maruz kalan günümüz insanının, daha önceki peygamberlerin bütün sahih öğretilerini, bütün mesajlarını kendi öğretileri ve mesajları içinde bir nokta hâline getiren Sevgili Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizi tanımaya, sevmeye, anlamaya ve yaşamaya ihtiyacı yok mudur?
*Aylardır töre cinayetlerini tartışan toplumumuzun, kız çocuklarını diri diri toprağa gömmek gibi en hunhar, en vahşi töreleri kaldırırken giriştiği hikmetli mücadeleyi öğrenmeye ihtiyacımız yok mudur?
*Hemen hemen her köşesinde sokak çocuklarının tinercilik illetine müptelâ olduğu bir ülkede, Sehl b. Sa’d (R.A.)’den rivayete göre: “Ben ve yetimi himaye eden, O’nun işine bakan kimse ile cennette şöylece beraber bulunacağız,” (Buhari, Talak:25, Edep:24, Müslim, Zühd:42, Ebû Davud, Edep:123, Tirmizi, Bîrr:14) diye haykıran Sevgili Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin mesajlarına ihtiyaç yok mudur?

 
Üst Alt