Nurâni NakışLar

YaRaLiyiM

Başarılı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
162

Bütün Kainat Cennet Görünür





“Gözün nuru, nur-u imanla ışıklanırsa ve kavileşirse,
bütün kâinat gül ve reyhanlar ile müzeyyen bir cennet şeklinde görünür. ”
[İşârâtü'l-İ'câz]

 

YaRaLiyiM

Başarılı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
162
O seni senden daha ziyade düşünür..




İ’lem Eyyühel-Aziz! Mer’ayı tecavüz eden koyun sürüsünü çevirtmek için çobanın attığı taşlara musab olan bir koyun, lisan-ı haliyle: “Biz çobanın emri altındayız. O bizden daha ziyade faidemizi düşünür. Madem onun rızası yoktur, dönelim.” diye kendisi döner, sürü de döner.

Ey nefis! Sen o koyundan fazla âsi ve dâll değilsin. Kaderden sana atılan bir musibet taşına maruz kaldığın zaman, اِنَّا لِلّهِ وَ اِنَّا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ söyle ve Merci-i Hakikî’ye dön, imana gel, mükedder olma.

O seni senden daha ziyade düşünür.



“Mesnevi-i Nuriye|Risale-i Nur Külliyatı”
 

YaRaLiyiM

Başarılı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
162
Ona yapış...




İşte ey aciz insan ey fakir beşer!


Dua gibi hazine-i anahtarı ve tükenmez bir kuvvetin medarı olan bir vesileyi elden bırakma.


Ona yapış,


Ala-yi iliyin-i insaniyete çık bir sultan gibi bütün kainatın dualarını kendi duan içine al…




Bediüzzaman
 

YaRaLiyiM

Başarılı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
162
Saadet-i Ebediye





Rahmetin rahmet olması ve nimetin nimet olması,
ancak ve ancak haşir ve saadet-i ebediyeye bağlıdır.
Evet, saadet-i ebediye olmasa, en büyük nimetlerden sayılan aklın,
insanın kafasında yılan vazifesini görmekten başka bir işi kalmaz.
Kezalik, en latif nimetlerden sayılan şefkat ve muhabbet,
ebedi bir ayrılık düşüncesiyle, en büyük elemler sırasına geçerler…


İşarat-ül İcaz’dan
 

YaRaLiyiM

Başarılı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
162
Nihayetsiz Azîm Bir Acz Ve Hadsiz Cesîm Bir Fakr



Fâtır-ı Hakîm, insanın mahiyet-i maneviyesinde nihayetsiz azîm bir acz ve hadsiz cesîm bir fakr dercetmiştir. Tâ ki, kudreti nihayetsiz bir Kadîr-i Rahîm ve gınası nihayetsiz bir Ganiyy-i Kerim bir zâtın hadsiz tecelliyatına câmi’ geniş bir âyine olsun.

-Sözler
 

YaRaLiyiM

Başarılı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
162
Asıl hüner...




Ve asıl hüner, kardeşini fena gördüğü vakit onu terk etmek değil, belki daha ziyade uhuvvetini kuvvetleştirip ıslahına çalışmak, ehl-i sadakatın şe’nidir.


Şualar’dan
 

YaRaLiyiM

Başarılı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
162
Madem...







“Madem bizi çalıştıran halıkımız Rahim ve Hakimdir;
başa gelen her şeyi rıza ile, sevinçle, rahmetine, hikmetine itimatla karşılamalıyız.”
Bediüzzaman, Risale-i Nur
 

YaRaLiyiM

Başarılı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
162
Ümitsizlik...




Yeis, manî-i her-kemaldir…


(Ümitsizlik, her kemal ve ilerlemenin engelidir.)



Hutbe-i Şamiye
 

YaRaLiyiM

Başarılı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
162
Hiç teessüf etmeyiniz...




Sivrisinek tantanasını kesse, balarısı demdemesini bozsa, sizin şevkiniz hiç bozulmasın, hiç teessüf etmeyiniz. Zira, kâinatı nağamatıyla raksa getiren hakaikin esrarını ihtizaza veren musika-i İlâhiye hiç durmuyor;
Mütemadiyen güm güm eder.

Bediüzzaman
 

YaRaLiyiM

Başarılı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
162
Gönlüm bağdır,Gözüm buLut...



Dünya pazarının sermayesi altındır.
Öte âlemin sermayesi ise; aşk ve daim nemli iki göz.
Gönlüm bağdır, gözüm bulut.
Bulut ağladı mı bağ yeşerir.
Mum gibi yaş dök ki gönül evin aydınlansın..


Hz. Mevlana
 

YaRaLiyiM

Başarılı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
162
Ey zevk ve Lezzete mübtela insan !!!







Ey zevk ve lezzete mübtelâ insan! Ben yetmiş beş yaşımda, binler tecrübelerle ve hüccetlerle ve hâdiselerle aynelyakîn bildim ki, hakiki zevk ve elemsiz lezzet ve kedersiz sevinç ve hayattaki saadet yalnız imândadır ve imân hakikatleri dairesinde bulunur. Yoksa, dünyevî bir lezzette çok elemler var. Bir üzüm tanesini yedirir, on tokat vurur gibi, hayatın lezzetini kaçırır.
Bediüzzaman Said Nursî
 

YaRaLiyiM

Başarılı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
162
Tefekkür....




“Bu latif, nazik masnuatı o kuru ağaçlardan ihraç eden kudrete hiçbir şey ağır gelmez.”

Mesnevi-i Nuriye
 

YaRaLiyiM

Başarılı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
162
Çekiliniz ,Ta ki NesL-i Cedid GeLsin....






Ey üç yüz seneden sonraki yüksek asrın arkasında gizlenmiş ve sâkitâne Nurun sözünü dinleyen ve bir nazar-ı hafî-i gaybî ile bizi temâşâ eden Said’ler, Hamza’lar, Ömer’ler, Osman’lar, Tâhir’ler, Yûsuf’lar, Ahmed’ler, ve saireler! Sizlere hitap ediyorum. Başlarınızı kaldırınız…”Sadakte” deyiniz. Ve böyle demek sizlere borç olsun. Şu muâsırlarım,varsın beni dinlemesinler. Tarih denilen mazi derelerinden sizin yüksek istikbalinize uzanan telsiz telgrafla sizinle konuşuyorum.


Ne yapayım, acele ettim, kışta geldim; sizler cennet-âsâ bir baharda geleceksiniz.
Şimdi ekilen nur tohumları, zemininizde çiçek açacaktır.

Biz, hizmetimizin ücreti olarak sizden şunu bekliyoruz ki:

Mazi kıt’asına geçmek için geldiğiniz vakit, mezarımıza uğrayınız; o bahar
hediyelerinden birkaç tanesini medresemin mezartaşı denilen ve kemiklerimizi misafir eden ve Horhor toprağının kapıcısı olan kalenin başına takınız. Kapıcıya tenbih edeceğiz; bizi çağırınız. Mezarımızdan ”NE MUTLU SİZE” sadâsını işiteceksiniz. Şu zamanın memesinden bizimle süt emen ve gözleri arkada maziye bakan ve tasavvuratları kendileri gibi hakikatsiz ve ayrılmış olan bu çocuklar, varsınlar, şu kitabın hakaikini hayal tevehhüm etsinler. Zira ben biliyorum ki, şu kitabın mesâili hakikat olarak sizde tahakkuk edecektir. Ey muhataplarım! Ben çok bağırıyorum. Zira asr-ı sâlis-i aşrın (yani on üçüncü asrın) minaresinin başında durmuşum; sureten medenî ve dinde lâkayt ve fikren mazinin en derin derelerinde olanları camie dâvet ediyorum. İşte ey iki hayatın ruhu hükmünde olan İslâmiyeti bırakan iki ayaklı mezar-ı müteharrik bedbahtlar! Gelen neslin kapısında durmayınız. Mezar sizi bekliyor, çekiliniz. Tâ ki, hakikat-i İslâmiyeyi hakkıyla kâinat üzerinde temevvüc-sâz edecek olan nesl-i cedid gelsin!

Münâzarât s.87-89
 

YaRaLiyiM

Başarılı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
162


Cevâd-ı Mutlak (celle celâluhu), her ferd-i zîhayatın eline lezzet midâdıyla ve ihtiyaç mürekkebiyle yazılmış bir tezkereyi vermiş,
onunla evâmir-i tekviniyenin programını ve hizmetlerinin fihristesini tevdi etmiştir.
Bak o Hakîm-i Zülcelâle, nasıl Kitab-ı Mübînin düsturlarından, arı vazifesine ait miktarını bir tezkerede yazmış,
arının başındaki sandukçaya koymuştur.
O sandukçanın anahtarı da, vazifeperver arıya has bir lezzettir.
Onunla sandukçayı açar, programını okur, emri anlar, hareket eder, 1-
âyetinin sırrını izhar eder.


1- "Rabbin balarısına ilham etti." (Nahl Sûresi: 16:68.)


Lemalar
 

YaRaLiyiM

Başarılı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
162


Selamet sahiline ulaşan ancak said olan ve ALLAH'a yakın bulunandır.
Helak olan ise, ancak şaki, ALLAH'tan uzak ve azabı hak edendir.


Lemalar
 

YaRaLiyiM

Başarılı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
162


Eğer gözün varsa, insanın simasına bak, gör ki:
Zaman-ı Âdem'den şimdiye kadar, belki ebede kadar, bu küçük simada, âzâ-yı esasîde ittifakla beraber,
herbir sima, umum simalara nispeten, herbirisine karşı birer alâmet-i farikası var olduğu kat'iyen sabittir.
Bunun için, herbir sima ayrı bir kitaptır.

Lemalar
 
Üst Alt