Mescidi Nebevi'nin İnşası (Hicretin 1. Senesi / Milâdî 622)

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,152
Mescidi Nebevi'nin İnşası


(Hicretin 1. Senesi / Milâdî 622)

Resûli Ekrem, Medine'ye teşrif buyurduklarında, içinde cemaatle namaz kılabilecekleri, gerektiğinde toplanıp meselelerini konuşabilecekleri bir yerden mahrum bulunuyorlardı. Bu mühim vazifeler için merkez teşkil edecek bir mescid gerekiyordu.

Efendimiz, Medine'de ilk olarak bu mescidi inşa etmekle işe başladı.

Şehre ilk girdiklerinde, devesi, Neccar Oğullarından Sehl ve Süheyl adında iki yetimin, üzerinde hurma kuruttukları arsalarına çökmüştü. Bu iki yetim, Medineli Müslümanlardan Muaz b. Afra'nın (r.a.) himayesinde bulunuyorlardı. Resûli Ekrem, bu arsayı satın almak istediğini, Muaz Hazretlerine bildirdi. Ancak, bu fedakâr sahabî, arsanın bedelini, himayesindeki iki yetime vererek bu büyük şeref ve ücrete nail olmak için bağışlamak istediğini söyledi. Fakat, Peygamberimiz kabul etmedi. Sonra da arsa sahibi iki yetimi çağırarak, arsalarının bedelini öğrenmek istedi. İki genç yetim de, "Yâ Resûlallah!.. Biz onun bedelini ancak Allah'tan bekleriz. Sana onu Allah rızası için bağışlarız!" dediler.

Resûli Ekrem, gençlerin bu tekliflerini de kabul etmedi ve bedeli olan 10 miskal altına arsayı satın aldı. Bu miktarı, Resûli Ekrem Efendimizin emriyle Hz. Ebû Bekir onlara hemen ödedi.467


Mescidi Nebevi

Fedakâr sahabîler tarafından arsa kısa zamanda tertemiz hâle getirildi ve Resûlullah'ın emriyle kerpiçler kesilip hazırlandı.

Resûli Ekrem Efendimiz, mescidin temelini atacağı sırada yanında Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali bulunuyordu.

Müslümanlardan oraya uğrayan biri, "Yâ Resûlallah!.. Yanında sâdece şu birkaç kişi mi var?" diye sordu.

Resûli Kibriya Efendimiz, cevaben, "Onlar, benden sonra işi yönetecek olanlardır." buyurdu. Onu takiben sırasıyla Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali, temele birer taş koydular. Böylece, Mecsidi Nebevî'nin temelleriyle birlikte Dört Halife devrinin manevî temelleri de atılmış oluyordu.

Mescidin inşasında Peygamber Efendimiz, bilfilli durmadan dinlenmeden çalıştı. Bir taraftan mübarek elleriyle kerpiçler taşırken, diğer taraftan Müslümanları şevk ve gayrete getirici şu sözleri söylüyordu:

Taşıdığımız şu yük ey Rabbimiz!..

Hayber 'in yükünden daha hayırlı, daha temiz!

Yâ Rab!.. Hayır, ancak âhir e t hayrı!

Sen, Muhacir 7e Ensâr 'a acı!4b*

Durup dinlenmeden yapılan çalışma neticesinde, Mescidi Nebevî'nin inşası kısa zamanda tamamlandı. Her türlü süsten uzak, dört duvarı kerpiçten olan bu kutsi mabedin tavanı yoktu. Henüz Kabe kıble olarak tâyin edilmemiş bulunduğundan, kıblesi Kudüs'e doğru idi. Dörtgen şeklinde idi ve üç kapısı ile bir de mihrabı vardı. Mihrab yerine sıra hâlinde hurma gövdeleri dizilmişti. Minberi yoktu. Sâdece Resûlullah'ın hutbe îrad buyururlarken dayanmaları için bir hurma kütüğü bulunuyordu. Sonraları, sahabîlerin arzusu üzerine, üç basamaklı bir minber yapıldı.469 Mescidi Nebevi, değişik tarihlerde tadilâtlar görerek bugünkü şeklini almıştır!

Mescidi Nebevî, sâdece cemaatle namaz kılmak için kullanılmıyordu; bunun yanında, Müslüman nüfusun dinî ihtiyaçları da burada karşılanıyordu. Ayrıca, burada öğretim yapılıyor, elçi ve kabile temsilcileri de (ileride görüleceği gibi) kabul ediliyordu!

Ezvacı Tâhirat İçin Odalar Yapılması

Mescidi Nebevî'nin yanına ayrıca, kerpiçten, önce biri Hz. Şevde, diğeri Hz. Âişe'ye mahsus olmak üzere iki oda yapıldı. Odaların üzerleri hurma kütüğü ve dallan ile örtüldü. Sonraları Resûli Ekrem başka zevceler alınca odalar artırıldı. Dördü kerpiçten olan odaların beşi ise taştandı. Hepsinin üzeri hurma dallarıyla tavanlaşmıştı.

Mescidi Nebevî'ye bitişik odalar yapılınca, Peygamber Efendimiz, Ebû Eyyûb elEnsârî'nin evinden oraya taşındı.470


467 İbni Sa'd, Tabakat, c. 1, s. 239.

468 ibni Hişam, Sîre, c. 2, s. 142; Ibni Sa'd, A.g.e., c. 1, s. 210.

469 Ibni Sa'd, A.g.e., c. 1, s. 240.

470 Ibni Hişam, A.g.e., c. 2, s. 143.
 
Üst Alt