Kırlangıç otu

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,119
Kırlangıçotu


Kırlangıçotu (Chelidonium majus L.), temre otu olarak da bilinir. 30-80cm yüksekliğindeki bitki, mayıstan sonbahar ortalarına kadar çiçeklenir. Yapraklarının uçları dişlidir ve meşe yapraklarını andırır. Gövdesinden ve saplarından portakal sarısı, koyu bir sıvı çıkar. Genellikle ormanların güney kıyılarında, duvarların ve çitlerin dibinde ve moloz yığınlarının üstünde yetişir. Yaz ne kadar sıcak ve ormanların güney kıyıları ne kadar kuru olursa olsun, bitkinin gövde ve saplarından portakal renkli koyu sıvı her zamanki incelikte elde edilebilir. Kışın her yer karla örtüldüğünde bile, eğer yetiştiği yere dikkat edilmişse, kırlangıç otu kar altında bulunabilir. Avrupa ve Kuzey Anadolu'da yetişir. Alkoloitler (kelidonin ve türevleri %0,31) taşımaktadır.

Bitki, kan temizleyici ve kan yaptırıcı etkiye sahiptir. Isırgan otu ve civanperçemi eşliğinde, lösemide kullanılabilir. (100' er gr ısırganotu, civanperçemi ve Kırlangıç otu karıştırılır ve ince kıyılmış karışımdan 1 tatlı kaşığı dolusu btki ortaboy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır (Kaynatılmaz). 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Öğün aralarında yavaş yavaş yudumlanarak günde 3 bardak içilir.) Ağır karaciğer hastalıklarında, taze olarak kullanıldığında, en güvenilir şifadır. İyice yıkanmış taze bitki mikserde sıkılarak özsuyu elde edilir ve iki misli ılık suyla karıştırılarak, gün boyunca yudumlanarak içilir. Kan ve karaciğer temizleyici özelliğinin yanı sıra, metabolizma üzerinde de çok olumlu etkilere sahiptir. Safrakesesi, böbrek ve karaciğer hastalıklarında başarıyla kullanılır. Şaraba yatırıldığında ( 30 g kırlangıç otu, kökü ile birlikte, 1-2 saat boyunca, yarım litre beyaz şaraba yatırılır ), sarılığı çok çabuk iyileştirir. Ağrılı basurlarda, idrar yaparkenki yanmalarda ve sancılarda ve ayrıca kulak uğultularında önerilir. Bu durumlarda, bitki özsuyu ılık suyla veya bitki çayıyla karıştırılarak, günde 2-3 bardak yudumlanarak içilir. Taze bitkinin özsuyu, dıştan, kötü karakterli deri hastalıklarda, nasır, siğil ve iyileştirilemeyen temriyelerde kullanılır. Katarakt ve göz saydam tabakasındaki lekeler yavaş yavaş kaybolur. Bitki özsuyu, göz ağtabakası kanamasına ve çözülmesine karşı bile yardımcı olur. Bir bitki yaprağı alınır ve yıkandıktan sonra nemli parmakların arasında ezilir. Böylece elde edilen nemlilik, işaret parmağı ile gözpınarlarına sürülür. Doğrudan göze sürülmediği halde, bu etkili maddeyi göz hemen emer. Bu kullanma biçimi, katarakt, görme zayıflığı ve yorgun düşen sağlıklı gözler için de geçerlidir.

Geçenlerde bir kadının sağ gözkapağının üstündeki, parmak ucu iriliğindeki kırmızı bir çıbandan söz ettiler. Durumu beğenmeyen bir göz doktorunun parça alarak yaptırdığı tahlilin sonucu, deri kanseri imiş. Bu aileyi tanıdığım için (Referans1: M.Treben), kadına kırlangıç otunu tavsiye ettim (M.Treben). Şubat ayının ortalarındaydık ve çok şükür yumuşak bir kış yaşıyorduk. Bitkiyi köküyle sökerek bir saksıya dikmelerini önerdim. Günde, 5-6 kere, portakal sarısı bitki özsuyu ile çıbanı nemlendirmesi gerekiyordu. Çıban, gözkapağının üstünde olduğu için bitki özsuyunun göze zarar vermeyeceğini ona özellikle belirttim. Ayrıca ona, doktorunun isteğine uyarak, ayda bir kere ışın tedavisine devam etmesini, bu tür ışın uygulamalarının kanser türü çıbanların tedavisinde başarı sağlayamadığını ve yalnızca sağlıklı deriyi ve sık sık da kemik yapısını zarara uğrattığını bildiğim halde, söyledim (M.Treben). Yılbaşından kısa süre önce, çıbanın kaybolduğunu duyduğumda sevincim çok büyük oldu. Beni ziyarete gelen kadın, evin kapısında boynuma sarıldı. Daha önce gitmiş olduğu göz doktoru, büyük bir şaşkınlığa kapılarak, bu sonuca nasıl ulaştığını sormuş. Ayda bir kere ışın tedavisi ! yanıtına karşı da şöyle demiş : Eğer bu sonucu ışın tedavisi sağladıysa, bu bir mucizedir ! Kadıncağız ayrıca, eğer kendisine güven ve cesaret vermemiş olsaydım (M.Treben), ışın tedavisinde gördüğü bir deri bir kemik kalmış kişilerin görüntüsüne dayanamayacağını da belirtti. Şimdi, bu satırları okuyanlara bir ricada bulunacağım : Bu tür bir durumla karşılaştığınızda siz de yardım elinizi uzatın ve o hasta kişiyi korkunç bir sondan kurtarın. Çevre kirliliğinin doruğa ulaşmış olduğu günümüzde, kızaran ve kısa sürede büyümeye başlayan siğillerde deri kanseri oluşması pek sık görülmeye başlandı. Kadınların yüzlerinde, kollarında ve bacaklarında fazla kıllanmalar, böbreklerde bir dengesizliğin işaretidir. Bu kıllı bölgelere, mikserle elde edilen taze bitki özsuyu sürülür (bu özsu, buzdolabında 6 ay kadar saklanabilir ). Derinin özsuyu emmesi için birkaç saat beklenir, sonra o bölge yumuşak bir sabunla yıkanır ve biraz kurumuş olan cilde aynısafa merhemi veya papatya yağı sürülür. Bunun yanı sıra, bir ısırgan otu çay kürü, günde en az 3-4 bardak olmak üzere uygulanır ve böbreklerin kan dolaşımını uyarmak için, atkuyruğu oturma yapılır. Geçen kasım ayında katıldığım bir konferansta, gözlük kullanan birisiyle tanışmıştım. Şubat ayında yeniden kiliseye uğradığımda adam artık gözlük kullanmıyordu. Tavsiyemi (M.Treben) dinleyerek, kırlangıç otu kullanmış. Bitkiyi genellikle kar altından topluyormuş. Bu olayı özellikle, tüm bitkilerin kış uykusuna çekildikleri sanıldığında bile, bazı bitkilerin taze olarak bulunabileceğini belirtmek için anlattım (Referans1: M.Treben).


Referanslar:

1-"Gesundheit aus der Apotheke Gottes" "Tanrı'nın Eczanesinden Saglık", Maria Treben

2-Türkiye'de Bitkilerle Tedavi, Prof.Dr. Turhan Baytop, I.U Eczacılık Fak.
 

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,119
Diğer İsimleri : Kaşıntı otu, Haşiset-ül-hattaf, Hilaliye, Chelidonium majus, Celandine, Cheyidoine

Botanik Bilgi : Gelincikgiller familyasından, 30-80 cm boyunda, çok yıllık, çok çatallı bir bitkidir. Kökü parmak kalınlığında, alt yaprakları (roset yaprakları) uzun saplı kanat yapraklardan oluşur. Gövde yaprakları sapsız oturmuş vaziyette yine kanat yapraklardan oluşur. Çiçekleri; taç yaprakları dört adet, oval veya yumurta şeklinde, altın sarısı renktedir. Dalların ucundaki çiçek demetinde 4-12 çiçek bulunur. Meyveleri fasulye kapçığını andırır fakat oldukça ince ve uzun içinde 4-6 adet yumurta şeklinde tohumları içerir. Sapı kırıldığı zaman sarı renkli bir süt akar. Zehirlidir.

Temmuz ve Ağustos?ta en yüksek oranda alkaloit içerdiğinden dolayı bu aylarda toplanmalıdır.

Faydaları

Safra, mide ve bağırsak kramplarına karşı kullanılır.

Hepatit (sarılık)
, safra kesesi iltihabı, safra taşlarına karşı kullanılır.

Karaciğer iltihabı, akciğer iltihabında fayda sağlar.

İshal, melankoli, korkuya karşı kullanılır.

Kullanım Şekli- Tentür : Kırlangıçotunun sadece kökü tentür yapımında kullanılır. Sökülen köklerinden 100 gr yıkanıp temizlendikten sonra ince ince kıyılarak bir şişeye doldurulur ve üzerine 500 ml %70′lik Etanol ilave edilir. Şişe iki günde bir çalkalanır, 6-8 hafta sonra süzülerek Tentür hazırlanır ve hazırlandıktan sonra güneş ışınlarından uzakta muhafaza etmek gerekir.

Sütü siğil ve nasırların tedavisinde kullanılır.

Kullanım Biçimleri :

Kullanım Şekli-Çay :
İki kahve kaşığı demliğe konur. Üzerine 300-500 ml kaynar su ilave edilir.5-10 dk demlenmesi beklenir ve sonra süzülerek içilir.

Çay hazırlamak :
Yarım tatlı kaşığı bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır. 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Aksi belirtilmedikçe günde 1-2 bardak çay yeterlidir. Kullanım süresi 2 haftadır.

Bitki özsuyu : Yapraklar,saplar ve çiçekler yıkanır ve kurumadan, ince kıyılarak mikserde sıkılır.

Bitki tentürü : Eczanelerden satın alınabilir (Almanya ve Avusturya )
 

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,119
Western Isles Wildflowers

Western Isles wildflowers is a collection of information about our Hebridean wildflowers including identification hints, traditional herbal uses and general plant lore.



Lesser Celandine

Ranunculus ficaria

This wildflower has a bulb beneath the ground that provides the plant with a growth burst in early February, so it is one of the very first to flower, flowering from March to May.

Flowers are bright yellow, and starlike, with 8 -12 glossy petals.

A Lesser Celandine flowerhead is about 2 - 3cm across
(1 inch)

The flowers open and close with the coming out of the sun.

Lesser Celandine has shiny, dark-green leaves which are heart shaped (cordate) or kidney shaped.The leaves of this wildflower sometimes have toothed edges. The eaves form a rosette. (All join together at the base of the plant)

This wildflower grows 5 - 25cm tall (2 - 6 inches)

When in woodland or short grass Lesser Celandine often forms colonies - lots of bright yellow starlike flowers on a deep green carpet of leaves.This wildflower grows happily in the shade.

Lesser Celandine likes rich, nitrogenous, loamy soils with plenty of humus, in fairly wet situations - ditches, meadows, and woodand, it prefers less acid soils and will grow on the machair banks (usually in the more shady areas).

Lesser Celandine - Names

The meanings of some of the different names of this wildflower draws such a character of the plant that identification becomes easy.

Lesser Celandine is a member of the Ranunculae - the buttercup family .

Ranunculus is Latin for "little frog", members of this plant family also like wet habitats and are well represented here in the Western Isles!

The common name - lesser celandine is from the Greek chelidon meaning a swallow (the bird) - the swallow is the herald of spring as is lesser celandine.

The second part of this wildflower's latin name is ficaria. This comes from ficus, the Latin word for the fig, and relates to the appearance of the root-tubers of the plant.

Herbal History and Plant Lore of Lesser Celandine

Apparently here in the Western Isles of Scotland the roots of Lesser Celandine were believed to resemble a cow’s udder, and so the plants were hung in cow byres to ensure high milk yields.


There was a widespread medical belief called "The Doctrine of Signatures".
The theory was that plants could be used to treat the parts of the body which they resembled by colour, shape etc. (sometimes the results were effective and sometimes fatal)

Parts of the root tubers of lesser celandine were thought to look like haemorrhoids (piles), this led to the plant being used as a popular treatment for the condition.

Pilewort became the plant's common name, and herbally it is still considered a useful plant from which to make an ointment for exernal application to haemorrhoids.

Lesser Celandine is very astringent and It has been used to treat ulcers, and sore throats.

This wildflower has also been used to treat varicose veins and there are refererences to the juices from the tubers of this wildflower being used as a topical treatment for warts.

At one time fresh young leaves of lesser celandine were added to salads, and also used like spinach. They contain lots of vitamin C, but the juices become bitter, acrid and POISONOUS when they are older, handling them can cause skin irritation, and that they should not be used internally. Beware!

Some references describe the whole plant as being poisonous. It is said that heating or drying breaks down the poisonous element of the juice of this wildflower.

There are records of the buds of lesser celandine being preserved in vinegar, and used in a similar manner to capers.

It was believed that beggars would use lesser celandine juice to create sores on their bodies to encourage people to give them alms.

Boiled with white wine and sweetened with honey then drank before bed, lesser celandine was believed to induce pleasant dreams. It was used as a visionary herb to increase psychic abilities and as a wash in divination, to consecrate a divinatory tool or to bath the body.

Related Wildflowers found in the Western Isles

Lesser celandine is related to buttercup, marsh marigold, and spearwort

Other Names for this Herb

This plant is sometimes called small celandine, pilewort, smallwort, brighteye, figwort, or butter and cheese.

Greater Celandine is a tall yellow poppy-like plant and not related to Lesser Celandine.
 
Üst Alt