İslamda Anne Baba Hakkı...

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,119


Rabbin, Ondan başkasına kulluk etmememizi ve anne-babaya iyilikle davranmayı emretti Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: “Öf” bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle”(İsra Suresi,23)



İnsan, anne ve babasına karşı “öf” bile demeyecek kadar saygılı ve hürmetkar bir üslup içerisinde olmalıdır. Alabildiğine alçakgönüllü, anlayışlı ve onlara daima güzel söz söylemelidir Onlar kendisini yetiştirip büyütürken nasıl emek verdilerse, yaşlılığa eriştiklerinde de, kendisi onlara karşı aynı sabırlı ve şefkati gösterebilmelidir Sevgi, ALLAH’ın insanlara verdiği en büyük nimetlerden biridir Her insan hayatı boyunca çok sevdiği, güvendiği, yakın hissettiği kişilerle birlikte olmak ister Çünkü ALLAH insan fıtratını, sevmekten ve sevilmekten zevk alacak, dostluktan ve yakınlıktan hoşlanacak şekilde yaratmıştır.



ALLAH, dünyadaki sevgilerin en yücesi olan evlat sevgisini, anne-babaya vermiştir Bu sevginin hiçbir menfaati ve kuralı yoktur Bu koşulsuz saf sevgi zaman, zaman bazı evlatlar tarafından fark edilmeyebiliyor Bu sevgi zengin - fakir ayrımı olmaksızın, her anne - baba için geçerlidir
Rekabetin çok olduğu günümüzde, bir takım kuralların dejenere olduğu gibi, aile kavramları da yavaş, yavaş menfaatler ilişkisine dönüşmeye başlamaktadır Önceleri evlatlarımızın kendilerine öz güvenleri olması düşüncesiyle, onlara her konuda söz hakkı tanındı Bu söz hakkı zaman, zaman saygı sınırlarının aşılması durumunda, aile içinde huzursuzluğa sebebiyet vermektedir Daha sonra bazı gençlerin, özgürlük sandıkları yalnız yaşama istekleri doğdu Sonuç olarak aile üyeleri arasında bazen istenmeyen kopuklukların oluşmasına neden olmuştur
Kuran ahlakı tam olarak benimsendiği taktirde, gençler her nerede yaşarlarsa yaşasınlar, böyle durumların oluşması mümkün değildir ALLAH bir Kuran ayetiyle bizleri, anne babaya saygı konusunda uyarmaktadır

“Biz insana, ‘anne ve babasına’ iyilikle davranmasını tavsiye ettik…” (Ahkaf Suresi,15)

Unutulmamalıdır ki, akli dengesi bozuk veya çok zor durumda olmadığı sürece, bir anne - baba asla evladını yarı yolda bırakmaz, terk etmez, canı pahasına da olsa onları her türlü kötülüklerden korur Ayrıca evlatları ne kadar isyankar olursa olsun, anne ve babası ona her zaman şefkat kollarını uzatacaktır.

“Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır…” (Nahl Suresi,66)

Ayette de belirttiği gibi, hayvanlara daha dikkatle baktığımızda, ibret alacak çok şey olduğunu görebiliriz Örneğin yukarıda anlattığım evlat sevgisi, doğada yaşayan en vahşi hayvan için bile aynıdır
Çünkü ALLAH yeryüzündeki tüm canlıları bu içgüdüyle yaratmış ve bilinçaltımıza bu koşulsuz sevgiyi kodlamıştır

Bilindiği gibi, yaradılışların en zor ve uzun geçen hamilelik dönemi, insanı dünyaya getirmektir Ayrıca en uzun süre hayata tam olarak adapta olan, yine insan yavrusudur Bunlar, “yürümek, konuşmak, temizlik alışkanlığı” Bu uzun beraberlikteki görevi hep anne üstlenmiştir Neredeyse doğumundan ölümüne kadar anne, kanatlarını evlatlarının üstüne germiştir Bu fedakarlığın karşısında anne ve babanın evlatlarından istedikleri sadece saygı ve hoşgörüdür.
Ancak unutulmamalıdır ki, dünyaya gelen her canlı, yaşarsa er yada geç mutlaka yaşlılığı tadacaktır İleride kendimize yapılmasını istemediğimiz tavır ve davranışları, bizde anne ve babamıza yapmayalım Onlara şefkat, hoşgörü, saygı ve sevgiyle yaklaşalım Onların hayır dualarını alalım
 

yavuzselim

Yeni Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
1
cavabınız varmıdır

Anne baba kardeşler arası adil davranmayıp, 20 yılını anne babasının doğru bildiklerini doğru bildiklerini doğru sayıp devam etmiş, kötü dualarını almamak için ruh gibi yaşamış, onlarca param aileme geçmemesine rağmen ve benim umursamama rağmen, mülkün lafını yapan her sinirlendiklerinde büyüyene kadar düzenli şekilde dövmeleri, şu anda sinir hastası olmamı sağlayan anne babanın, benim üstünde hakkı varmıdır? 5 dakikalık zevklerinin ve önüme büyüyene kadar bir kap yemek atmaları onları anne baba yaparmı? böyle bi durumda anne baba hakkı sayılırmı?
 

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,119
Anne baba kardeşler arası adil davranmayıp, 20 yılını anne babasının doğru bildiklerini doğru bildiklerini doğru sayıp devam etmiş, kötü dualarını almamak için ruh gibi yaşamış, onlarca param aileme geçmemesine rağmen ve benim umursamama rağmen, mülkün lafını yapan her sinirlendiklerinde büyüyene kadar düzenli şekilde dövmeleri, şu anda sinir hastası olmamı sağlayan anne babanın, benim üstünde hakkı varmıdır? 5 dakikalık zevklerinin ve önüme büyüyene kadar bir kap yemek atmaları onları anne baba yaparmı? böyle bi durumda anne baba hakkı sayılırmı?
Ben senin bu yazılarında annene & babana karşı asi olduğunu tahmin ediyorum.
Hiç bir anne baba evlatları arasında ayrımcılık yapmaz, annen senden önceki ve varsa sonraki kardeşlerini nasıl dokuz ay karnında taşıdıysa senide yedi ay değil dokuz ay taşıdı,diğer kardeşlerini, nasıl gece uykusunu bölüp emzirdiyse aynı şekilde senide emzirdi mubarek sütüyle besledi.
Baban diğer kardeşlerin dünyaya geldiğinde nasıl sevindiyse sen dünyaya gelince yine aynı şekilde sevindi kardeşlerine bakmak için nasıl çalıştıysa sana bakmak üstüne başına giyecek almak için yine aynı şekilde çalıştı, sizleri büyüttüler bu yaşa getirdiler ama kendilerine asi olmanız için değil, bakmanız için büyüttüler.

Ve yine ben tahmin ediyorumki sen evdede böyle isyankar davranıyorsun bu nedenle annen baban senin doğduğun güne lanet ediyorlardır.
Sanırım sen askerliğinide yapmadın, eğer askerliğini yapmış olsaydın annenin babanın değerini ozaman daha iyi anlardın.

Sakın bu yazdıklarımı yanlış anlama asi kardeşim çünkü ben 3 tane aslan parçasının dedesiyim...
Bilmem ne demek istediğimi anladınmıhmmnn

Ben sana birkaç gün önce yaşadığım olayı anlatayım.
Bayrama üçgün kala annem evimizin önünde ufakbir kaza geçirdi, ve ayağının üstüne basıpta yürüyemiyordu, ben naptım biliyormusun? anacığımı sırtıma aldım on merdiven çıkıp evde yatağına götürdüm, ben değil sırtımda annemle on merdiven çıkmak on milyar merdiven bile olsa tırmanırım, yaşım kaç biliyormusun? 56 Demekki senin annen baban allah korusun böyle bişey yaşamış olsalar basacaksın tekmeyi.

ALLAH SANA AKIL FİKİR, BİRAZDA İNSAF VERSİN...
 

Turab

Teknik Ekip
Yönetici
Admin
Mesajlar
6,825
Anne baba kardeşler arası adil davranmayıp, 20 yılını anne babasının doğru bildiklerini doğru bildiklerini doğru sayıp devam etmiş, kötü dualarını almamak için ruh gibi yaşamış, onlarca param aileme geçmemesine rağmen ve benim umursamama rağmen, mülkün lafını yapan her sinirlendiklerinde büyüyene kadar düzenli şekilde dövmeleri, şu anda sinir hastası olmamı sağlayan anne babanın, benim üstünde hakkı varmıdır? 5 dakikalık zevklerinin ve önüme büyüyene kadar bir kap yemek atmaları onları anne baba yaparmı? böyle bi durumda anne baba hakkı sayılırmı?
Bu konuda mutlak hakim ve adalet sahibi Allah c.c dür. Biz 3-5 satır bir yazıya dayanarak hüküm veremeyiz. Hak varmı, yok mu, sayılır mı, sayılmaz mı? bunları bilemeyiz. Yanlız biz insanlara bildirilen değişmez bazı kurallar vardır...

Anne-baba evladına karşı sert ve kırıcı bile olsa, onlara kötü davranmak doğru değildir

Anne-baba zalim de olsa, onlara karşı gelmek, onlarla sert konuşmak caiz değildir.

“Annem-babam çok şefkatsiz, onlara nasıl itaat edeyim?” diyen bir kimseye, Resulullah Efendimiz buyurdu ki:

“Annen seni 9 ay karnında gezdirdi. 2 yıl emzirdi. Seni büyütünceye kadar koynunda besledi ve kucağında gezdirdi. Baban da seni büyütünceye kadar birçok zahmete katlandı. İdare ve maişetini temin etti. Sana dinini, imanını öğretti. Seni İslam terbiyesi ile büyüttü. Şimdi nasıl olur da, şefkatsiz olurlar? Bundan daha büyük ve kıymetli şefkat olur mu? demiştir. [1]

Anne-baba evladına zulmetse de, onların rızalarını almayan cehenneme gider

Bir zat; “Ya Resulullah, anne-baba, evladına zulmetse de, onların rızalarını almayan evlat cehenneme girer mi?” diye sorunca cevaben 3 defa:

“Evet zulmetseler de rızalarını almayan cehenneme girer.” buyurdu. [2]

Şu halde ana-baba zalim olup, evlada zulmetseler de, günah işlemeyi emretseler de, yine onları üzmemeye, küstürmemeye çalışmalıdır! Günah olan emirleri yapılmaz ama, yine de onları üzücü söz söylemek caiz olmaz.

Bir anne-baba evladı büyüsün diye bakar, fakat evlat onların ölümünü bekleyerek bakar

“Ya Resulullah, yaşlı anneme elimle yedirip içiririm. Abdestini aldırır, sırtımda taşırım. Hakkını ödemiş olur muyum?” diye soran kişiye Resulullah (asm) buyurdu ki:

“Hayır, yüzde birini bile ödemiş olamazsın. O sana, yaşaman için hizmet ediyordu, sen ise, ölümünü bekleyerek hizmet ediyorsun. Ancak Allah-ü Teala, bu az iyiliğine karşılık çok sevap ihsan eder. [3]

Kaynakça:

[1] İmam Gazali; Ey Oğul İlmihali

[2] Beyhaki

[3] Riyazün Nasihin
 

ahmet5

Yeni Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
8
Şu halde ana-baba zalim olup, evlada zulmetseler de, günah işlemeyi emretseler de, yine onları üzmemeye, küstürmemeye çalışmalıdır! Günah olan emirleri yapılmaz ama, yine de onları üzücü söz söylemek caiz olmaz.

Doğru söylüyorsunuz.
ne zaman anne ve babaya itaat etmememiz emrediliyor:

29/ANKEBÛT-8
Ve vassaynâl insâne bi vâlideyhi husnâ(husnen), ve in câhedâke li tuşrike bî mâ leyse leke bihî ilmun fe lâ tutı’humâ, ileyye merciukum fe unebbiukum bimâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).
Ve Biz insana, anne ve babasına güzel davranmasını vasiyet ettik (emrettik). Ve eğer onlar, hakkında bilgin olmayan bir şey ile Bana şirk koşman için seninle mücâdele ederlerse o taktirde, o ikisine itaat etme. Dönüşünüz, Banadır. O zaman yapmış olduklarınızı size haber vereceğim.

31/LOKMÂN-15
Ve in câhedâke alâ en tuşrike bî mâ leyse leke bihî ilmun fe lâ tutı’humâ ve sâhibhumâ fîd dunyâ ma’rûfen vettebi’ sebîle men enâbe ileyye, summe ileyye merciukum fe unebbiukum bi mâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).
Ve bilgin olmayan bir şey hakkında, şirk koşman için seninle mücâdele ederlerse, ikisine de itaat etme! Ve dünyada onlara güzellikle sahip ol. Bana yönelenlerin (ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyenlerin) yoluna tâbî ol. Sonra dönüşünüz Banadır. O zaman yaptığınız şeyleri size haber vereceğim.

anne babaya davranış:

17/İSRÂ-23
Ve kadâ rabbuke ellâ ta’budû illâ iyyâhu ve bil vâlideyni ihsânâ(ihsânen), immâ yebluganne indekel kibere ehaduhumâ ev kilâ humâ fe lâ tekul lehumâ uffin ve lâ tenher humâ ve kul lehumâ kavlen kerîmâ(kerîmen).
Rabbin, ondan başkasına kul olmamanızı ve anne ve babaya ihsanla davranmanızı kaza etti (taktir etti, hükmetti). Eğer ikisinden birisi veya her ikisi senin yanında yaşlanırlarsa onlara (ikisine) “öf” deme. Ve onları (ikisini) azarlama ve onlara kerim (güzel, yumuşak) söz söyle!

29/ANKEBÛT-8
Ve vassaynâl insâne bi vâlideyhi husnâ(husnen), ve in câhedâke li tuşrike bî mâ leyse leke bihî ilmun fe lâ tutı’humâ, ileyye merciukum fe unebbiukum bimâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).
Ve Biz insana, anne ve babasına güzel davranmasını vasiyet ettik (emrettik). Ve eğer onlar, hakkında bilgin olmayan bir şey ile Bana şirk koşman için seninle mücâdele ederlerse o taktirde, o ikisine itaat etme. Dönüşünüz, Banadır. O zaman yapmış olduklarınızı size haber vereceğim.

31/LOKMÂN-14
Ve vassaynâl insâne bi vâlideyhi, hamelethu ummuhu vehnen alâ vehnin ve fisâluhu fî âmeyni enişkurlî ve li vâlideyke, ileyyel masîr(masîru).
Ve Biz, insana anne ve babasına (bakmasını) vasiyet ettik (farz kıldık). Onu, annesi zorluk üzerine zorlukla taşıdı. Ve onun sütten kesilmesi iki yıldır. (Hem) Bana (hem) anne ve babana şükret! Dönüş, Bana’dır.

46/AHKÂF-15
Ve vassaynâl insâne bi vâlideyhi ihsânen, hamelethu ummuhu kurhen ve vadaathu kurhen, ve hamluhu ve fisâluhu selâsûne şehran, hattâ izâ belega eşuddehu ve belega erbaîne seneten kâle rabbi evzı’nî en eşkure ni’metekelletî en’amte aleyye ve alâ vâlideyye ve en a’mele sâlihan terdâhu ve aslıh lî fî zurriyyetî, innî tubtu ileyke ve innî minel muslimîn(muslimîne).
İnsana, anne ve babasına ihsanla davranmasını vasiyet ettik. Annesi onu güçlükle taşıdı ve onu güçlükle doğurdu. Ve onun taşınması ve sütten kesilmesi 30 aydır. Nihayet erginlik çağına ulaştığı zaman 40 yaşını tamamladı. Şöyle dedi: “Rabbim! Bana, anne ve babama verdiğin ni’metlere şükretmekte, Senin razı olduğun salih amel (nefs tezkiyesi) yapmakta beni başarılı kıl. Ve zürriyetimi ıslâh et. Muhakkak ki ben, Sana tövbe ettim ve muhakkak ki ben (Sana) teslim olanlardanım.”

46/AHKÂF-17
Vellezî kâle li vâlideyhi uffın lekumâ e teidâninî en uhrace ve kad haletil kurûnu min kablî ve humâ yestegîsânillâhe veyleke âmin, inne va’dallâhi hakkun, fe yekûlu mâ hâzâ illâ esâtîrul evvelîn(evvelîne).
Ve o, anne ve babasına: “İkinize de off (ikinizden de bıktım), daha önce (nice) nesiller gelip geçmişken, benim topraktan diriltilerek çıkarılacağımı mı vaadediyorsunuz?” dedi. Ve onlar (anne ve babası) Allah’tan yardım isteyerek: “Kendine yazık (ediyorsun), îmân et. Muhakkak ki Allah’ın vaadi haktır.” (dediler). Bunun üzerine (o) şöyle dedi: “Bu, evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir.”



önce ALLAH'a sonra anne ve babaya şükür:

31/LOKMÂN-14
Ve vassaynâl insâne bi vâlideyhi, hamelethu ummuhu vehnen alâ vehnin ve fisâluhu fî âmeyni enişkurlî ve li vâlideyke, ileyyel masîr(masîru).
Ve Biz, insana anne ve babasına (bakmasını) vasiyet ettik (farz kıldık). Onu, annesi zorluk üzerine zorlukla taşıdı. Ve onun sütten kesilmesi iki yıldır. (Hem) Bana (hem) anne ve babana şükret! Dönüş, Bana’dır.

fakat ALLAH(c.c.) hazretleri daha iyi bilir:

17/İSRÂ-24: Vahfıd lehumâ cenâhaz zulli miner rahmeti ve kul rabbirhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ(sagîren).
Ve onlara (ikisine), merhamet ederek ve tevazu ile kanat ger! Ve “Rabbim, onların beni yetiştirdiği gibi ikisine de merhamet et!” de.

17/İSRÂ-25
Rabbukum a’lemu bi mâ fî nufûsikum, in tekûnû sâlihîne fe innehu kâne lil evvâbîne gafûrâ(gafûran).

Rabbiniz, nefslerinizde olanı (niyetinizi) daha iyi bilir. Eğer salihler olursanız, o taktirde muhakkak ki O, evvab olanlar (O’na yönelip, tövbe ederek ulaşanlar) için mağfiret edici olur.
 
Üst Alt