Hz.Nuh un Gemi İnşası

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,152
Hz.Nuh un Gemi İnşası
Nuh kavmi Nuh'a demiş; Gemin kızakta kalır Devran göstermiş ki; kimler tuzakta kalır.
Yapılan duaların akabinde Allahü tealanın emirleri gelir; "Ey Nuh, önceden sana iman edenlerden başka, kavminden hiç kimse iman etmeyecek. O halde sana yapılanlara kederlenme ... Bizim vahyimizle bir gemi yap. Zulmedenler hakkında da şefkate kapılıp azabın kaldırılması için sakın dua etme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır."

Bu emirler üzerine, Nuh aleyhisselam hemen harekete geçer. O zamana kadar görülmemiş boyutlarda olan geminin planlarını bizzat Cebrâil aleyhisselam bildiriyor, Nuh aleyhisselam da kendisine iman edenlerle beraber gemiyi inşa ediyordu. Kur'ân-ı Kerîm'in buyurduğu şekliyle gemi; elvahlı ve düsurlu idi. Elvah; levhin çoğuludur. Levh de tahta gibi yassı şeylere verilen isimdir. Düsur ise; disarın çoğuludur. Geminin parçalarını birbirine bağlayan nesne (çivi, halat, perçin vb.) anlamlarına gelmektedir. Müfessirler bu bilgilerden geminin, birbirine raptedilmiş tahta plakalardan inşa edildiğini söylemişlerdir.

Geminin inşası hızla sürerken putperest topluluk müminlerle alay ediyorlardı. Bu kadar büyük bir geminin yüzemeyeceğini iddia ediyorlardı. Bununla da kalmayıp geceleri geminin içine girip ihtiyaçları gidermek suretiyle pisletiyorlardı.

Hazreti Nuh’un Gemisi Nasıldı?


Peygamberler, göstermiş oldukları mucizelerle hem dâ*valarını ispat etmişler, hem de maddî terakkinin rehberi ol*muşlardır. Kur'ân-ı Kerîm'de peygamberlerin muci*zelerine yer verilmekte, insanlara o mucizelerin benzerlerini yapmaları için yol gösterilmekte, teşvik edilmektedir, insanoğlu, zamanla peygamberlerin mucizelerinin benzerlerini taklit etmişler, ama hiçbir zaman mucizelerin aynısını yapmaya güç yetirememişlerdir. Hazret-i Musa'nın (a.s.) asasını yere vurmak suretiyle fışkırttığı suyu, insanlar sondaj aletleriyle çıkardılar; ancak kuru bir ağaçla bunu yapmayı henüz başaramadılar, başarmaları da mümkün değildir.

Hz.Nuh'un (a.s.) gemisi de bir kudret mûcizesidir. Bilindiği üzere Cenâb-ı Hak, Hz.Nuh'u (a.s.) putperest olan kavmini imana davet etmesi için peygamberlikle vazifeli kılmış, ancak kavminin bunu kabul etmemesi üzerine bir gemi yapmasını emretmişti.

Daha önce hiçbir gemi yapılmamış olduğundan, bu ilk gemiyi yapmak Hazret-i Nuh için çok zordu. Ancak Cenâb-ı Hak, ona nasıl yapacağını vahyetti ve Hz.Cebrail'i de "yardımcı" olarak gönderdi.

Hazret-i Nuh, Hz.Cebrail'in (a.s.) ve kendisine inanan mü'minlerin yardımıyla iki veya dört yıl içinde geminin ya*pımını tamamladı.1 insanoğlunun yapmış olduğu bu ilk gemiyi Cenâb-ı Hak, Hz.Nuh'un (a.s.) eliyle insanlığa hediye etti.2

. Hz.Nuh'un (a.s.) yaptığı bu geminin büyüklüğü hakkında çeşitli rivayetler vardır. Doğrusu, Hz.Nuh'a inanan seksen mü'minle bunların ihtiyaç maddelerini ve orada mevcut olan hayvanlardan birer çift alabilecek büyüklükte olduğudur. Bunun yanında geminin üç katlı olduğu da rivayet edilir.3

Ama bu gemi için asıl mühim olan husus, onun alelade yelkenli bir gemi olmayıp, buharlı bir vapur olduğudur.

Asrımız müfessirlerinden Elmalılı Hamdi Yazır, "Nihayet emrimiz geldiği ve tennur feveran ettiği vakit" 4 mealindeki âyet-i kerimede geçen "tennur" ve "feveran" kelimelerinden hareketle bu geminin buharlı olduğu*nu söylemektedir.

Âyette geçen "tennur" kelimesine müfessirler, çeşitli mânâlar vermişlerdir. Pekçok müfessir, "tandır" mânâsına ge*len "tennur" kelimesini hakiki mânâda kullanmışlardır. Tandır, meşhur manâsıyla üstü kapalı ocak demektir. Bu "tandır"in Hz.Nuh'a ait olduğunu söyleyenler olduğu gibi, Havva validemizin ekmek pişirdiği tandırdır, diyenler de bulunmaktadır.5

Elmalık Hamdi Yazır ise, "tennur" ve şiddetli kaynamak ve fışkırmak mânâsına gelen "feveran" kelimesini ele alarak farklı bir yorum getiriyor ve şöyle diyor:

Bir gemiden bahsederken, tam ocak feveran ettiği sırada 'yürü emri' verildiğini işittiğimiz zaman, o geminin ha*rekete hazır vaziyette olduğunu anlamakta hiç tereddüt etmeyiz. Lâkin gemiyi görmemiş olanlar, buna intikal ede*mezler ve 'Acaba bu ocak feveranı ne demektir? Bu olsa olsa bir işarettir' seklinde düşünmekte mazur olurlar." 6

Geminin yelkenli olmayıp buharlı olduğuna işaret eden diğer bir delil de, "gemi, içindekilerle birlikte dağlar gibi dalgaların arasından akıp gidiyordu." 7 mealin*deki âyet-i kerimedir. Bu âyetten, dağlar gibi dalgalar arasında aylarca yol alan bir geminin alelade bir gemi olma*yacağı anlaşılıyor.

Netice olarak; Hz.Nuh'un (a.s.) yaptığı geminin buharlı olması hiç de akıldan uzak değildir. Daha önce de belirtti*ğimiz gibi, peygamberlerin mucizeleri, hem onların dâva*larına bir delil olması, hem de insanları maddeten yüksel-, meye teşvik etmesi için verilmiştir. Cisim ve cismânî olmadığı için, zaman ve mekânın kaydı altına girmeyen Cenâb-ı Hakk'ın Hz.Nuh'a (a.s.), değil buharlı bir vapurun plânını vermiş olması; insanoğlu mucizeye yetişemeyeceğine göre, kıyamete kadar keşfedilecek olan en modern gemiden daha mükemmel bir geminin plânını vermiş olması dahi elbette mümkündür.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt