• Forumda Rüya yorumu YAPILMIYOR! Mesaj göndermeyiniz! Mesajınız silinir!

Hakkın Özellikleri !!

Ashab

Başarılı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
64
'Hak' kavramı Müslümanların en fazla kullandığı kavramlardan biridir. Bir şeyin doğruluğunu, rıza-ı ilahiye uygunluğunu ve vahiy kaynaklı olduğunu ifade etmek için 'haktır' deriz. Bunun karşılığında 'batıl' kavramını kullanırız. İslam ile şirk, iman ile küfür, sünnet ile bidatin mücadelesini hak-batıl mücadelesi şeklinde ifade ederiz.

Bu kavramın bu denli geniş anlamda ve fazlaca kullanılıyor olmasının nedeni vahiydir elbet. Rabbimiz doğru ve yanlış karşılaştırmasında mutlaka bu kavramı kullanır kitabında. Buna binaen Kur'an ve Sünnet merkezli düşünen ve kendini vahye nispet edenler kendilerine ehl-i hak, yollarına hak yol, mücadelelerine hak ve batıl mücadelesi derler.

Hak ehli olmak her birimizin nihai hedefi ve mücadele gerekçesidir. Ancak bir şeyi istemek ayrı ona muvafakat etmek ayrı şeydir. Bu yazımızda Kur'an'da 'hak' kavramı ile ilgili verilen ölçüleri ele almaya gayret edeceğiz. Ta ki müminler nefislerini, inançlarını, menhec ve ahlaklarını Allah'ın subhanehu ve teâlâ kitabına arz edip, sağlama yapabilsinler. Allah'ın subhanehu ve teâlâ 'hak' için zikrettiği ölçülere uydukları oranda hakkın ehli olmuş olduklarını, bu ölçülerden uzaklık nispetinde haktan uzak olacaklarını bilsinler.

1. Hakkın Kaynağı Vahiydir.

Hakkın en önemli sıfatı kaynağının ne olduğudur. İnsanın taşıdığı inanç ya da ahlakın hak olabilmesi için hakkın kaynağından alınmış olması gerekir. Aksi hâlde zahiri/sureten hakka benzese de ona hak denmez, hak olamaz.

"De ki: Hak sizin Rabbinizdendir…" (18/Kehf, 29)

İnsanoğlu cennetten kovulup dünyaya gönderildiği anda hak ile batıl mücadelesi İblis ile Ademoğlu arasında başlamıştır. İnsanın bu mücadeleye dair Rabbinden ilk duyduğu ayetler konumuz açısından önemlidir. Adem'in aleyhisselam şahsında tüm insanlığa seslenen Rabbimiz, onlara hak yolun ilk ve önemli kandilini bu niyetlerle yakmıştır.

"Hepiniz oradan inin" dedik. "Şayet Benden size bir hidâyet gelir de kim Benim hidâyetime uyarsa, onlar için korku yoktur ve onlar asla üzülmezler de." (2/Bakara, 38)

"Buyurdu ki: "Hepiniz oradan inin. Kiminiz kiminize düşman olacaktır. Benden size bir hidâyet geldiğinde, kim Benim hidâyetime uyarsa o, hem sapıtmaz, hem bedbaht olmaz." " (20/Taha, 123)

Bu ayetler bir hüküm ortaya koyarken, zımmen bazı hükümleri nefy etmekte, yine zımmen (mefhum'ul muhalifle) bu hükme uymayanların akıbetini beyan etmektedirler.

Hak, Allah'tan subhanehu ve teâlâ olandır.

Hak, içinde hiçbir kapalılık olmayan ve her tabakadan insanın zorlanmadan anladığı hakikattir.

Hak, tektir ve çeşitlenmez. Bir olan hakkın dışındaki tüm yollar üzerinde şeytanlar vardır ve bu yollar sırat-ı mustakimden insanları saptıran yollardır.

Batılla mücadele etmeyen, sureten hakka benzese de, hak değildir. Batıl hakkın karşısında zeval bulmaya mahkumdur.

Batıl köpük misalidir, sonu kesiktir. Hak, El-Hakk olan insanlar arasında hükmedinceye dek faydalı ve kalıcıdır.

İlahi, bizlere hakkı hak olarak gösterip ona ittibayı, batılı batıl olarak gösterip ondan içtinab etmeyi müyesser kıl.
 
Üst Alt