Eskişehir Han İlçesi

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz

Nüfus Durumu

Han’ın merkez nüfusu 2072, köyleri ile birlikte toplam nüfus 3706’dır. İlçe oluncaya kadar Han ve köylerinden başta İstanbul ve Eskişehir’e olmak üzere yoğun bir göç olayı yaşanmıştır. Göç bu gün de devam etmektedir. Ekonomik alanda istihdam alanları yaratılmadığı müddetçe de göç devam edecektir.

İdari Durum
Han İlçesi’ne kuruluş kanunu ile 10 köy, daha sonra bir köyün katılmasıyla 11 köy bağlanmıştır. Köylerin çoğu ormaniçi köyü niteliğindedir. İdare ile halkın ilişkileri çok iyi durumdadır. Belediye teşkilatı 1967 yılında kurulmuştur. Belediyenin İmar Planı vardır. Mücavir alanı yoktur.

Sosyal Durum
İlçe göç vermektedir. İlçede konut problemi vardır. Sosyal hayat, geleneksel özellikler taşır. Çekirdek aile yapısı hakimdir. Geleneksel değerlerin bazıları günümüzde de yaşatılmaktadır. İlçe merkezinde ve bazı köylerde “saya” tabir edilen giysiler ve Han’a özgü Zili, Kırkbıdak, Heyal, Koçboynuzu gibi kilim desenleri, İteği gibi kilim örnekleri bunun örnekleridir. Han, Kayı ve Gökçekuyu’da yerli halkı (manav), Karaağaç, Akdere ve Peçene’de (Yörük), Yazılıkaya, Akhisar ve Gökçeyayla’da (Karaçay), Ağlarca ve Başara’da (Çerkes), İskankuyu’da (Muhacir) örf ve adetlerini, giyim ve kuşamda, düğün ve toplantılarda görmek mümkündür. Canlı bir kültür mozaiğine sahip insanlar uyum içinde yaşamaktadırlar.

Ekonomik Durum
İlçe köylerin iş ve çalışma hayatının büyük bir kısmını tarım ve hayvancılık teşkil eder.Üyelerin ihtiyaçlarını karşılayan bir Tarım Kredi Kooperatifi vardır. Ziraat Odası kurulmuştur. Banka şubesi yoktur. Perşembe günleri Pazar kurulmaktadır.

Ulaşım Durumu
İlçemiz Eskişehir’e Çifteler üzerinden (105 km), Seyitgazi üzerinden (79 km) asfalt yollarla bağlanmaktadır. Eskişehir’e yolcu taşımacılığı genelde Çifteler otobüsleri ile sağlanmaktadır. Yazılıkaya, Kayı, Karaağaç, Akdere, Gökçekuyu ve İskankuyu yolları asfalt, diğer yollar stabilizedir.

Tarihi
İlçemizde ilk yerleşimler Hititler’e kadar dayanmaktadır. Erten Mahallesindeki Erten Höyük, Karaağaç Höyük, Kulapa Höyük (Bakır Çağından II. Bine kadar tarihlendirilir) ile Yazılıkaya’daki Midas Şehri’nin doğuya bakan yamaçlarındaki kayalara işlenmiş Hitit Rölyefleri, Hitit kalıntılarıdır. Bu nedenle ilçemizin Hititler döneminde yerleşim gördüğü kesin olarak söylenebilir. (MÖ 3500) MÖ 1200 yıllarında Balkanlardan gelen Frigler, bilhassa bölgemizde bulunan Hitit egemenliğine son verirler. Friglerin başkentinin Gordion (Polatlı) olması bu bölgedeki etkinliklerini kuvvetli kılmıştır. Tarihçi Heredot’un üzümünden ve bağlarından övgü ile bahsettiği Yeşil Vadi, Sağlıklı Frigya (Phyrgia Salutaris) ilçemizin topraklarını da kapsamaktadır. Friglerin kurdukları Galatia (Ankara), Gordion (Polatlı), Pessinus (Ballıhisar), Dorylaion (Eskişehir) ve Midas City (Yazılıkaya) gibi önemli yerleşim merkezlerinden Midas City ilçemizin sınırları içindedir. Burada en önemli kazıyı Fransız Gabriel yapmıştır. Bu araştırmalar MÖ VII. Yüzyıl sonrası bazı saldırılara uğrayarak doğu topraklarını kaybeden Friglerin MÖ VI. Yüzyıl başlarında bölgemizde ikinci altın devirlerini yaşadığını ortaya koymuştur. Daha çok kaya kabartma ve yazıcılığına önem veren Friglerin alfabesi henüz tam çözülememiş olup bu konuda bazı bilim çevrelerince çalışmalar devam etmektedir. Friglerin egemenliğine son verenler Kimmerler’dir. Sonra da merkezleri Sard (Manisa) olan Lydialılar’ın egemenliklerini genişletmeleri üzerine bölgeye hakim oldukları görülmektedir. Fakat Frigler tarıma, Lydialılar ise ticarete önem verdiklerinden, Lydialılar ilçemizde yerleşim yeri kalıntısı bırakmamışlardır. Ancak ticaret yolu olarak yapılan Sard’dan Dorylaion’a uzanan “Kral Yolu” ilçemizden geçmiş olup, kalıntılarını görmek mümkündür. Lydialılar’ın egemenliğine Persler’in son verdiği (MÖ 546) ve Makedonya Kralı Büyük İskender’in Anadolu’ya geçmesi (MÖ 334) ile Hellenizm İmparatorluğunun egemen olduğu bilinmektedir. MÖ II. Yy’da bütün Hellenizm İmparatorluğu toprakları Roma İmparatorluğu’nun eline geçmiştir. MS 395 yılında Roma İmparatorluğunun ikiye bölünmesiyle İstanbul merkez olmak üzere oluşan Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) tüm Anadolu’nun hakimi olmuştur. (MS 395-1071) Kral Yolundan başka İstanbul’dan Konya ve Kayseri’ye oradan Suriye ve Irak’a giden Kuzey-Güney ticaret ve sefer yolunun ilçemizden geçmesi ile ilçemizin önemi bu dönemde artmıştır. İlçe merkezi başta olmak üzere Yazılıkaya, Erten, Akhisar, Gökçeyayla, Başara, Karakuyu, Alevkilise, Üççeşmeler gibi daha birçok yerde Roma-Bizans döneminden kalma çok sayıda yerleşim yeri ve tarihi kültür varlığı kalıntısı mevcuttur. Seyit Battal Gazi türbesinin komşu ilçe Seyitgazi’de olması Emeviler zamanında seferlerin ilçemize kadar ulaştığını göstermektedir. Bu bölge orta Çağın ikinci yarısında Türk, Bizans ve Haçlı Ordularının geçiş ve savaş yeri olmuştur. Selçuklular’dan sonra Osmanlı Beyliği’nin kurulduğu bölge ilçemize yakın olup, ilçemiz topraklarının Osman Bey’in amcası Dündar Bey Vakfı’na ait topraklar arasında olduğu rivayet edilmektedir. Osmanlı döneminde ilçe topraklarında ilk yerleşimlerin nasıl ve nerelerde olduğu konusunda kaynaklarda bilgiye pek rastlanılmasa da, Bozüyük istikametinde kuzeybatıdan gelen sefer ve kervan yolunun şimdiki Han İlçesi merkezinden geçtiği öteden beri bilinmektedir. Evliya Çelebi bu yerin, Seyitgazi’den sonraki menzil olduğunu belirtmiştir. Türk devri sefer ve kervan yolunun öncüsü olan Bizans Yolu’nun da Han’dan geçtiği anlaşılmaktadır. Han’dan, Osmanlı Devrinde geçen İstanbul-Eskişehir-Konya-Adana yolu “Anadolu”, “Anadolu Orta Kolu” olarak adlandırılır. IV.Murat döneminde Vezir-i Azam Hüsrev Paşa Bağdat Seferi’ne giderken, bölgenin önemini kavramış ve buraya bir kervansaray, cami, hamam ve çeşmeler yaptırmak amacıyla vakıf kurmuştur. Vakfiyesi mevcuttur. 27 Nisan 1631’de tanzim edilen bu vakfiyeden öğrenildiğine göre Karahisar-ı Sahib (Yani Afyon Karahisar) sancağında Barcunlu’da Ulukilise denilen yerdeki bu hayır eserlerini kurduran, halen Sadrazam olan “Saadetli ve mekremetlü” Hüsrev Paşa’dır. “Ayende ve revendenin” konaklaması için bir kervansaray, hamam ve camiden ibaret olan bu külliye için etraftaki köylerin çoğu vakfedilmiş ve gelirinin nasıl kullanılacağı tasrih edilmiştir. Geçen yüzyıl içinde çizilen haritalarda Eskişehir’den güneye inen tek yol Kütahya – Afyon yoluna paralel olarak, Seyitgazi – Bardakçı – Hüsrevpaşa üzerinden geçerek Bayat’da Afyon Karahisar – Ankara yolu ile kesişmektedir. Böylece pek yakın tarihlere gelinceye kadar çalışan bu yol, yeni karayolları şebekesinin değişik esaslara göre kurulması ile kenarda kalmış ve unutulmuştur. Han da menzil yeri olarak önemini kaybetmiş ve bir ara köy statüsüne düşmüştür. Kurtuluş Savaşı sırasında da ilçemiz ve yakın çevresinde oldukça yoğun askeri harekatlar cereyan etmiştir. Yunanlılar Kayı, Karaağaç ve Han’da karargah kurmuşlardır. Kayı ve Karaağaç’da yangınlar çıkarmalarına ve çeşitli zararlar vermelerine rağmen Han’da bir tahribat yapmamışlardır. Han’ın doğu kenarına yerleşerek sadece erzak temini amacıyla Hanlılarla temasta olmuşlardır. İlk gelişlerinde Hüsrev Paşa Camiini ateşe verdikleri, daha sonra camideki Bizans dönemi yapı taşlarını görünce yangını söndürdükleri rivayet edilir. Türk Orduları da çevremizde devamlı hareket halinde olmuşlardır. İskânkuyu, Gökçekuyu ve Mallıca’da karargahlar kurarak düşmanı devamlı takip halinde olmuşlardı. Han, 1963 yılında Afyon’un Emirdağ İlçesi’nden ayrılarak Eskişehir’in Çifteler İlçesi’ne bağlanmıştır. 15 Mayıs 1967’de Kasaba olmuş ve Belediye Teşkilatı kurulmuştur. 20 Mayıs 1990 tarihinde çıkarılan 3644 sayılı Kanun ile ilçe statüsüne kavuşmuş, ilk etapta 10 köy bağlanmıştır. Daha sonra Afyon’un İscehisar İlçesi’nden ayrılan Gökçeyayla Köyü’nün de bağlanmasıyla köy sayısı 11 olmuştur.

Coğrafi Yapısı
Han İlçesi İç Anadolu Bölgesinin İç Ege Bölgesi ile kesiştiği bölümde, Eskişehir İli’ne bağlı bir ilçedir. Yüz ölçümü yaklaşık 166 Km2dir. Han İlçesi’nin doğusunda Çifteler, kuzey ve batısında Seyitgazi, güneyinde Afyon İli’nin Bayat ve İscehisar İlçeleri yer almaktadır. Han İlçesi yüzey şekilleri bakımından engebelidir. Yer yer değişik yüksekliklerde tepeler görülür. İlçe toprakları Yazılıkaya Platosu üzerinde yer alır.İlçedeki dağların büyük bir kısmı Küçük Türkmen Dağları’nın uzantısıdır. Bu dağların üzerindeki Ardıçlı Tekke (1499), Büyük Tepe (1657), Deveeriği Tepesi ( 1511), Akpara Kale (1424), Üçkayalar (1644), Göktepe (1780) en yüksek tepelerdir. Tarım ve orman alanları genelde iç içedir. % 50si bozuk olan ormanlar son senelerde iyi orman olma vasfını kazanacak duruma gelmiştir. İlçenin genelinde hayvancılığa katkıda bulunan verimli yaylalar vardır. Göl Yaylası, Çukur Yayla, Karakuyu Yaylası, Samanlı Yaylaları, Akhisar Yaylaları, Gökçeyayla Yaylaları, Yazılıkaya Yaylası en önemli yaylalardır. Bu yaylaların ortalama yükseklikleri 1200-1500 m. arasındadır. İlçe ve çevresinde yeterli düzeyde maden araştırması yapılmamıştır. İlçemiz çevresinde mavi oniks mermer, değirmen taşı ve kaldırım yapımında kullanılan siyah mermer, Peçene Köyü’nde işletmeye açılıp sonra terkedilen oniks mermer, İskankuyu çevresinde beyaz mermer yatakları oldukça zengindir. Yazılıkaya ve çevresi Ytong kaya kütlesinden oluşmuştur. Bu kayalar yakın tarihe kadar çevre inşaatçılığında kullanılmıştır. Daha sonra Tabi Sit alanı olarak korumaya alınmış ve taş alımı yasaklanmıştır. Yazılıkaya ve Başara köylerinde talk madeni çalıştırılmaktadır. Göktepe ve Karakuyu mevkilerinde bakır ve kurşun madeni, Ağlarca Köyü çevresinde demir ve kuvars madeni izlerine, ilçenin pek çok bölgesinde perlit madenine rastlanmaktadır. Ayrıca Yazılıkaya Tabii Sit bölgesinin Nızıllı mevkiinde Koyu yeşil içinde açık yeşil mozaikleri olan bir granit yatağı vardır. İlçe genelinde yayla iklimi hakimdir. Yazlar serin, kışlar soğuk ve uzundur. Don olaylarına sık rastlanır. İlkbahar ve sonbahar aylarında yağmur şeklinde yağışlar görülür. Ormanlar genelde çam, ardıç ve meşe korulukları şeklindedir. Yok edilmiş orman alanlarında fundalık ve çalılıklar mevcuttur. Ancak, bu çalılık ve fundalıklar da fazlaca tahrip görmektedir. Eskiden bol olan kavak dikimi artık yok denecek kadar azdır. Ormanlık alanlarda bol bulunan kuşburnu ağaççıkları yabani halde yetişmektedir. İlçenin hemen her yöresinde yetişen kuşburnu ehlileştirilerek ekonomik gelir sağlanabilir. Yine ormanlık bölgelerde bol miktarda yabani ahlat, erik, alıç, ve az miktarda fındık ağaçlarına rastlanır. Çok büyük ormanların bulunduğu ilçemizde, ormanların tahribi ile erozyon kendini göstermiş, artık seller tehlike arzeder hale gelmiştir.

Eğitim
Han merkez ve Kayı Köyünde İlköğretim Okulları ile merkezde bir klasik Lise mevcuttur. Köy okullarının (Kayı hariç) tamamı taşımalı eğitime tabi olup açık okul bulunmamaktadır.

Ulaştırma ve Alt Yapı
İçme suyu ve Kanalizasyon İlçe merkezi ve köylerin tamamında kapalı devre içme suyu mevcuttur. Ağlarca köyünde yeni su bulundu çalışmalar devam ediyor. İlçe merkezinde ve köylerde kanalizasyon teşkilatı yoktur.

Elektrik
İlçe merkezi ve köylerin tamamında elektrik teşkilatı mevcuttur. Elektrik hizmetleri Çifteler TEDAŞ işletmesince takip edilmektedir.

Sağlık
Merkezde bir Sağlık Ocağı, Kayı ve Gökçekuyu köylerinde birer sağlık evi mevcuttur. Köy Sağlık evlerinde eleman olmadığından kapalıdır. Sağlık ocağında 1 doktor, 1 hemşire 2 ebe, 1 şoför vardır. Ocağın bir ambülansı mevcuttur.

Turizm
İlçe kültür turizmine yönelik tarihi eserler bakımından zengindir. Dünyaca ünlü Midas City ilçemize bağlıdır. Hüsrevpaşa Camii, hamamı, çeşme, Kulapa, Karaağaç ve Erten höyükleri ve yeraltu şehri tescilli kültür varlıklarındandır. İlçe hudutları içinde 6 adet Roma şehri ve 30 kadar Roma yerleşim kalıntıları vardır. 4 Roma şehrinin tescili için çalışmalar başlatılmıştır
 
Üst Alt