Erzurum sivesi fikra

ceylannur

Uzman Kardeşimiz
Üyemiz
Erzurum sivesi fikra
erzurum sivesi fikra
Erzurumlunun biri büyük bir çukura düşer başlar bağırmaya çisme yokmu çimse yokmu beni kurtaracak çimse yokmu? imdada bir melek yetişir ve derki seni üç şartla oradan çıkarırım bir içkiyi iki kumarı üç karı kız ayağını bırakacan bizim erzurumlu düşünür tekrar başlar bağırmaya başka çimse yokmu? Başka çimse yokmu?


CERİYAN
Neriman Hanıma gelen misafir, evin kızını ortalıkta göremeyince
sormuştu: -Ayşe nerede, göremedim? Ev sahibi hava akımını kastederek:
-Geçen gün sizin evde ceriyana kapılmış, hesde yatir içerde.
Bu söz üzerine misafir hanım öfkeyle:
-Viyh torpah başıma, bizim evde ceriyan ne arir? Sen de bülirsen ki biz kaz
lambasi gullaniri



ALIMIZ GIZSIN
Erzurumlu cehennemi boylamıştır ama şikayetçi değildir. Hatta
memnundur.
Kapıyı sık sık açan ve açık bırakanlara rica eder:
-Aman, nevolur kapıyi mökkem örtün de bir dalımız gızsın:
FARZET Kİ
Erzurum'da birisi tanıdık bir köylü dostuna misafirliğe gider. Ev
sahibi izzet ikramda bulunur. Yemekten sonra misafirin önüne bir kalbur
yer elması getirir. Bu kadar çok ikramdan mahcup olan misafir : -Ağa ne
zehmet ettin, bunlara ne lüzum vardi, deyince, köylü:
- Ne zehmeti efendi farzet ki müsürlüge töhmüşem öküzler yiyir
SAKO
Bir kış gecesi Emin Hafizin kayınbiraderi çocuklarıyla gezmeye gelir.
Gece
uzundur, ikram izzet gerekir ama evde hiç bir şey yok! Emin Hafiz, karısına
"sen misafirlerle ilgilen" der, hemen asılı olan kaynının "sako"sunu aldığı
gibi en yakın kahvede onbeş liraya okutur. Et, meyve, çerez ne lazımsa alır
gelir. Karısı da sevinçle pişirir, ikram eder. Yer içerler. Geç vakitte
kalkmak isterler.Kayınbirade r seslenir:
-Baci hele sakomi getir biz gahah.
Kadın arar ama sakoyu bulamayınca:
-Ağabegi senin sakon var miydi?
-Eşşeggızi, zehmeri güni caket gatına mi geldi, der.
Birden herkesin jetonu düşer ve hep birden Emin Hafiz'e bakarlar. Emin
Hafiz istifini bozmadan:
-Gavatın oğli dolmalari üçer üçer yudanda eyiydi hem:kahretsin:
ENDÜRDÜÜÜÜZ
Tortum köylerinden birinde yatsı namazını on rekat kılıyorlarmış. Bağ
bahçe
işlerinde yorulduklarından bu bile fazla geldiğinden on rekatı daha aşağı
indirmek için Müftüye bir heyet gönderirler. Köylüler derdini anlatır ama
Müftünün cevabı açıktır:
-On rekattan başka üç rekat da vitr-i vacip kılacaksınız. Aşağısı hiç
olmaz.
Heyet köye dönerken köylüler de hayırlı bir haber almak için mezalığın
yanına kadar gelmişlerdir. İçlerinden biri heyet uzaktan bağırı:
-Endürdüünüüüz?!
-Poh endürdüh, üçde fıtrifıcır kılacayuh!

HEÇ BELLİM OLMAZ
Tortum'lu iki kardeş, yan köyden kız kaçırmış, kendi köylerine
dönüyorlardı. Arazi malum patika! Büyük kardeş önde kız ortada küçük
kardeş arkada. Kız hangi kardeşe kaçırıldığını merak edip arkadaki
küçüğe yanaştı ve sordu: -Bahasan beni hangüze kaçırdıııız?
Küçük kardeş şöyle bir bıyıklarını burduktan sonra :
-Orası heç bellim olmaz! Hele bir eva gidah!
DUA
Erzurumspor yenilirse küme düşecek, berabere kalır ya da yenerse ligde
kalacaktır. Hoca'dan dua etmesini isterler:
- Hocam bi dua et de takım yensin, heç degilse berabere galsın. Hoca
dua eder. Maçın 90 dakikası berabere biter ama Erzurumspor uzatmalarda
bir gol yer ve küme düşer. Taraftarlar: -Ne biçim dua ettin" diye
Hoca'ya çıkışırlar. Hoca:
- Ula uşah ben 90 dekke için dua ettim. Ne bülim gavat uzadacah

 
Üst Alt