Bayburtta bulunan türbeler

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,150

DEDE KORKUT TÜRBESİ
İlimizin güney doğusunda merkeze bağlı 39 Km. mesafede ki Masat köyünün hemen çıkışında yapılış şekli ve mimarı tarzı ile çok eskilere uzanan ve halk arasında Ali baba diye geçen türbe Ali baba (Büyük Baba) anlamında kullanılan ve bütün Türk dünyasını yakından ilgilendiren, Dede Korkut 'a ait olduğu söylenen türbedir. Türbenin üzerinde eski Türkçe 718 rakamı görülmektedir. Yapılış şekli ve kullanılan malzeme bakımından adı geçen kişiye ait olabilecek karakterdedir. Anıt türbe Orhan Şaik Gökyay'ın 1986 Basımı Dede Korkut Hikayeleri Kitabında resimli olarak yer almaktadır.



ŞEHİT OSMAN TÜRBELERİ
Şehrin batısında Şehit Osman Tepesinde bulunan her iki türbenin Saltukoğullarına ait olduğu şeklinde görüşler mevcuttur. Buna göre türbeler saltuk kumandanlarından Mengüç Gazİ'nin kardeşi Osman ve kız kardeşine aittir. Üzerlerinde bulunan kitabeler çok silik olduğu için okunamamaktadır Şehrin batısındaki kayalık tepeye adını veren bu türbeler, sarı taştan yapılmış olup taş işleme sanatımızın güzel örneklerindendir.



AHMEDİ ZENCANİ TÜRBESİ (KÜMBET)
Halk arasında "Kümbet" diye isimlendirilen bu yapı ilimiz Cumhuriyet İlkokulu karşısındadır. Yapının Ahilerden Ahmet-i Zencaniye ait olduğu bilinmektedir. Ahmet-i Zencani İlhanlı hükümdarı Olcaytu Hüdabende Han zamanında, Emir Mahmut tarafından yaptırılan Mahmudiye ve Celaleddin Hoca Yakut tarafından yaptırılan Yakutiye medreselerinde çalışmış, ilim ve kültür hareketlerinde şöhret bulmuş bir şahıstır. Yapının H.1200 tarihli onarım kitabesi vardır. Sekiz kenarlı bir poligon durumunda olan kümbetin içinde kare şeklinde bir mezar odası mevcut olup, çatısı piramit şeklinde yapılmıştır. Türbenin 1315*-1325 yılları arasında yapıldığı sanılmaktadır.



SÜNÜR (ÇAYIRYOLU) KUTLU BEY TÜRBESİ
Akkoyunlu devletinin kurucularından Turali Beyoğlu Kutlu Bey'e ait olan bu türbe kendisi tarafından yaptırılan caminin 30 m doğusunda bulunmaktadır. Türbede kendisinin ve ailesinin mezarları bulunmaktadır. Türbenin özellikle Şah Tahmasp'ın bu bölgede yaptığı tahribatlar nedeni ile bir bölümünün yıkılması kitabelerinin tahrip oluşu sebebi ile yapılı_ tarihi hakkında bilgi mevcut değildir. Ancak Kutlu Bey'in 1389 yılında öldüğü bilindiğine göre türbenin bu yılda yapıldığı sanılmaktadır. Yine bu türbede bulunan bir başka kitabe 1659/1660 M.(H.I070) yılında onarım gördüğü sanılmaktadır.

YANBAKSI (GÜNEŞLi) KÜMBETİ
Halk arasında "Yanbaksı Kümbeti"adı ile anılan bu yapı, il Merkezi ile Demirözü ilçesi arasında bulunmaktadır.Yapının tarihini aydınlatacak bir kitabesi yoktur. Halk arasında bu kümbetin Otlukbeli savaşında şehit olan Seyyid Kasım adında bir kişiye ait olduğu söylenmektedir. Kümbetin Danişmentliler dönemine ait olabilecek karakter taşıdığı görülmektedir. Sekizgen bir taban üzerine oturmuş ve kesme sarı taşlardan inşa edilmiştir.



BEY BÖYREK (BAM Si BEYREK) TÜRBESİ
Bayburt'un 2 km. doğusunda bulunan Erenli köyünün batısında, şehirden bakıldığında görülen bir tepe üzerindeki yapı Dede Korkut Hikayelerinde geçen en önemli kişilerden biri olan Bey Böyrek'e aittir. Halk arasında ziyaret olarak da bilinen bu mezar ve somadan ilave edilen dikdörtgen şeklindeki bir taş binadan oluşmaktadır.



Akşar Oslu Baba (Balahor) Türbesi
Akşar kasabasında bulunan Oslu Baba Türbesi Bayburt taş işçiliğinin en güzel örneklerinden biridir Bir tepe üzerinde bulunan Oslu Baba Türbesi Bayburt’un Önemli uğrak yerlerinden biridir.
Türbe, bir platform üzerinde, muntazam blok taşlardan yapılmış olup, kare planlıdır Cephe duvarları üzerinde giriş kapısı üzerindeki iki kabara dışında herhangi bir süsleme elemanına rastlanmamaktadır Türbenin giriş kapısı dikdörtgen bir çerçeve içerisine alınmış olup, yuvarlak kemerlidir Kemerlerin iki yanında da süsleme elemanı olarak iki kabara görülmektedir Duvarların en üst noktasında kurt dişlerini andıran bir firiz dört köşeyi çevirmektedir Türbenin üzeri merkezi bir kubbe ile örtülmüştür Türbenin dışında sanduka şeklinde bir mezar bulunmaktadır.
 

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,150
Tepede büyük bir simetri içinde bulunan türbelerden bahsedeceğimiz Şehit Osman türbesi diye adlandırılır.

Anonim Türbe 1 : Üstü açık ve harap bir durumdayken son yıllarda yapılan onarımlarda konik külahla kapatılıp yenilenmiştir.

Türbenin dış cephesinin oturmalığında dışarı taşkın bir sıra taş kullanılmıştır. Güney,kuzey ve doğu yönünde oldukça küçük tutulmuş üç pencere yapıyı aydınlatmaktadır. Üst üste üç silme konuk külahla geçişi sağlanmıştır.

Dikdörtgen bir form gösteren ve dış hafif bir çıkıntı yapan taç kapısı çıkış merdivenleri yıkıldığından yüksekte kalmıştır. Tamamen düz yüzeylerden oluşan kapı çerçeveleri içeriye doğru kademelenme göstermektedir. Kesin köşeleri yumuşatan yuvarlak oldukça küçük tutulmuş içleri de benzeme alanına katılmış dört sıra mukarnas yerleştirilmiştir.

Yapının içinde eski bir mumyalığı olduğuna dair herhangi bir bulgu yoktur. Gayet düzgün sade bir işçilik gösteren türbenin mihrabının iki yanında mukarnaslarla süslü sütünceler yer almaktadır. Taş kapıdaki gibi yuvaları küçük tutulmuş ve benzeme alanına katılmış beş sıra mukarnaslı mihrap küresel bir örtü ile nihayetlenir. Üç sıra duvar örgüsünden sonra içeriye doğru girinti yapan taşlar büyük ihtimalle türbenin iç kubbesini oluşturuluyordu. Mihrabın yüksekte kalmış olması evvelce bir mumyalığın olduğuna işaret sayılabilir.

Yapıda malzeme olarak düzgün kesme taş kullanılmıştır. Yörede halen kullanılmakta olan malzeme Bayburt kalesinde de karşımıza çıkmaktadır. Taş üzerinde işlenmiş bazı usta işaretleri dikkat çekmektedir.

Plan bakımından silindirik gövdeli konik külahlı türbeler İran da Selçuk öncesi çağından beri tanıdığı halde (Ratkan Nika 1016-1021 Rezget 1009-1010) Anadolu da ilk örneklerine Ahlat ta rastlıyoruz. '' 1279/80 tarihli Hüseyin Timur Asan Teğin ve 1281 tarihli Bugatay Aka-Şirin Hatun kümbetleri oturmalıklarının üst köşeleri pahlanarak on iki gen planlı bir kaide hazırlanmış, bunun üzerine konik külahlı silindirik gövde oturulmuştur.'' Kemah ta Togay Hatun (XIV.yy) ve Kayseri de Sırçalı Kümbet (XIV.yy ortaları) silindirik gövdenin genel formasyona daha hakim olduğu örneklerdir.

Erzurum daki Cimcime Sultan Türbesi ve Üç kümbetler diye anılan türbelerden bir tanesi bu grubun birbirine çok benzeyen iki örneğidir. İkisi de kitabesiz olan bu eserler İlhanlılar devrinde muhtemlen XIV. yy da yapılmış olmalıdır.

Anonim Türbe 1 in bir Arapça kitabesi taç kapının sağ üst köşesinde beyaz bir taş üzerine oyulmak suretiyle yerleştirilmiştir.çok silik olduğundan bugün okunamaz durumdadır. İşin başından hata yapan Gülyüz Akagün saltuklulara ait olduğunu düşünerek hiçbir delil getirmeden yapıyı XIII.yy tarihlemektedir.

Ancak geç dönem özelliği olarak sayabileceğimiz unsurlar türbede mevcuttur. Şöyle ki taç kapının boş yüzeyleri buna karşılık mihrap da dahil mukarnas sistemlerinin çok küçük tutulması ve içlerinin de benzeme alanına katılmış olması geç özellikler olarak sayılabilir. Yapı bu durumuyla ölçüleri silindirik gövde yapısı dekorasyonu ile XIV. yy ilk yarısına tarihlenebilir.

Anonim Türbe 2 : Anonim türbe 1 den birkaç metre uzakta inşa edilmiştir.Farklı plan gösteren bu yapıda son onarımların izlerini görmek mümkündür. Kuzey-güney yönünde eğimli bir araziye yerleştirildiğinden bir kesimi toprak altında kalmıştır.

Kare alt yapıda sekizgen gövdeli olup sekiz yüzlü piramidal bir çatı ile örtülüdür. Üst örtü ile gövdenin boyları birbirine eşit şekilde tutulmuştur. Tepesinde dairevi topuz gibi bir taş alemi bulunur.Dört ana yöne açılan dört pencere yapıyı aydınlatmaktadır. Bunlar son derece küçük tutumlarıyla dikkat çekmektedir. Hiçbir mimari özelliği olmayan yuvarlak kemerli kapıda içeriye giriş sağlanmıştır.

Bugün için türbenin mumyalığını birleştirmek güçtür. Güney duvarına yerleştirilmiş anıtsal mihrap yarım silindirlik bir niş biçimindedir. Üzerinde hiçbir bezeme elemanı yoktur. İçteki kubbeye küresel tromplarla geçilmektedir. Sekizgen alt yapıda kubbeye geçişi sağlayan küresel tromplar çok aşağıdan başlar ve kubbe eteği ile arada geniş bir mesafe bırakır.

Malzeme olarak kesme taş olarak kullanılan türbede tek bir bezeme elemanına dahi yer verilmemiştir. ''Kübik bir gövde üzerine kümbet şeklinde adeta ikinci bir gövde gibi örtü sistem olan türbede ilk örnek XIII.yy II.yarısına tarihlenen Amasya Gök Medrese bitişik türbedir.'' Bu tipin ikinci türbesi ilk kuruluşu bilinmeyen 1274 M. tarihli Konya Mevlana Türbesidir. Bayburttaki Anonim türbe II.Akşehir Seyyit Mahmut Hayrani ve Sivas Güdük minare türbesiyle ölçüleri bakımından karşılaştırarak XIV. yy sonu yahut XV.yy başına verilebilir.
 
Üst Alt