Konya Sarayönü ilçesi

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,322
Yüzölçümü : 1088 km2
Nüfusu : 39.110
İlçe Merkezi : 12.221
Köyler : 26.889
Rakım : 1055 m.


Sarayönü’nde zamanımızdan 4000 yıl önce Hititlerin bulunduğu bilinmektedir. Daha sonraları Frigyalıların, Romalıların ve Bizanslıların eline geçti. Selçuklular ve Osmanlılar zamanında tamamıyla Türk yurdu oldu. İlçenin kuruluşu hakkındaki tarihi bilgilere şehrin batısındaki Saiteli (Kaınhanı)ile güneyinde Ladik dağları eteğinde Bozok ili (Öziçi) adı ile bilinen iki kasaba halkı, Haçlı seferleri sırasında oturdukları yerler Haçlı ordusunun geçiş yolu üzerinde oldukları için, bu ordunun yağmasından kurtulmak istediler, bu sebeple inlerin bugünkü bulunduğu yukarı denilen yere göç ettiler. Çünkü inlerde emniyet ve saklanabilme imkânları mevcuttu. Böylece haçlı ordusunun yağmasından kurtulacaklardı, işte bu yüzden kasabalardan göç edenler Sarayönü’nün kuruluşunda öncü olmuşlardır. TOLOBASI adı ile bilinen bu inlerin o zamanlar hem sığınak hem de mesken olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir. Şehrin ismi de bu inlere bağlanır, büyüklüğü, konforu ve kullanışlı olması bakımından saraya benzetilen bu inlerden dolayı buraya SARAYİNİ denilmiştir. Bu zamanla SARAYÖNÜ olarak kullanılır olmuştur. Bir rivayete göre ilçenin ismi inlerin yanında bulunan saraya bağlanır. İlçenin toprakları ve yerleşme merkezi bu sarayın önünde olduğu için buraya SARAYÖNÜ denilmiştir. Yukarıdaki bu iki görüş de şehrin ismi hakkında akla yakın bilgi verir. İlçenin ilk ahalisi kervancılık yapmak suretiyle geçimlerini temin ediyorlardı. Cihanbeyli yaylası üzerinden geçilerek Tuz gölü havzasından alınan tuz kira ile İzmir’e uzanan yol boyunca taşınırdı. İlçe önceleri Pir Hüseyin Camii çevresinde gelişmiştir. Bugünkü şehir merkezine kayması ise 1896 yılında 2. Abdülhamid zamanında; Anadolu-Bağdat-Hicaz demiryolları yapımı projesi çerçevesinde demir yolunun geçmesi ile sağlanmıştır. İlçeden geçen demiryolu ve binası bir Alman firmasına yaptırılmıştır. Demiryolunun geçmesi ile birlikte ilçeye hareketlilik gelmiş bu durum milli mücadele yıllarında kendini göstermiştir. Halk da yeni yerleşim yerine iskele demeye başlamıştır. Sarayönü 1 Nisan 1959 tarihinde Kadınhanı ilçesinden ayrılarak ilçe olmuştur.

Sarayönün de yerleşik bulunan ve çevre köylerinden büyük bir kısmını oluşturan halkın Oğuz boyunun Türkmen obalarından olduğu yazılı tarihi kaynaklardan anlaşılmaktadır.

COĞRAFİ KONUM
İç Anadolu Bölgesinde Konya İl sınırları içinde bulunan Sarayönü önceleri Kadınhanı’na bağlı bir bucak iken 1959 yılında İlçe merkezi haline getirilmiştir. Kuzeyden Cihanbeyli, batıdan Kadınhanı, doğudan ise Konya toprakları ile sınırlıdır. Güney sınırını Ladik dağları meydana getirir. Yüzölçümü 770 m2 dir. Kuşbakışı olarak batıda Ege denizinden uzaklığı 550 km. Güneyde ise Akdenizden uzaklığı 200 km. dir. 38 derece 13 dakika kuzey enlemi ile 32 derece 21 dakika doğu boylamının bileşkesi üzerinde bulunur. Bu konum ilçe iklimini etkiler. Konya’nın Sarayönü’ne doğru yıllar içerisinde genişlemesiyle her geçen yıl Sarayönü-Konya arası mesafe kısalmaktadır. Nitekim Konya’da bılınan Selçuk Üniversitesi’ne ilçenin uzaklığı 35 km. civarındadır.

YÜZEY ŞEKİLLERİ​
Bölgemizde yüzey şekilleri bakımından bir sadelik göze çarpar. İlçemiz toprakları Cihanbeyli platosunun güney uzantısındaki düzlükler üzerinde bulunmaktadır. Sarayönü kesimi ndeki bu düzlükler akarsular tarafından derin olarak parçalanmadıklarından ova karakterini taşır. Bu ovaya halk yanlış bir ifade ile ÇÖL olarak adlandırmaktadır. İlçemiz güneyden Batı Torosların bir kolu olan Sultandağına bağlı Ladik (Halıcı) dağları ile çevrilmiştir. Batı-Doğu doğrultusunda uzanan bu dağlar 1800-1900m yüksekliktedir. Nisbi yüksekliği 750-850m arasında değişir. Üçüncü zamanda alp-Himalaya orojenizi ile oluşan bu kıvrım dağları dış etkenlerin tesiri ile zamanımıza kadar aşınarak orijinal durumlarını kaybetmişler ve orta dağ karakterinde kalmışlardır. Dağ yamaçları kertik vadilerle yer yer yarılmıştır. Bu kertik vadilerin oluşumunda fillit ile kireç taşının farklı aşınmalarının etkisi vardır. Yine bu vadi teşekkülünde dağ daki kırılmalarında rolü vardır. Bu kertik vadiler içinde akan peryodik akarsular ovaya inince eğimin azalmasıyla beraber taşıma güçleri azaldığı için taşıdıkları taş ve çakıllar dağın eteğinde birikerek koniler oluşmasına yol açmıştır. İşte bugün ladik kasabası bu birikinti konisi üzerinde yer almaktadır. Ilçemizin güneyindeki dağlar fillit (şist) lerden ve yarı kristalize olmuş kalkerlerden oluşmuştur. Orman örtüsü bakımından çok zayıf olan bu dağlar erozyona uğramışlardır. Bilhassa şistlerin mekanik ayrışması ile oluşan killi toprak erozyonla birlikte ova tabanına yayılmıştır. Ovadaki humuslu toprak altında 1,5-2m derinde bulunan ve 30–40 cm kalınlıkta gösteren kis tabakası bu şekilde oluşmuştur. Sarayönü düzlükleri güney doğuda Konya ovasından Gelemiş tepelik alanı ile ayrılır. Ovadaki düzlükler üzerinde görülen tek tepeler hep birer höyüktür.

YER ÜSTÜ SULARI (AKARSU VE GÖLLER)​
Bölgemiz akarsuları bakımından kapalı bir havza durumundadır. Bu kapalı havzanın suları yer yer göller, bataklıklar, sazlıklar meydana getiren bir akış tarzı göstermekte ve suyunu denize ulaştıramamaktadır. Önemli büyük bir nehir yoktur, akarsular ise dereler halindedir. Bölgemizdeki akarsular kar, yağmur ve kaynak sularıyla beslenir. Kar ve yağmur suları ile beslenen akarsular peryodik akarsulardır. Kışın ve ilkbaharda su akıtırlar, fakat yazın sıcaklık ve kuraklık etkisiyle genelde kururlar. Kaynak suyu ile beslenen akarsular ise bütün yıl boyunca su akıtırlar. Bölgemizdeki akarsularda kaynak suyu ile beslenme önemlidir. Bölgemizde bulunan bazı akarsularımızın özellikleri aşagıda verilmiştir.

KARAÇAYIR :​
Adını taşıyan dere Ladik dağlarından doğar kar ve yağmur suları ile besleniir, güney-kuzey istikametinde ilçeyi boydan boya gecerek, kuzeyde Çayır mevkii denilen tarım arazisinde kaybolur. Kışın ve ilkbaharda bol su akıtır. Taşkınlıklara karşı ilçe içerisinde çay kenarına taştan set çekilmiştir. Yazın suyu azalır. Çay, akarsu boyunca bazı yerleşim yerlerinden ve çeşmelerden de beslenmektedir.

BEŞGÖZ :​
Ilçemizin 6 km kuzeyindeki Beşgöz gölünden doğar. Gölün dibindeki kaynak suları ile beslenir. Konuklar ve Gözlü Devlet Üretme Çiftlikleri ile Kökez ve Kolukısa köylerinin topraklarını sulamaktadır.

BAKIRPINAR DERESİ :​
Zengi köyü batısındaki kayker kayaların bulunduğu yerdeki kaynaklardan çıkan su ile beslenir. Bu kaynakların suyunun Beyşehir gölünden sızdığı sanılmaktadır. Kuzeye doğru akan Zengi, Yencekaya , Apsarı (Değirmenli) köylerinin topraklarını sular ve Beşgöz deresine karışır. Gözlü köyünde bu dereler Gözlü deresi adını alırlar. Daha sonra Kolukısa köyü tarım arazisinde kaybolurlar.

GÖLLER :​
Bölgemizde göl olarak sadace Beşgöz gölü vardır. Suyunu gölün dibindeki kaynaklardan sağlar. Bu su alt kısımdaki kireç taşlarındaki karstik boşluklardan gelmektedir. Jeolojik olarak Beyşehir gölü ile Beşgöz gölü arasındaki arazinin kalkerli bir yapıya sahip olması suyun Beyşehir gölünden sızarak geldiği tezini güçlendirmektedir. Bu göl küçük bir bataklık halindedir. Dibi ve üzeri sazlarla örtülüdür. Bu bataklık halindeki gölün sularını Beşgöz deresi boşaltmaktadır. 35 hektarlık alanı kaplayan bu göl Konuklar D.Ü.Ç. toprakları üzerinde bulunmaktadır. Bu göl sularından faydalanarak ufak çapta balıkçılık faaliyeti yapılmaktaır. ne tur balıklar yasar bu golde;?

YER ALTI SULARI
Yağış, yandereler ve bazı yamaçlarda taban araziye ulaşan sızmaların tesiri ile ovada taban suyu boldur. Fakat, bu taban suyu tarım alanında değerlendirilememektedir. Taban suyu seviyesi kış ve ilkbahar aylarında en yüksek seviyeye ulaşmakta, yaz ayları boyunca sonbahar mevsimi sonuna kadar azalarak en düşük seviyesini bulmaktadır. Taban suyu seviyesinin bu durumu ilçede açılan kuyuların su seviyeleri mevsimlere gore incelenerek anlaşılabilir. Taban suyu Zengi köyü batısında, Beşgöz’de ve Buğurcuk denilen yerde kaynak halinde yeryüzüne ulaşır.

RAKIM, İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ​
İlçenin rakımı 1068 metredir. İç Anadolu bölgesi kuzeyde bulunan kuzey Anadolu dağları ve güneyde bulunan Toros dağlarının kıyıya paralel uzanması nedeniyle Kara deniz ve Ak denizden gelen nemli rüzgarlardan ve denizin ılımanlaştırma özelliğinden istifade edemez, buna yükselti faktöründe eklersek İç Anadolu bölgesinin iklimi için karasaldır deriz.Sarayönü, İç Anadolu bölgesinde olması nedeniyle karasal iklim kuşağı içindedir. Fakat Sarayönü’ndeki karasal iklimin özellikleri İç Anadolu’nun karasal iklim tipinden ziyade Doğu Anadolu’nun karasal iklim tipine uyar. Sarayönü ile Konya arasında iklim farklılıkları vardır.

SICAKLIK
Bölgemizde yaz ayları çok sıcak kış ayları ise sert ve soğuk geçmektedir. Yaz ile kış gündüz ile gece arasındaki sıcaklık farkı oldukça fazladır. En soğuk ay Ocak ve Şubat aylarıdır. En sıcak ay ise Temmuz ayıdır. Ortalama yıllık sıcaklık 10.9 c’dir. Kış aylarının büyük bir kısmında don olayı görülür.

YAĞIŞ
Bölgemizdeki yağışlar incelendiğinde, yağışların kışın kar İlkbahar ve Sonbaharda ise yağmur halinde olduğu görülmektedir. Yaz ise tamamen kuraktır. Bölgemizde İlkbaharda dolu ile karışık sağanak yağışlar görülür. Bu yağışlar çiçek açma devresinde olan meyve ağaçları üzerinde geniş ölçüde tahribat yapar. Kışın Ladik dağlarının ve İlçe merkezinin zaman zaman sisle kaplandığı olur. İlçede çok yıllık değerlere göre yağış miktarı 373,5 mm. dir. Nispi nem ise % 60 tır.

RÜZGARLAR
Bölgemizde kışın hakim rüzgar Kuzey-Doğu sektörlü rüzgardır. Buna halk dilinde poyraz adı verilir. Bu rüzgar bütün kış boyunca zaman- zaman sert ve soğuk eser. Bölgemizin kuzey bölümü açık olduğundan bu rüzgardan çok etkilenir.Kış ile ilkbahar arasında güney-batıdan zaman-zaman Lodos adı verilen ılık rüzgar eser. Bu rüzgar halk arasında kaba yel denir. Bölgemizde oluşan yerel rüzgarlarada rastlanır. Ovada yazın gündüzleri fazla ısınan hava Ladik dağları yamaçları boyunca yukarı doğru yükselerek eserler. Buna karşılık geceleri fazla soğuyan hava Ladik dağlarından yamaç aşağı ovaya doğru eser. Bunlara dağ meltemi denir.

BİTKİ ÖRTÜSÜ
İlçemiz doğal bitki örtüsü bakımından çok fakirdir. İklim koşullarına göre düzlüklerde bozkırlar büyük yer kaplar. İlkbahar yağışları ile beraber düzlüklerde çeşitli otlar zümrüt gibi yeşerir. Yağışsız yaz sıcaklığı ile beraber çeşitli ot ve çiçek örtüsü sararır ve kururlar işte bu zaman ovalar bir bozkır (Step) durumuna düşerler. Ladik dağları, göl ve akarsuların bulunduğu yerler dışında kalan düzlükler tamamen bozkırlarla kaplıdır. Dere ve göl kıyılarında söğüt, kavak cinsinden ağaçlarla meyve ağaçlarına rastlanır. Ladik dağları bölgesinde şistli yapıya sahip olarak üzerinde çalılıklar görülür. Kalkerli arazi boştur, bitki örtüsü hiç yoktur. Bu dağlarda orman örtüsü de tahrip edilmiştir. Ancak son yıllarda bu arazinin yeniden yeşillendirilmesine yönelik bölgesel bazı ağaçlandırma çalışmaları yapılmıştır.

TARİH & TURİZM

PİR HÜSEYİN CAMİİ Bu büyük camiinin Pir Hüseyin tarafından 1200 yıllarında yaptırılmış olduğu sanılmaktadır. 1899-1944 yıllarında tamir edilmiştir. Camiiye bugünkü görünüşü veren tamiri 1944 yılındaki tamiridir.Camiinin iç boyutları 17.90×11.70m.dir. 10 ağaç sütuna büyük kirişler atılmış ve ağaçlar tavana tutturulmuştur. Mihrabı çinilerle süslüdür. Camiinin önünde Bizanslılardan kalma bir mezar kapağı vardır, bu kapağın üzerinde şöyle yazar. “AY BURAYA NUR SAÇMIŞTIR, DOSTLAR BURADA SEVİNÇLE İBADAET EDECEKLERDİR, DÜŞMANLAR GÖRSÜN” * HATIP CAMİİ1656 yılında yapılmıştır. Önceleri küçük bir medrese idi, sonradan tamir görerek camii haline dönüştürülmüştür. Giriş kapısı üzerinde tarihi kitabeler vardır. Bunlardan başka ÇATAL ÇEŞMESİ ve HATIP ÇEŞMESİ vardır, bunlar üzerindeki yazılar henüz okunamamıştır.Hititler devrinde kurulan Halıcı kasabasında (Ladik) ve bir höyük yanında yakın zamanlarda kurulan Başhüyük kasabasında tarihi kalıntılara çok rastlanır.Ladik kasabasında Hititler ve Bizanslardan kalma mağaralar, su yolları, sütunlar ve sütun başlıkları, Mermer üzerinde yapılmış kabartmalar vardır. Başhüyük kasabasında höyüğün ve kasabaya 3 Km. uzaklıktaki ATLIHİSAR mevkisinin tarihi çağlarında çok eski bir yerleşme yeri olduğu sanılmaktadır. Bugün bu höyükler üzerinde yapılacak arkeolojik bir araştırma ve çalışma ile bu höyüklerin bulunduğu yerin tarihi değerini daha açık şekilde ortaya çıkaracaktır.Çeşmeli sebil kasabasının doğusundaki tepenin, Konuklar çiftliği arazisine girerken yolun solundaki DEDE TEPE’ nin ayrıca Haydar Bey’in Çiftliği ve Halepçik mevkilerinde hep birer höyük olduğu bilinmektedir. İlçemiz topraklarındaki höyüklerin bu derce çok olması, İlçemiz topraklarının geçmişinin tarihi zenginliğini gösterir. İlçemiz mesire yerlerinin başında Konuklar ve Gözlü TİM’ leri, Beş göz ve Evce kaya gelir. Ayrıca akarsu boylarındaki bahçeler halkımızın eğlenerek dinlenebileceği güzel manzaralı yerlerdir.

ÇEVREDEKİ HÖYÜKLER Eski çağlarda Sarayönü ve çevresinde bulunan höyüklerden bazıları Sarayönü’ nün önemini bir kat daha arttırmaktadır. Kalkolitik çağdan demir çağınıda içine alacak şekilde; Başhöyük, Karatepe, Akdoğan Höyük, Konar Höyük, İbrahim Dede Höyük, Pazar Höyük, Zengi Höyük, Gamel Höyük, İrmelik Höyük, Ladik Höyük, Ertuğrul Höyük, Çeşmelisebil Höyük, Kuyulu sebil Höyük, ve Kurşunlu Kale Höyük yerleşmeleri bulunmaktadır.

EL SANATLARI HALICILIK
İlçemizde halıcılık çok gelişmiştir. Halıcılık en çok ilçe merkezinde, Ladik ve Çeşmeli Sebil kasabaları ile Karatepe ve Konar köylerinde gelişmiştir. Halılar genellikle Bünyan halısı olarak dokunur. Bu halıların özelliği, ilmiklerinin sık, dokunuşlarının ince, desenlerinin ağır ve fiyatlarının yüksek olmasıdır. Yerli tip Sarayönü halısı ise genellikle iki parçalı 12 m2 genişlikte ve 5 göbekli olarak dokunur. İlmikleri kaba, desenleri sadedir, fiyatları da Bünyan tipi halılara göre ucuzdur.

EL İŞLERİ Sarayönü’nde hemen hemen her çeşitli işleri yapılmaktadır. En çok yapılan el işleri; Dantel, Kanaviçe, Sarma, Çin iğnesi, Çember ve Tülbentlerin kenarına yapılan Boncuk ve Oya’dır. Bunlardan başka iğne oyası da yapılmaktadır. Dantel Örneklerinden Bazıları : Elti eltiye küstü, Kambur kız, Kaynana dili, Bisiklet tekeri Kanaviçe Örneklerinden Bazıları : On bir aylık, Karanfil ,Üzümlü, Üç elti dokuz görümce, Deli yonca, Adam öldüren, Sarı gül, Kavgalı, Ankara yolu, Kore bayrağı Boncuk Örnekleri : Yılan kemiği, Göz ile kaş, Muzlu, Çilek, Yürek, Papatya Mum çiçeği, Zeytin çekirdeği, Örümcek, Tırtıl, Altın küpe, Elmas küpe, Doktor gözü.

BELDE VE KÖYLERİ
KASABALAR : Ladik (Halıcı), Başhüyük, Çeşmelisebil, Gözlü, Kadıoğlu. KÖYLER : Ertuğrul, Karatepe, Kuyulusebil, Absarı (Değirmenli), Bakırpınar, Kurşunlu, Bahçesaray, Yenicekaya, Boyalı, Kayaören, Karabıyık, Özkent, Konar.

İLÇE BELEDİYESİ
İlçemizin ilk belediye başkanının 11.07.1940 göreve başlaması dolayısıyla belediye olması da 1940 yılı olarak kabul edilmektedir.

ULAŞIM
İlçemiz, Konya-Haydar Paşa (İstanbul) Devlet Demiryolları üzerindedir. Ayrıca karadan Konya-İstanbul asfaltının 44. km’den ayrılarak, 7 km’ lik bir yol ile bu asfalta bağlıdır. İlçemiz bütün bu yollarla diğer komşu il ve ilçelere ulaşımını sağlamaktadır.
 
Üst Alt