Konya Hadim İlçesi

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,322
HADİM

Yüzölçümü : 921 km2
Nüfusu : 69.141
İlçe Merkezi : 20.168
Köyler : 48.973
Rakım : 1495 m.

Tarihi
İlçe Merkezinin tarihi, antik dönemlere kadar uzanır. Çevresinde Bizans ve Roma dönemlerine ait bir çok yerleşim yerlerinin kalıntıları mevcuttur.
1071 Malazgirt savaşından sonra, Anadolu’ya yayılarak, Anadolu’yu yurt edinen Türk boylarından bir aşirette, Buhara dan gelerek, Taşkent İlçesine bağlı, Avşar Kasabası yöresinde yerleştiği görülür. Bu aşiretin bir kolu, Kara Hacı Mustafa Efendi başkanlığında, şimdiki Hadimin bulunduğu yere yerleşmişlerdir. Anadolu’nun kültürel yönden Türkleştirilmesi esnasında din âlimlerinin yetiştiği bir yer durumuna gelen buraya “ Belde-i Hadimül-İlm ” adı verilmiştir. Anlamı ilme hizmet eden belde manasına gelmektedir. İlçemizin adının oradan geldiği anlaşılmaktadır.

İsmi Hadim’le özdeşleşen, ilçede medfun bulunan, ünlü din alimi Hadimi Hazretleri’nin mezarı ve türbesi her yıl ziyaretçi akınına uğrayan, manevi mekanlarımızdan biridir.

Hadim 1872 yılında, sancak haline gelmiş ve Karaman İlçesine bağlanmıştır. Cumhuriyet döneminde 1926 da İlçe haline gelmiştir.
Hadim İlçesi Akdeniz kıyı şeridi ile Konya Ovasını birbirinden ayıran Batı Toros sıra dağlarının doğu kısmında Taşeli Platosunun tepeleri arasındaki dar vadiler üzerinde kurulmuş bir ilçedir. Hadim ilçe merkezinin tarihi antik dönemlere kadar uzanır. Çevresinde Bizans ve Roma dönemlerine ait bir çok yerleşim kalıntıları mevcuttur. Bolat örenyeri Hadim sınırları içerisinde yer almaktadır.

Coğrafya

İlçemiz 1530 rakımda kurulmuş olup, 926 km² yüzölçümüne sahiptir. Konya’ya uzaklığı 128 km’ dir.
İlçemiz coğrafi yapı olarak incelendiğinde, Güney Avrupa’dan başlayan Alp Dağlarının doğuya doğru uzanması ile Akdeniz kıyı şeridini İç Anadolu ova ve yaylalarından ayırtan Toros dağlarının, orta Toros’lar ismi verilen kısmında sarp kayalık ve yüksek tepeler arasındaki vadide kurulmuştur.

Bu nedenle, Hadim denilince yüksekliği kimi yerde, 2588-m‘yi bulan yalçın kayalarla kaplı dağlar, yüksek ve dik yamaçlı tepeler, bu dağ ve tepeler arasında küçük akarsular ve eni gayet dar olan oluk şeklinde vadilerden meydana gelen bir coğrafya parçası göz önünde canlandırılmalıdır. Bu dağ ve tepelerin büyük çoğunluğu ormanlıktır.

İklim özelliği olarak Akdeniz bölgesi içerisinde yer alır.
İlçede Akdeniz iklimi ile İç Anadolu’nun kara iklimi arasında geçiş iklimi karakteri arz eden, iklim türü görülür.
Konya İl Merkezine uzaklığı 128 Km' dir. Hadim’in Alanya ile sınırında kalan Gevne bölgesinde Aktepe (Geyi Dağları) 2588 m yükseklikte olup, İlçenin en yüksek noktasını oluşturur. Ayrıca, Hadim'de bulunan Yerköprü Şelalesi cilt hastalıklarına iyi gelmekle birlikte, görülmeye değer manzarasıyla adından sözettirmektedir.

Yerköprü Şelalesi
Konya'dan Karaman yönünde ovada uzanan ip gibi düz ve geniş yoldan, Hadim tabelasına kadar geliyorsunuz. Hadim'e gelmeden Aladağ'a doğru 29 km devam ederek çevreye uyumlu toprak renkli evleriyle göze batan Yağcılar'dan 7 km sonra, Bademli'ye ve Şelale'ye ulaşılıyor.

Araçtan inip çok kısa bir yürüyüşle su sesinin geldiği tarafa yönelince, kendinizi mağaralar, kireçtaşı havuzlar, yosunlu travertenler, çeşitli oluşumlar ve yöreye özgü bitkiler arasında buluyorsunuz. 20 metre yükseklikten koparcasına akan Şelale, bazen yer altından bazen de yer üstünden Akdeniz'e ulaşma uğruna, yoluna devam ediyor. Göksu nehri şaşırtıcı travertenlerin oluşumundaki etkisiyle izleyenlerde hayranlık uyandırıyor. Şelale çevresinde hem fotoğraf çekip, hem de değişik açılar bulmak gibi bir hevesiniz varsa, kayaların ıslak ve yosunlu, kaygan kısımlarına ve bastığınız yerlere özel bir dikkat gerekiyor.
Coşarak dökülen azgın suların, etrafa dağıttığı su zerrecikleri ve oluşan hırçın akıntıların çıkardığı uğultulu ses, kısa sürede üzerinizdeki tüm yorgunluğun ve birikimlerin kaybolmasına neden oluyor. Kükreyen su sesine karışan mutlu kuşların korosu eşliğinde piknik ve kamp yapabileceğiniz mekanda, mevsime göre değişen ışık efektleriyle farklı renkleri keşfedebilir, gökkuşağını görebilir ve ilginç fotoğraflar çekebilirsiniz. Yağışların neden olduğu toprak rengi su ise yazın daha bir maviliğe bürünüp netlik kazanıyor.

HÂDİMÎ HAZRETLERİ

Büyük velî, fıkıh ve tasavvuf âlimi. İsmi, Muhammed bin Mustafa, künyesi Mevlânâ Ebû Saîd'dir. 1701 (H.1113) senesinde Konya'nın Hâdim kasabasında doğdu.

Mevlânâ Ebû Saîd Muhammed Hâdimî'nin dedeleri Buhârâlıdır. Dedelerinden Hüsâmeddîn Efendi, Buhârâ'nın tanınmış asîl âilelerinden olup, âlim ve velî bir zâttı. Anadolu'ya gelerek, Hâdim kasabasında yerleşti. Muhammed Hâdimî'nin babası Fahr-er-Rûm (Rûm diyârının seçilmişi, herkesin onunla övündüğü) nâmıyla meşhûr Kara Hacı Mustafa Efendidir. Mustafa Efendi, tanınmış âlimlerdendi.

Muhammed Hâdimî, ilk tahsîlini babasından gördü. On yaşında Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. Arabî ve Fârisîyi öğrendi. Babasının emriyle Konya'daKaratay Medresesine yazıldı. Burada beş sene ilim öğrendikten sonra, hocası İbrâhim Efendinin tavsiyesi ile İstanbul'a gitti. İstanbul'da zamânın meşhûr âlimlerinden Kazâbâdî Ahmed Efendiden ilim öğrenerek icâzet aldı. Yirmi yedi yaşında yüksek tahsîlini bitiren Muhammed Hâdimî, dört katır yükü kitapla Hâdim'e döndü. Babasının boş bıraktığı Hâdim Medresesinde ders vermeye başladı.

Kısa zamanda nâmı İstanbul'a kadar varan Muhammed Hâdimî hazretleri, öncePâdişâh Üçüncü Ahmed Han, sonra da Birinci Mahmûd Han tarafından İstanbul'a dâvet edildi.

Hâdimî hazretleri talebelere ders vermenin yanısıra, insanların hidâyete gelmesine, İslâm ahlâkını ve hukûkunu öğrenmesine vesîle olmak için çok çalıştı. Pekçok kitap yazdı. Bu eserlerden, İmâm-ı Birgivî hazretlerinin Tarîkat-ı Muhammediye isimli kitâbına yaptığı şerhi çok kıymetlidir. Bu şehre Berîka ismini vermiştir. Muhtelif târihlerde sık sık basılmıştır.

Muhammed Hâdimî hazretlerinin insanlığın saâdeti için hazırladığı eserleri pek çoktur. Bunlardan bâzıları şunlardır:

1) El-Berîkat-ül-Mahmûdiyye fî Şerhi Tarîkat-il-Muhammediyye, 2) Dürer Hâşiyesi, 3) Hâşiyetün alâ Tefsîr-i Sûret-in Nebe' lil-Beydâvî, 4) Risâletün fî Sülûk-in-Nakşibendiyye, 5) Risâlet-ül-Huşû'i fis-Salâti, 6) Risâletün fî Hakk-ıl-Istihlaf, 7) Arâyis-ün-Nefâisi fî İlm-il-Mantık, 8) Menâfî-ud-Dekâik fî Şerhi Mecâmi-ul-Hakâik. Bu eseri Mecelle'nin küllî kâidelerine kaynak olmuştur.
 

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,322
Hz.hadimi

HZ.HADİMİ

Hz. Hadimi’nin asıl adı ‘’Ebu Said Hadimi’dir. 1701-1762 yılları arasında yaşamıştır. Mezarı Hadim ilçesinin batısındaki mezarlıkta üstü açık bir türbe içinde bulunmaktadır. Rivayet edildiğine göre Allah’ın rahmetinden yoksun kalmamak için kendisine kapalı bir türbe yaptırılmasını istememiştir. Bugünkü mezarı, Konya Valiliği görevini ifa ederken torunlarından Kemal Hadımlı tarafından 1952 yılında yaptırılmıştır.

Hz. Hadimi’nin dedeleri Buhara Türklerinden olup, XIV. asrın ikinci yarısında , bugün Taşkent ilçesine bağlı Avşar kasabası yakınındaki Karacasadık mevkiinde yerleşmişlerdir. Bundan yaklaşık üçyüz sene sonra da, babası Kara Hacı Mustafa Efendi Avşar’dan ayrılarak Hadim ilçesinde yaşamaya başlamış ve Hz. Hadimi de kısa bir süre sonra burada dünyaya gelmiştir. Bu arada belirtmek gerekir ki, babası Mustafa Efendi, alim ve fazıl bir kişi olduğu için Anadolu’nun övünç kaynağı anlamına gelen ‘’Fahr-ü-Rum’’ lakabıyla anılmıştır.

Hz. Hadimi ilk öğrenimini babasından almıştır. Daha sonra, valide hanımlarının uygun gördüğü şekilde İstanbul’a giderek devrin ünlü bilginlerinden Kazabadi Ahmet Efendi’den öğrenimini tamamlayarak icazetini (diplomasını) almıştır. Bunun üzerine, memleketi Hadime dönmüş ve orada ders okutmaya ve eserler yazmaya başlamıştır. Yetiştirdiği insanları ve yazdığı kitapları kısa sürede üne kavuşan Hadimi Hazretleri, önce padiah Üçüncü Ahmet sonra da birinci Mahmut tarafından İstanbul’a davet edildi. Ikinci gidişinde Padişahın da hazır bulunduğu bir cemaate Ayasofya Camii’nde Fatiha i Şerife’nin tefsirini yaptı. Bu tefsirin güzelliği padişahın ve alimlerin dikkatini çekti ve takdirlerine mahzar oldu. Bunun üzerine İstanbul’da kalarak Osmanlı Devleti içnde yazılan dini eserlerin , kendi incelemesinden geçtikten sonra yayınlanması görevi teklif edildi. Fakat Hadimi, Hadim’de kalarak öğrenci yetiştirmeyi bu görev teklifine tecih ederek memleketine döndü. Pek çok alim yetiştirmiş olup bunların arasında ‘’Ayaklı kütüphane lakabıyla anılan Müftü-zade Muhammed Antaki, İsmail Gelenbevi, Mehmet Kırkağaci, Hafız Osman Üskübi, Ahmet Ürgübi,Konyalı İsmail Hakkı, Hacı İsmail Kayseri gibi alimler yer almaktadır.

Hz. Hadimi Hanefi mezhebindendi .Kendi el yazısı ile yazdığı bir yazıda; oniki imamdan olan Cafer- i Sadık neslinden, dolayısıyle Hz Peygamber’in neslinden gelmiş olduğunu yazmıştır.

Hz. Hadimi’nin İslam hukuku, İslam ahlakı ve sosyal konularda birçok eseri vardır. Altmış üç eseri arasında, Tarikat-ı Muhammediye, Besmele Şerhi, Nakşibendi Risalesi, Mecmüat’ür Risale en çok bilinenlerdir. Ayrıca bir divanı dolduracak kadar şiir yazmış olduğu bilinmektedir. Çok bilinen bir beyti:

‘’Kamil odur ki koya her yerde bir eser ,
Eseri olmayanın yerinde yeller eser.’’

Hadim’in tam batısında yer alan yüksekçe bir konumda bulunan Temreği pınarı semtinde bugün herbiri yüzlerce yıllık onsekiz çam bulunmaktadır. Rivayete göre Hz. Hadimi eserlerini birkaç insanın zor kucaklayabileceği bu çamların gölgesinde yazarmış. Orman Bakanlığı uzmanlarına bu çamların yaşlarını tesbit ettirmek için başvuruda bulundum.Sonuçta herbirinin en az 600 yaşında oldukları belirlendi. Hadim Belediye Başkanlığı bu anıt ağaçları dikenli tellerle koruma altına aldı. Buna rağmen son birkaç yıl içinde bunlardan biri kurudu.

 

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,322
Kültür

Kültürümüz

HZ. HADİMİ TÜRBESİ VE CAMİSİ
Hadim ilçe merkezindedir. Zamanında Türk ve İslam kültürüne binlerce eser ve bilim adamı yetiştirmiş önemli bir alimdir.
İslam kültüründe önemli bir yer tutan bu zatın türbesi dışardanda olmak üzere yüzlerce ziyaretçi tarafından ziyaret edilmektedir.



AŞAĞIHADİM CAMİSİ
14.Asırdan kalmıştır. İçerisinde el işçiliği ile yapılmış ağaç süsleme ve boyamalar olup görülmeğe değerdir.



YERKÖPRÜ ŞELALESİ
Aladağ bölgesinde olup tamamen doğal bir oluşumdur.
Alüvyon üzerine traverten çökelmesi ve daha sonra alttaki alüvyonun eriyerek bir köprü şeklini alması ve Göksu kollarından gelen suyun bu köprünün altından akması sonucu bu adı almaktadır.
Başka kaynaktan çıkan su köprünün çıkış noktasında belli bir yükseklikten aşağı düşerek görülmeye değer bir şelale oluşturmakta ve bu noktada dere yatağından gelen su ile birleşmektedir.
Ayrıca kaynaktan çıkan suyunun bir çok deri hastalığını tamamen iyileştirdiği bilimsel araştırmalar sonucu tespit edilmiştir.



ARKITÇI MAĞARASI VE DİKİLİTAŞ
Gizemli ve doğallığını yitirmemiş bu mağaralarda spor yapmak ve araştırmak gibi bir çok amaca hizmet etmek için elverişli bir doğal oluşumdur.



ATATÜRK KAYASI
Ayrıca Bademli Kasabası’ndaki sırt üstü yatmış insan görüntüsündeki dağ gerçekten görenleri hayrete düşürmektedir.



ÇATAL OLUK
Çatal oluk Hadim’in kuzey batısında ÇALDAGI bölgesinde bulunmaktadır.
İlçe merkezine 10 KM uzaklıkta olup kaynak suyundan çıkan suyu çatal oluk şeklinde akıtılmış ve bu isim verilmiştir.
Suyu çok soğuktur Midenin çalışmasına yardımcı olur, yenilen yemek sonrası içildiğinde insanı çabuk acıktırır.



SU ÇIKTIĞI
İlçe merkezinin batısında olup Hadim-Bozkır yolu üzerindedir uzaklığı 5 km dır.
2 mağaradan altta olandan bol miktarda su gelmektedir Hadim Belediyesinin çalışmaları ile havuzlar ve oturma yerleri (Kamelya) yapılmış olup hadim halkı misafirlerini buralarda ağırlama imkanı bulmaktadır.
 

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,322
Hadim Tarihçe

Hadim' in bulunduğu bölge; 2 yy. kadar Selçukluların elinde kalmıştır. Daha sonra Karamanoğulları’nın eline geçmiştir. 1465 de Fatih Sultan Mehmet, Karamanoğulları Beyliği' ni ortadan kaldırdıktan sonra bu bölge Osmanlı Devleti'nin hakimiyetine girmiştir.

Hadim, Ebu Said Muhammed Hadimi dönemine kadar küçük bir köy olarak kalmıştır. Ancak Hadimi ile birlikte büyümeye ve ünü Osmanlı ülkesine yayılmaya başlamıştır. Hadimi zamanında Hadim, bölgenin ilim ve irfan merkezlerinden biri olmuştur. Osmanlı kaynaklarında Hadim'den bahsedilirken Hadim'in, İstanbul, Bursa, Konya, Kayseri gibi büyük ulema yetiştiren beldeler arasında sayılması ilçenin o dönemdeki önemini göstermektedir.

Hadim daha sonraki tarihlerde yapılan idari taksimatta birkaç kez kaza ve nahiye merkezi olmuştur. 1901 yılında bucak olarak Karaman'a bağlanan Hadim, 30 Mayıs 1926 yılından sonra ilçe merkezi olmuştur. Halen Konya iline bağlı ilçe konumundadır.

Hadim; sözlük anlamı itibariyle: Hizmet eden, hizmet edici, yarayan ve yarar anlamlarına gelmektedir.

KONUM
Hadim, Asya ve Avrupa kıtaları üzerinde bulunan ülkemizin ilçelerinden biri olup kuzey yarım kürede 37 derece kuzey paraleli ve 33 derece doğu meridyeninin kesim noktasındadır. Hadim; Konya iline bağlı Orta Toroslar’ın merkezinde bir vadi içerisinde kurulmuş olup, Konya' ya uzaklığı 128 km. dir. Aynı zamanda Akdeniz bölgesi sınırları içine girmekte ve Alanya' ya kuş uçuşu 70 km. uzaklıktadır.

YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ
Hadim ve çevresindeki yüksek dağlar; 4. cü zamanın bozuk izlerini taşır. Kuzeye dönük yamaçlar arasında sirkler ve (U) şeklindeki vadiler 2500 m. den daha yükseklere doğru görülmeye başlar. Torosların yapısında kalkerler önemli yer tutar. Orta Toroslar yükseltisi; Dineksaray köyünden başlar. Akdağ ve Geyikdağı önemli dağlarındandır.

Hadim ve çevresinde bulunan dağların özellikleri.


GEYİK DAĞI
Geyik Dağları bölgenin en yüksek dağları olup (2900 m.), Akseki-Bozkır ve Gündoğmuş –Hadim arasındaki araziyi kapsar . Dağ üzerinde çok geyik ya*şadığı için bu adı almıştır . Dağ Göçmen Beli ile Kuzeybatı-Güneydoğu is*tikametinde Delikli Pınar Beli arasında uzanır. Geyik Dağının kuzey yamaçları daha az güneş aldığı için karı hiç eksik olmaz. Dağın batı kesiminde çok dağ keçisi yaşar. Geyik dağı aynı zamanda bir çok küçük göle yataklık eder. Bu göller ; Eğri göl, Yenice Pazar Gölü, Dipsiz Göl, Sülüklü Göl, Karın Gölü bunlardan bazılarıdır.

AK DAĞ (Küçük Geyik Dağı)
Geyik dağının batısında Gezlevi ( Korualan ) ile Taşkent arasında uzanır ve Hadim’i oluşturan dört mahalleden biri olan Hocalar Mahallesi, Ak Dağ’ın eteklerinde kurulmuştur. Dağın yüksekliği 2117 metredir. Ak Dağ ile Ge*yik Dağı arasında uzanan boğaza Göçem (Göçen) Boğazı ismi verilmektedir. Ak Dağ’ın Geyik Dağı’na bakan kısmı oldukça dik olup bu kısma halk arasında “ Kız Uçtuğu” ismi verilmiştir. Güney kesimi ise daha dik olmayıp meşe ormanları ile kaplıdır. Ak Dağ’ın bir parçası olan Çal Dağı, çevresindeki 72 pınarı ve Kozağacı suyu ile ünlüdür. Hadim içme ve sulama suyu bu dağ çevresindeki kaynaklardan elde edilmektedir.

AKARSU VE GÖLLER

GÖKSU

Geyik dağlarından çıkar Taşeli yaylasının sularını toplayarak Bozkır ve Hadim ilçelerinden geçerek Ermenek ve Silifke güzergahını izler ve Akdeniz’e dökülür.Göksu 250 km uzunluğa ve 10.000 km lik havzaya sahiptir. Hadim Göksu nehrinin başı Gevne yaylalarına kadar çıkar dedem köyü bahçesine kadar gelir. Taşkent suyu denen çay ile birleşerek asıl Göksu’yu oluşturur. Bundan sonra Aladağ üzerinden Yerköprü’ye çıkar. Yerköprü terimi bir akarsuyun yeraltına girip bir süre yer altında yol aldıktan sonra tekrar yer yüzüne çıktığı oluşumlar için kullanılmaktadır.Karasu üstten göksu alttan akarlarken 20 m yüksekten nehir yatağına dökülerek muhteşem bir şelale oluştururlar.İşte bu şelale Hadim Yerköprüsü’dür. Yukarıdan akan Karasu’nun kalkerli olması sebebiyle Karasu’nun yol güzergahında mavi ve yeşil traverterler oluşmaktadır.

AVŞAR DERESİ
Kaynağını Mahrem ve Bozdağın eteklerinden almaktadır.batıya doğru 5 km aktıktan sonra güneyden gelen Çetmi deresiyle birleşerek kuzey batıya doğru döner.Daha sonra Sızak deresini de bünyesine katarak kuzeye yönelmekte ve derin bir kamyon vadi oluşturmaktadır bu vadiden doğu yönüne doğru keskin bir dönüş yaparak Gökdere ile birleşmektedir. Avşar deresi ile Gökdere’nin birleşmesinden sonra akarsu, Göksu adını almaktadır.

DEĞİRMEN DERESİ
Korualan Kasabası dahilindeki Sinap Dağının kuzey eteklerinden çıkar. Bu yörenin sularını ve etrafındaki dağların sularını toplayarak Perşembe suyu ile birleşir. bundan sonra Değirmen deresi mağarasına girerek kaybolur.Daha sonra Kuru Dere vadisinin altından geçerek Dedemli Kasabası'nın Karapınar mevkiinde açığa çıkar.

GEZLEVİ ÇAYI
Göksu yu besleyen kollarından birisidir. Korualan kasabası sınırları içinde akar Karakuş dağlarının sularını Göksu nehrine taşır Sugözü ve İnbaşı isimli iki küçük kaynak ile beslenir. Gezlevi çayı talaşlı seki den geçerek ak belenin yanında Kocaböğe isimli bente gelir. Gezlevi çayı Kayhan deresinin sularını alarak kuzeye doğru akar daha sonra dedemliden gelen suyla birleşerek Göksu nehrine karışır.

KAYHAN DERESİ
Korulan kasabası sınırları içinde Kayhan isimli vadide hayat bulduğu için bu ismi almıştır. Akdağ’ın batı eteklerinin suları ile beslenir.su çatı isimli bölgede,Karabük mevkiinden gelen sular ile birleşerek kızlar çıktığı dağının doğusundan geçerek yalnız kaya mevkiine ulaşır. Bu mevkiden sonra Kayhan deresinin yatağı birden bire alçalarak uçurum halini alır daha sonra su gözü mevkiine gelerek Gezlevi çayına karışır.

İKLİM ÖZELLİKLERİ
Hadim idari olarak Konya iline bağlı olmasına ve İç Anadolu bölgesi içinde kabul edilmesine karşın; iklim olarak Akdeniz bölgesi içinde yer alır. Bölgede İç Anadolu karasal iklimi ile Akdeniz iklimi arasında geçiş tipi özellikler görülmektedir. Dağların uzanış doğrultusu ile yükseltiden dolayı Akdeniz iklim özelliklerini taşıyan hava kütleleri Hadim ilçe merkezine kadar sokulamaz. Bu hava kütlelerinden bir kısmı Göksu vadi yatağını izleyerek, Aladağ boğazına kadar sokulmaktadır. Aladağ Vadisinde Akdeniz iklimi hüküm sürerken Hadim ilçe merkezi ve yakın çevresi karasal iklimin etkisi altında kalmaktadır. Bu bölgede hüküm süren karasal iklim, Konya ikliminden farklı özelliklere sahiptir. Bu farklılık Hadim' in sahip olduğu ortalama 1500 m. yükseklikten ileri gelmekte olup yazların daha serin geçmesine ve Konya’dan daha fazla yağış almasına sebeb olmaktadır.

SICAKLIK
Yaz mevsiminin ortalama düşük sıcaklıkları Hadim de 11 ile 14 derece arasında değişmektedir. Ortalama sıcaklıkların en yüksek olduğu aylar temmuz ve ağustos aylarıdır. Bu iki ayın sıcaklığı da birbirine çok yakındır.
Sıfırın altında olan sıcaklık değerleri şubat ayından itibaren sürekli bir yükselme göstererek temmuz ayında maksimum değere ulaşmaktadır. Sıcaklık değerleri eylül ayından itibaren düşmektedir. En düşük sıcaklık değerlerini gerçekleştiği ocak ayında başlayan don olayları kış mevsimi boyunca devam etmektedir. Hadim ve çevresinde yılda ortalama 107 gün don olayı yaşanmaktadır.

NEM VE BULUT
Hadim istasyonunda bugüne kadar yapılan rasat ortalamalarına göre yıllık ortalama bulutluluk 4.1 olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca nispi nem oranı da % 58 olarak ölçülmüştür. Nispi nemin aylara dağılışında en düşük nem miktarı ağustos aylarında (%44), nispi nemin en yüksek olduğu aylar ise aralık ayında (%74) olarak tespit edilmiştir.
Güneşlenme durumu incelendiğinde yıllık açık günlerin ortalaması; 132.3 gündür. Açık günlerin mevsimlere dağılışına baktığımızda ; en açık günler, sonbaharda yaşanmaktadır. Hadim de kapalı günler, ortalama 15 gün sürmekte ve bu günler Ekim - Mayıs ayları dışında yaşanmaktadır.

BASINÇ VE RÜZGAR
Ülkemiz genelde Basra alçak basınç merkezi ile Asor yüksek basınç merkezinin etkisi altında kalmakta ve rüzgarlar ile yağış bu basınç merkezlerinden etkilenmektedir. Bu bölgede vadi sisteminin uzanışına uymamakla birlikte birbirine ters iki rüzgar yönünün hakim olduğu görülmektedir. Hadim’de rüzgarlar genelde kuzeydoğudan esmektedir. Diğer bir rüzgar ise batı yönünden esmektedir. Hadim ve çevresinde, lodos, karayel, poyraz isimli rüzgarlar esmektedir. Bu bölgede lodos güneyden, poyraz kuzeyden eser.

YAĞIŞLAR
Ortalama yağış miktarı Hadimde 654 mm dir.Hadimin içinde bulunduğu bölgede yağışların mevsimlere dağılışı gözden geçirildiğinde en kurak mevsimin yaz, en yağışlı mevsimin kış olduğu görünmektedir. Yağışların yaklaşık %50,2 si kış mevsiminde gerçekleşir.
Hadimin rakımı 1530 m. dir. Bu yükseltiden dolayı, yağışlar; bahar aylarında yağmur, kış aylarında kar şeklinde düşmektedir. Kar yağışlı günlerin ortalaması 28 gündür. Yine ortalama verilere göre yılın altı ayında kar yağışı görülmektedir. Kar yağışı yoğun olarak Ocak, Şubat aylarında görülmektedir.
 
Üst Alt