Kavramlar Lügatı (A)

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
ARŞ
Arş, “yükseklik, yüksek yer, tavan, çardak. hükümdarın tahtı., saltanat,” manalarına geliyor.


ABADİLE-İ SEB’A
Abdullah isimli yedi âlim sahabe.

Abdullah ibni Ömer, Abdullah ibni Abbas, Abdullah ibni Mesud, Abdullah ibni Ravaha, Abdullah ibni Selâm, Abdullah ibni Amr ibni’l-As, Abdullah İbni Ebî Evfâ

ABADİLE-İ SEB’A
Abdullah isimli yedi âlim sahabe.

ABDAL
Evliyadan, çok nuraniyet kazanan bir grup.

ABD-İ KÜLLÎ
Küllî ibadet yapan kul.

ABESİYYUN
Her şeyi bomboş ve manasız gören bir felsefî ekol.

ÂBİD
İbadet eden.

ACBÜZZENEB
Bir şeyin kuyruk dibi ve nihayeti.

ACİZ
Güçsüz, zavallı.

ACZ
“Güçsüzlük.” “Güç yetirememek.”

ACZ-İ MENDİ
Nakşibendî tarikatının başlıca esasları şöyle ifade edilmiş:

ADALET
Hak ve hukuka uygunluk. Her hak sahibine hakkını vermek ve haksızları cezalandırmak. Hukuk önünde herkese eşit davranmak.

ADALET-İ İZAFİYE
Küllün selâmeti için, cüz’ü feda eden adalet tarzı. Toplumun menfaati için ferdi feda eden adalet şekli.

ADALET-İ MAHZA
Tam ve mükemmel adalet. Bir ferdin hakkını, bütün insanlar için de olsa, feda etmeyen adalet.

ADEM
“Yokluk. Olmama. Bulunmama.”

ADEM ÂLEMLERİ
Yokluk alemleri; müspetlerin terk edilmesiyle ortaya çıkan menfî sonuçlar. Yokluk ve mahrumiyet gibi menfi sonuçlar.

ADEMÎ FİİL
Sonu yokluğa, mahrumiyete, yıkıma varan işler. Bir şeyin vücuda gelmesine engel olan fiil.

ADEM-İ KABUL
Kabul etmemek, gerçeklere göz kapamak. İman hakikatlerine karşı lakayt kalmak Gerçekleri, fikir yormaksızın inkâr etmek.

ADEM-İ TAHAYYÜZ
Mekânda bulunmamak. Mekândan münezzeh olmak. Kayıtsızlık. Bir şeye bağlı olmayış.

ADEM-İ TECEZZİ
Bölünmemek, parçalara ayrılmamak

ÂDETULLAH
Allah’ın, mahlukatın tedbir ve idaresinde takip ettiği yol. İlâhî prensipler.

ÂDİYAT
Adet olarak yapılan şeyler. İçinde sürekli yaşadığımız ve gördüğümüz olaylar.

ÂDİL, ADL
Adaletli.

ADL
Bütün icraatları hak ve adalet üzere olan.
Her hak sahibine hakkını veren ve haksızları cezalandıran.

ÂFAKÎ TEFEKKÜR
İnsanın, dış âlem üzerine fikir yorması. İnsanın kendi haricindeki âlem hakkında düşünmesi.

AFÜVV
Çok affedici olan.

Günahları imha edip sahibini cezalandırmaktan vazgeçen.

AFV
Cezalandırmaya ve intikam almaya gücü var iken terk etmek.

AHFA
Daha gizli.
Kalbin derinleşme ve safileşme mertebelerinden bir mertebe.

ÂHİR
Sonu olmayan.

ÂHİRET
Son. Sonra olan. Dünyadan sonraki ebedî âlem.

AHKÂM-I FER’İYYE
Esasa ait olmayan hükümler. Temel ve değişmez hükümlerin dışında kalan hükümler.

AHKEMÜ’L-HÂKİMÎN
Hakimlerin en üstünü olan, hükümdarların hükümdarı (Allah)

AHLÂK
Huy. Tabiat. Seciye. Karakter.

AHLÂK-I İLÂHİYE
İlâhî ahlâk. Kur’an ahlâkı

AKIL
Anlama âleti. Düşünme kabiliyeti. Zekâ. Zihin. Madeni kalb ve ruhda, şuaı dimağda bulunan manevî bir nur. İnsanın ilimleri anlayan, sebeplerden sonuçları çıkaran ve eserden eser sahibine intikal ettiren hassası.

ALÂ-YI İLLİYYÎN
Yücelerin en yücesi; en ileri nokta.
Cennetteki üstün makam.

ALEM
Alamet. Simge.

Bayrak.

Nişan, işâret.

Özel isim

ÂLEM
“Kâinat. Mevcudat. Bütün cihan.” “Allah’ın varlığına delil olan, alâmet teşkil eden her şey.”

ÂLEM-İ EMİR
İdare ve kanunlar alemi.

AHSEN-İ TAKVÎM
Kıvama koymanın, biçimlendirmenin, mânen ve maddeten doğrultmanın en güzeli.

ÂLEM-İ GAYB
Görünmeyen âlem.

ÂLEM-İ MİSAL
Dünyadaki her şeyin ve yapılan bütün fiillerin yansıdığı âlem.

ÂLEM-İ KEVN Ü FESAD
Var oluşu yok olmanın takip ettiği şu âlem

ÂLEM-İ ŞEHADET
Görünen âlem

ALEVİLİK
Alevilik, kelime mânâsıyla, Hz. Ali’ye mensubiyeti ifade eder.

AL-İ BEYT
Hz. Peygamberin mübarek nesli.

ÂLİM
İlim sahibi. Bilen.

ALİYY
Kemal derecelerinin en yücesinde bulunan.

ALLAH
Varlığı zâtından olup, uluhiyete mahsus, selbî ve subutî bütün kemâl sıfatlara sahip bulunan.
Bütün kemâl sıfatlara sahip ve bütün noksan sıfatlardan münezzeh Vacibü’l-Vücud.

ALLÂMÜ’L- GUYÛB
Gaybî olan (görünmeyen, gizli) şeyleri bütünüyle ve en iyi bilen (Allah).

A’MÂL-İ SALİHA
Salih ameller.

AMEL-İ SALİH
İyi, güzel ve faydalı iş. Allah’ın rızasına uygun amel.

ANARŞİ
Devlet ve kanun hakimiyetinin zaafa uğratılması ile meydana gelen sosyal kargaşalar. Devlet ve iktidarın olmaması, halkın başıboş kalması.

ÂRİF
İrfan sahibi. Marifet ehli.

ARŞ
Yüksek yer. Tavan. Dam. Çardak. Hükümdarın tahtı. Hükümdarlık. Saltanat. Bütün âlemleri kuşatan yüce bir makam.

ASA-YI MUSA
Hz. Musa’nın asası (değneği)

ASAYİŞ
Emniyet, güvenlik

ASFİYA
İlâhî Fermanda, hadis-i şeriflerde ve kâinat kitabında bulunan derin mânâları inceleyerek İslâm’ın ulviyetini ve hakkaniyetini bütün insanlığa ispat edebilme derecesine erişmiş seçkin zatlar.

ASR-I SAADET
Mutluluk asrı.

Hz. Peygamberin (asm.) yaşadığı asır.

AŞERE-İ MÜBEŞŞERE

Müjdelenmiş on (kişi)

AŞK
Sevginin şiddetli şekli.

AVÂLİM
Âlemler.

AYAN-I SABİTE
Eşyanın, Allah’ın ezelî ilminde sabit olan mahiyetleri.

ÂYÂT-I TEKVÎNİYE
Yaratılışa ait ayetler. Kâinat kitabında Allah’ın varlığını, birliğini, esmâ ve sıfatlarını bildiren deliller.

AYET
Delil. İbret. Alâmet. Mu’cize

AYİNE
Ayna. Gösteren, tarif eden.

AYİNE-İ SAMED
Samed ismini göstermek, o isme ayna olmak.

AYNELYAKÎN
Bir hakikati, ‘gördüğü ve işittiği (yani, his âlemine giren) bir şeyi bilir gibi’ kesin bilmek.

AZAMET

Büyüklük, ululuk.


AZÎM
Büyüklüğü akıl sınırlarını aşan, büyüklük derecesi akıllarca kavranamayan. Yüce, yüksek; şânı, derecesi ve rütbesi büyük. (Vallahi’l-Azîm: Şânı yüce olan Allah’a yemin olsun). Büyük, ulu. (Cebel-i azîm: büyük dağ). Önemli (Emrün azîm: Önemli bir iş).

AZİMET

Kesin karar vermek. Takva ile amel etmek. Allah’ın emirlerini mükemmel ve eksiksiz şekilde yapmağa çalışmak.

ARAZ Sonradan olan, takılan. İlişen. Geçici şey. Cevher olmayan. Varlığında kendisiyle kaim olabileceği bir şeye muhtaç olan. Özde olmayıp sonradan kazanılan.


AYAN-I SABİTE
Eşyanın, Allah’ın ezelî ilminde sabit olan mahiyetleri.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt