Hacet namazı ve fazileti

yeekici35

Katılımcı Kardeşimiz
Üyemiz
Hâcet Namazı
İnsanlar hayatları boyunca birçok şeye ihtiyaç duyarlar, birçok şeye kavuşmayı arzu ederler. Bunlar doğaldır. Dünyalık veya âhiretlik bir isteği ve dileği bulunan, bir şeye ihtiyaç duyan kimse ihtiyaçlarını karşılamak veya arzularına ulaşmak için öncelikle onlara götürecek sebeplere tutunmalı, ayrıca bunların gerçekleşmesi için Allah'tan yardım istemelidir. Peygamberimiz bu hususta şöyle buyurmuştur:
"Kimin Allah'tan veya insanlardan bir dileği varsa, şartlarına uygun güzel bir abdest alsın, sonra Allah'ı övgüleyip senâ etsin, Allah resulüne salât ve selâm getirsin. Daha sonra şöyle desin:
Lâ ilâhe illallâhü'l-halîmü'l-kerîm. Sübhânallâhi Rabbi'l-arşi'l-azîm. Elhamdü lillâhi rabbi`l âlemîn; Es'elüke mücîbâti rahmetike ve azâime mağfiretik; ve'l-ismete min külli zenbin ve'l-ganîmete min külli birrin ve's-selâmete min külli ism. Lâ teda' lî zenben illâ gaferteh; ve lâ hemmen illâ ferrecteh; velâ hâceten hiye leke rıdan illâ kadaytehâ. Yâ Erhame'r-râhimîn!" (Tirmizî, "Salât", 140, 348).
Hâcet namazı dört veya on iki rek`at olarak kılınır. Dört rek`at olarak kılındığı takdirde birinci rek`atında Fâtiha'dan sonra üç Âyetü'l-kürsî, diğer üç rek`atında ise Fâtiha'dan sonra birer kere İhlâs, Felâk ve Nâs sûreleri okunur. Namazdan sonra hadiste bildirilen hâcet duasını okur ve isteğini Cenâb-ı Rabbi'l-âlemîn'e iletir.
"Hak tecellî eyleyince her işi âsân eder
Halk eder esbâbını bir lahzada ihsân eder."
HACET NAMAZI NEDİR? HACET NAMAZI NASIL KILINIR?

Hacet Namazı Nedir? Hacet Namazı Nasıl Kılınır?, Hacet Namazı Ne Zaman Kılınır? Hacet Namazı Kaç Rekattır? Hacet Namazı'nda Hangi Süreler Okunur. İşte bu soruların cevabı...
Uhrevî veya dünyevî herhangi bir isteği ve muradı olan kimse, abdest alır, yatsı namazından sonra iki veya dört rek'at, bir görüşe göre 12 rek'at namaz kılar. Sonra Allah'a hamd ü senâ ve Resûlüne salâvatta bulunur. Daha sonra da hâcet duasını okuyup istek ve dileğini Allah'a arzeder.

Hacet Namazı Nasıl Kılınır?
Hacet Namazı, iki, dört ya da on iki rekât şeklinde kılınabilir. Efendimiz’in (s.a.s) rivayetine göre ilk rekâtta Fatiha’dan sonra üç defa Âyetel-Kürsî, diğer rekâtlarda Fatiha’dan sonra sırasıyla birer defa İhlas, Felak ve Nas sûreleri okunur. Hacet namazı bitince Allah’a hamd ve sena, Resûlullah’a salat ve selamdan sonra, peygamberlerin duaları da eklenerek bir hacet duası okunması sünnet. Çeşitli hacet duaları olduğu için herhangi bir tanesi tercih edilebilir. Hacet duasını okuduktan sonra Allah’tan ihtiyacın giderilmesi için dilekte bulunulur. Dualar okunurken, çekilen acının tesiriyle tamamen Cenâb-ı Hakk’a yönelip, ıztırar haliyle yakarmak gerekir.
Hacet namazının ne zaman, nasıl kılınacağı ve ne okunacağı hususunda insan,ruh haline göre hareket edebilir. Öyle ki bazı sıkıntılar ve istekler anlık olabilir. Genelde perşembeyi Cumaya bağlayan gece Hacet Namazı kılmanın daha evla olduğu belirtilmektedir.
Hacet Namazı bir haksızlığa uğrandığında, bir eşya kaybolduğunda, merak edilen bir kimseden haber alınmadığında bu namaz kılınıp dua edilebilir. Eğer geniş zamana yayılan bir dert veya arzu varsa Yatsı veya teheccüt namazından sonra hacet namazı kılınır. Bilhassa ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntılardan ve İslâm âleminin maruz kaldığı mağlubiyet ve zilletten kurtulması, hak ve hakikatin dünyaya hâkim olması için kılınacak hacet namazlarının ise 40 gün veya daha fazla bir süreye yayılması gerekir.
Hacet Namazına niyet edilir. Namazda asagidaki âyetler okunur:

1. Rekâtta: Subhaneke + Fatiha + 3 Âyetel Kürsî

2. Rekâtta: Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.

2. Rekâtin sonunda: Ettehiyyâtü +salli +barik

3. Rekâtta: Subhaneke + Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.

4. Rekâtta: Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.

Rekâtin sonunda: Ettehiyyâtü + Allahümme salli + Allahümme bârik +Rabbenâ duaları.
Namazdan sonra dua edilir ve hacet ne ise Allah'tan o istenir.

Hâcet duası şudur: Allahümme innî es'elüke tevfîka ehli'l-hüdâ ve a'mâle ehli'l-yakîni ve münâsahate ehli't-tevbeti ve azme ehli's-sabri ve cidde ehli'l-haşyeti ve talebe ehli'r-rağbeti ve teabbüde ehli'l-verâi ve irfâne ehli'l-ilmi hattâ ehâfük. Allahümme innî es'elüke mehâfeten tahcizünî an ma'siyetike hattâ a'mele bi-tâatike amelen estehikku bihi rıdâke ve hattâ ünasıhake bi't-tevbeti havfen minke ve hattâ uhlisa leke'n-nasihate hubben leke ve hattâ etevekkele aleyke fi'l-ümûri ve husne zannin bik. Sübhâne Hâlikı'n-nûr...
Meâli: Allah'ım! Senden hidâyet ehlinin başarısını, yakîn ehlinin amellerini, tevbe ehlinin öğütleşmesini, sabır ehlinin azmini, korku ehlinin ciddiyetini, senin rızâna rağbet gösterenlerin talebini, takvâ ehlinin ibâdetini, ilim ehlinin irfanını isterim ki, senden hakkıyle korkayım. Allah'ım! Senden öyle bir korku isterim ki, o beni sana isyandan men'etsin, tâ ki sana itâat ile öyle amel edeyim ki onunla senin rızâna ereyim, senden korkarak samimiyetle sana döneyim, sırf senin sevgini kazanmak için hâlis nasihat edeyim, her işte sana güvenip sana dayanayım sana güzel zan besliyeyim... Nûrun yaratıcısı olan Allah, her türlü nekâis ve kusurlardan münezzehtir...
duaa..duaa..duaa..
 

sulea

Katılımcı Kardeşimiz
Üyemiz
Rabbim ne kadar merhametli bir namazla hacetlerimizi gideriyor onca günahımıza hatalarımıza rağmen... kesinlikle tavsiye ederim küçük büyük isteği olan herkes için :)
 

kalipso

Yeni Kardeşimiz
Üyemiz
(ALINTIDIR)

Sizi mutsuz eden büyük bir derdiniz mi var? Ulaşmak istediğiniz muhteşem bir idealin peşine mi düştünüz?

Huzursuzluk, ailenizin ayrılmaz bir parçası mı oldu? Birisi kalbinizi mi kırdı? Önemli bir sınava mı gireceksiniz? Günü gelmiş bir borcunuzu hâlâ ödeyemediniz mi? İşsiz misiniz? İşten mi atıldınız? İşinizde bir türlü arzuladığınız başarıyı yakalayamadınız mı? İyi bir evlilik mi istiyorsunuz? Çocuğunuz mu olmuyor?

Bunlardan çok daha önemli yüce gayeler uğruna çaba harcıyor, insanlığa İslâm’ı ve Kur’an’ı anlatmak için çırpınıyor, bir dizi plân ve program yapıyorsunuz. Ancak bir tarafta önünüze konan engeller, diğer tarafta gerçekleştirmeyi istediğiniz manevî projeler var. Bilhassa İslâm âleminin maruz kaldığı acılar, ızdıraplar, saldırılar, tuzaklar yüreğinizi yakıyor.

Kısaca maddî manevî, küçük büyük, dünyevî, uhrevî bütün dertleriniz veya arzularınız için kılacağınız muhteşem bir namaz var: Hacet namazı.

Elbette bir kul olarak sebeplere sarılacak, üzerinize düşeni yapacaksınız. Ama bazen olur ki, sebepler tükenir ya da etkisiz kalır, bütün yollar denenir, çareler biter, ne yapacağını bilememenin ızdırabıyla yapayalnız kalırsınız. Artık kalbiniz kederli, gözünüz yaşlı, hüzün denizinde yüzerken hacet namazı sizi sahile çıkaracak bir can simididir.

İşte bu muhteşem fırsatı değerlendirenlerden birisi olan Hz. Enes (r.a.) harika bir sonuç alır.

Bir yaz günü Hz. Enes’e bahçıvanı gelerek, yağmur yağmadığından ve bahçenin kuruduğundan yakındı.

Bu haber üzerine Hz. Enes, Resûlullah’ın (a.s.m.) “Herhangi bir ihtiyacı olan kimse iki rekât namaz kıldıktan sonra Allah’a dua etsin” şeklindeki “hacet namazı” tavsiyesini hatırladı.

Su isteyerek abdest aldı ve namaza durdu. Selâm verdikten sonra bahçıvanına:

“Gökyüzünde bir şey görebiliyor musun?” diye sordu. Bahçıvan:

“Göremiyorum” dedi. Hz. Enes, tekrar içeri girip namaz kılmaya devam etti.

Birkaç kez bahçıvana:

“Gökyüzünde bir şey görebiliyor musun?” diye sorunca adam:

“Kuş kanadı gibi bir bulut görüyorum” dedi.

Bunun üzerine Enes (r.a.) namazını ve duasını sürdürdü. Az sonra bahçıvan Hz. Enes’in yanına girdi ve:

“Gök bulutla kaplandı ve yağmur yağmaya başladı” dedi. Bunun üzerine Hz. Enes:

“Haydi, ata bin de yağmurun nerelere kadar yağdığına bak” dedi.

Bahçıvan etrafı dolaştığında, yağmurun sadece Hz. Enes’in büyük bahçesine yağdığını gördü. (İbn-i Sa’d, et-Tabakâtü’l Kübrâ, c.7: 21–22)

İşte tüm sıkıntılı zamanlarımızda uygulayabileceğimiz bir başka örnek:

Sahabelerden Ebû Mı’lâk (r.a.) isminde ticaretle uğraşan bir zat vardı. Bir defasında ticaret için yolculuk yapıyordu. O zamanlarda yol güvenliği yoktu. Bu yüzden karşısına silahlı bir eşkıya çıktı.

“Neyin varsa çıkar, seni öldüreceğim” dedi. Bu tehdit karşısında Ebu Mı’lâk:

“Maksadın mal almaksa al” dedi. Hırsız ise, malı almakla birlikte izini de kaybettirmek istiyordu:

“Ben sadece senin canını istiyorum” dedi. Ebu Mı’lâk:

“Öyleyse bana izin ver namaz kılayım” dedi. Hırsız:

“İstediğin kadar namaz kıl” deyince Ebu Mı’lâk namaz kıldı ve şöyle dua etti:

“Ey kalplerin sevgilisi! Ey yüce arşın sahibi! Ey her dilediğini yapan Allah’ım! Ulaşılmayan izzetin, kavuşulmayan saltanatın ve arşını kaplayan nurun hürmetine beni şu adamın şerrinden korumanı istiyorum! Ey imdada koşan Allah’ım, yetiş imdadıma!”

Ebu Mı’lâk, bu duayı üç defa tekrarladı. Duasını bitirir bitirmez, silahlı bir atlının hızla yaklaştığını gördü. Atlı, hırsızı bir mızrak saplayarak öldürdü. Sonra da Ebu Mı’lâk’a döndü.

Allah’ın lütfuyla kurtulan sahabe:

“Kimsin sen? Allah senin vasıtanla bana yardım etti” diye şaşkınlıkla sorunca atlı kişi şu cevabı verdi:

“Ben dördüncü kat gökteki meleklerdenim. İlk duanı yapınca gök kapılarının çatırdadığını işittim. İkinci defa dua edince, gök ehlinin senin kurtulman için feryat ettiğini işittim. Üçüncü defa dua edince, ‘Zorda kalan biri dua ediyor!’ denildi. Bunu duyunca Allah’tan, hırsızı öldürmek için beni görevlendirmesini istedim. Allah da kabul etti ve yardımına geldim. Şunu bil ki abdest alıp dört rekât namaz kılan ve bu duayı yapan kimsenin, zorda olsun veya olmasın duası kabul edilir. (İbn-i Hâcer, el-İsâbe, c.4: 182)

Hacet namazı kılarak bir derdinden kurtulan veya muradına kavuşan çok kimse vardır. Elbette bu örneklerin hepsi, yukarıdaki gibi harikulade olmayabilir. Çünkü hacet namazından alacağımız verimin derecesi ihlâs, huşû, ıztırar hâli, yakînimiz ile Allah’ın takdir ve hikmetine göre değişir.

Hacet namazında etkili olan en mühim unsur kişinin hâlet-i ruhiyesi, namazının ve duasının kalitesidir. Size acı veren derdiniz yüreğinizi dağlarken, ulaşmak istediğiniz arzunuz her an aklınızdayken, çaresizliğinizi ve kimsesizliğinizi hissettiğiniz anda hacet namazıyla Allah’ın rahmet kapısını çalın. Çünkü O her şeyin sahibi, yaratıcısıdır. Bütün düğümler O’nun iradesiyle çözülür, bütün dertlerin dermanı O’ndadır, bütün işlerin dizgini O’nun kudretindedir. O merhametlilerin en merhametlisidir.

Hacet namazında ve tüm nafile namazlarda, rükûda, rükûdan kalkınca, secdede, iki secde arasında, oturuşlarda tesbih ve tahiyyatı okuduktan sonra Kur’an’daki dua ayetlerini okuyabilirsiniz. Özellikle Kur’an’da geçen peygamber duaları çok önemlidir. Mesela, başta Peygamber Efendimiz (s.a.v.) olmak üzere Hz. Âdem, Hz. Nuh, Hz. Eyyûb, Hz. Yunus, Hz. İbrahim, Hz. Zekeriya, Hz. Yakub, Hz. Yusuf (aleyhimüsselâm) gibi peygamberlerin dualarını okurken, onların hâllerini hatırlayarak, duaların manalarını düşünerek Rabbimizin şefkat ve merhametine sığınırsak duamız kabul olabilir. Yine Kur’an’da “Âmenerresûlü”de geçtiği gibi, “Rabben┠veya “Rabbî” ile başlayan ayetler dua ayetleri olduğu için bunların manasını düşünerek okuyabiliriz.

Çünkü Rabbimiz, “De ki: Duanız olmazsa Rabbim katında ne ehemmiyetiniz var?” (Furkan Sûresi, 25:77) buyuruyor. Yine “Dua edin, cevap vereyim.” (Mümin Sûresi, 40:60) diyor. Ayrıca şu ayet duanın namazla desteklenmesini ve birlikte yapılmasını emrediyor:

“Ey iman edenler! Allah’tan sabırla ve namazla yardım isteyin. Şüphesiz ki, Allah sabredenlerle beraberdir.” (Bakara Sûresi, 2:153)

Demek ki, en başta beş vakit namaz kılarak dua etmek gerektiği gibi, özel durumlar ve olağanüstü sıkıntılarda da o duruma uygun namazlar kılmalıyız. Nitekim hacet, tesbih, yağmur, istihare namazları; dua ile namazı birleştiren muhteşem ibadetlerdir.

Biz müminler hacet namazı gibi benzersiz bir hazinemiz olmasına rağmen bu namazdan hakkıyla istifade edemiyoruz.

Maalesef kıymetinin de tam olarak bilincinde değiliz. Beş vakit namaz kılan birçok kimse hacet namazını ya hiç kılmamış ya da çok az kılmakta. Oysa hacet namazında çektiğimiz acıdan ve taşıdığımız arzudan kaynaklanan bir “acz, fakr ve yakîn” hâli vardır. İnsan bu durumlarda kendisini çok aciz, çok muhtaç, çaresiz ve kimsesiz hisseder. Tam bir huşû, dikkat ve iştiyakla Rabbine yönelir. Belki de musibet ve belaların, büyük hedef ve ideallerin mümine bakan en önemli kazancı, insanın bütün zerreleriyle ve duygularıyla Allah’a yalvarmasıdır.

BAŞKASININ İHTİYACI İÇİN HACET NAMAZI KILINABİLİR

Kişi kendi adına hacet namazı kılıp dua edebildiği gibi, bir mümin kardeşinin hacetinin gerçekleşmesi için de namaz kılıp dua edebilir. Bu bir dua olduğu için kişi mümin kardeşinin derdini kendi derdi kabul edip onun için dua edebilir. Bunun dinen bir sakıncası olmadığı gibi bu davranış büyük sevap da kazandırır. Çünkü hadislerde buyrulduğu gibi, “Mümin kardeşine dua eden kişiye melekler dua eder” ve “Kim bir mümin kardeşinin ihtiyacını giderirse, Allah da onun ihtiyacını giderir.”

Bilhassa ülkemizde ve dünyada meydana gelen birlerce acı ve zulümlerin sona ermesi için her gün hacet namazı kılıp dua etmeliyiz. Nefsimiz on dakika ayırıp hacet namazı kılmayı zahmet kabul ettiği dakikalarda binlerce insanın haksız yere hapse atıldığını, işkence ve zulüm gördüğünü, işlerine son verildiğini, her şeyini bırakıp hicret ettiğini düşünelim. İstemeyerek değil, aşkla şevkle her gün hacet namazı kılalım. Çünka dua cemaat hâlinde ve sürekli yapılırsa inşallah kabul edilir. Duanın hakkını vermezsek, vebal altında kalırız ve mesul oluruz.

(ALINTIDIR)
 
Üst Alt