En samimi şekilde nasıl zikir çekilir?

Pessimist_King

Katılımcı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
16
Selamun Aleyküm dostlar , öncelikle ben tarikata mensup olmayan çok genç bir kardeşinizim.Başlamadan önce şunu belirtmek isterim ki , tasavvuf ehli kadar samimi nasıl zikir çekilir inanın bilmiyorum.Ama bildiğim şudur ki , çoğumuz zaten tasavvuf ehli değiliz ve benim gibi birçok müslüman kardeşimin olduğunu biliyorum.Bu yazı onlara yardım etmek amacıyla yazılmış olacak inşAllah.
La ilahe illallah'tan başlayalım kardeşlerim.Türkçe meali sizin de bildiğiniz üzere "Allah'tan başka ilah yoktur"dur.Peki biz böylesine önemli bir cümleyi zikrederken nasıl daha samimi oluruz?Birkaç tüyo vermek isterim.Dinimizin aslına bakarsak ilk amacı kaldırmaktır.Başka dinleri , yanlış anlayışları vb. Geldiği dönemde putperestlik yaygındı ve bu anlayışı kaldırmak amacıyla gönderildi ilk olarak.Cahiliye dönemi kızların gömüldüğü bir dönemdi.Bu anlayışları kaldırmak için geldi ilk olarak İslamiyet.Ondan sonrasında ibadet kısmı geliyor kardeşlerim çünkü siz de anlarsınız ki:Müslüman olmayan birine namaz kıl demek pek akıl işi değildir.Önce o kişiyi müslüman edebilmeliyiz Allah'ın izniyle.Önce yanlışları kaldıralım sonra doğruya yönelelim.Burada da şunu çıkartmalıyız yani dostlar.Biz ilk olarak Allah'tan başka bütün ilahları kaldırdık.Allah tektir.Bu yüzden benim de tavsiyem ilk olarak zikir çekmeye başlayacaksanız bu zikirle başlayın.Sonrasında diğer zikirlerinize geçin.Çünkü önce yanlışları kaldırmalıyız.Sonuçta hepimizin içinde nefs denen düşmandan var ve o siz isterseniz çok önemli bir Allah dostu olun yine de içinizden Allah yok diye telkin etmeye çalışacak.Şeytanı saymıyorum bile.Bu yüzdendir ki siz ne kadar Allah'tan başka ilah yoktur deseniz de dilinizle , bu anlayışı kavrayıp bunu nefsinize de kabul ettirmek zorunda bırakmazsanız tam bir ihlas sahibi olamazsınız.
Gelelim diğer bir zikrimize , bilirsiniz ki Müslümanların sevgi sıralaması şudur :

1-)Allah(C.C.)
2-)Hz Muhammed(S.A.V.)
3-)Sahabeler
4-)Anne
5-)Anne
6-)Anne
7-)Baba

Yanlışsa sıralamam düzeltin lütfen

Biz zaten 1. olarak hamd olsun ki Allah'ı zikrettik.Yolun başındayken hurra 100 tane Kelime-i Tevhid 200 Elhamdülillah 200 Allahuekber falan gitmeyin.İbadetin az ama istikrarlı olanı en hayırlısıdır.Zaten sen 1 adım at çok yakın bir vakitte karşılığını 10 misliyle alacaksın.
Ee 2. olarak ne çekelim?Salavat desem nasıl olur?
Özellikle Şaban ayında çekilen bir Salavatın faziletini bile anlatsam burada Salavatı bırakmazsınız.Araştırmanızı öneririm.Şu günlerde çok faziletliyken bol bol yapmamız istikrarlı bir şekilde çok yerinde bir hamle olacaktır.Düşündüğünüz zaman belki biz aciz ahir zaman kulları olarak günahkar olarak vefat edeceğiz(Allah korusun).Böyle ölürsek eğer Peygamber Efendimizin şu hadislerini sizlere hatırlatmak istiyorum :

Resulullah efendimiz (Ümmetimden bir kişi Cehennemde kalsa razı olmam) buyurdu. Şefaate kavuşabilmek için de imanlı ölmek şarttır. İmanlı ölenler de ebedi kurtuluşa kavuşmuş demektir.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kıyamette şefaat edeceğim. Ya Rabbi, kalbinde hardal zerresi kadar iman olanları Cennete koy diyeceğim. Bunlar Cennete girecekler. Sonra, kalbinde az bir şey olanlara, Cennete girin diyeceğim.) [Buhari]

(Ahirette ilk şefaat eden ve şefaati kabul olan ben olacağım.) [İbni Mace]

(Ümmetimden, şirk üzere ölmeyen herkese Allah’ın izni ile şefaat edeceğim.) [Buhari, Müslim]

(Kıyamet günü en önce ben şefaat edeceğim.) [Müslim]

(Her peygamberin, müstecab [kabul olan] bir duası vardır. Ben duamı, ümmetime şefaat etmek için ahirete sakladım.) [Buhari]

Şimdi düşünün dostlar , öyle bir peygamber ki kendisini zaten kurtarmış Allah'ın en sevdiği kul.Ama ümmeti için kendini parçalayacak bıraksanız.Sizi dünya hayatında hiç görmemiş tanımamış ama kıyamet gününde hardal tanesi kadar bile imanınız olsa size şefaat edecek bir peygamberden bahsediyorum.Şimdi ona bir salavat getirmeyi çok mu buluyorsunuz?Bu ümmet için bu kadar çabalamış , kendisi günahsız olmasına rağmen günde 70 kez tövbe çekmiş bizler için.Utanmayalım mı kendimizden dostlar?Çok mu şimdi salavat sevgili peygamberimize?İşte bu bilinçle salavata başlarsak durduramayız kendimizi.Hem bu bilinç hem de Allah'ın çektikçe yardım etmesi bizlere her gün istikrarı sağlar ve zikir çekerken samimi olmamızı sağlar.
Gelelim diğer zikirlerimize :
Subhanallah ile başlayacak olursak ; Subhanallah , Cenab-ı Hakk’ın zatında , sıfatında ve efalinde bütün kusurlardan ve noksanlıklardan uzak olduğunu ifade eder.Bu zikri tam bir samimiyet ile çekebilirsek gerçekten mizan terazisini bozacak cinsten bizlere sevap kazandırır.Bu yüzden her zikrimizde olduğu gibi bu zikrimizde de rabbimizi düşüneceğiz ama rabbimizi kendi adımıza çok daha samimi bir şekilde yüceltmek için kendimizi kullanacağız.Baktığınız zaman biz aciz kullar birçok şeye muhtacız.Oksijen , su , besin , tuvalet vb.Say say bitmeyecek cinsten yani bizim muhtaç olduğumuz şeyler.Her gün uyumak zorundayız başka bir örnek olarak da.Ama baktığımız zaman Dünya üzerinde en gelişmiş varlık bizleriz değil mi?Zaten insanın en şerefli mahlukat olduğu gerçeğini söylememe gerek yok sadece hatırlatayım diyorum.Allah bizi öyle bir yaratmış ki , Dünya'nın halifesi bizler olmuşuz ve bizlere en şerefli mahlukat demiş.Aklımız çok gelişmiş.Vicdan , irade , sorumluluk gibi bir sürü şey var içlerimizde.Yani kısacası çok kompleks bir yapıyız.Ama buna rağmen küçük gördüğümüz böceğe bile ölebiliriz.Bir sinek de bizim ölmemiz için yeterli.Ya da gözle görülmeyen bir virüs bile.Baktığımız zaman bu bahsettiğim canlılar insana göre çok ilkeller ama onların bize göre çok ilkel olmaları bizim aciz olmadığımızı göstermiyor örneklerden anlaşıldığı üzere.Allah , bize yaratılanların en şereflisi olduğunu söylüyor ve biz böyle bir sıfata sahip olmamıza rağmen ne kadar aciziz değil mi?Şimdi düşünün ki , öyle bir zat var ki insanı yaratmış , sadece insanı değil bütün alemleri yaratmış , zamandan ve mekandan münezzeh , zatının çok çok çok çok küçük bir tecellisi dağı parçalamış(Hz. Musa).Ve o zat ki , bütün noksanlıklardan da münezzeh.İşte şimdi nefsine inanılmaz aciz olduğunu böyle kanıtla ve Allah'ı böyle yücelt.Subhanallah zikrini her çektiğinde aklına bunlar gelsin.En şerefli yaratılmışsın ama ne kadar da acizsin.Allah ise ne kadar büyük ve senin sahip olduğun ya da olmadığın bütün noksanlıklardan münezzeh.
Elhamdülillah:
Meali "Allah'a şükürler olsun" olan zikrimizdir.Bende de yeri ayrıdır.Çünkü en ihlasla (Samimiyetle) söylediğimi düşündüğüm zikirdir.Baktığınız zaman değerli kardeşlerim , günahkar insanlar dikkatinizi çeker bir noktada.Başına bir bela geldiğinde Allah'a sığınır , o bela kalktığında ise sanki kendisi o belayı atlatmış gibi Allah'a şükretmez.Biraz daha iyi versiyon insanlarsa , bu belayı atlattıktan sonra Allah'a şükreder ama 2 türlü şükretmeden sadece birisini yapar o da fiili değil zikri şükürdür.Yani sözle yapılan şükürdür.Örnek olarak "Allah'ım şükürler olsun beni kurtardın şu durumdan" verilebilir.Ama bu insanlarda fiili şükür yoktur.Fiili şükür ise ibadetlerdir kısacası.Namaz kılmak ve kılarken Allah'a şükretmek en basitinden bir örnektir.Daha da iyi versiyonu ise ibadetlerini yapıyor bu kişi ama kötü günde ne kadar şükrediyorsa , iyi gününde de o güzel gününü veren Allah'a o kadar şükretmiyor.Burada bir sorun oluşuyor.Sen , sana huzur ve mutluluk veren rabbine iyi gününde de çokça şükretmen gerekirken nankörlük edip Dünya hayatının cezbedici yalan tarafına kanıyorsun ve rabbini unutuyorsun.Bunların da iyisi az kaldı maalesef kardeşlerim , ama Allah'tan ümit kesilmez inşAllah sayıları her geçen gün artar.Peki daha iyisi ne ki?Cevaplayalım o zaman : İyi gününde kötü gününde , aklına geldiği her an üşenmeyip Allah'a ihlasla ve ihsanla şükreden kuldur daha iyisi.Farz ibadetleriyle yetinmeyip , bu kadar nimeti verdiği için rabbine şükür amacıyla nafile ibadetlerini de yapandır.Peki bu işin samimiyeti nasıl sağlanacak?Gelin düşünelim biraz.
Baktığımız zaman Hem hayır hem de şer rabbimizden geliyorsa , rabbim çok kolay bir şekilde "OL" deyip bizlere verdiği hayrın daha hayırsızını ve aynı zamanda da bizlere verdiği şerrin daha şerlisini veremez miydi?Tabii ki buna güçü çok rahat bir şekilde yeterdi.Ama rabbimiz bunu yapmadı kardeşlerim.Bizleri çok daha zor bir imtihana sokabilirdi.Çevrenizden de duyuyorsunuzdur belki siz de yaşamışsınızdır çocuğu vefat edenler var , anası babası doğuştan yanında hiç olmamış olanlar var.Rabbim bizi bunlarla imtihan edebilirdi.Aynı şekilde cehennemin de rabbi olan Allah , bu zorlu iki imtihanı verdiği kişilere de bundan çok daha zorunu verebilirdi.Bizlere Dünyayı Cehennem bile edebilirdi bir kez Ol diyerek.Bu yüzden rabbimize bize sadece hayır verdiğinde değil , şer verdiğinde de şükretmeliyiz ve her Elhamdülillah dediğimizde içimizden : "Rabbim gerçekten sana hem hayırlardan hem şerlerden ötürü sonsuzlarca kez şükürler olsun" diye düşünmeliyiz.Veyahut dostlar lise öğrenimi görmüş her insan biyoloji dersinde insanın yapısını görmüştür.Nöronlar , nefronlar , yahu onu bunu geçtim küçücük bir dişin yapısında bile ne kadar farklı bileşen bulunuyor ve bu bileşenler birbirleriyle çok iyi takım oyunu sergiliyorlar bu bile insanı şükretmeye itmeli.
Allahuekber:
Meali "Allah en büyüktür" olan zikrimizdir.Burada Cübbeli Ahmet hocamızdan bir alıntı yapacağım.(Allah'ın selamı üzerine olsun)Kendisi de yanlış hatırlamıyorsam Gazali'den alıntı yapıyor ve şöyle anlatıyor : Biz insanlar olarak gözlerimiz aracılığıyla bütün her şeyi uzamsal anlamda görürüz değil mi?Yani baktığımızda her şeyin bir boyu bir eni bir yüksekliği var değil mi?Büyüklük kavramını düşündüğümüzde de aklımıza zaten genel anlamda yükseklik gelir.Peki Allah'ın büyüklüğü söz konusuyken de yükseklik mi aklımıza gelmeli?Tahmin ediyorum ki birçoğunuz hayır tabii ki diye yanıtladı bu sorumu.Peki ne gelmeli aklımıza?Ne yani rabbimiz her şeyi tutup büker mi?Veya her şeyi fırlatıp atabilir mi her şeyi güreşte yenebilir mi?Düşüncesi bile kötü olan bu fikirlerden uzak bir düşünme biçimine sahip olmalıyız değil mi?Burada manevi bir güç söz konusu.Rabbimizin gücü her şeyi bükmeye yeter ama fiziki anlamda bir güç söz konusu değil.Ol der ve olur.Allah'ın büyüklüğünü manevi boyutta düşünmeliyiz.Fiziki boyutta değil.Zaten rabbimiz yarattıklarının hiçbirine benzemezken nasıl olur da bizler ona insani fiiller yükleriz değil mi?Peki , Allah ne kadar büyüktür?Allah , karşılaştırmak adıyla yanına ne getirilirse getirilsin(Zihinlerimizde) o kadar büyüktür ki yanına getirilen o şey Allah'ın büyüklüğünün karşısında yok olur.Büyüklük veyahut varlık namına bir şeyi kalmaz.İşte sen de güzel kardeşim bu düşünceyle her Allahuekber dediğinde Allah'ın ne kadar büyük olduğunu bu misalle aklında düşünürsen samimi bir şekilde zikir çekebilirsin.

Evet güzel kardeşim , sonuna kadar okuduysan sana şu zikirleri okumanı rica ediyorum ve : "Allah senden razı olsun , sana hiçbir azabı bir kerecik bile değdirmesin ve seni sıddıklardan eylesin.Mahşer gününde gölgelenen sınıftan eylesin.Sıraatte şimşek gibi geçenlerden olabilmeni nasip eylesin ve seni firdevs cennetlerine alsın inşAllah" duamı senin için ediyorum.Amin kardeşim.

Subhanallahi ve bihamdihi adede halkihi (Rabbimi yarattıklarının adedince , bütün noksanlıklardan tenzih ederim ve ona şükürler ederim)
Subhanallahi velhamdülillahi ve la ilahe illallah vallahuekber ve la havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim (İlk kısım zaten meali bilinen yer , son kısım:“Güç ve kuvvet, sadece Yüce ve Büyük olan Allah’ın yardımıyla elde edilir.”

Bu zikirleri sık sık yap kardeşim.Allah'a emanet ol.
 
Üst Alt