Ateistlerin sorduğu 8 zor sorunun cevabı - 3

Rüya Tabircisi

Moderatör
Moderatör
Rüya Tabirleri
Mesajlar
370
Esselamu Aleyküm, bu sorulardan ilave aklınıza takılan sorular için;

Ateistlerin sorduğu 8 zor sorunun cevapları - Ateistlerin 8 zor sorusuna cevaplar - 2

--

Devamı - 17.Birçok ayet birbirini yalanlıyor. İlk Müslümanın Muhammed, Musa ve İbrahim olduğuna dair ayrı ayrı ayetler var. Hangisi belli değil.

Kastedilen ayetler şunlardır:

Musa inananların ilki ayeti:
Mûsâ, tayin ettiğimiz vakitte (Tûr’a) gelip de rabbi onunla konuştuğunda o, "Rabbim! Bana görün; sana bakayım" dedi. Rabbi, "Sen beni asla göremezsin. Fakat şu dağa bak; eğer o yerinde durabilirse sen de beni görebilirsin" buyurdu. Rabbi o dağa tecelli edince onu paramparça etti; Mûsâ da bayılıp düştü. Kendine gelince dedi ki: "Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, sana tövbe ettim; ben inananların ilkiyim."

Muhammed:
Eşi ortağı yoktur onun ve bana bu emredildi ve ben, ona teslim olanların ilkiyim.

Son olarak, İbrahim:
Hz. İbrâhîm, yahudi veya nasrani olmadı. Fakat hanif (Allah’ın tek oluşuna, ölmeden önce ruhun O’na ulaştırılmasının ve Allah’a teslim olmanın farz olduğuna inanan), (Allah’a teslim olmuş) bir müslümandı. Ve o müşriklerden olmadı.

İlk öncelikle, son ayette İbrahim Müslümanların ilki denmiyor. Müslümandı deniyor. Bu ayete rağmen "İbrahim Müslümanların İlki" demek efsane aptalca bir harakettir. İnsanın bu ayeti okuya bilmemesi için 1-ci sınıf öğrencisi ve ya kör olması gerekir.

Geriye kalan Muhammed ve Musa.

Cevabı:

Her peygamber yaşadığında (Allah dostu ve 2-ci bir peygamber haricinde) bir Müslüman (onların devrinde kendileri hariç) bulunmazdı.

Yanisi, kendileri, kavimleri arasında, inananların ilkiydiler. Kendi yaşadığı devirlerde inananların ilkiydiler.

Hz.Muhammed ben teslim olanların ilkiyim diyor.

E zaten o zamanlar Hz.Muhammed hariç başka inanan vardı?


Hiç şüphesiz, akılsız bile anlar ki, kastedilen Müslümanların Müslüman dini mensuplarının ilkiyim demek ister.

Hz.Musa da kendi devrine göre inananların ilkidir. Hz.İbrahimde öyledir..

--

18.El ayak kesme, sopayla dövme gibi akıl almaz ceza yöntemleri öneriyor.

İlgili en meşhur 2 ayet:

﴾33﴿

Allah’a ve peygamberine karşı savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası ancak ya öldürülmeleri veya asılmaları yahut el ve ayaklarının çapraz olarak kesilmesi ya da bulundukları yerden sürgün edilmeleridir. Bu, onların dünyada uğradıkları aşağılayıcı cezadır. Âhirette ise onlar için büyük bir azap vardır.
﴾34﴿
Ancak onları yenip ele geçirmenizden önce tövbe edenler müstesna! Biliniz ki Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.


O zamanlarda bir grup peygamberin yanına geldi bizi iyileştir sana iman ederiz dedi. Peygamber iyileştirdi. Ve bu adamlar çoban, koyun öldürdüler, koyun çaldılar. Bozgunculuk yaptılar, yol kestiler, masum öldürdüler, masumların parasını çaldılar, peygamber ve Allahı düşman bellediler, Onlara karşı savaştılar.

Türlü türlü günah işlediler. Bu yüzden bu ayetler onlar için indirildi. Ayrıca, Allahın merhametine bakki onlar sana ulaşmadan tövbe etseler öldürme demiş.

Yani, gelde Allahın merhametini inkar et!!!! Peki neden adam gibi idam edin demiyorlar?

Şimdi, Yahudi ve Hristiyan aynı cehenneme gide bilir mi? Hayır, ikisininde azabı farklı olur. Şimdi bir suç işleyeni idam edersin. Bunlar suçta çığır açmışlar. Normal bir suç işleyen, hatta masum bile günümüzde idam ediliyorsa!!!! Bunlar tabi böyle öldürülecek!!


Sen yeniden Allahın merhametine bakki, isterseniz öldürmeyin sürgün edin diyor..


--

19.Kelle kesmeyi emrediyor.

İlgili ayetimiz:

Kâfirlerle savaşa girdiğinizde hemen öldürücü darbeyi vurun, nihayet onları çökertince esirleri sağlam bağlayın (kaçmamaları için tedbir alın). Sonra ya karşılıksız bırakırsınız yahut bedel alarak; ta ki savaş ağır yüklerini indirsin (sona ersin). İşte böyle; Allah dileseydi onları bizzat cezalandırırdı, fakat sizleri birbirinizle denemek istiyor. Allah, yolunda öldürülenlerin amellerini asla boşa çıkarmayacaktır.


--

Derken, burda kelle kesmek var mı? Yoksa biz mi göremiyoruz? Burda "kelle" geçiyor mu? Öldürücü darbeyi diyorsanız, zaten savaş esnasında diyor. Savaş diyoruz adı üstünde, askeri Allah yolunda savaş. Nasıl bu gün askerlerimiz teröristlere karşı savaşıyorsa, o dönemlerde de
Müslüman kafire karşı savaşıyordu olay bu.

--


20.Nerede bulursanız öldürün diyor.

İlgili ayetimiz:


﴾191﴿
Onları yakaladığınız yerde öldürün; sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Harâm civarında onlar sizinle savaşmadıkça siz de orada onlarla savaşmayın. Şayet sizinle savaşmaya kalkışırlarsa o zaman onları öldürün. İşte kâfirlerin cezası böyledir!
﴾192﴿
Eğer onlar vazgeçerlerse, artık Allah bağışlayıcıdır, merhametlidir.

Ateist sahtekarlar, bu ayetin 192-cisini vermiyor. Elalemi dinden soğutmak için sadece 191 ayetini veriyorlar. Sonra Bizler körü körüne İnanmış oluyoruz tövbe tövbe.

Bari 190 ayetini verseydiniz. Bu surenin 190-cı ayeti şöyledir:

Al işte Allahın merhameti:

Size karşı savaş açanlara Allah yolunda siz de savaşın, ancak aşırı gitmeyin; doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.


Ayetin tamamını bile yazmamış Ateistler. Zaten 190-192 ayetlerini okuduğumuzda açıklamaya gerek yok..

Aptal kişi bile anlarki, savaş kastediliyor.

--


21.Sadece Muhammede özel kadınlar listesi var. Müminlere 4 kadın, Muhammede sınır yok.

İlgili ayetimiz:

Ey peygamber! Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verip de elinin sahip olduğu kadınları, seninle birlikte hicret eden amca kızlarını, hala kızlarını, dayı kızlarını, teyze kızlarını, kendini peygambere mehirsiz olarak bağışlar da peygamber de onunla evlenmek isterse böyle bir mümin kadını -ki sonuncusu diğer müminlere değil, zatına mahsustur - sana helâl kıldık. Müminlere eşleri ve sahip oldukları kadınları hakkında hangi kuralları geçerli kıldığımızı biliyoruz. Sana mahsus olanı güçlük çekmeyesin diye meşrû kıldık. Allah çok bağışlayıcı, pek esirgeyicidir.

--

Bu ayetin indiriliş sebebi, ayette sayılan akrabalarla evlenirseniz, -yüksek ihtimalle- çocuğunuz hasta doğmaz demekti.


Şu ayeti, fesatlaştıranların, beyni var mı? Yok mu? Orası düşünülmelidir.

"Hz.Muhammede sınır yok oh keyfim" ( :D ) diyen bir kitleye de, şu ayet CEVAP OLSUN:

Bundan sonra sana kadınlar helâl olmaz; mülkiyetin altında bulunanlar dışında kadınlarını, güzellikleri hoşuna gitse bile başka eşlerle değiştirmen de helâl olmaz. Allah her şeyi görüp gözetmektedir.

--


22.Kadının cariye olmasına onay veriyor.

İlgili ayetimiz:

Evlenme imkânı bulamayanlar, Allah lutfundan ihtiyaçlarını giderinceye kadar iffetlerini korusunlar. Bedelini ödeyerek hür olmak isteyen köle ve câriyelerinizin -kendilerinde hayır görürseniz- tekliflerini kabul edin. Allah’ın size verdiği maldan da onlara verin. Namuslu yaşamak isterlerse, dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için câriyelerinizi fuhuş yapmaya zorlamayın. Kim onları zorlarsa bilinsin ki Allah, onların zorlanmaları sebebiyle bağışlayıcıdır, esirgeyicidir.



Ateistlerin sorduğu 8 zor sorunun cevapları

Şu linke girin ve orda 1-ci soruya bakın. Detaylıca okuyup nedenini anlaya bilirsiniz.

Yeniden diyoruz, Hz.Muhammedden önce de Kölelik ve Cariyelik vardı. Onlara haklar verildi.


Onlar olmasalar, ülkenin nasıl ekonomi vs. açıdan krize gireceğini Hz.Muhammed çok iyi biliyordu. Sizler 500-lü 600-lü yıllarda yaşadınız mı ki şöyle soruları soruyorsunuz?

Cariye ve köleliğin en çok olduğu yerlerden birisinde, kafirlerin çok olduğu bir yerde, Peygamber çıkacak "köleliği kaldırın" diyecek herkes kaldıracak mı? Bumu yani?


Hz.Muhammed kölelik ve cariyeliğin adım adım yavaş yavaş ortadan kalkmasını planlamıştı. Ama olmadı. Hz.Muhammed bizim gibi insan. Hz.Muhammedin bir savaşı yolunda gitmeye bilir, istemediği birşey ola bilir. Planı bozula bilir. Sonuçta oda insan Allah -binlerce kez haşa- değil ki?

Bu yüzden (belki kölelik ve cariyelik kalkmaz diye) onlara hak verildi. Ayrıca, Hz.Muhammed köleliği kaldırmayı başarsa bile, o öldükten sonra yeniden köleliğin çıkacağı kesindi. Öyle de oldu..

--


23.Ayetlerin bazılarında anlatım bozuklukları var. Haram davranışları sayarken "anne babaya iyilik edin" gibi pozitif cümleler var. ???

Bunu söyleyen Ateist tek bir ayet bile koymamış. Anne babaya iyilik edin diye bir ayete bakalım:

Rabbin kesin olarak şunları emretti: Ancak kendisine ibâdet edin, anne ve babaya iyilik edin. Onlardan biri veyâ her ikisi senin yanında yaşlanırsa, sakın onlara "öf" bile deme ve onları azarlama. İkisine de tatlı ve güzel söz söyle.

Bu ayetide aptal olmayan insan evladı okursa, çarptırma olmadığını görecektir.

Allah sadece, Kendisine ibadet edilmesini buyuruyor. Sonraysa anne ve babayada iyi davranılmasını buyuruyor.
 
Üst Alt