Zonguldak - Ereğli - Cehennemağzı Mağara

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,121
CEHENNEMAĞZI MAĞARALARI ve HERKÜL HEYKELİ

Karadeniz Ereğli, sadece tarihi M.Ö. 2500 yıllarına uzanan çok eski bir kent değildir; Ereğli, aynı zamanda, Anadolu uygarlıklarının, binlerce yıla yayılan bir kesişme noktasındadır da. O kadar ki, Yunan mitolojisinin en çarpıcı olaylarının yaşandığı kentler arasında Ereğli'de vardır.
Hemeros, ünlü eseri İlayada'da, Ereğli'yi de içine alan Zonguldak kıyılarının ünlü Troya (Truva) savaşlarına (M.Ö. 1200) katılan gönüllü Anadolu askerlerine de yurt olduğunu anlatır.

HERKÜL EFSANESİ
Mitolojide Herkül`ün, cehennem köpeği Kerberus'u kaçırmak için mitolojik görüşte yer altı Tanrısı Hades'in yönettiği, hiçbir ölümlünün geri dönemeyeceği 'Ölüler Ülkesi'nin yer aldığı Cehennemağzı Mağarası'na indiğine inanılıyor. Herkül`ün, Ölüler Ülkesi'nin bekçisi üç başlı ve yılan kuyruklu köpek Kerberus`u, Hermes ve Athena'nın yardımıyla Cehennemağzı Mağarası'ndan yeraltındaki Ölüler Ülkesi'ne inerek kaçırdığı belirtiliyor.

Yunan mitolojisinin en çarpıcı öykülerinden olan Herkül'ün (Herakles) Cehennemin kapısını bekleyen üç başlı canavar köpek Kerberos'u yakalaması öyküsü de Ereğli'de geçmektedir.
Yunan mitolojisine göre, Cehennemağzı Ereğli'dedir. Bu mitolojik açıklamadan binlerce yıl sonra, 1829'da yanan taşların ya da maden kömürünün Ereğli'de bulunması cehennem çağrışımı açısından ilginçtir!..
Ereğli, adını Herkül'den almıştır.

Heracles'in ölüler ülkesi'ne indiği zaman karşısına çıkan Kerberos ise ölüler ülkesi'nin bekçisidir. Yaşayanların içeri girmesini engeller, ölü ruhların da dışarı çıkmasına izin vermez. Herkül, Kerberos'u yeryüzüne çıkardığında salyasının toprağa düştüğü yerlerde zehirli bir bitki olan Akonit (haşhaş) yetişmeye başladığı söylenir. Kimileri bu otu Kaplanboğan olarak isimlendirir. Ancak Olimpos tanrıları Athena ve Hermeias, Hades'ten çaldıkları görünmezlik maskını Herakles'e vererek ölüler ülkesi'ne görünmeden girmesini sağlarlar. (Acheron vadisinde yapılan kaçak kazılar sonucunda insan yüzüne oturan mermer bir mask bulunduğu anlatılır. Bu maskın 1980'li yıllara kadar Karadeniz Ereğli'de yaşlı bir vatandaşın evinde bulunduğu anlatılır.)
Olimpos tanrıları dünyayı bölüştüğünde Homeros, İlyada'da şu satırlara yer verir.
Posedion konuşur; "Dünya üçe bölündü, üçümüz de aldık payımızı, kura çekildi, köpüklü deniz düştü bana.. Sisli karanlıklar ülkesi düştü Hades'in payına.."

Hades, ölüler ülkesi'nin tanrısıdır. İsmi görünmez anlamına gelir. Hades, ülkesinden hiçbir zaman dışarı çıkmaz ve diğer tanrılar gibi eğlencelere katılmaz. Yalnız yılda bir sağlığını kontrol ettirmek için Olimpos dağına Paian tanrıya gider... Argonautlar seferine katılan yarı tanrı Heracles, Acheron'a geldiğinde; Theseus'u kurtarmak için ölüler ülkesi'ne girer ve arkadaşını kurtararak Kerberosu da yeryüzüne çıkarır. Homeros'tan yaklaşık yüz yıl sonra dünyaya gelen (Mö.8.yy) antikçağın ilk şairi Hesiodos ise Kerberos'u; "Ekidna azgın bir canavar daha doğurmuş, Adı dile alınmaz Kerberos'u Hades'in o tunç sesli, elli başlı O aman vermez yırtıcı köpeğini" diye anlatır.

Mitolojik kaynaklara göre Karadeniz Ereğli, Delf Hatifi (Şükran İfadesi) kehaneti ve emriyle kurulur. Altın Post'u aramak için Karadeniz'e gelen Argonatlar'ın Karadeniz Ereğli'ye uğramaları kentin ününü ortaya çıkaran ilk etkendir.
Karadeniz Ereğli'deki Cehennemağzı Mağaraları, Hades'in ülkesine (ölüler ülkesi) giriş yollarından biri olup, Apollon, Heracleia, Orhheus ve Serapis inanışlarının içinde değerlendirilmiş ve yüzyıllar sonra Hıristiyanların ilk gizli ibadet bölgelerinden biri olmuştur.

Antikçağın kehanetgah merkezlerinden biri olan mağaralar, Heracles'in Kerberos ile mücadelesine de ev sahipliği yapmıştır. Dor kavimlerinin ulusal kahramanı yarı tanrı Heracles, Kerberos'u etkisiz hale getirince şehrin adı başarısından dolayı Heracleia Pontika olarak anılmaya başlar. Heracles'e adanmış kentlerin ortak adı olan Heracleia kavramı; Attike, Sikla, Syros, Kaş ve Agiron gibi birçok Anadolu kentinde, Heracles adına kutlanan bayramların da ortak adı olmuş ve Heracleia inanışının oluşmasını sağlamıştır.

. M.S. 100 yıllarında Hristiyanlık, Anadolu'daki ilk örgütlenmelerine Heracleia Pontika ve Heracleia Pontike tarafından kurulan Amastris ve Tielum kentlerinde başlar. Romalılar, Hristiyanlara karşı hoşgörü ile yaklaşmayıp kendi düzenledikleri resmi ayinlere katılmayan Hristiyanları yakalayarak öldürdüler ve eziyetler yaptılar.Bu nedenle Hristiyanlar ibadetlerini gözlerden uzak mağaralarda inlerde yapmaya başladılar. Bu aynı zamanda Hz. Meryem'in Hz. İsa'yı bir mağarada dünyaya getirmesi ile de bağlantılıdır. Dolayısıyla Hristiyanlar mağara kiliseleri kurmaya önem vermişlerdir.

Roma İmparatoru Trainaus döneminde (M.S. 98 - 117) Bitinya valisi olarak görev yapan Plinius, imparatora yazdığı mektuplarda Karadeniz Ereğli'deki Hristiyanlık hareketlerinden bahseder ve bölge hakkında bilgiler verir. Yuhanna İncili'ne göre Hz. İsa'nın 12 Havarisinden biri olan ve ilk havari olarak kabul edilen Aziz Andreaos, Heracleia'da misyonerlik yapmaya başlar. Hıristiyanlığın gelişimi ile birlikte Heracleia, Bizans İmparatorluğu döneminde yapılan dinsel toplantılarda metropolis ve metropolit olarak temsil edilmiştir. Ve bugün bulunan mağaralardan sadece bir tanesi Kilise Mağara olarak tanınmakta ve katakomp olduğu bilinmektedir.

Mağaranın içerisinde kilise motifleri, taban mozaikleri, mezar taşları, erken hristiyanlık dönemine ait sütun ve başlıklar halen durmaktadır.

T.C KÜLTÜR ve TURİZM BAKANLIĞI
 

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,121
Daha önceden Ereğli Sahil Bandında bulunan Herkül Heykeli kendisiyle özdeşleşmiş olan Cehennemağzı Mağaraları girişine taşınmıştır.

Cehennemağzı Mağaraları 3 Adet olarak gözümüzün önüne gelmektedir.

Bunlar:
*Kilise Mağarası
*Cehennem Ağzı(Koca Yusuf)Mağarası
*Ayazma Mağarası



Kilise Mağarası:

Doğal bir mağara olup, Kısmen kayaların yontulmasıyla düzleştirilmiş Roma ve Bizans dönemlerinde(M.Ö. 30 – M.S. 1453) İbadet yapmak için kilise olarak kullanılmıştır.
Tabanda geometrik ve bitkisel desenli, mozaik bulunmakta. Zaman içinde tahrip olan mozaik günümüzde kısmen korunmaktadır. Mağaranın sağ tarafında Lahit Koymak için bir Riş yapılmış. Kaynaklara göre burada Aziz Nikolasın Lahitinin olması gerekmektedir.
Ancak günümüzde sadece yeri mevcuttur. Mağara içerisinde Roma ve Bizans Dönemine ait Taş eserler ve Duvarlarda Mum yakmak için bir Nişler mevcuttur. Mağaranın dışında Bizans Döneminde yapılmış Kesme Taş ve Tuğladan ibaret bir Duvar bulunmaktadır.

Cehennemağzı (Koca Yusuf) Mağarası:



(Mağara Bölgesi)


(Giriş Kapısı)


(Mağara içinden)


Mitolojiye göre M.Ö.1200'lerde efsanevi Argonot seferi sırasında buraya gelen Heracles(Latincesi Hercules) kral Eurystheus'un kendisine verdiği 12 adet görevden en zor olanını bu mağarada gerçekleştirmiştir.
Heracles mağaraya girerek tanrı Hades'in(Cehennem Tanrısı) ülkesine gitmiş ve kralın isteği üzerine Tanrı Hades'in cehennemi bekleyen 3 başlı köpeği Kerberos'u yeryüzüne çıkarmıştır.Mitolojiye göre civarda bulunan akonit bitkisi(haşhaş) kerberos'un yeryüzüne çıktığında mağara önünde havlaması neticesinde ağzından çıkan köpüklerle oluşmuştur.

Heracles kral Eurystheus'un kendisine verdiği bu görevi burada gerçekleştirdiği ve Kdz Ereğlinin o dönemdeki yerel halkı olan Mariandynler'i zorba yöneticiler olan Tiranların elinden kurtardığı için Mariandynler burada Heracles'e bir şükran ifadesi olarak Heracles adını vermiştir.
Daha sonraki dönemlerde burayı Heracles anısına konan diğer şehir isimlerinden ayırmak için buraya Heracleia Pontika(Karadeniz Ereğlisi) adı verilmiştir.

Dar bir geçitten mağaraya inilmekte içeride derin bir su kütlesi-tavanda evrimini tamamlamış sarkıtlar bulunmaktadır.Mağara içerisinde ilerledikçe sağ tarafta muhtemelen ani baskınlarda kaçmak için yapılmış bir geçit mevcuttur.Sol taraf köşede ise zamanında var olan bir duvar freskinin izleri görülmektedir.
Buraya aynı zamanda Heracles ve Kocayusuf Mağaralarıda denmektedir.

Ayazma Mağarası:








Geniş bir girişi olan Ayazma(Kutsal Su) Mağarası iki salondan oluşmaktadır. Salonlardan birini kaplayan göl kutsal olma özelliğinin yanında geçmişte sarnıç olarak kullanılmış ve yörenin su ihtiyacını karşılamıştır. Girişin sol tarafında bulunan alanda ise günümüzde özellikle Festivallerde Klasik Müzik dinletisi düzenlenmektedir.

Ayazma Cave

Having a great entrance,Ayazma Cave concludes of two saloons.The lake covering one of the saloons known to be holy and used as cistern before.The left area of the entrance is used for classical music performance.

Bilgi: Müze Tanıtım Katoloğu

Büyük ve Doğal bir mağara olup, Tavanı Çapa ve El baltası ile düzeltilmiş olmalıdır. Mağaranın batısında büyük bir Gölet bulunmaktadır.
Roma ve Bizans Döneminde kullanılan mağaranın suyu kutsal sayıldığından Ayazma adını almıştır. Muhtemelen dinsel Törenlerin yapılması için kullanılmıştır.
 
Üst Alt