Zikr:

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,152
Zikr:
Anmak; gafleti gidermek için her işte Allahü teâlâyı hatırlamak Yâd etmek

Allah
ü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki:
İyi biliniz ki, kalbler, Allahü teâlânın zikri ile itmînâna, râhata kavuşur (Ra'd sûresi: 30)
(Kullarım!) Siz beni (tâat ile beğendiğim işleri yapmak sûretiyle) zikr ederseniz, ben de sizi (rahmet, mağfiret, ihsân ve tövbe kapılarını açmak sûretiyle) anarım (Bekara sûresi: 152)
Derecesi en yüksek olanlar, Allah'ı zikr edenlerdir (Hadîs-i şerîf-Beyhekî)
Allah'ı sevmenin alâmeti, O'nu zikr etmeği sevmektir (Hadîs-i şerîf-Beyhekî)
Cennettekiler en çok dünyâda Allahü teâlâyı zikr etmeden geçirdikleri zamanlar için üzülürler (Hadîs-i şerîf-Dürret-ül-Fâhire)
Zikr, yalnız, Kelime-i tevhîdi söylemek ve tekrar tekrar "Allah" demek değildir
Her ne şekilde olursa olsun, kendini gafletten kurtarmak zikr olur.

Buna göre, dînin emirlerini yapmak, yasaklarından sakınmak hep zikrdir
Dînin emrettiği şekilde alış- veriş yapmak zikrdir.
Dîne uygun olarak yapılan her iş zikrdir.

Çünkü bunları yaparken, bu emir ve yasakların sâhibi hep hatırlanmakta ve gaflete yer verilmemektedir
Ancak Allahü teâlânın ism-i şerîfleri ve sıfatları ile yapılan zikr çabuk te'sirini gösterir ve Allahü teâlânın sevgisini hâsıl eder.

Bu sebeble tasavvuf büyükleri, Kelime-i tevhîd ile zikrin pek kıymetli olduğunu bildirmişlerdir
Hadîs-i şerîfte; "Bir şeyi çok anan, onu çok sever" buyruldu
Dolayısıyle seven sevdiğini çok anar Allahü teâlâyı çok anan, O'nu sever; Allahü teâlâyı sevince kalbe îmân yerleşip siner, böylece emir ve yasaklara uymak kolaylaşır Allahü teâlâyı ve Resûlünü tam sevmedikçe, emirlerine uymak çok güç olur. (İmâm-ı Rabbânî)
Her vakit Allahü teâlâyı zikr etmek lâzımdır Kalbde başka hiçbir şeye yer vermemelidir
Yerken, içerken, uyurken, gelirken, giderken hep zikr yapmalıdır (İmâm-ı Rabbânî)
Zikr bir kazma gibidir ki, onunla gönülden yabancı duygu dikenleri temizlenir (Ubeydullah-ı Ahrâr)
Her an dilleriyle Allahü teâlâyı zikr edip, O'nu bir an unutmayanlardan her biri, güler bir hâlde Cennet'e gireceklerdir (Cübeyr bin Nufeyr)
Vaktini Allahü teâlâyı zikirle geçiren kimse, belâ ve sıkıntılara düşmez (Ebû Abdullah Rodbârî) Zikr et zikr bedende iken cânın, Kalb temizliği zikr iledir Rahmânın(İmâm-ı Rabbânî)



Zikr-i Cehrî:
Allahü teâlâyı yüksek sesle anma.
********
Zikr-i Hafî:

Allahü teâlâyı gizli (sessiz) olarak ve kalb ile hatırlama.

Zikr-i hafî, zikr-i cehrîden yetmiş kat üstündür
(Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Seyfiyye)

Zikr-i hafî, zikr-i cehrîden daha efdâldir, üstündür. (İmâm-ı Rabbânî)
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt