Tokat (Cüneyd Suavi)

ömr-ü diyar

Uzman Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
3,351
Tecrübeli öğretmen, dersini bitirip sınıftan ayrılırken, öğrencilerden birinin diğerine çelme takıp düşürdüğünü gördü. Düşen çocuk en sevdiği öğrencisiydi ve canı yandığı için ağlıyordu.
Öğretmen onu yerden kaldırdıktan sonra, üstünü başını silip eve gönderdi. Ve öbür çocuğu kolundan yakalayarak, tamamen boşalan sınıfa soktu. Kendisi yirmi yıldır, aynı köy okulunda hizmet vermiş, o köyden bir kız almış; büyük şehirlere gitme şansı olduğu halde köyü terk etmemişti. Bu yüzden öğrenciler, onun öz evlâtları sayılırdı. Kendi çocukları gibi, onların da haylazlığına dayanamaz, bir hata gördüğü zaman sabredemezdi. Çelme takan çocuğa söylendikten sonra, suratına sert bir tokat patlattı. Ufaklığın vücudu, bu tokadın şiddetinden yaprak gibi savrulmuş, yeni çıkan dişlerinden fışkıran kanlar, öğretmenin üstüne sıçramıştı.
Yaptıklarından sonra, öğretmen pişmanlık duymaya başlamıştı. Çünkü çocuk henüz birinci sınıftaydı. Üstelik de çok çelimsiz bir hâli vardı. Ama her şeye rağmen, bu tür haylazlara fazla yüz verilmezdi.
Öğretmen tam sınıftan ayrılırken, öğrencisi elini cebine daldırdı. Bu işte mutlaka bir terslik olmalıydı. En yakın arkadaşını düşüren bir yaramaz, kendisine bir çakıyla saldırabilir, hatta daha da ileri gidebilirdi. Ona karşı korunmaya hazırlanırken, küçük çocuk cebinden bir mendil çıkartıp:
— Ceketiniz kanlandı öğretmenim, dedi. Sileyim isterseniz.
 
Üst Alt