Sevdayı Muhammedi (13)

makes

Başarılı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
111
[FONT=Times New Roman, serif]Sevdayı Muhammedî [/FONT]
[FONT=Times New Roman, serif] (sallallahü aleyhi ve sellem) [/FONT]
[FONT=Times New Roman, serif]-devamı-[/FONT]


[FONT=Times New Roman, serif]Bendeki Kabe ve Efendimizi Ravzasında ziyaret etme özleminin had safaya çıktığı o yılın Hacc zamanını sabırsızlıkla bekliyor ve gidebilmemin bana nasip olması için de Rabbime hep dua ediyordum. Nihayet tüm hazırlıklarımı yapıp gidebilmiştim. Gerek Beytullahta gerekse Mescid-i Nebevi de çok duygusal anlar yaşandı. Öyleki, Hacc ibadetini yapıp ziyaretler bittikten sonra geri dönmek bana çok zor geliyordu. Fakat ağlaya ağlaya ayrılmak zorunda kaldım. Sanki öz yurdumdan koparılmış gibiydim. Aslında dönüşüm Almanyaya idi fakat bu Hacc yolculuğunu organize eden kardeşler güzel bir teklifte bulundular. Türkiyeye sıla-i rahim yapmak istersem hemen uçuş proğramında bir değişiklik yapıp İstanbul havaalanında inebileceğimi ve almanyaya hangi tarihte dönmek istersem ona göre ayarlayabileceklerini söylediler. Bu benim için çifte bayram olacağı için hemen kabül ettim (Allah azze ve celle kendilerinden razı olsun). Anne ve Babamı da Hacc dönüşünde görecektim. Kutsal topraklardan çok buruk ayrılmam akabinde Anne ve Babamı ziyaretim, bu üzüntümü hiç olmassa birazcık hafifletmişti. Babamlarda kaldığım gece teheccüdte iken sabah namazına yakın biraz dalmışım. Yani biraz uyuklamışım. Hafif bir sarsıntıyla kendime gelmem sağlandı. Birden semayı seyreder halde buldum kendimi. Gördüklerim karşısında şaşkına dönmüştüm. Bembeyaz elbiseler giyili parlak ve nurani yüzlü insanlar yeryüzünden gök yüzüne yükseliyorlardı. Ve herbirinin ellerinde birer kağıt vardı. Hayretler içerisinde kaldığım bir başka şey ise babam da onların arasındaydı. Ben hayretler içerisinde hem de gıptayla onları seyrederken ''acaba bunlar kimler ve nereye doğru yükseliyorlar, hem de ellerinde birer kağıtla'' diye kendi kendime soruyordum. Bana ''onlar sadık ve salih kimselerdir ve her seherde berzaha yükselirler'' dendi. ''O salih ve sadık kimselerin ellerindeki kağıtlar nedir acaba'' diye tekrar sordum. ''Onlar her seherde Rabblerine günlük iltica dilekçelerini sunarlar'' dendi. Bir müddet onları seyrettikten sonra dünya haline geri dönmüş oldum.[/FONT]
[FONT=Times New Roman, serif]Bu durumu yaşadıktan sonra Rabbime hamd ile: '' Çok şükür ailemizden birisi tüm ailemiz için Allah (azze ve celle)'a arzu hal dilekçesi ile münacaatta bulunuyor'' dedim. [/FONT]
[FONT=Times New Roman, serif]Sabah olduktan sonra babama kısa ve öz bir ricada bulundum, acaba hangi ibadetle bu makama erişti diye ama o sadece bana tebessüm etti...[/FONT]


[FONT=Times New Roman, serif]Rabbim senin şânın çok yücedir.[/FONT]
[FONT=Times New Roman, serif]...........................................................................................................
Selamün aleyküm
Allah celle celalühu'ın Rahmeti, Bereketi ve Selamı üzerinize olsun kardeşlerim.
Peygamberimiz sallallahü aleyhi vesellem Efendimize salavat okumak için her hafta pazartesi günleri akşam 20:00 -8- de salavat okumalarında aynı saatte buluşuyoruz.
Dünyanın neresinde olursanız olun sizleri de bizlerle aynı gün ve aynı saatte salavat okumaya davet ediyoruz.
[/FONT]
 

beydeba

Başarılı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
288
emeğine sağlık kardeşim
 

hacı anne

Süper Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
1,046
Allah Razı Olsun Krd

devamını merakla bekliyoruz inş..
 

Gönül sızım

Özel Kardeşimiz
Yönetici
Süper Mod
Moderatör
Mesajlar
19,440
"O"nun Islam icin verdigi "essiz" mücadeleyi gördükce, kendim ister istemez "haya" ediyorum...

Allah'in "en sevdigi biri" yasadigi bir dönemde de en cok iskencelere maruz kaliyor... Halbu ki "O" istese, dünyada esi ve benzeri olmayan yerlerde konaklar, duasiyla, temennileriyle ve istegiyle de her seye vakif olan birisi olurdu...

Ama ne mümkün...

"O" fiil ve eyleme yönelik mücadelesinde karar kilmis...

Öyle bir an gelecekti ki, Müsrikler, Peygamberimiz namazda oldugu bir sirada, secde mahallinde, deve terslerini (iskembe) Peygamberimiz'in mübarek basina koyacaklar ve "O"nunla alay edecekler ve müslümanlar gördükleri halde "O"na sahip cikamayacaklardir... Ve o hal o kadar uzun devam edecek ki "O"nda o duruma vakif olanlar "O"nu öldü sanacaklar...

Daha sonra deve tersleri alindiginda secde mahallinde kalkacaktir...

Yani, "Allah'in en sevdigi mübarek bir insan, mübarek bir Peygamber"in bu durumunu düsündükce ben "O"ndan ne isteyim ki...

"O beni anlar..." diyeyim... "O" kelam etsin...
kgüll..,
 
Üst Alt