Sevâd-ı a'zam: - sev'eteyn: - sevk-i tabiî: - sevm-i nazar: - sevm-i şira':

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,152
Sevâd-ı a'zam: - sev'eteyn: - sevk-i tabiî: - sevm-i nazar: - sevm-i şira':

SEVÂD-I A'ZAM:
Müslümanların çoğunluğu
Ümmetim dalâlet (sapıklık) üzere birleşmez Bunun için, ayrılık gördüğünüz zaman sevâd-ı a'zama tâbi olunuz (Hadîs-i şerîf-İbn-i Mâce)
Allahü teâlâ bu ümmeti aslâ dalâlet (sapıklık) üzerine birleştirmez Allahü teâlânın ihsânı, yardımı cemâatledir Sevâd-ı a'zama tâbi olunuz Çünkü topluluktan ayrılan ateşe düşer (Hadîs-i şerîf-Hâkim)
Dört mezhebden ayrılmak, Sevâd-ı a'zamdan ayrılmaktır (Şah Veliyyullah Dehlevî)
Fıkıh âlimleri doğru yoldadırlar Muhammed aleyhisselâmın sünnetine yapışan ve Hulefâ-i râşidînin yâni dört halîfenin yoluna sarılan bunlardır Sevâd-ı a'zam, fıkıh âlimlerinin yolundadır Bunların yolundan ayrılanlar Cehennem ateşinde yanacaklardır (Seyyid Ahmed Tahtâvî)

SEV'ETEYN:
Kadın ve erkeğin galiz yâni kaba avret mahalli, ön ve arka uzuvları; iki abdest bozma uzvu (Bkz Avret)
Mübâşeret-i fâhişe yâni çıplak olarak sev'eteyni sürtünmek erkeğin de kadının da abdestini bozar (Halebî)
Konuşmaya başlamamış olan küçük çocukların avret mahalli yalnız sev'eteynidir (Abdurrahmân Cezîrî)
Başkasının sev'eteynine bakmak haramdır (Halebî)
Sev'eteyn dört hak mezhebde de kaba avrettir Yâni namazda ve namaz dışında başkalarına göstermek haramdır Bunları örtmek sözbirliği ile farzdır Örtmeye, ehemmiyet vermeyen îmânsız olur (İbn-i Âbidîn)

SEVK-İ TABİÎ:
İstek dışı hareket İç güdü Canlıların hayâtiyetini ve nesillerini devâm ettirmek için, Hak teâlâ tarafından kendilerine verilen kuvvet
Aklı olan kimse, sevk-i tabiîleri, İslâmiyet'in emrettiği, izin verdiği gibi kullanır ve günah olmaz Aklı dinlemeyenler ise, nefse uyarak mubahlardan (izin verilenlerden) dışarı taşar ve günaha girer Çünkü sevk-i tabiîleri mübahların dışına çıkmaya zorlar, mübahlardan başka şeyler de ister Hayvanlarda kalb, rûh, nefs olmadığından, sevk-i tabiî ile hareket ederler Meselâ acıkınca, doyuncaya kadar bulduklarını yerler İnsanlar ise, kalb ile hareket eder Kalb nefse uyarsa, bulduğu ile doymaz Haram olan şeyleri arar Doyduktan sonra da yer (İmâm-ı Rabbânî)

SEVM-İ NAZAR:
Bir malı görmek yâhut göstermek üzere sâhibinin izniyle almak
Sevm-i nazar yoluyla alınan mal, fiyatı belli olsun veya olmasın kabz eden (alan) kimsenin elinde emânet bulunduğundan, bu mal istemeyerek telef ve zâyi (yok) olsa, bunu alan kimsenin tazmin etmesi (ödemesi) lâzım gelmez (Ali Haydar Efendi)
+ + +
Bâyi'in (satıcının) ve müşterinin, mebî'e (mala) fiyat koymaları, bir fiyatta anlaşmaları
Sevm-i şira' yoluyla uyuşup malı götür, beğenirsen al deyip müşteri de beğenirsem alırım diyerek alıp götürürken mebi' (mal) telef ve zâyi olsa (zarar görse veya yok olsa) müşteri kıymetini veya mislini öder (Dâmâd)



SEYF-İ NEBEVÎ:

Peygamber efendimizin kılıcı
Seyf-i Nebevînin iki tânesi Topkapı Sarayında bulunmaktadır Yer yer altın, birisi de kıymetli taşlarla süslüdür (Osmanlı Târihi Ansiklopedisi)
 
Üst Alt