Sen bizden vazgeçmeyensin...

YaRaLiyiM

Başarılı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
162
BİZ, bizi yaşattığını unutsak, bunca nimetlerine arka dönsek de, Sen yine bizden vazgeçmeyensin.

Gündüzleri güneşlerle, geceleri pırıl pırıl yıldızlarla aydınlatansın.

Baharı binbir nimet yüklü vagon yapıp, mevsim be mevsim gönderensin.

Bizden istediğin ne ki, sadece bir şükür, bir hamd ve bir teşekkür

Onca sayısız ikramına karşı. Bunu da unuturuz yapmayız. Ya çoğu defa gafletle ya da ucuz tarifeden saydığımızdan gönderdiklerini.
Belki de şükre layık görmeyiz. Gerçekten de öyle midir? Hayır ve asla. En küçük nimetin dahi, bir an olsun yokluğunu düşünün bir bakalım? Meselâ bir anlık hava nimeti ya da bir bardak su, ne kadar değerlidir. Gönderdiklerine ve Sana muhtacız.

Bizler ki, sevgine açız. Herşeyi bilip gönderen Sensin. Sen asla vazgeçmeyensin, nimetlerini üzerimizden hiç eksiltmeyensin. Bu nasıl bir şefkattir anlamak zor. Belki bir nebzecik olsun şu örnekle:

Bir gün Hz. Peygamber (s.a.v.) bir kadının çocuğunu alıp, şefkatle bağrına bastığını görünce, sahabelere şöyle der: Bu kadının şu çocuğuna olan sevgisinden Allahın size olan şefkati, merhameti ve sevgisi çok daha fazladır. Biz Seni anne babamızdan daha şefkatli bilmedikçe; bu dünya gurbetinde rahat yok bize, huzur yok yüzümüze.

Kalbimiz bomboş, sevginden yana fakiriz.

Görünürde her şeye sahibiz. Ama paramparçayız.

Gönül tahtını yabancılar istilâ etmiş. Nefsin elinde oyuncak olduk.

Hâlimiz Sana malûm perişanız.

Sen yine de hiç vazgeçmeyensin, kulların Senden vazgeçse de nimetlerini hiç eksiltmeyensin. Sen aziz olan Allahsın, Rahman sın. Burada şükrünü ifâ edenlere, kabirde ve ahirette de nimetlerini vereceğini müjdeleyensin. Rahim sin.

______________________________
 
Üst Alt