sabah ve yatsı

Turab

Teknik Ekip
Yönetici
Admin
Mesajlar
6,609
Ebu Hureyre (RA) şöyle demiştir. Peygamber (SAV) şöyle buyurdu:
Münafıklar üzerine sabah ile yatsı namazlarından daha ağır hiçbir namaz yoktur. Halbuki bu iki namazda olan şeyleri bilseler emekleye emekleye de olsa, onlara muhakkak gelirlerdi. Yemin olsun içimden öyle geçtik ki; müezzine emredeyim namazı ikame etsin, sonra bir kimseye emredeyim, o da insanlara imamlık etsin, sonra ateşli fitilleri alayım, ezanı işitmeyi müteakip namaza çıkmayanların evlerini başlarına yakayım. (Buhar-i Kitabu'l Ezan)


Ebu Hureyre (RA) tahdis etti ki, Peygamber (SAV) şöyle buyurmuştur:
Yedi sınıf insan vardır ki; Allah kendi gölgesinden başka hiçbir gölge bulunmayan kıyamet gününde, bunları kendi arşının gölgesinde gölgelendirir.
- Adil imam (yani devlet başkanı)
- Allah 'a ibadet ederek temiz bir hayat içinde serpilip büyüyen genç.
- Gönlü mescidlere sevgiyle bağlanmış olan namazlı kimse, -Allah için sevgi ve bu saygı ile birleşip, bu sevgi ile ayrılan iki kişi.
- İçtimai mevki sahibi ve güzelliği olan bir kadir! tarafından çağrılıp da kadınlığını kendisine arz ettiğinde; Ben Allah'tan korkarım cevabıyla karşılık veren er kişi.
- Sağ elinin verdiği sadakayı sol eli duymayacak derecede gizli sadaka veren kişi.
- İnsanlardan tenha (boş) olarak Allah'ı anıp gözleri yaş döken takvalı kişidir.
(Buhar-i Kitabü’z-Zekat)


Ebu Katade (RA) den: Resul-i Ekrem (SAV) şöyle buyurmuştur: “Bir kimse Allahu Teala’nın kendisini kıyamet gününün sıkıntılarından kurtarmasını isterse, borcunu veremeyen kimseye mühlet versin veyahut borcunu bağışlasın” buyurmuştur.

Ebu Hureyre (RA) den: Resulullah (SAV) şöyle buyurmuştur:
Bir kulun kıyamet gününde hesabı ilk evvel sorulacak ameli namazdır. Eğer namazı dürüst çıkarsa, felah bulmuş ve kazanmıştır. Eğer namazı düzgün çıkmazsa kaybetmiştir. Farz namazları eksik çıktığında Aziz ve Celil olan Allah: “Bakınız, kulumun nafile namazı var mıdır? der.
Namazın eksikleri nafile namazlarla tamamlanır. Diğer amelleri de bu farzda muhasebe edilir.” buyurmuştur. (Rıyazü’s-Salihin – Tirmizi)
 
Üst Alt