Peygamberimizin Hanımları - Hazret-i Hatice-yi Kübra (r.a)

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,150




Müminlerin Annesi...
Dört hatunun faziletleri bütün dünya hatunlarının faziletlerinden üstündür.
Meryem Bint-i İmran, Firavun'un karısı Asiye, Hatice bint-i Huveyled ve Fatma bint-i Muhammed"
Hz. Hatice, iki cihan serveri, Peygamber Efendimizin, temiz, iffetli, yüce ahlak sahibi hanımlarından ilki, müminlerin annesi.
Kureyş kavminden, babası Huveylid, annesi Fatıma. Baba ve anne tarafından soyu Peygamber efendimizin soyu ile birleşmekte.

Hz.Hatice ilk önce Varaka ibn-i Nevfel'e nişanlanmış ancak nikah yapılmamıştır. İkinci kez künyesi Ebu Hale ve ismi İbn-i Nebbaş olan bir zat ile nikahlanır. Ebu Hale'nin vefatından sonra Atik ibn-i Abid ile evlenir. Atik'in de vefatından sonra amca oğlu Sayfi ibn-i Umeyye ile evlenir. O'nunda ölümü üzerine dul kalır. Hz.Hatice, ticaretle uğraşan zengin, haysiyetli, şerefli bir kadındı. Ücretle tuttuğu adamlarla Şam'a ticaret kervanı düzenlerdi. bunlar O'nun işlerini idare eder ve ticaretini yürütürlerdi .Hak teala Hz.Hatice'ye bol dünya malı vermişti. Fakat ardı arkasına geçirdiği sıkıntılı ve üzüntülü hadiseler onju dünyaya karşı soğutmuştu.
O zamanlar Zati saadetleri s.a.v.'in pak ve temiz ahlakı, namus ve haysiyeti dillere destan olmuş, bunun için de "EMİN" lakabı ile anıla gelmekkteydi. Hz.Hatice bütün bunları hesaba katarak, büyük bir istekle, kendilerini, ticaret işlerini idare etmek hususunda vazifelendirmek için haber salar, "Benim mallarımı Şam'a götürmek ve benim ticari işlerime bakmak istersen, kendi kölem Meysere'yi senin yanına katarım ve Şam'a gidersiniz. Ne kazanırsanız, başkalrına verdiğim haktan size daha fazlasını veririm" der.

Zatı saadetleri kabul eder, ticaret mallarını yükletip Basra tarafına doğru yola çıkar. Az bir müddet içinde mallarını iyi bir fiyatla satar. Mekke'ye dönüp hesap görüldüğünbde her defasınınkinin iki misli kazanç elde edildiğ i görülür. Hz.Hatice memnun olur o da konuşmuş olduğunun iki misli ni verir.

Zatı Saadetleriyle Evlenmesi
Hz.Hatice, etraflıca bir araştırma daha yapar. Kendilerinde evlenme arzusu başgösterir. Nefise isminde cariyesi ile haber gönderip, isteğini iletir, alınan cevap üzerine haberi amcası Amr İbn-i Esed'e ulaştırır.
Babası Ficar savaşında ölmüş bulunan Hz.Hatice'nin velisi bu amcasıydı ve onun işlerinide o görürdü. Hazret-i Resul-i Ekrem s.a.v. amcası Ebu Talib ve Amr İbni-i Esed her iki ailenin ileri gelenlerindendi. Aileler o zamnın örf ve adetleri gereğince Hz.Hatice'nin evinde toplanır. Nikahı Ebu Talib kıyar. Mehir olarak 500 altın mehir tesbit edilir. Hz.Hatice o sıralar 40, Resulullah 25 yaşlarındaydı.
İslamiyet
Allah Resulüne ilk vahiy nazil olduğu zaman, korkarlar, gelip durumu Hz.Haticeye anlatırlar. Hz.Hatice:

"Sen doğru konuşursun, sılayı rahmi gözeten kimsesin, emanete dikkat edersin, misafirperversin, halkın sıkıntılı ve üzüntülü zamanlarında yardıma koşarsın, Hak Teala seni yalnız bırakmayacaktır."
Hz.Hatice (r.a), amcası Veraka İbn-i Nevfel'e gider, meseleyi anlatır. Devrin meşhur Hristiyan alimlerinden olan Veraka anlatılanları dinledikten sonra şöyle der.

"İşte bu Musa'ya görünen hususdur ki, şimdi de bunda zuhur etmiştir. Keşki benim kudretim ve imkanım olsa da O kavminin arasında ortaya çıktığı zaman kendisinin yardımına yetişebilsem. Keşki imkan olsa da sizin kavminiz onu yerinden ettikleri zaman kendisine yardım edebilsem."
Veraka bu sözleri söyledikten kısa bir zaman süre sonra vefat eder. Resulullah'ın uzun bir müddet yardımcısı Hz.Hatice (r.a) olur. Derdini yalnız o dinler. Birlikte gizli gizli ibadet ederler. Bütün imkanını ona sunar, eline koluna kuvvet olur.

Sevgisi
Böyle bir bağlılıkla kocasına yönelen kadın elbetki onun rızasını alıp, ona itaat eder, onun rahat etmesini, huzura kavuşmasını düşünür. Bu bir yana Hz.Hatice (r.a.) öyle bir kadındı ki, dirayeti, zekası ve aklı ile kocasına karşı yönelen her türlü fenalığın önüne geçmesini bilmiş, kocasına muhalif bulunan müşriklere hadlerini bildirip, onların şerrinden korumayı başarmıştı.
Vefatlarından sonra bile Resulullah daima onu övgüyle anardı. Bu konuda Hz.ayşe (r.a) şöyle der:

"Hz.Haticeye ne kadar gıpta ederim. Başka hiç bir kadına gıpta etmem. Bir gün Resulullah'ın yanında Hz.Hatice'den bahis geçmişti. Bu benim damarıma dokundu. Döndüm dedim ki, o yaşlı bir kadındı. Şimdi Hak Teala sana daha iyisini ve daha güzelini vermiştir. Resulullah bu sözü duyunca kederlendihatta kızdı. Kızgınlıktan tüylerinin diken diken olduğunu hissettim. Şöyle buyurdular:

'Yemin ederim ki böyle değil. ben ondan daha iyi bir kadına kavuşmadım. o iman getirmiş bir hatun idi. Onun iman getirdiğ i zaman halk bütün bütün kafir idi. O beni kabul etti, beni teşvik etti, kendi malı ve serveti ile bana yardım etti. Diğer karılarımdan çocuğum olmadığı halde Hak Teala bana ondan evlat verdi."
Evet, Peygamberimiz Hz.Hatice haytta iken O'nun üstüne başka bir hanım almamıştı.

Ahlak ve Adetleri
Evlatlarına karşı çok şefkatli idi. Ev işlerini de hakkiyle bilen bir hatundu. Peygamberimize karşı büyük hürmeti ve sevgisi vardı. Hem peygamberliğinden önce hem sonrasında Resulullah ne buyurursa itiraz etmeden kabul eylerlerdi.

Faziletleri ve Menkibeleri
Hz.Ebu Hureyr (r.a) rivayet eder, Allah Resulu buyurdu:

"Dört hatunun faziletleri bütün dünya hatunlarınınfaziletlerinden üstündür. Meryem Bint-i İmran, Firavun'un karısı Asiye, Hatice bint-i Huveyled ve Fatma bint-i Muhammed"
Bir ara Hz.Hatice Resulullah'ı aramak için dışarıya çıkmıştı. o sıra bütün Araplar Zatı saadetlerine düşman idiler. Cebrail (a.s), kendine bir adam kiyafetinde görünür. Acaba bu adam düşmanmıdır, değilmidir diye Peygamberimizi ona sormaktan çekinir. Eve döndüğünde, Resulullah dönmüştür, olayı anlatır. Zatı saaadetleri buyururlar:

"Senin gördüğün ve beni sormak istediğin o zatın kim olduğunu biliyormusun? O Cebrail Aleyhisselam idi. Bana dönüp onun selamını sana bildirmemi söyledi ki, cennette senin için incilerden yapılmış bir bina hazırlanmıştır. Tabii orada böyle üzüntülü, sıkıntılı ve zahmetli külfetli şeyler bulunmayacakır."
Bir ara Cebrail (a.s) Peygamberimizin huzuruna gelip:

"Hak Teala Haticeye selam eder. Sen bunu Hatice'ye ulaştırasın" Resulullah ulaştırır.

Hz.Hatice:

"İnnallahe hüve's-selam. Hak Teala selamın ta kendisidir. Cebraile de Selam olsun. Sana da Selam olsun Ya Resulallah"
Bu vaka Hz.Haticenin dini ferasetine delalet eder. Burada cevabında "Ve Aleyhisselam" (O'na da selam olsun dememiştir.)
Sahabiler ilk başta namazda teşehhüd okudukları zaman Et-Tahiyyatü Lillah demezler ve "es-selamü Al'llah" derlerdi. Peygamber efendimiz böyle söylenmesini men ettiler ve buyurdularki; "Allah Teala'nın esasen "Selam" ismidir. Bunun yerine "Ettahiyyatü lillah" deyiniz"
Bir ara Resul-i Ekrem (s.a.v) hasta olan kızı Hz.Fatime (r.a)'ı ziyaret eder. Buyurur:

- Kızım nasılsın?" Hz.Fatime arz eder:

- İyi değilim, hastayım, işin fena tarafı şu ki, evde yiyecek hiçbir şey de yok. Peygamberimiz buyurur:

- Kızım sen istemezmisin ki, dünyanın bütün kadınlarının hanımı olasın? Hz.Fatime arz eder:

- Babacığım, Meryem bint-i İmran ne idi? Peygamberimiz buyurur:

- O kendi devrinin kadınlarının hanımı idi, sen de kendi devrinin kadınlarının hanımısın. Hatice de son devrin kadınlarının en iyisi ve hanımıydı.

Evlatları
Hazret-i Hatice birbiri ardına üç kere evlenmek zorunda kalmış. Resul-i Ekrem dördüncü beyleri olmuştu. Bu evliliklerinden aşağıdaki çocukları doğmuştu:

1. Ebu Hale'den Hind isiml oğlan çocuğu.

2. Atik'den yine Hind isimli kız çocuğu

3. Sayfi'den Muhammed isimli oğlan çocuğu.
Hz.Hatice'nin iki çocuğunun ismininde Hind olmasına binaen künyeside Ümm-i Hind olmuştur.
Resul-i Ekrem (s.a.v)'den de Kasım ve Abdullah isimli iki oğulları olmuştur. Lakapları Tahir ve Tayyib idi ikiside İslam devrinde dünyaya gelmişlerdi. Dört kızının ismleride; Zeyneb, Rukayye, Umm-i Kulsum ve Fatime (r.a) dır. Kızların hepside İslamiyetten önce doğmuşlardır. Erkek evladı Kasım emekleme devrinden kurtulmuş yürürken vefat etti. Abdullah ise daha küçük vefat etti.

Vefatı
Hz.Hatice Resulullah (s.a.v) ile nikahlandıktan sonra 24 sene bir arada yaşadı. Nübuvvetin sekizinci senesi, Hicretten üç sen önce, Ramazan ayının başında vefat etti. O zaman daha namaz farz olmamıştı. Kendisine Cenaze namazı kılınmamıştır. Çünkü bu hüküm nazil olmamıştır. Haccun mezarlığına defn edildi Dünyada göremedik. Allah (C.C.) Cennetde görmek nasip etsin. Bizi ona misafir etsin. Resulullah misafiri severdi O'da Resulullah'ın sevdiğini severdi Şefaaatinden bizide nasiplendirsin.



1) Kadın Sahabiler, Mevlana Niyaz, Tercüme: Prof Ali Genceli, Toker Yayınları
2) Şamil İslam Ansiklopedisi
3) İslam Tarihi - Mekke Devri, M.Asım Köksal
4) Sahih-i Buhari
 

realist

Kurallara Uymadı
Üyemiz
Mesajlar
5
Selamlar.
Hz.Hatice Peygamberimizle evlendiğinde 40 yaşındaydı, paygamberimizde 25 yaşındaydı.Peygamberimize peygamberlik evlendikten 15 yıl sonra 40 yaşında verildi. Hz.haticeden doğan iki çocuğun en erken 55 yaşından sonra doğduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.Günümüz tıbbı bile bu türden bir doğumun ancak çok özel şart ve ortamlarda gerçekleştirebilirken, Hz. Hatice validemizin doğal şartlarda hemde iki kez doğurması naçizane ben tarafından pek kabul görmemektedir. Bu durumda siyer ve İslam tarihi kaynaklarına daha eleştirel bakmak zorunluluğu duymaktayım.
Bilmiyorum sizler bu konuda ne düşünürsünüz.55 yaşını geçkin bir kadının iki çocuk doğurması 6.yüzyıl Arabistanında mümkün mü?
 

Gönül sızım

Özel Kardeşimiz
Yönetici
Süper Mod
Moderatör
Mesajlar
19,438
Selamlar realistik kardesim..
Zeynep, Rukiye, Ümmü Gülsüm ve Fâtıma isimlerindeki kızları Hz. Hatice'dendir bunu ilmi kaynaklardan biliyoruz..ama sordugunuz sorunun cevabini arastirip eklemeye calisacagim..
siyer ve İslam tarihi kaynaklarına daha eleştirel bakmak zorunluluğu hissederken lutfen bilgileri nerden ve kimden aldiginiza da dikkat edin..
Cocuklarinin peygamberlik verildikten sonra dogdugunu nerden biliyorsunuz..?

Rukiye peygamberimizin ikinci kızıydı. Rukiye babasının Peygamberliğinden önce, Ebulehebin oğlu,Utbe ile evlenmişti. Peygamberimiz, halkı İslama dâvete başlayınca Ebuleheb, oğluna Peygamberimizin kızından ayrılmasını söyledi Utbe de babası Ebuleheb’in sözü üzerine Rukiye’den ayrıldı. Utbe’den ayrıldıktan sonra Rukiye, Hz. Osman ile evlendi.
hz Ali ilk musliman olan cocuk demek ki hz Fatima da o yillarda cocuk olmasi gerekli diye dusunuyorum. ama herseyin en iyisini Allah bilir...
 

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,150
Selamlar.
Hz.Hatice Peygamberimizle evlendiğinde 40 yaşındaydı, paygamberimizde 25 yaşındaydı.Peygamberimize peygamberlik evlendikten 15 yıl sonra 40 yaşında verildi. Hz.haticeden doğan iki çocuğun en erken 55 yaşından sonra doğduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.Günümüz tıbbı bile bu türden bir doğumun ancak çok özel şart ve ortamlarda gerçekleştirebilirken, Hz. Hatice validemizin doğal şartlarda hemde iki kez doğurması naçizane ben tarafından pek kabul görmemektedir. Bu durumda siyer ve İslam tarihi kaynaklarına daha eleştirel bakmak zorunluluğu duymaktayım.
Bilmiyorum sizler bu konuda ne düşünürsünüz.55 yaşını geçkin bir kadının iki çocuk doğurması 6.yüzyıl Arabistanında mümkün mü?
Bu ne alaka şimdi, sizin bahsettiğiniz kim kardeşim,
ALLAH(c.c) isterse değil 55 yaşında 155 yaşında bile olsa sevdiği kulunu çocuk sahibi yapar,ki eleştirdiğin kişiler sevgili peygamberimiz ve Hz.Hatice annemiz.hmmnn
Allah seni afetsin kardeşim şahsınız tarafından kabül görmeyecek ve eleştirecek başka bişeymi bulamadınhy..
 

realist

Kurallara Uymadı
Üyemiz
Mesajlar
5
Bu ne alaka şimdi, sizin bahsettiğiniz kim kardeşim,
ALLAH(c.c) isterse değil 55 yaşında 155 yaşında bile olsa sevdiği kulunu çocuk sahibi yapar,ki eleştirdiğin kişiler sevgili peygamberimiz ve Hz.Hatice annemiz.hmmnn
Allah seni afetsin kardeşim şahsınız tarafından kabül görmeyecek ve eleştirecek başka bişeymi bulamadınhy..
Selamlar.
Neden alınganlık gösterildiğini anlayamadım.Ben sadece bana mantıklı gelen konuda fikrimi söyledim.Eğer sorduğum soru mantıksızsa amenna bir şey diyemeyeceğim.Ancak kaynakları taradığınızda Hazreti Fatıma'nın vahyin ilk yıllarında doğduğu söylenir.Bu durumda Peygamber 40 yaşındayken Hz.Fatıma doğdu demektir.O halde Hazreti hatice, Hz.fatıma'yı doğurduğunda 55 yaşındaydı.Bu aklın izah edebileceği bir şey değil.
Diğer yanda peygamber efendimizin bir çok eşi vardı.Hadis kaynaklarına göre bunlarla gün içinde münasebeti olmaktaydı.Ama bunların hiç birinden çocuğu olmaması başka bir tuhaflık değil mi?
Sadece cariyesi Maria'dan bir çocuğu olmuş.Ama diğer eşlerinden hiç birinden çocuğu olmamış.Oysa Eşlerinin hepside genç yaşında,çocuk sahibi olabilecek fiziki yapıda insanlar.Bu kadar genç zevcesi varken hiç birinden çocuk sahibi olmaması bana tuhaf geliyor dostlar.Bilmem siz ne dersiniz?
 

Gönül sızım

Özel Kardeşimiz
Yönetici
Süper Mod
Moderatör
Mesajlar
19,438
Alinganlik degil..Ne Kafaniz karışsın ,nede kafa karıştırmayın..
en iyisi gidin bunlari bir Bilgin ,Alime sorun..ama bu konularda Takilacaginiza Asr-i saadette gelin...
siz bunlari realistik mantiginiz ile anlama babinda degil iseniz ne yapsin islamiforumlar.net ailesi...
 

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,150
Selamlar.
Neden alınganlık gösterildiğini anlayamadım.Ben sadece bana mantıklı gelen konuda fikrimi söyledim.Eğer sorduğum soru mantıksızsa amenna bir şey diyemeyeceğim.Ancak kaynakları taradığınızda Hazreti Fatıma'nın vahyin ilk yıllarında doğduğu söylenir.Bu durumda Peygamber 40 yaşındayken Hz.Fatıma doğdu demektir.O halde Hazreti hatice, Hz.fatıma'yı doğurduğunda 55 yaşındaydı.Bu aklın izah edebileceği bir şey değil.
Diğer yanda peygamber efendimizin bir çok eşi vardı.Hadis kaynaklarına göre bunlarla gün içinde münasebeti olmaktaydı.Ama bunların hiç birinden çocuğu olmaması başka bir tuhaflık değil mi?
Sadece cariyesi Maria'dan bir çocuğu olmuş.Ama diğer eşlerinden hiç birinden çocuğu olmamış.Oysa Eşlerinin hepside genç yaşında,çocuk sahibi olabilecek fiziki yapıda insanlar.Bu kadar genç zevcesi varken hiç birinden çocuk sahibi olmaması bana tuhaf geliyor dostlar.Bilmem siz ne dersiniz?
Zaten anlayamazsın.

Bu sorduğun soruları nerede okuduysan orada cavabıda vardır
bunları nerede okuduysan getir burada paylaş ki neyin ne olduğunu bizde bilelim demiyorum çünkü bu sorduğun soruları nerede okuduysan Bu saçma sapan yazıları paylaşan kişiler ALLAH'(c.c.) isterse 100 yaşındaki kadının hamile kalıp çocuk sahibi olabileceğini bilmeyen, ALLAH'(c.c)ın gücünden haberi olmayan cahil kişilerdir,
Ve unutma eğer bu kafayla gidersen yaradan isterse sen bile hamile kalıp çocuk sahibi olabilirsin...

***
Hakikatten ben kendimi cahil sanıyordum ama böyle beyinsiz leri görünce demekki ben cahil değilmişimçook kommiik
 
Üst Alt