Peygamberimiz Hz. Muhammad (s.a.v.)

Mekkavi

Başarılı Kardeşimiz
Üyemiz
Bismillahirrahmanirrahim

Esselâmu aleykum

Konu : Peygamberimiz Hz. Muhammad (s.a.v.)

“Meryem oğlu İsa dedi ki; Ey İsrail oğulları ben size Allah’ın elçisiyim. Benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed adında bir peygamberinde müjdecisiyim” (Saf sûresi 6.âyet)

Yukarıdaki Ayeti kerimede; Hz. İsa a.s. Peygamber Efendimiz s.a.v. in dünyaya geleceğini yaklaşık 550 yıl önce müjdelemiştir.

Peki Ayeti kerime neden Muhammed değil de Ahmed olarak buyurmuştur? çünkü bu ismlerin manası övgülerin tamamına erişmiş anlamını taşır örnek verecek olursak ; Ahmed - Muhammed – Mahmud - Memduh - Hamid - Hamiyd- Hamdi - Mihmad - Hammad ve hamdan gibi isimler de aynı türevden gelmektedir. Arapça da Mustafa ise arıtılmış (filtre edilmiş) tertemiz anlamına gelir.

İşte Hz. Muhammed s.a.v. rabiul evvel ayının 12. pazartesi gecesi 571 yılında Mekke’de doğdu İslâm dininin tebliği için Allah (c.c.) tarafından dünyaya gönderildi.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed s.a.v.’in hadisi şeriflerini inkar edip; ben yalnız Kuranı Kerime inanırım diyen bilgi yoksunu insanlar da vardır. Madem kura’na inanıyor işte bu Ayetlerde Kuranı Kerim buyruklarındandır ;

“Allah’a ve Resûle itaat eden altından nehirler akan cennete girecek sonsuza kadar orada kalacaklar. İşte bu büyük başarıdır.” ( Nisâ sûresi13.âyet )

“Resûle itaat eden Allah’a itaat etmiş gibidir.” (Nisâ sûresi 80.âyet)

“Allah’ı ve peygamberlerini inkar edenler ve Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırıp bir kısmına imân ederizama bir kısmına inanmayız diyenler. İşte bunlar gerçek kafirlerdir. Biz bunlar için alçaltıcı bir azap hazırladık.”(Nisâ sûresi 150-151. âyetler)

“(Resûlüm) de ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah ta sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.” (Ali imran sûresi 31. âyet)

“ Deki Allah ve Resûle itaat edin. eğer yüz çevirirlerse bilinsin ki Allah kâfirleri sevmez.” (Âli İmrân sûresi 32.âyet)

“Sonra (Ey Muhammed) seni din konusunda apaçık bir şeriat (düzen) sahibi kıldık sen ona uy bilmeyenlerin isteklerine uyma.” (Câsiye sûresi 18.âyet)

“Peygamber size ne verdiyse onu alın size ne yasakladıysa ondan da sakının. Allah’tan korkun çünkü Allah’ın azabı çetindir.” (Haşr sûresi 7. âyet)

“İşte o elçi arşın sahibi Allah’ın katında güçlü ve itibarlıdır.” (Tekvir sûresi 19. ve 20.âyetler)

Ayrıca Allahü Teâlâ Peygamber efendimiz s.a.v. in gelmiş ve geçmiş bütün günahlarını da bağışlamıştır.

“Allah böylece senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlar sana olan nimetini tamamlar seni doğru yola eriştirir.” (Fetih sûresi 2. âyet)

“Ve sen elbette yüce bir ahlâka sahipsin.” (Kalem sûresi 4. âyet)

Bütün bu âyeti kerimeler bize; Peygamber Efendimiz Muhammed s.a.v.’in İslam dini ve kanunlarında ne kadar söz sahibi olduğunu açıkça ifade etmektedir. Ayrıca bu konu ile ilgili daha bir çok âyet vardır.

Biz Önce yüce Allah’a sonra hazreti Muhammed sallahu aleyhi vesellem’e uyarız. O bizim önderimizdir bize nasıl öğretti ise biz onu yapar ve ona uyarız. Nasıl namaz kıldıysa bizde öyle kılarız. Nasıl oruç tuttu ise bizde öyle tutarız. Nasıl zekat verdiyse bizde öyle veririz. Nasıl Hac yaptıysa bizde öyle yaparız. Hanımları mübarek annelerimiz başlarını nasıl örttü ise bizde öyle örteri. Biz şu mübarek ayeti kerimeleri her yatsı namazından sonra okuruz ve uygularız.

“Peygamber Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti müminler de (iman ettiler). Her biri Allah a meleklerine kitaplarına peygamberlerine iman ettiler. "Allah'ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız. İşittik itaat ettik. Ey Rabbimiz affına sığındık! Dönüş sanadır" dediler.” (Bakara sûresi 285.286. âyetler)

Yukarıdaki âyeti kerimeler bizlere gerçekleri hangi yoldan izlememiz gerektiğini göstermektedir.

Cenabı Allah müminleri Kuran’ı Kerimden ve peygamberimiz s.a.v.’in yolundan ayırmasın. Hepimize Dünyanın ve ahiretin güzelliklerini nasip etsin. Hepimizi Peygamberimiz s.a.v.’e Cennette komşu eylesin.

Sevgiler ve saygılar… Hoşçakalın… Mekkavi...
 
Üst Alt