Onlarla tanışma bahtiyarlığına erenler

Bende

Katılımcı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
31
Bu tertemiz atmosferde, ne gelip o pırıl pırıl havayı delen bir şerare, ne yırtık bir ses ne de münasebetsiz bir gürültü duyulur.

Ara-sıra bütün bütün o iklime yabancı bir ses ve soluk bu havayı yırtsa da o insanlar ve onların büyülü atmosferi âdeta bir sihirle yenileniyor gibi hemen değişir ve yeniden kendini meşk etmeye durur.

Gönül dilleriyle ifade ettikleri o kutsi hitabelerle, meleklerin gökten dökülen ilhamları gibi ulaşabildikleri bütün ruhları mest ederler.

Onlarla tanışma bahtiyarlığına erenler 'duydum, dinledim, okudum, öğrendim ve inandım' yerine 'gördüm, hissettim, büyülendim ve bende oldum' derler.

Onların hâl ve gönül derinliklerine bağlı bu fâikiyetleri sayesindedir ki dilleri bilinsin-bilinmesin, ne demek istediklerini herkes rahatlıkla anlar ve onlara büyülenir.

Halkla içli-dışlı olmaları bir yana, çekilip bir köşede iç murakabelerini yaşadıklarında dahi hâlleri ve görüntüleriyle gönüllere korlar saçar ve ruhlarda bir sûr sesi gibi duyulurlar.

Her zaman Hak'la irtibat içindeki bu dupduru insanların susması, bilemediğimiz bir sırla kalbî ve rûhî suskunluğa maruz kalmış kimseleri harekete geçirme adına âdeta bir komut gibidir.

Onlar, gönüllerindeki saklı hazineleri tavır ve davranışlarıyla ortaya dökünce, bir dilin susmasına bedel o anda pek çok dil birden çözülür, önyargısız müsait gönüller dinlemeye durur ve her yanda müthiş bir heyecan köpürmeye başlar.

Onların bu kutsi çığlıkları, ruhları coşturan öylesine derin bir mûsıkîdir ki, o atmosferi yaşayan herkesi önüne katar, istediği yöne sürükler, onlara hiç kimseden duyamayacakları nağmeler duyurur ve adı konmamış sürprizler yaşatır.
 

ferit

Çalışkan Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
371
Rabbim bu kutsi çığlıkları, susturmasın inşAllah
 

Turab

Teknik Ekip
Yönetici
Admin
Mesajlar
6,646
"Allah'dan geldik, Allah'a gidiyoruz...

Allah'dan başka kimsede kuvvet ve kudret yoktur.

Muhammed Aleyhi's-salâtü ve's-selâm'ın yürüyüşünden daha iyi bir yürüyüş, yolundan daha doğru bir yol görmedik." diyen, mü'minler kafilesi, her biri bir rahmet âbidesi, Rabbânî alim Sultâ-nü'l-Ulemâ ailesi... Bu aileden, bu âleme doğan, aşk ve rahmet; ilim ve irfan güneşi Sultânü'l - Âşıkîn Hazret-i Mevlânâ...

İlmini, irfanını, benliğini, bütün varlığını Hazret-i Muhammed Sallallâhu aleyhi ve sellem'de yok ederek, meş'alesini, O'nun nurundan yakıp uyandıran Hazret-i Mevlânâ...
Rahmeten li'l-âlemîn olan sevgili peygamberimizin feyziyle ve aşkıyle kemâle eren, rahmet mâdeni Hazret-i Mevlânâ'yı yâd ederken, O'nun güzel ve ince ruhunu şad etmek niyetiyle, O'nun şu iki mısraını edeben nakledelim;

"Men bende-i Kur'ânem eğer cân-dârem

Men hâk-i reh-i Muhammed-i Muhtârem..."
 
Üst Alt