Namazın önemi nedir?

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,152
Namazın önemi nedir?
İman, bir insanın dünyada mazhar olabileceği en büyük nimettir Hayatı, gayesine uygun yaşamanın en birinci ve olmazsa olmaz vesilesidir

İmanın salih amellerle münasebeti her zaman üzerinde konuşulan ve tartışılan bir mevzu olmuştur Kur'an-ı Kerim'de hemen her yerde "iman edenler" ile "salih ameller işleyenler"in yan yana zikredilmesi iman ile salih amellerin neredeyse ayrılmaz bir bütün teşkil ettiğini gösteriyor

Salih amel deyince insanın gerek şahsi gerekse toplumsal hayatında hayır adına yaptığı bütün işleri anlamak mümkün Salih amel kavramının içini en yoğun olarak dolduran olgu ise ibadetler Bu ibadetlerin içinde en değerlisi ve "direkt" konumunda olan namazdır Kur'an ve hadis-i şeriflerde ibadetlerden bahsedilen hemen her yerde namaza ayrı bir vurgu yapıldığı görülür

Bediüzzaman Hazretleri'nin "Hayatta en büyük hakikat imandır, imandan sonra namaz gelir" sözü namazın hayatımızdaki yerini ne güzel hatırlatıyor.
Bu sebeple dini yalnızca bir vicdanî kabulden ibaret görmek ve ibadet ü tâatı devreden çıkarmak, var oluşun gayesini anlayamamak demek Elbette vicdani kabul imanın ilk şartıdır Ancak o kabulün tezahürü, insan hayatında kendini gösteren salih amellerdir O salih amellerin merkezinde namaz vardır Namaz bütün ibadetlerin özü ve dinin direğidir

Namaz, mü'minin günde en az beş defa içine girip temizlendiği sonsuzluğa doğru akıp giden bir tevbe ırmağı ve arınma kurnasıdır Kur'an savaş meydanında mücadelenin kızıştığı en tehlikeli anlarda bile namazın terkine müsaade etmemiştir Namaz, hakkı mutlaka verilmesi gereken çok önemli bir vazifedir Bir Müslüman için emin bir sığınak, mühim bir kurbet vesilesi ve en kısa bir vuslat yoludur

Namazın bu hususiyetlerinden dolayıdır ki, Asr-ı Saadet'ten günümüze kadar Hak dostları onu hayatlarının merkezine koymuşlardır Onlar, beş vakit namazla yetinmeyerek her gün yüzlerce rek'at nafile kılmayı âdet haline getirmişlerdir

Kulların en güzeli Peygamber Efen-dimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) namaza göstermiş olduğu alâka, O'nun izini takip edenlerin gönüllerinde de "ibadetlerin özü"ne karşı derin bir iştiyak uyarmıştır Allah Resûlü bir hadislerinde "Namaz benim gerçek göz aydınlığımdır" buyurmuş ve başkalarının bir kısım şeylere arzu duymasının çok ötesinde bir istekle namaza karşı arzu duyduğunu her haliyle ortaya koymuştur

Nebiler Serveri'nin mübarek ayakları şişinceye kadar kıyamda durduğunu, bazen bir rek'atta birkaç cüz'ü birden okuduğunu, haşyetle dolu yüreğinden el değirmeninin ya da kaynayan tencerenin sesi gibi hıçkırıklı ağlama sesleri duyulduğunu ve secde ederken Hak karşısındaki saygısından dolayı kıvrım kıvrım kıvrandığını bize başta annelerimiz olmak üzere pek çok sahabî efendimiz anlatıyor

Tabii Resûl-i Ekrem'in (aleyhi ekmelü't-tehâyâ) namaz ibâdeti üzerinde bu derece hassâsiyetle durması Ashâb-ı Kirâm'ın da birer namaz âşığı haline gelmelerine vesile olmuştur

Huzûr-ı ilâhîde bulunmanın manasını idrak etmiş ve Kur'an'ın tadını almış bir sahabînin şu hali onların namaza karşı iştiyaklarını göstermesi açısından ne kadar müthiştir: Peygamber Efendimiz, Zâtü'r-Rik'â gazvesinde Ammâr bin Yâsir ile Abbâd bin Bişr'i bir konak mahallinde gece nöbeti için vazifelendirmişti Hazreti Ammâr'ın istirahati tercih ettiği bir sırada Abbâd bin Bişr kalkıp namaza durmuştu O sırada bir müşrik bu iki sahabiyi fark etmiş ve hemen üzerlerine ok yağdırmaya başlamıştı Oklardan iki-üç tanesi Hazreti Abbâd'ın vücûduna isâbet ettiği halde, o, namazını bozmamış, ancak rükû ve secdesini yaptıktan sonra arkadaşını uyandırmıştı Hazreti Ammâr, sıçrayıp kalkarken bir taraftan kaçan müşriğin ardından bakakalmış, diğer yandan da merakla ve heyecanla Abbâd bin Bişr'in vücudundan akan kanı ve isabet eden okları göstererek kendisini neden uyandırmadığını sormuştu Hazreti Abbâd ise, ancak bir namaz âşığının söyleyebileceği şu cevabı vermişti: "Bir sûre (Kehf) okuyordum, (ayât-ü beyyinât o kadar tatlı idi ki) onu bitirmeden namazı bozmak istemedim Fakat, oklar peşpeşe atılınca namazı tamamlayıp seni uyandırdım Allâh'a yemin ederim ki, Peygamber Efendimiz'in (sallallâhu aleyhi ve sellem) korunmasını emrettiği bu gediği kaybetme endişesi olmasaydı, sûreyi yarıda bırakarak namazı kesmektense ölmeyi tercih ederdim"
 
Üst Alt