Karahindiba - Dandelion

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Katılım
22 Şubat 2011
Mesajlar
9,111
Tepkime puanı
81
karahindiba1.jpg
kara_hindiba5.jpg


Karahindiba (Taraxacum officinale), Arslandişi, Radika, Gelingöbeği ve Keklikotu, adlarıyla da tanınır. Nisan ve Mayısta tüm tarla kıyılarında, çayırlarda ve çimenlerde çiçeklenir. Her yıl bu çiçek halısını büyük bir zevkle izleriz. Bu tür, sarı çiçekli, çok yıllık, süt taşıyan küçük bitkilerdir. Yapraklar rozet halinde tabanda toplanmış olup, kenarları derin loblu ve dişlidir. Rozet yaprakları bazı kentlerimizde ilkbaharda sebze olarak satılmaktadır. Bitki çok ıslak yerleri sevmez. Nisan-Mayıs döneminde köküyle birlikte sökülür ve topraktan arındırılır. Gölge ve havadar bir yerde iyice kuruduktan sonra, ince kıyılır ve hava almayan kaplarda saklanır. Sadece yaprak, sap veya kökleri kullanılacak ise; yapraklar çiçeklenmeden önce, kökler ilkbaharda veya sonbaharda, çiçek sapları ise çiçeklenme sırasında toplanır. Karahindiba, vitaminler (A, B Complex, C ve D), triterpenler, carotin, flavon ve mineraller (demir, çinko ve bol miktarda potasyum), uçucu yağ, fructose, inulin ve cholin içerir.

Kullanım Biçimleri:

Çay Hazırlamak: Yaprak ve Saplar:tatlı kaşığı dolusu kurutulmuş ve ince kıyılmış bitki, bir su bardağı sıcak su ile 5-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3 defa aç karına veya öğün aralarında tatlandırılmadan içilir.

Kökler: 1-2 tatlı kaşığı ince kıyılmış dolusu kök, bir bardak soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine kadar ısıtılır, birkaç dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-4 bardak çay tatlandırılmadan aç karına içilir.

Bitki Salatası: Bitki ayıklanıp yıkandıktan sonra, bir süre sirkeli suda bekletilir. Bütün veya doğranmış yapraklar, üstüne limon ve zeytinyağı eklenerek yenir. Tadı hafif acımsıdır, fakat rahatsız edici değildir. Her ilkbaharda bitkinin tümü taze toplanarak ve haşlanmış patates ve yumurta ile karıştırılarak güzel bir salata da hazırlanabilir.

Çiçek Sapları: Çiçekleriyle birlikte yıkanan karahindiba sapları, çiçeklerinden ayrılarak, günde 5-10 tane taze olarak yenebilir.
 

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Katılım
22 Şubat 2011
Mesajlar
9,111
Tepkime puanı
81
Kara Hindiba (Taraxacum officinale) , Arslandişi ve Radika adlarıyla da tanınır .
karahindiba2ak.jpg
Çimenliklerde rahatsız edici bir ot olarak görülen bitki , acı çeken insanlık için çok güçlü bir şifa kaynağıdır . Nisan ve Mayısta tüm tarla kıyılarında , çayırlarda ve çimenlerde çiçeklenir . Her yıl bu çiçek halısını büyük bir zevkle izleriz . Bu tür , sarı çiçekli , çok yıllık , süt taşıyan küçük bitkilerdir . Yapraklar rozet halinde tabanda toplanmış olup , kenarları derin loblu ve dişlidir .Rozet yaprakları bazı kentlerimizde ilkbaharda sebze olarak satılmaktadır .Bitki çok ıslak yerleri sevmez . Yapraklar çiğnenmeden önce , kökler , ilkbaharda veya sonbaharda , çiçek sapları ise , çiçeklenme sırasında toplanır . Bitkinin tümü şifalıdır . Ben her ilkbaharda bitkinin tümünü toplayarak salata yapmayı veya akşam yemeği olarak , haşlanmış patates ve haşlanmış yumurta ile karıştırarak hazırlamayı adet edindim .

hindiba1.jpg
Yabani Hindiba (Cichorium intybus L.) 1 m'ye kadar yükselebilen çok yıllık Yabani otsu bir bitki olup , yaprakları parçalı ve tüylüdür . Çiçekleri açık mavi ve nadiren beyaz renklidir . Anadolu'da yaygın bir bitkidir . Özellikle boş tarlalarda ve yol kenarlarında yetişir . Inülin , uçucu yağ , acı maddeler ve glikozitler taşımaktadır . Kavrulmuş köklerinin toz elde edilmesiyle elde edilen ürün Avrupa'da kahve yerine kullanılmaktadır . Hindibai berri adıyla da bilinir.

hindiba2.jpg
Yabani Hindiba (Cichorium intybus L.) 1 m'ye kadar yükselebilen çok yıllık Yabani otsu bir bitki olup , yaprakları parçalı ve tüylüdür . Çiçekleri açık mavi ve nadiren beyaz renklidir . Anadolu'da yaygın bir bitkidir . Özellikle boş tarlalarda ve yol kenarlarında yetişir . Inülin , uçucu yağ , acı maddeler ve glikozitler taşımaktadır . Kavrulmuş köklerinin toz elde edilmesiyle elde edilen ürün Avrupa'da kahve yerine kullanılmaktadır . Hindibai berri adıyla da bilinir .

karahindiba1.jpg
Hindiba'nın bir de sebze olarak kullanılan (Cichorium endivia L.-Compositae) türü vardır . Bu tür 50-100 cm boyunda , 1-2 yıllık , yaprakları parçalı ve tüysüz otsu bir bitkidir . Türkiye'de yabani olarak bulunmaz . Bahçe ve bostanlarda Bostan sebze olarak yetiştirilmektedir .Eskiden beri tedavide çok önemli bir drogdur. Dioscorides döneminden beri tedavi kitaplarında kayıtlıdır . İbn-i Sina bu bitkinin yapraklarının yıkanmadan ve soğuk su ile yapılan ekstrelerinin kullanılmasının gerektiğini savunan özel bir kitapçık hazırlamıştır . "Hindiba Risalesi" denilen bu kitapçıktan yazmalar İstanbul kütüphanelerinde bulunur . İslam inancına göre Hindiba yaprakları yıkanmadan yenilmelidir . Çünkü "Hindiba üzerine cennet çisintisinden damlar.". Bostan Hindibası , Endiv , Frenk Salatası , ve Göynek adlarıyla da bilinir .

Kara Hindiba 'nın en önemli iki özelliği , safra kesesi ve karaciğer hastalıklarında çok başarılı oluşudur .Tanınmış bir karaciğer uzmanı , bu bitki hakkındaki soruma yanıt olarak , karaciğeri en olumlu etkileyebilen bitkinin hindiba
karahindiba1.jpg
olduğunu söylemişti . Günde yenilen 5-6 çiçek sapının , kronik karaciğer iltihaplarında ( sağ kürek kemiğinin altına kadar uzanan keskin sancılar ) hızlı bir iyileşme sağladığını artık çok iyi biliyorum . Bu saplar şeker hastalığına da iyi geliyor . Şeker hastaları bu saplardan günde 10 tane kadar , bitki çiçekli olduğu sürece yemelidirler . Saplar çiçekleri ile birlikte yıkandıktan sonra çiçekler koparılır ve saplar yavaş yavaş çiğnenerek yenir . Bunlar acımsı , gevrek ve suludur ve kıvırcık salatanın tadını andırırlar . Sık sık hastalanan ve kendilerini kötü hisseden kişiler , 14 günlük bir hindiba çiçek sapı kürü uygulamalıdırlar . Bu kürün etkisi sizi şaşırtacaktır . Ama bu saplar daha başka hastalıklarda da yardımcı olurlar . Deri kaşıntılarını , egzamaları ve temriyeleri iyileştirebilirler . Mide sıvılarını düzene sokar ve mide de birikmiş maddeleri temizler . Taze çiçek sapları ayrıca hiç ağrısız , safrakesesi taşlarını söker , karaciğer ve safrakesesinin çalışmalarını düzenler . Hindiba , içerdiği mineral tuzların yanı sıra , metabolizma hastalıklarına karşı çok önemli tedavi edici ve yapıcı maddeleri de içerir . Kan
karahindiba3.jpg
temizleyici etkisi sayesinde , romatizma ve gut hastalıklarında da yardımcı olur . Eğer taze çiçek sapı kürü 4 hafta sürdürülecek olursa , beze şişkinlikleri de yok olur . Sarılık ve dalak hastalıklarında da hindiba başarıyla kullanılır . Hindiba kökü , çiğ yenildiğinde veya kurutulup çay biçiminde kullanıldığında , kan temizleyici , sindirim kolaylaştırıcı , ter ve idrar söktürücü ve canlandırıcı etkilere sahiptir. Bu kökler kanı inceltir ve kanın koyu olması halinde başarıyla kullanılabilir . Eski bitki kitapları , hindiba yapraklarının ve köklerinin kaynatılarak , suyunun kozmetik olarak kullanıldığını yazıyorlar . Kadınlar gözlerini ve yüzlerini onunla yıkıyor ve böylece saf bir görünüm kazanabileceklerine inanıyorlardı . Bu bitki , kış dinlenmesine çekilen bitkilerden değildir ve yaprakları kar altında bile gelişir .

karahindiba4.jpg
Her yıl ilkbaharda , hindiba çiçeklerinden , çok lezzetli sağlığa yararlı bir pekmez yaparım . Annem günün birinde , önlüğünü hindiba çiçekleriyle doldurmuş bir kadına rastlamış ve şimdi anlatmak istediğim hindiba pekmezinin nasıl yapılacağını ondan öğrenmiş . Bal tadındadır ve içerdiği asitler nedeniyle gerçek balı yiyemeyen , örneğin böbrek hastalıkları , hindiba pekmezini rahatlıkla yiyebilirler .


karahindiba5.jpg
Bu değerli bitki eskiden beri çok önemli bir yere sahip olmasına rağmen ne yazık ki , pek çok kişi tarafından tanınmaz ve zararlı bir ot olarak bilinir . Bir tören sırasında bayrak taşıyan delikanlının yüzünün ergenlik sivilceleri yüzünden berbat bir durumda olduğunu gördüm . Delikanlının annesine , ısırgan otunun ve hindibanın kan temizleyici özelliklerini anlatmaya çalıştım . Büyük kent insanı olmayan , kasabamızın yerlisi bu kadın , hindibayı tanımıyordu bile . Ona bu bitkileri tanıtmaya çalıştığımda , sinirlenerek , oğlunun önüne böyle otlar koyamayacağını söyledi !


Kullanım Biçimleri :

Çay hazırlamak : Yarım tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış kara hindiba kökü , bir su bardağı dolusu suya akşamdan eklenir , ertesi sabah kaynama derecesine kadar ısıtılır ve süzülür . Bu çay , kahvaltıdan yarım saat önceye ve yarım saat sonraya bölünerek , yudum yudum içilir .

Bitki salatası : Taze bitkinin köklerinden ve yapraklarından hazırlanır .

Çiçek sapları : Çiçekleriyle birlikte yıkanan kara hindiba sapları , çiçeklerinden ayrılarak , günde 5-10 tane yenebilir

Hindiba pekmezi : İki avuç dolusu kara hindiba çiçeği bir litre soğuk suya eklenir ve hafif ateşte kaynamaya bırakılır . Taşmak üzereyken ocaktan indirilir ve sabaha
karahindiba2.jpg
kadar bekletilir . Ertesi gün hepsi bir süzgece boşaltılır ve çiçekler iyice sıkılır . Bu suyun içine bir kilo şeker eritilir ve ince dilimler halinde yarım limon eklenir . ( limon suyu da sıkılabilir ) . Daha fazla limon pekmezi ekşitebilir ! Tencere kapaksız olarak ocağa konur . Vitaminlerin yitirilmemesi için , ısının çok düşük olması gerekir . Fazla sıvı böylece , kaynamaya gerek kalmadan buharlaşır . Elde edilen kütle bir veya iki kere soğumaya bırakılarak , pekmezin en iyi kıyama gelmesi sağlanır . Uzun süre beklediğinde şekerlenmemesi için , yoğunluğunun fazla olmaması gerekir . Ama ince de olmamalıdır , yoksa bir süre sonra ekşimeye başlar . Kahvaltı ekmeğine sürülebilecek kıvamda , çok lezzetli ve ağdalı bir pekmez olmalıdır .

Kaynaklar:

1-"Gesundheit aus der Apotheke Gottes" "Tanrı'nın Eczanesinden Saglık" , Maria Treben
2-Türkiye'de Bitkilerle Tedavi , Prof.Dr. Turhan Baytop, I .U Eczacılık Fak.
 
Üst Alt