Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Ana sayfa
Forumlar
İSLAMİ PAYLAŞIMLAR
Genel islami paylaşımlar
İslam Dini 'nde bilmemiz gerekenler..!
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="VOYAGER" data-source="post: 111637" data-attributes="member: 15285"><p>Çok uzun yıllardır tartışılan ve "tasavvuf" kelimesi ile anlatılan ama bunun da bir çok farklı anlayışa ayrıldığı görüş veya görüşlerin Peygamber zamanında aslında hiç de olmadığı ve ondan çok sonra ortaya çıktığı halde sabit itikadî ve amelî hükümlere sonradan eklenmeye çalışıldığı itirazlarına akla uygun bir cevap acaba var mıdır? Öte yandan, kâmil bir mürşide intisap etmek gerektiği iddiasının bir geçerliliğinin olmadığı itirazı ve eğer öyle olsaydı bunun Veda Hutbesinde niye belirtilmediği itirazı ortada durmaktadır. Bir takım kişilerin hangi yetkiyle ve izinle Silsile-i Aliyyenin filanca halkasında oldukları ve irşada memur kılındıkları iddia edilebilmektedir? Veda hutbesi ortadayken, Kuran ve hadisler ortadayken, emir ve yasaklar belli iken bu zevat başkaca ne yapacaktır? Acaba müslümanların itikad ve amelde bir yanlışları varsa bunları görmek ve düzeltmek için bu zevat mı devreye girecektir? Ahirette kişilere mürşidin kim diye mi sorulacaktır? Mürşid olduğu iddia edilen zevat, müridlerine vird buyurma yetkisini nereden ne zaman almışlardır? Bir müslümanın şöyle şöyle vird alması ve takip etmesi gereklidir şeklinde bir Peygamber sözü acaba var mıdır? Vardır da gizlenmiş midir ve sadece mürşid olduğu varsayılan kişilere gizlice nesiller boyunca mı bildirilmiştir? Buna kargalar bile güler denilse cevabınız ne olur?</p><p></p><p>Seyyid oldukları iddiası ile ki, bunun hem doğruluğu şüphelidir hem de es kaza gerçekten doğru bile olsa kişinin soyuna değil takvasına bakılır ilkesi gereği zerre kadar kıymeti yoktur, müslümanlara bir de üstelik "gavs iddiası" ile seslenen malûm cemaatın görüşü veya mesela Pakistan'daki meşhur "Çuf Çuf hoca" cemaatının ne olduğunu bilmediğimiz görüşü veyahut ta bunlardan çok daha ayrı olarak tevhid ilkesini "Lâ ilahe illallah" değil de ısrarla "Lâ mevcude illallah" şeklinde anlamak isteyen ve "Sen çekil aradan, ortaya çıksın Yaradan" demeyi marifetullah olarak ileri süren görüş gibi ehl-i sünnet akaidi ile bağdaşmayan pek çok görüşler ortadayken sizin bahsettiğiniz tasavvuf görüşünün yeri acaba nereye düşmektedir? Her müslüman, ibadetini kendisi yapmakla mükellef ve mesul olduğu halde mürşit olduğu varsayılan kişinin müslüman ile Allah arasında bir aracı gibi gözükmesine bir diyeceğiniz var mıdır?</p><p></p><p>Allah idrakimizi artırsın, hatadan ve günahtan muhafaza eylesin, âmin.</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="VOYAGER, post: 111637, member: 15285"] Çok uzun yıllardır tartışılan ve "tasavvuf" kelimesi ile anlatılan ama bunun da bir çok farklı anlayışa ayrıldığı görüş veya görüşlerin Peygamber zamanında aslında hiç de olmadığı ve ondan çok sonra ortaya çıktığı halde sabit itikadî ve amelî hükümlere sonradan eklenmeye çalışıldığı itirazlarına akla uygun bir cevap acaba var mıdır? Öte yandan, kâmil bir mürşide intisap etmek gerektiği iddiasının bir geçerliliğinin olmadığı itirazı ve eğer öyle olsaydı bunun Veda Hutbesinde niye belirtilmediği itirazı ortada durmaktadır. Bir takım kişilerin hangi yetkiyle ve izinle Silsile-i Aliyyenin filanca halkasında oldukları ve irşada memur kılındıkları iddia edilebilmektedir? Veda hutbesi ortadayken, Kuran ve hadisler ortadayken, emir ve yasaklar belli iken bu zevat başkaca ne yapacaktır? Acaba müslümanların itikad ve amelde bir yanlışları varsa bunları görmek ve düzeltmek için bu zevat mı devreye girecektir? Ahirette kişilere mürşidin kim diye mi sorulacaktır? Mürşid olduğu iddia edilen zevat, müridlerine vird buyurma yetkisini nereden ne zaman almışlardır? Bir müslümanın şöyle şöyle vird alması ve takip etmesi gereklidir şeklinde bir Peygamber sözü acaba var mıdır? Vardır da gizlenmiş midir ve sadece mürşid olduğu varsayılan kişilere gizlice nesiller boyunca mı bildirilmiştir? Buna kargalar bile güler denilse cevabınız ne olur? Seyyid oldukları iddiası ile ki, bunun hem doğruluğu şüphelidir hem de es kaza gerçekten doğru bile olsa kişinin soyuna değil takvasına bakılır ilkesi gereği zerre kadar kıymeti yoktur, müslümanlara bir de üstelik "gavs iddiası" ile seslenen malûm cemaatın görüşü veya mesela Pakistan'daki meşhur "Çuf Çuf hoca" cemaatının ne olduğunu bilmediğimiz görüşü veyahut ta bunlardan çok daha ayrı olarak tevhid ilkesini "Lâ ilahe illallah" değil de ısrarla "Lâ mevcude illallah" şeklinde anlamak isteyen ve "Sen çekil aradan, ortaya çıksın Yaradan" demeyi marifetullah olarak ileri süren görüş gibi ehl-i sünnet akaidi ile bağdaşmayan pek çok görüşler ortadayken sizin bahsettiğiniz tasavvuf görüşünün yeri acaba nereye düşmektedir? Her müslüman, ibadetini kendisi yapmakla mükellef ve mesul olduğu halde mürşit olduğu varsayılan kişinin müslüman ile Allah arasında bir aracı gibi gözükmesine bir diyeceğiniz var mıdır? Allah idrakimizi artırsın, hatadan ve günahtan muhafaza eylesin, âmin. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Günün 3 rekat olan son namazı nedir?
Cevap yaz
Ana sayfa
Forumlar
İSLAMİ PAYLAŞIMLAR
Genel islami paylaşımlar
İslam Dini 'nde bilmemiz gerekenler..!
Üst
Alt