İnsanlarla iletişim kurmanın yolları

vaveyla

Çalışkan Kardeşimiz
Üyemiz
Katılım
26 Şubat 2011
Mesajlar
503
Tepkime puanı
10
Birkaç hafta önce, tanıdığım biriyle öğle yemeği için buluştum. Yemek boyunca, elimde olmadan, aramızda bir iletişim bozukluğu olduğunu hissettim. Ben konuşmaya devam ederken sözümü kesiyordu. Ben herhangi bir yardım talebinde bulunmadığım halde bana tavsiyelerde bulunmayı ve fikirlerini söylemeyi sürdürdü. Konuşma 15 dakikada son derece sinir bozucu bir hale geldi. 30 dakikadan sonra paylaşımda bulunmayı kestim ve söylediği her şeyi kafamı sallayarak geçiştirdim.

Ayrıldıktan sonra durumu değerlendirdim. Konuşmada bazı temel problemlerin olduğu oldukça aşikardı.

Bunlardan biri karşımdaki kişideki dinleme eksikliğiydi. Benim onun fikirlerini sormadığımı anlamadı ve beni konuşmanın dışına iterken tek başına konuşmayı sürdürdü. Ne yazık ki, iyi niyet ile hareket etmesine rağmen konuşmayı yanlış bir şekle soktu. Ben de onun iyi niyetli tavsiyelerini alamayacak kadar tek bir seçeneğe kendimi koşullamış durumdaydım. Belirli tepkileri vermesini istiyordum ve beklediğimi bulamayınca konuşmadan uzaklaşmaya başladım.

İyi iletişim kuramadıkları, kötü dinleyiciler veya konuşmacılar oldukları için insanları suçlamak kolaydır, ama iletişim çift yönlü bir faaliyettir – tek yönlü değil. Siz iyi iletişim kurabilen biri değilseniz başkalarını iyi iletişim kuramamakla suçlayamazsınız.

Bu deneyim sırasında, sizinle burada paylaşmak istediğim, başarılı bir şekilde iletişim kurmaya yönelik 10 önemli ipucu öğrendim:

Size söylenenleri dikkatle dinleyin
Ne istediğinizi açık bir amaç ile konuşmaya giriş yapmak iyi olsa da buna çok fazla, sizinle iletişim kurmaya çalışan kişinin vermek istediği önemli mesajları kaçırabilirsiniz. Cevapların belirli bir tavır ile belirli bir şekilde verilmesini beklemeyin. Odaklanın ve aynı zamanda zihninizi açık tutun.Karşınızdaki kişi sizi eleştirirse eleştirel insanlarla geçinmeyi öğrenin ve eleştiriye açık olun. Pek çok insan kendini eleştiriye kapatma konusunda acelecidir, ama sonuçta pek çok değerli tavsiye ve tepkiden yoksun kalırlar. Eleştiriyi kişisel olarak algılamayın. Eleştirinin kendisine değil, taşıdığı mesaja odaklanın. Kendinize şunları sorun: “Bunu neden sordu? Bundan ne gibi dersler çıkarabilirim? Bunun benim durumumla olan ilişkisi nedir?” Açık bir zihin ile arayışınıza daha fazla cevap bulabilirsiniz.

Alt metne dikkat edin
Alt metin, konuşmada yer alan alt mesajlardır. Bu daha çok “satır aralarını okumak” diye bilinir. İnsanlar arasında yanlış anlaşılmalar olmasının (özellikle de erkekler ile kadınlar arasında) nedeni alt metne dikkat edilmemesi ve kişilerin birbirlerini düz bir biçimde dinlemesidir. Alt metinleri doğru şekilde değerlendirebilmek için konuşulanları aktif bir biçimde dinlemeli ve dikkatli olmalısınız. El işaretlerine, vücut diline, konuşma hızına ve konuşmadaki tonlamaya dikkat edin. Konuşmanın en önemli kısımları genellikle açıkça dile getirilmez. Alt metinleri okumak, sizi harika ilişkiler kurma konusunda bir hayli ilerletecektir.

Olumlu olun
Olumlu olmak, sevgi ve şefkat gibi duygular konusunda cömert olmak anlamına gelmektedir. Hiç duygusal açıdan cimri bir insanla iletişim kurdunuz mu? Bu insanlar sürekli eleştiri yaparlar. Ufacık hataların üzerinde durup bulabildikleri her “sorunu” size göstermeye devam ederler. Bu insanlarla birlikte olmak boğucu ve yorucudur.Bunun yanı sıra, duygusal açıdan cömert bir insan olmak sizi çekici kılacaktır. Olumsuzluklar yerine daha çok olumlu konulara odaklanın. Gerçek bir ilgi gösterin ve karşınızdakinin mutluluğuna önem verin. Uygun durumlarda o kişiyi övün. İnsanlar sizinle görüşmek için sabırsızlanacaklardır, çünkü sizinle birlikte iken kendilerini daha mutlu ve daha iyi hissedeceklerdir.

Karşınızdaki kişiye saygı gösterin
Başarılı bir iletişim karşılıklı saygı ile kurulabilir. Her şeyden önce karşınızdaki kişiye saygı duymazsanız bu davranışınızın etkisi kendisini iletişim sırasında gösterecektir.Karşınızdaki kişinin geçmişini, uzmanlığını ve yeteneklerini bilin. Kişinin, kendi hayatının yöneticisi olarak pozisyonunu bilin. Bu kişi hoşlanmadığınız bir iş arkadaşınız da olsa, ne yapmış olursa olsun ona saygı duyun. Bir kişinin sizinle konuşması ve size saygı duymaması size nasıl bir his yaşatıyor? Diğer kişiler de aynı şekilde hissedecektir. Sadece bu da değil, saygı duymadığınız bir kişinin size saygı duymasını da bekleyemezsiniz değil mi?

Göz teması kurun
Sizinle konuşan kişinin gözlerine bakarak orada olduğunuzu ve onu dinlediğinizi gösterin. Gözlerinizi hiç ayırmadan bakmanız gerekmiyor. Karşınızdaki kişi size baktığında göz temasını koruyun ve arada bir doğrulayıcı bir ifadeyle başınızı sallayın. Siz kendinizi vererek dinlerken karşınızdaki kişinin sizin konuşmadan uzaklaştığınızı hissetmesini istemezsiniz.

Karşınızdaki kişinin sözünü kesmeyin (iyi bir neden olmadıkça)
Gereksiz yere araya girmeyin. Karşınızdaki kişi lafı uzatan biri de olsa, araya girmeden önce ona kendisini tam olarak ifade etmesi için birkaç fırsat verin. Bazen karşınızdaki kişinin tam olarak söyleyeceğini bildiğinizi sanarsınız, ama aslında yanılıyor olabilirsiniz. Bazen insanlar söyleyeceklerini düşündüğüm şeyden tamamen farklı şeyler söylerler.Lafı çok fazla uzatan insanlarla birlikte oldum – bu insanlar karşılarındaki kişilerin kendilerini iletişime kapattıklarını fark etmeden 30 dakika boyunca konuşmaya devam edebilirler. Bu tarz insanlarla karşılaştığınızda ilk birkaç sefer laflrını bitirmelerini bekleyin. Diğer cevapların da aynı şekilde çok uzun olması bu kişinin düşünce kalıplarının oldukça karmaşık olduğunu gösterir. Doğru sorular sorarak cevaba ulaşmalarına yardım edin.

Şüphe ettiğiniz bir şey olursa sorun
Farzetmek kolaydır, ama atasözlerinin de dikkat çektiği üzere, farzettiğiniz zaman kendinizin ve konuştuğunuzun kişinin dışında bir gerçeklik yaratmış olursunuz. Her konuştuğunuz kişi yepyeni bir kişidir ve X kişisi için geçerli olan bir şeyin Y kişisi için de otomatik olarak geçerli olacağını düşünmeyin. Diğer kişilere ilişkin tüm inançlarınızı bir kenara bırakın ve yeni bir iletişim kurmadan önce temiz bir sayfa açın. Şüphe ettiğiniz bir şey olursa daha fazla bilgi almak için soru sorun. Bir sonuca varmadan önce her şeyi öğrenin.Kişi konuşmasını bitirdikten sonra durumu açıklığı kavuşturan bir soru sormak iyi bir alışkanlıktır. Böylelikle her zaman doğru mesajı alırsınız. Bu, iyi bir iletişimin (ve ilişkinin) en önemli unsurlarındandır.

Karşınızdaki kişiyi yansıtın
Yansıtma, bir kişinin etkileşim halinde olduğu başka bir kişiyi genellikle kopyalaması davranışıdır. Bu davranışa taklit el hareketleri, hareketler, vücut dili, kas gerilmeleri, ifadeler, tonlamalar, göz hareketleri, nefes alış şekli, tempo, aksan, tutum, kelime/metafor seçimleri ve iletişim kurma şekilleri dahildir. (Wikipedia)Yansıtma, iyi bir iletişimin anahtarı olmaktan ziyade iletişimi kolaylaştıran bir stratejidir. Sadece buna güvenmekten kaçının ve aşırıya kaçmayın. Bir kişiyi %100 yansıtmaya çalışmak sizi sadece boş bir insan gibi gösterecektir. Bu söylenenler, yansıtma, sizin iletişim için doğru “konumda” olmanıza yardım olur. Bir dahaki sefere biri ile konuştuğunuzda, kişinin temel vücut hareketlerini yansıtın. Karşınızdaki kişi dik bir şekilde oturmuyorsa siz de biraz kambur oturun ve gözlerinizi o kişi ile aynı seviyeye getirin. Kişi gülümsüyorsa siz de gülümseyin. Bu, onu daha da cesaretlendirecektir.

Doğru cevaplara ulaşmak için doğru soruları sorun
Her konuşma sorulardan ve cevaplardan oluşur. İyi iletişim kuran biri olmak, sorulacak doğru soruların neler olduğunu bilmenizi gerektirir, böylece konuşmayı doğru yönde takip edersiniz. Konuşmanın gidişatı ve cevapların niteliği sorduğunuzun soruların kalitesine bağlıdır.Birkaç soru türü bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, açık sorulardır. Bu soruları, kişinin açık bir şekilde paylaşımda bulunmasını istediğinizde sorarsınız. Örneğin: “Ne oldu?” veya “Görüşme nasıl geçti?”. İkincisi, yoklama sorularıdır. Bunlar, konunun belirli bir kısmını açıklığa kavuşturmak için sorulan nokta sorulardır. Örneğin: “Böyle düşünmene ne neden oldu?”, “Seni mutsuz eden ne?” veya “Sana ne yaptı?”. Üçüncüsü, kapalı uçlu sorulardır. Bu soruları, daha önceden belirli düşüncelere sahip olduğunuz konularda hızlı bir evet/hayır cevabı almak için sorarsınız. Bu, konuşmanın hızlı bir şekilde ilerlemesine yardımcı olur. Bu soruların bir kombinasyonunu kullanmak en iyi iletişim deneyimini yaratmanıza yardımcı olur.

Samimiyetle bağlantı kurun
Nihayetinde, her şey samimi bir iletişime bağlıdır. İyi niyetle iletişim kurduğunuz ve karşınızdaki kişiyi daha iyi tanıma isteği taşıdığınız sürece hiçbir şey ters gidemez. Biriyle konuştuğum zaman iyi niyetlerimin bana yol göstermesine izin veririm ve diğer teknik unsurları ikinci plana atarım. Bunu, bir kişiye ulaşmanın en etkili yolu olarak görüyorum. Örneğin, profesyonel olarak NLP çalışmamış olsam da, iletişim sırasında, sezgisel olarak, NLP öğretileri ile aynı düzlemde olan şeyler yaptığımı fark ettim (yansıtma, eşleştirme gibi). Sonuç olarak, bırakın kalbiniz size yol göstersin. Gerisi kendiliğinden gelecektir.

Alıntı
 

tozduman

Moderatör
Moderatör
Katılım
2 Şubat 2015
Mesajlar
1,133
Tepkime puanı
8
Selâmün Aleyküm.
Vaveyla kardeşimiz Nerede acaba ?
Kardeşimizi sevdim.
Aylardır şansıma forumda göremiyorum.
Yazilarini sürekli takip ediyorum. Inşallah en kisa zamanda aramızda olur.
Bu problemi ben is hayatında çok yaşıyorum.
Bir soru soruyorum cevap veriliyor Ve devamı geliyor tamam dediğim halde devam edilen konuşma yapılıyor.
Karşımdaki insana saygısızlık yapmamak için gülümseyerek suratına bakıyorum.
Vakti mi harcıyor.
Derdini anlatıyor!
Peki demême rağmen devam ediyor bu ara özellikle insanlarla en fazla 10 dakika konuşabiliyorum.
Devamı sıkıyor farklı yerlere çekiliyor.
Selam ve dua ile
 

Turab

Teknik Ekip
Yönetici
Admin
Katılım
22 Şubat 2011
Mesajlar
7,015
Tepkime puanı
423
Aleykümselam kardeşim, doğrusu bunu bizde bilmiyoruz. Birkaç kişi hariç üyelerimizin çoğunu şahsen tanımayız. Kimisi karabatak gibidir bir görünür bir kaybolur. Kimisi bir süre hiç aksatmadan gelir yüzlerce mesaj yazar sonra bir anda yok olur v.s v.s... Sebepleri, durumları, hayatları bilemiyoruz tabi herşeyde olduğu gibi gelenin de, gidenin de bir nedeni vardır mutlaka...
 
Üst Alt