İmanla Yeşeren Umut

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,152
O müminlerdir ki Allah'tan ümidi kesmezler

İman, kişinin hayatını değiştirmede büyük bir öneme sahiptir Ancak umudu-ümidi olan insan bu yaşamda ayakta kalabilir Bu dünyayı yaşanılır bir dünya kılabilir Umudu olmayanın, yaşama isteği de olmaz Umutla insan güçlenir

Umutla sabır artar, dayanma, tahammül fazlalaşır Bu da insanın mücadele içerisinde sahip olduğu potansiyelinin hepsini ortaya koymasına vesile olur

Özellikle ümitle beraber güzellikler süreklilik kazanır Zaten iyi ve güzel olan her şeyin iyiliği ve güzelliği ancak sürekli olmasına bağlıdır

Ümitli olmak, aynı zamanda Allah'ı tanımanın da bir sonucudur Ancak Allah'ı tanıyan bir insan onun ne kadar merhametli olduğunu ve dolayısıyla rahmetinden umut kesilmemesi gerektiğini bilebilir
Ki Ayet-i Kerimede;
"De ki: ey nefislerine karşı aşırı giden kullarım, Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin Allah bütün günahları bağışlar Çünkü O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir" (Zümer, 53) buyurmaktadır

Umuttur, tarih boyunca; ilk peygamber Hz Adem'den (as) son peygamber Hz Muhammed'e (sav) kadar tüm peygamberlerin açtığı aydınlık Tevhid yolunun takipçileri, mücadele önderlerinin mücadelelerini başlatıp kararlılıkla sürdürmelerine sebep olan
Bu ümit gerek mücadelenin Allah'ın izni ve yardımıyla başarıya ulaşacağına dair bir ümit, gerekse de mücadele içerisinde tüm zorluklara göğüs gerebilmekle ilgili bir ümittir Ayrıca tüm bunların sonrasında Allah'ın hoşnutluğu ve mükafatının olacağına dair bir umuttur Tüm bu umutlar insana güç verir, kuvvet verir Ve yürekte müthiş bir huzurun olmasını sağlar
Ümittir insana sabrı öğreten, beklemeyi, dayanabilmeyi öğreten…

Ayette geçen Hz Yakup'taki dayanıklılık, sabır, tahammül yüreğindeki umuttandı ki çocuklarına şöyle diyordu:"Ey oğullarım gidin, Yusuf'u ve kardeşini araştırın Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin Zira, kafir kavimden başkası Allah'ın rahmetinden umudunu kesmez"

Mü'minin taşıması gereken en önemli özelliklerden bir tanesi olan umut insanın inancına bağlılığı noktasında belirleyici bir konuma sahiptir Kişinin mü'min veya kafir olmasında belirleyici olmaktadır Kişi umudu taşımakla hak safına geçerken, Allah'tan ümidi kesmekle batıl safına geçmektedir Yani bir bakıma umudu yürekte barındırmakla Allah'a iman, eş anlamda tutulmaktadır Bunun tam tersine Allah'tan ümidini kesmek ile Allah'ı inkar eş ayarda tutulmaktadır Bu çok dehşet bir ayrımdır

Allah'a iman aynı zamanda O'nun her şeye kadir oluşuna, yardım edici olduğuna, koruyucu, gözetici olduğuna vs imanı da barındırmak zorundadır Tüm bunlar kişinin aklında ve yüreğinde yer ettiğinde neden Allah'tan ümit kesilmemesi gerektiği de ortaya çıkmış oluyor Şayet ümit kesiliyorsa saydığım tüm özelliklerin ve daha sayılmamış tüm özelliklerin de tam manasıyla kabul edilmediği anlamındadır Bu da dolayısıyla kişiyi küfre kadar götürmektedir

Yusuf'un karanlık kuyuda ve zindandaki sabrı, yüreğindeki umuttandı Allah'ın rahmetinden umut kesmemesiydi, onu dayanıklı kılan Ailesinden ayrı olmasının hüznü ve özlemini sinesine çekmesini sağlayan da yüreğindeki imanın sonucu oluşan umuttandı Rabbinin rahmetine inanıyordu Rabbinin koruculuğuna, esirgeyiciliğine, yardım ediciliğine olan imanı sonsuzdu Bu da yüreğine umudu doldurup, taşırıyordu

Tarih her zaman zorluklar karşısında sabırla direnen umut dolu yüreklere şahit olmuştur Ancak böyle Allah'a layıkıyla kulluk edilebilir ve ancak böylelikle yerine getirilebilir Allah'ın insana biçtiği Allah'ın yeryüzündeki halifeliği misyonu Rabbin yeryüzündeki temsilcisi olmak basit bir durum değildir Yeryüzünde onun halifesi olmak… Çok güzel, ama güzel olduğu kadar da bedel isteyen bir durum

Allah, işte bunu kavrayan yürekleri, tarih sayfalarına alnı ak bir şekilde geçirmiş, isimleri ta günümüze kadar gelmiştir Yarın da yüzleri aydınlık olan Allah'ın selamıyla karşılaşanlar da yine bunlar olacaktır Ve Allah'ın karşısına çıktıklarında bu rezil dünyada yaşadıkları hiçbir üzüntü, sıkıntı ve kederden eser kalmayacaktır, diyeceklerdir ki:

"Bizden hüznü giderip yok eden Allah'a hamdolsun Şüphesiz Rabbimiz gerçekten bağışlayandır, şükrü kabul edendir"(Fatır-34)
Asiye'nin de umuduydu, Firavun onun derisini yüzerkenki direngenliği, sabrı, tahammülü Asiye'nin umuduydu elinin tersiyle sahip olduğu sarayı ve tüm imkanlarını itmesi
Allah'ın rahmetinden umut kesmemesiydi ona: "Allah'ım bana Cennette bir ev yap" dedirten Firavun gibi bir zalime karşı baş kaldırıp, kafa tutması, yüreğindeki dağlardan da büyük umuttandı İşte böylece tarihe damgasını vurdu Ve en önemlisi Kitab-ı Mübin'de adının Allah tarafından hidayet, iman ve güzel hasletlerle anılmasına vesile oldu
Kehf ehlinin, Kehf ehli olması da yüreklerindeki ölçülemez derecedeki umuttandır Allah'ın rahmetinden, yardımından umut kesmemelerinden dolayıdır, Allah'ın onları sevmesi ve onları O zalim sultandan kurtarıp kendilerinden sonraki tüm insanlara ibret kılması

Onlar Allah'ın yardım edeceğine inanıyorlardı Umutsuz değillerdi, yüreklerindeki bu umut onları, o cani hükümdara baş kaldırtıyordu Allah'ın onları koruyacağı umudu onları cesaretlendiriyordu O zalime baş kaldırıp, hakkı haykırmakla Allah'ın hoşnutluğunu, sevgisini kazanacaklarına dair umutlarıydı onları dimdik, sapasağlam bir şekilde ayakta tutan
Kehf ehlinin, o yiğit direnişçilerinin kurtuluşun nasıl olacağına dair bir bilgileri yoktu Zafer nasıl olacak? Nasıl kurtulacaklar? vs sorularının cevaplarını bilmiyorlardı tek bildikleri Rablerinin onları yüz üstü bırakmayacağı…

zalimin gücü, gaddarlığı,zulmünün derecesi, imkanları na kadar fazlaysa ve onların güçsüzlüğü, imkansızlıkları, azlıkları varsa da bu durum onları çıkmaza götürüp umutsuzlaştırmıyordu çünkü o imanlı gençler Rablerinden umutlarını kesmemeleri gerektiğini ve Allah'ın kendisine inananları koruyacağına inanıyorlardı

Biricik Resulümüzün de yüreğindeki umuttandı daha birkaç iman edeni varken "La İlahê İllallah" deyin, Bizansın ve Kisranın sarayları sizin olsun dedirten Ki o etrafındaki birkaç iman edeni de aç, perişan ve işkence altındayken bunu söylüyordu

Çevresindeki belaların ve tehditlerin çok olmasına, imkanlarının çok kısıtlı olmasına ve en yakın akrabaları tarafından engellenmeye çalışılmasına rağmen Resulullah (sav) ve onun etrafında birbirine kenetlenmiş bir avuç insanı ayakta tutan, yüreklerindeki büyük iman ve bu imanın kazandırdığı büyük bir umuttu

Bizler bilmeliyiz ki insanlık tarihi boyunca, beşeriyet bir çok zorluklarla karşı karşıya kalmıştır Ancak her şeye rağmen bu zorlukları göğüsleyebilen ve bu zorluklar karşısında yılmadan, bıkmadan, usanmadan kararlılığını ortaya koyabilenler, her zaman için yüreğindeki umudu yitirmeyen, umudunu ve inancını canlı tutabilenler olmuşlardır

Bizlerin de yaşadığımız çağın zorluklarına göğüs gerebilmesi ancak, Allah'a olan hakiki bir iman ve bu imanın içimizde yeşerteceği umutla gerçekleşecektir Kur'an-ı Kerim'de Rabbimizin de buyurduğu gibi:
"Gevşemeyin üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz" ( Al-i İmran/139)
 

sidar34

Katılımcı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
77
Allah'tan umudumuzu kesmeyelim

Kul Rabb'inden umudunu kestiğinde Şeytan gülmeye başlar ve şöyle der: İşte senin tevekkülünü buraya kadar, sonunda seni de kendi yoluma saptırdım!...
 
Üst Alt