Eş Şehid c.c

elifgibi

Uzman Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
2,182
Şehid : Her şeye şahit olan,O'ndan saklı olmayan

Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Doğrusu
, her şeyin üzerinde şahid olandır." (
Hac, 17)

"Şahit olarak da
yeter." (
Nisa 79)


* Kur'an-ı kerim'de 20 yerde geçmektedir. Her şeye şahit olan, kendisnden hiçbir şey saklanamayan, hiçbir şey saklanamayan, hiçbir şeyi unutmayandır.
*
ezeli ve ebedidir. Mutlak olan tek varlıktır. Zamana ve mekana bağımlı değildir. Bu nedenle geçmiş ve gelecek kavramları
katında birdir.
geçmişte olan bütün olayları da gelecekte olacak olanları da bilir. Kainatın ilk yaratıldığı andan itibaren, yok olacağı kıyamet gününe kadarki son ana kadar herşeye şahit olandır. Yaşanan her olayı, yapılan her konuşmayı bilir.
katında gizli olan hiçbir şey yoktur. O'nun için gündüzün aydınlığı da gecenin karanlığı da birdir.
'gecenin örtüsü' altında gizlenenlerin, biraraya gelerek fısıldaşanların bütün konuşmalarına da şahittir. Cahil olan insan gece karanlığının günahlarını gizleyeceğine, hiç kimse tarafından görülmeyeceğine ve bilinmeyeceğine inanır. Oysa
insana her an, her yerde şahittir. Tek başınayken de milyarlarca insanın arasındayken de insanın durumu
katında aynıdır.
tüm insanların her an, her saniye kalplerindeki niyete, akıllarından geçen her düşünceye şahit olandır. Dünyada insanların yaşadıkları her olaya şahit olan
hesap gününde onlara yapmakta olduklarının tam karşılığını, eksiksizce verecektir.
'ın kendisini görmeyeceğini, konuşmalarını duymayacağını zannedenler ve gizli günahlarının karşılarına hiçbir zaman çıkmayacağını düşünenler, kıyamet gününde ne kadar yanıldıklarını anlayacaklardır. Zira
bir insanın doğduğu andan son nefesini verdiği ölüm anına kadar yaşadığı her olaya tüm ayrıntıları ile şahit olmuştur. "
, hepsini dirilteceği gün, onlara neler yaptıklarını haber verecektir.
, herşeye şahid olandır.
* Kul, görünen ve görünmeyen bütün hareketlerinin
'ın ilmi tarafından kuşatıldığını ve her türlü davranışı sırasında O'nun ilminin hazır olduğunu bldiği zaman, bu, o kula,
'ın hoşuna gitmeyen her türlü fikir ve düşüncelere karşı bir iç murakebe yaptırmasını gerektirir. Dış dünyasını da,
'ın hoşuna gitmeyecek her türlü söz ve davranıştan korur. Böylece ihsan makamında
'a ibadet etmeye başlar ve
'ı sanki görüyormuş gibi ibadet eder. Her ne kadar o,
'ı göremese de
onu görür.
* Eğer, bir kimsenin oğlu kendine itaat etmezse şehadet parmağını onun eli üzerine koyarak "Yâ Şehîd" dese
'ın izniyle itaatkâr olur.
 
Üst Alt