Beddua etmek doğrumudur?

Turab

Teknik Ekip
Yönetici
Admin
Mesajlar
6,608
beddua etmek tavsiye edilen bir şey değildir bilhassa lanet ifadeleri ve karşıdaki kişinin başına bela gelmesini temenni eder bir şekilde beddua etmek uygun değildir, tavsiye edilmez Allah'ın adaletini göstereceğinde hiç bir şüphe yoktur Hesap günü her hak sahibi hakkını alacaktırhaklı bile olsanız beddua etmenizi tavsiye etmeyiz

Rasûlüllah Efendimiz: "Ben lânetçi olarak gönderilmedim" (Müslim, birr 87) Buyurur Bir mü'mine lânet (Beddua) etmenin, onu öldürmek gibi olduğunu bildirir (Buhârî, edep 44) Yapılan bir lânetin (bedduanın) yerine vardığında haksız yere yapıldıgını görünce sahibine döneceğini haber verir (Tirmizî, birr 48; Ebû Dâvûd, edep 45)

İslâm, müslümanların kendileri ve diğer müslümanlar aleyhinde beddua etmelerini yasaklamıştır Peygamber Efendimiz (sas): "Kendi aleyhinize, evlâtlarınızın ve mallarınızın aleyhine sakın beddua etmeyiniz ki; duaların kabul olacağı bir saate rastlarsınız da bedduanız kabul olmuş olur" (Riyazü's-Sâlihin Tercümesi, III, 82) buyurmuştur.
Peygamber Efendimiz (sas) beddua etmekten kaçınırdı Kendisinin lânet eden değil, aksine rahmet peygamberi olduğunu söylerdi Mekke döneminde İslâmî tebliğ etmek üzere Tâif'e gittiğinde, orada kötü bir davranışla karşı karşıya kalmış; dönüşte taş yağmuruna tutulmuş, mübarek ayakları kanlar içerisinde kalmıştı O sırada
tarafından kendisine "onlar aleyhinde yapacağı bedduanın kabul edileceği, dilerse onları helâk edeceği" bildirilmiş, fakat Peygamber Efendimiz "Hayır, belki bunların sulbünden sana ibadet edecek çocuklar doğar, yâ Rabb " demişti.
Uhud'da dişini kıran, yüzünü yaralayan düşmanları için: "
'ım! Kavmimi hidayete erdir, çünkü onlar yaptıklarını bilmiyorlar" (Tecrîd-i Sarih Tercümesi, IV, 314) diye dua etmiştir Bütün çalışmalara rağmen İslâmiyeti kabul etmeyen Devs kabilesine beddua etmesi istenince: "Yâ Rabbi! Devs kabilesine hidayet eyle de onları bizim saflarımıza kat" diye dua etmişti (Tecrîd-i Sarih Tercümesi, VIII, 344)
 

Gönül sızım

Özel Kardeşimiz
Yönetici
Süper Mod
Moderatör
Mesajlar
19,440
Kötü ana-babanın suçsuz ve iyi olan çocuğuna yaptığı beddua kabul olmaz. Haksız olarak yapılan beddualar kabul olmaz.

İbni Mübarek hazretleri çocuğunu şikayet edene(Çocuğa beddua ettin mi?) dedi. O da evet deyince (Çocuğun ahlakını sen bozdun) buyurdu.

Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Bir babanın duası ilahi hicaba erişir ve bu hicabı da aşar.) [İbni Mace]
(Ana-babanın çocuğuna ve mazlumun zalime olan bedduaları red olmaz.) [Tirmizi]

Ana-baba mazlum ve misafirin duası kabul olur) demek (Ana-babanın çocuğuna yaptığı hayır dua mazlumun [kâfir bile olsa] kendine zulmeden zalime yaptığı beddua misafirin ev sahibine yaptığı hayır dua kabul olur) demektir. Yoksa misafirin suçsuz olan ev sahibine yaptığı beddua kabul olmaz.

Mazlumun kendine zulmetmeyen birine yaptığı beddua kabul olmaz. Ana-babanın evladına yaptığı hayır dua kabul olur. Kötü ana-babanın suçsuz ve iyi olan çocuğuna yaptığı beddua kabul olmaz.

Kısacası haksız olarak yapılan beddua kabul olmaz. Beddua etmeye alışmamalıdır! Çünkü hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Kendinize çocuklarınıza ve mallarınıza beddua etmeyiniz! Duaların kabul olduğu bir vakte rastlar da bedduanız kabul olur.) Muslim.

HER BASARILI VE SALIH , GUZEL INSANIN ARDINDA ANNE, BABA DUASI VARDIR...
Gönul SIZI-m

Akıllı insan işini ve sosyal hayatını dua almak, gönül almak yolunda kullanır. Bu dua o kadar güçlüdür ki kişiyi hem dünyada hem de ahrette mutlu kılar.
Sadece kendisini değil yedi sülalesini de ihya eder. Bu adeta bir devlettir. Onun için çok az kişiye nasip olmaktadır.
İnsanlardaki nefis canavarı buna mani olmaktadır. Ben de dahil insanların çoğu maalesef nefsin esiri olarak bu devlete sahip olamamaktadırlar.
insanlar bu gerçekten habersiz olarak iş hayatlarında sadece kazanacağı parayı düşünürler.
Paraya hırs gösterdikleri, hırs da mahrumiyet sebebi olduğu için arzu ettikleri zenginlikten de mahrum kalırlar.
Hâlbuki iş hayatını Allah’ın rızasının tecelli ettiği insanların duasını almak, gönüllerini almak gayesi ile kuranlar ve onda bunu misyon edinenler de beklemedikleri oranda maddi ve manevi zenginliğe erişirler. Kime niyet kime kısmet, buna derler.
 
Üst Alt