Ateistin 27 sorusuna cevap

Rüya Tabircisi

Moderatör
Moderatör
Rüya Tabirleri
Mesajlar
370
1-Tüm insarın eşit olmaması, köleliğin olması.

Hz.Muhammed 571-632 yılları arası yaşamıştır.

Kimse, o zamanlar oranın hükümdarı olmadı ki, neden kölelik yasaklanmadı bilsin? Nitekim, puta tapanlar çok. Köleler, insan değil (mecazi) hayvan gibi kullanılıyorlar (bu doğru ama).

Örnek getirelim, Recep Tayip Erdoğanı hatta, Erdoğan istese elini masaya vurup "artık TL dolardan daha yüksek!" diye bilir mi? E diyemez?

Yani, Hz.Muhammed gidip oranın hükümdarına "artık kölelik yok!" diye bilir miydi?

İslam dini geldikten, Hz.Muhammed peygamber olduktan sonra köleliğe pek sıcak bakmadığı gerçektir.

Hz.Muhammed o dönemin şartlarına göre, köleliği kaldıramazdı.

Sebepleri :

1.Köleler sahipsiz ve evsiz kalırlar. Dilenmek zorunda kalırlar. Ayrıca, ekonomik ve s. açılardan ülkeye büyük bir kriz gelirdi.
VS. VS.

2.İnsanlar kölesiz kalır, ve Hz.Muhammede olan nefretleri biraz daha artardı.

VS.VS.

Tarzında sebepler vardır. Bu yüzden, Hz.Muhammedin bir planı vardı:

Köleliği yavaş yavaş ortadan kaldırma planı.


İslam, köleliğe bu yenilikleri getirdi:

1.Köleler artık kirli ve yırtık pırtık değil güzel giyinecekler.
2.Kendilerine ait bir çok haklar.
3.Sahipleri ne yemek yerse onu yerler kokuşmuş yemekler değil.
4.Kölelere "köle!" gibi muameler yok, "kardeşim" "evladım" gibi sözler kullanılacak.
5.Köleler hayvan gibi kullanılmayacak.
VS. VS.

Kölelere birçok haklar verdi.

Sokakta dilenen dilenci, bu hakları kölesine veren Müslümanın kölesi olmak istemez mi? Yiğidi öldür hakkını yeme..

"Tamam, Muhammed plan kurmuş, ama kölelik halen var?"

Da..... Bu Hz.Muhammedin suçu değil ki? Hz.Muhammed bizler gibi bir insan. Her yaptığı iş, her yaptığı plan gerçekleşmeyecek ki? Tanrı mı Hz.Muhammed -binlerce kez haşa-.

Hz.Muhammedin ölümüne yakın tüm köleleri serbest bıraktı.

Kölelerini nasıl çok sevdiğini (kölelerinde Hz.Muhammedi) bir gerçektir.

Köle azat etmeninde sevabı vardır.

--

2-Peygamberin kiminle evlenip boşanacağına dair gereksiz konulardan bahsediyor.

Evvelâ, Peygamber Allahın isteğine göre adım atar. Peygamber zor durumda kalınca (ilişki hususlarıda dahil) Allah ona vahiyle bildirir. Allahın vahiyle bildirdiğide, Kuranda yer alır. Bu gayet normaldir.

--

--

3-Konularda çok sayıda gereksiz tekrar olması.

Zannımca şunu kastediyor:

Yapraklı taneler, hoş kokulu bitkiler vardır.

13. O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

14. Allah, insanı pişmiş çamur gibi bir balçıktan yarattı.

15. "Cin"i de yalın bir ateşten yarattı.

16. O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

17. O, iki doğunun ve iki batının Rabbidir.(1)

18. O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

19. (Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar.(2)

20. (Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.

21. O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

22. O denizlerin her ikisinden de inci ve mercan çıkar.

23. O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

24. Denizde akıp giden dağlar gibi yüksek gemiler de O'nundur.

25. O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

26. Yer üzerinde bulunan her canlı yok olacaktır.

27. Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zâtı bâki kalacaktır.

28. O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

29. Göklerde ve yerde bulunanlar, (her şeyi) O'ndan isterler. O, her an yeni bir ilâhî tasarruftadır.

30. O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

31. Yakında sizi de hesaba çekeceğiz, ey cinler ve insanlar!

32. O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

33. Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip gidemezsiniz.

34. O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

35. Üstünüze ateşten yalın bir alevle kıpkızıl bir duman gönderilir de kendinizi koruyamazsınız.

36. O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

37. Gök yarılıp da, yanıp kızaran yağ gibi kırmızı gül hâline geldiği zaman (hâliniz ne olur?)

38. O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

39. İşte o gün ne insana, ne cine günahı sorulmayacak.(3)
40. O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

41. Suçlular simalarından tanınır da, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.

42. O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

43. İşte bu suçluların yalanladıkları cehennemdir.

44. Onlar, cehennem ateşi ile yüksek derecede kaynar su arasında gider gelirler.

45. O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?


Bu ayetler hata değildir. Gördüğünüz gibi. Peygamber bunu bizzat ashabına da okumuştur.

Sadece, bir nimet söyler, birşey söyler, sonra "böyle olduğu taktirde rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?" diye sorur.

Şükür etmeyi ister yani. Böyle büyük bir hata yapılmaz yani öyle değil mi?

--

3-Evlat edinmenin yasaklanması (niye?)

Evvelâ, baba çocuğuna "sen benim oğlumsun" diye yalan söyleyecek. Çocukta babasına "sen benim babamsın" diye yalan söyleyecektir. Çocuğun mirasa ortak olması doğru değildir. Mahremiyet konularında dikkatsizlik olacaktır.

Ayrıca, İslam bunu yasaklamadı. Dostun olsun vs. bir yetim çocuğu alıp, okutmak vs. ona bakmak büyük sevaptır. Yalnız, yazdığımız konularada dikkat edilmesi gerekmektedir.

--

5-biz bir âyeti değiştirip yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman -ki allah neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar peygamber'e, "sen ancak uyduruyorsun" derler. hayır, onların çoğu bilmezler.

Burada denmek isteyen şudur ki, eğer Allah olurda bir ayetin yerine başka bir ayet indirmek isterse -ki Allah neyi indireceğini gayet iyi bilir- bu onun ilimsizliğinden değildir, aksine ilim ve hikmetindendir.

--

6-Tebbet suresinde Ebu Lehebe lânet ediliyor.

Bu ayetin mucizesi şudur ki,

Şöyleki, çoğu ayette Peygambere "De Ki:" denir. Yani Ya Peygamber! De Ki: denir.

Yalnız Hz.Muhammedin öz amcası olduğu için, Rabbimiz ona "bunu demene gerek yok" anlamıyla "De Ki!" emrini Peygambere vermemiştir.

Ebu Leheb İslam tarihindeki en kötü insanlardan bile olsa Peygamberin amcası. Bu yüzden Allah peygambere "bunu demene gerek yok!" mesajı vermiştir (De Ki: emrini ona vermemiştir).

Diğer birşey, Kölesini döven, Ebu Talib açken, tok yatan Ebu Leheb, Hz.Muhammedin ölmesini isteyen, kölelerine hayvan gibi davranan, Müslümanların şehid almasından hazz alan Ebu Lehebe, bu beddua az değil midir?!

Ayrıca, Ebu Leheb Hz.Muhammedin doğumunda sevinmiştir. (Onun peygamber olduğunu iddia edeceğini bilmiyordu). Sırf bu sevabı yüzünden, cehennemde pazartesi günlerinde, baş parmağı ve işaret parmağı arasından su fışkırır, Ebu Lehebde (tahminen) bu suyu içer.

Eğer Kafirlerin Kralı Ebu Lehebe bile sırf bir iyiliği için cehennemde ödül veriliyorsa, biz Müslümanlar şükür etmeliyiz.

Ayrıca, ayet Ebu Lehebin asla iman etmeyeceğini de duyurmuştur.

--

7-Kitabın edebi değeri yok.

Rabbimiz Hodri Meydan, diye Kurandaki bir sureyi bile yazamazsınız demiş, e doğru mu? 15 Asırdır Kurandaki gibi bir sure olmadı!

Kuranda bilimsel mucizeler olsun, içindeki kafiyeler olsun eşsiz derecede mükemmeldir.

Kuranı Kerim diğer kutsal kitaplardan farklı olarak büyük bir titizlikle yazılmış. Hatasız ve problemsiz, çelişkisiz bir, ayrıca müteşabih ve güzel bir şekilde yazılmıştır. Günümüzün Alimleri bile bu kitaba mükemmel derken, bir adamın çıkıp "bana göre güzel değil" demesi zerre birşey değiştirmiyor.

Bu kitabın günümüzde binlerce insanın, on binlerce insanın ezberinde olmasını değiştirmiyor!

--

8-İlk ayetin emri "oku" ama Muhammed okuma bilmiyordu.

Muhammedin okuma bilmemesi doğrudur. Yalnız, "Oku Yaratan Rabbinin Adıyla!" denildiğinde, ona ayet indirildiğinde, yanisi elinde olmadan ona söylenilen ayeti tekrar etmeye başlamıştır.

--

9-Kadınların ikinci sınıf insan olması.

İkinci sınıf insanlar değiller, sadece o devrin erkekleri günümüzdeki gibi "ayol ayol" diye gezip (eşcinsellik temsili :D) ve korkak olmuyorlardı.

Daha ağır başlı ve cesur oluyorlardı (Müslümanlar). Kuran erkek kadından kesinlikle üstün demez, erkeğin kadından üstün olduğu konular varken, kadınında erkekten üstün olduğu konular vardır elbetki.

--

10-İbrahimin çocuk sayısı ve isimleri bir türlü doğru düzgün verilemiyor.

Ayet vermemiş. Galiba Tevrat ve Kurandaki İbrahim ile ilgili farklılıkları kastediyor. Farklı olması normal, bizler Tevrata boşu boşuna "Muharref" demiyoruz.

--

11-İbrahim çocuğunu kesmeye kalkışıyor ve bu takdir ediliyor.

Bu Hz.İbrahimin Rabbini çocuğundan bile çok sevdiğini gösterir. Allah aşkıyla yanıp tutuştuğunu gösterir. Buda takdir edilecek birşeydir.

--

12-İnanmayanların öldürülmesine teşvik ediliyor.

Böyle ayetler tüm kafirler için indirilmiyor, belli bir kavim için indiriliyor. Sebepsiz yere değil, Allah ve Peygamberini düşman bilip cana kıydıkları için öyle ayetler indiriliyor.

Örnek Maide 33, Onca insan canına kıyan bir kavim için indirilmiştir. Hele 34-de siz onları yakalamadan tövbe ederlerse affedin diyor. Buda Allahın merhamtini gösteriyor.

--

-Çok fazla sayıda ve olmayacak şeyler üzerine yemin edilmesi.

Aslında çok kez yemin edilmemiştir. Sadece sayılarını bilmiyorsun. Diğerlerini inandırmak için edilen yeminlerdir bu aslında, yalnız ne fayda?

--

143Herşey için 1-2 şahit ister, ama zina için 4.

Zina eden 2 kişi hakime gelip suçlarını 4 kez itiraf ede bilirler meselâ. Hakim 3 kez reddeder 4-cüye gelince "zina nedir? nerde yaptınız? kiminle yaptınız?" diye sorar.

Bu araştırılır vs. . Hakim, belki yapmamışsındır? vs. sözler söyler. Belki gerçekten yapmamıştır bu yüzden. Yalnız "hayır yaptım" diye ısrar ederse,

ve dünyada temizlenmek için ceza uygulanır.

Yani, 1 kişi görüp suçlarını itiraf etmelerini isteye bilir.

--

14-Sanki tanrı, "sorgulamayanları, körü körüne inananları cennete, inanmayan, bilimsel düşünenleri ise cehenneme atayım" gibisinden düşünüyor.

Hayır, körü körüne inananın bir süre sonra imanı yavaşça gider bu yüzden Münafık olup cehennemlik olur. İşte bu sebepten dolayıda sorgulamak lâzımdır.

--

15-Din önce bir kasabaya gönderiliyor, daha sonraysa evrensel olduğu söyleniyor.

Kastettiği, "biz mekke ve civarı için gönderdik" ayeti işte. Bu ayette mucizedir.

Zira, Bilimde Mekkenin dünyanın merkezinde, kalbinde olduğuu doğrulamıştır. Kuransa bunu 1500 yıl önceden diyor. Mekke dünyanın merkeziyse, kalbiyse. Civarıda heryerdir zaten.

--

16-Kitaptaki ifadelerin farklı yorumlanmaya çok müsait olması.

Bu "evirip çevirmek" değildir, Arapça karmaşıktır. Hele eskiden. Çift anlamları vardır. Bazı ayetler Müteşabihtir (anlaşılması zordur). Bu yüzden ayeti iyice sorgulamak lâzım gelir.

--

17-Geldiği zamana göre, devrimsel değişiklik getirecek, ahlaki ve sosyolojik değişiklikler içermemesi.

Kuran bir çok değişiklik zamanına göre getirmiştir. Kaldı ki, köleliğinde cevabını verdik zaten.

--

18-Cennetteki ödüllerin çok kısıtlı olması.

Aslında değil, yalnız bir kısmı Kuranı Kerimde verilir. Ayrıca Seks diye yazmışsın, Huriler seks için yaratılmadılar. Huriler üstün ve olağanüstü ahlak sahibidirler. Onlarla da tıpkı karı koca gibi yaşarız.

Cennette kıskançlık söz konusu değildir. Ayrıca, Melekler hergün gelip cennet ehline ne istediklerini sorarlar.

--

19-İnsanların, yaptıkları, sonlu sayıda hata yüzünden cehennemde sonsuz işkenceye maruz kalması.

Bu bir klişedir.

Örnek bir Ateist, ebediyen ömrü olsa. Onun için herşey serbest diye tabii ki küfrüne devam eder. Bu yüzdende azap çeker.

Onca insan, İslamı övüyor ama bir iman etmiyor.

İslamı bilmemiş olan kişi, böyle dinin varlığını bilmemişse tabiki cehennemlik değildir. Kafirin çocuğu öldüğünde cennetliktir.

Yalnız, bir Kafir İslamı bile bile, araştırmak elindeyken neden sorgulamadı, araştırmadı? Veya araştırdı mantıksız buldu ve iman etmedi?

Yani, Allahın nimetini istemeyip reddetti. İnkar etti.. Bu durumda Allah onu neden cennetlik etsin?

Günahkar Müslümanlarda bir süre cehenneme gidecek, kafirde bir süre cennette kalsaydı, bu Müslümana haksızlık olmazmıydı?

Bu durumda neden iman ediyoruz ki? Kafirde cennete gire bilecekse?

--

20-İslam dışı kişilerden erkek olanların öldürülmesinin, mallarının gasp edilmesinin, karısına tecavüz edilmesinin, karısının ve çocuklarının köle yapılmasının normal karşılanması.

Sadece ilk yazdığına cevapla, diğer iddialarını çürüte biliriz.

Kuranda, bu iman etmeyeni öldür diye geçen ayetler belli bir kavim için, yaptıkları çok büyük günahlar sebebi ile indirilmiştir. Tüm iman etmeyenler için değildir bu.

Ayrıca, elalemin karısını kızını öldüren o kavmin mallarını Hz.Muhammed alıpta çatır çutur yiyor diyenler büyük bir halt yiyor. Peygamber bazen kazandığı ganimetlerin yarısınıda elalemin yetimine bağışlamıyor muydu?

İşte bunları söyleyemeyecek kadar, nankör ve taş yüreklisiniz.

--

21-Ahzab 56 Diyanet:

şüphesiz allah ve melekleri peygamber'e salât ediyorlar. ey iman edenler! siz de ona salât edin, selam edin.

Herşeyi yaratan Tanrı olacağım ve Muhammede salat edeceğim öyle mi?

Bak kardeşim, Kuranda salat Ateistlerinde bildiği üzere "4" farklı mana taşır.

Namaz, Meleklerin Duası, Allahın Rahmeti ve Ümmetin şefaat dilemesi.

Allah Peygambere salat ediyorsa, Bu Allahın Peygambere Rahmet etmesi, Merhamet etmesi anlamına gelir.

--

22-Eğer kulumuza (Muhammede) indirdiğimize (Kurana) şüpheniz varsa, sizde ona benzer bir sure getirin ve eğer bu (bunu insan yazdı sözünü doğru dersinizse, ozaman Allahtan başka (bütün) şahitlerinizi (putlarınızı) çağırın!

Madem ki, böyle bir işi yapamıyorsunuz, hiçte yapamazsınız, o halde kafirler için hazırlanmış, yanacağı (günahkar) insanlardan ve kibrit taşlarından ibaret olan ateşten (Cehennemden) hazar edin!

Ayet açıkça eğer yanlışsa Kuran size göre benzeri ayet getirin diyor, bu gayet normal.

Sonra putlarınızı şahitlerinizi çağırın diyor, sonra böyle bir işi yapamassınız diyor, yani putlarınız cansız ve sahte diye onları çağıramassınız diyor.

Bu gayet normal bir ayet gördüğünüz gibi aslında.

--

23-Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. işte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da sapıktırlar. işte asıl gafiller onlardır.

Hani hoşgörü diniydi ?

Açıkça onların kalbi var, ama kavramazlar, gözleri var görmezler, kulakları var işitmezler, hayvan gibidirler günahkardırlar diyor. Bu yüzden cehennemlikler. Hayvan gibi olup zerre birşey anlamadıkları için, cehennemlikler. Bu yüzden "biz onları cehennem için yarattık" deniyor.

Yani onları Allah yarattı, Rabbinizim dedi, onlar inanmadı. Cehennemlik oldular. Cehennem Ehli oldular. Ehl-i Cehennem bile olsalar onları Allah, Rableri yarattı diyor.

--

24-Kuran hikaye kitabıdır, masal anlatır. Örnek verecek olursak, Tufan hikayesi. Sümerlerden alınmış birşey işte.

Evvelâ, Tufan hikayesi deniyorda, Hz.Nuhun oğlu "Türk" Türklerin atasıdır buna ne demeli?

Ayrıca, 2010 yılında Ağrı Dağında bulunan binlerce yıllık (Hz.Nuhun gemisinden bir parça olduğu söylenen) ahşap yapıya ne demeli?

Veya Gılgamış Destanına (destan masal anlatır, gerçek olmasa bile, çok eski binlerce yıllık destandır. Ayrıca, yazarı Nuh tufanından bahseder. Yanisi, yazar binlerce yıl önceden Hz.Nuhu biliyorsa Bu bile Hz.Nuhun yaşamına delildir. Destanı yazan kişi Nuh tufanından bir süre sonra yaşamış, okursanız anlamanız kolay olacaktır).

Nuh sahte deniyor, binlerce yıldır hikayesi var. Ve Nuh hikayesini kimin çıkardığı bile belli değil?

Nuhtan bile önce yaşamış kişilerin varlığına inanırsınızda, Nuh sırf peygamber olduğunu iddia etti diye, "o yaşamamış!" dersiniz öyle mi? Çok acizsiniz.

Varsa Nuhun yaşamadığına deliliniz, hodri meydan, gösterinde bizde Ateist olalım!?!?

Sümer tabletini tercüme eden şahıs, tercüme edememiştir diye Adem hikayesinden esinlendi" Varsa buna cevabınız, Hodri Meydan!

--

25-Semud kavmi nasıl yok edildi Kuran bir türlü karar veremiyor,

birisinde deprem, diğerinde korkunç ses, diğerinde bela yağmuru, diğerinde azap yakaladı, diğerinde tuzak kurulmuş, diğerinde böyle yöntemler seçilmiş, a şıkkı taş yağmuru, b şıkkı korkunç ses, c şıkkı suda boğma, sonra korkunç ses uğultulu, sonra yıldırım çarpması.



evvelâ, deprem ayeti:

"Bu yüzdende onları dehşetli bir sarsıntı kapladı, onlar kendi evlerinde düşüp kaldılar (bir göz kırpımında mahvoldular).

Kuranı bizzat meal eden şahıs, "sarsıntı" için şöyle yazmıştır:

korkunç uğultulu, ayrıca çok güçlü bir ses gelmiş, bu sesin etkisiylede deprem olmuş, onlarda evlerinde düşüp kalmışlar.

yani korkunç uğultulu sesede bir bakalım:

O zulmedenleri korkunç bir ses kapladı ve evlerinde düşüp kaldılar (bir göz kırpımında mahvoldular).

Buda zaten, deprem ayetindeki gibi aynı şeyi söylüyorlar.

yanisi, diğer bela yağmuru ayetimiz:

Kureyş müşrikleri ticaret için Şama giderken) felaket yağmuru yağmış şehire (birzamanlar Lut Tayfasının yaşamış olduğu Sedum şehrine) gelip varmıştılar. Meğer onu (o şehrin başına neler geldiğini) görmediler mi? Hayır, onlar öldükten sonra yeniden dirilmeye inanmıyorlar. (Kendilerinden önceki kafirlerin başlarına getirdiğimiz musibetlerden ibret almayan Mekke müşrikleri halâ da kıyamet hakkında şüphe içindedirler).

Ayet, Bir zamanlar Lut tayfasının yaşamış olduğu diyor. Semud Kavmi demiyor.

şimdiyse gelelim, azabın yakalamasına:

Ayette azap onları yakaladı der, Azap isimli birisi gelip onları yakalayıp mahvetmedi? :D Azap yakalaması, yani Rabbin onlar için seçtiği azap (korkunç ses) onları yakaladı ve mahvoldular.

Tuzak kurma ayetine gelelim:

Ayet onlar bize hile kurdular ama bizde onların hilesinin cezasını verdik diyor. Tuzak kurmak, Allah Tuzak isimli bir kale kurup onu canavara dönüştürüp üstlerine göndermedi ki? Tuzak kurdu, beklemedikleri anda korkunç ses onları yakaladı.

Şimdiyse, a-b ve c şıkkına gelelim:

Ayette biz kimine bunu yaptık, kimine şunu vs. der, hepsi için aynı kavim değil. Yani biz nice nice kavimleri farklı azaplarla mahvettik der.

Son olarak yıldırım çarpması:

Ayeti meal eden şahıs şöyle der,

Ayette "Bende sizi Ad ve Semud yıldırımı gibi bir yıldırımla" yani,

Bu tayfaları mahvetmiş korkunç bir sesle, müthiş bir azapla anlamına gelir. Mecazi bir anlam taşır.

--

26-Mirasta Adaletsiz.

Olaya matematiksel bakalım:
Anneye 1/6
Babaya 1/6
3 Kızçocuğuna 2/3
eşe 1/8
(A+B)/3K=2/6 / 2/3 = 50/100
(A+B) / EŞ = 2/6 / (eşin payı) 1/8 = 266/100
3 KızÇocuk / Eş= 2/3 / 1/8=533 / 100
Yani A+B= (sonucu) 266 (karşılıklı anne 133 baba 133)
3 kardeş 533
eş=100
Yani, ANNE + BABA + 3 KIZÇOCUK+EŞ
yapıyor, hepsinin mirasları,
133+ 133 +533+ 100= Sonucumuz:899
Avliyye:
1/6+1/6+2/3+1/8=54/48 sonuç:
8/48+8/48+32/48+6/48=54/48
3 hesaptan 1-cisi
899/133=6.75
diğeri
899/533=1.68
son
899/100=8.99
İkicindeki sonuç sonucunu böleceksek
54/8=6.75
54/32=1.68
54/9=6

--

27-Peygamber neden bir melek değilde, insan?

Zaten melek olsa gelecek nesiller, sırf kafir oldukları için peygamberin yaşadığına inanmazlardı. Ayrıca, melek dünyaya gelip Allahı müjdeliyorsa, zaten herkes Müslüman olur imtihan ve cehennemin bir anlamı kalmaz.
 
Üst Alt