Allah de ey kalbim

Kardelen

Başarılı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
101


Kuranla yaşamak, yaşayabilmek..
tüm ayetleri tek tek idrak edebilmek..
hayatı öyle görmek, görebilmek..
O'nun (sav) ahlakı Kurandı..
O'nun ahlakıyla ahlaklanabilmek..
Kuranla...

Senai DEMİRCİ


بسم الله الرحمن الرحيم

yaşamak savruk bir yaprağın elindeyken
ben hayatın bahanesi olmak için
doğdum
ya sen beyaz güvercin
neden kırgın uçuşun
dalları çiçek açmış tebessüm çiğnenirken

kayıp ve unutulmuş bir şarkı mıdır
kaldırıma bıraktığın suskun söz
annelerin duasında büyümüş bir gelinsin
her yeni gün efsane kanatların
alıp götürsün bizi
bir yağmur duasında saklanan umudumuz

yalnızlığın ortasında oturmuş ağlıyorum
kırılası parmaklar
oynasın dursun saçlarımla diyemem
acının sevincini bulmalıyım ben

dudaklarda arzın kanayan sancıları
vuruyor yüzümüze
/ yaramıza bakmadan
kirpikler kara bulutlar gibi
yakamızda kavganın fotoğrafları
uçurtması bedduaya takılmış her yalanın

bir güvercin olmayı ne çok istedim
yoktunuz...
nokta koymuyorum
/ koyamıyorum sabra
damlıyor baş ucumdan kırgın ayet sesleri

ya’kûb’un elinde hüznü dağlayan
bir kanlı gömlek gibi
eyyûb’un sabrı
sümeyye’nin ruhunda çizilen nefes gibi
ibrahim’in ateşi
bir peygamber daveti gibi
yüreğim bir duanın gözyaşına emanet

hayatı kucaklayan ellerim vardı benim
kırdınız...
sokaklar da yetmiyor vicdanı köreltmeye
iplik iplik sökülen günahın örtüsüyken
üşüyen karanfilim buruşuk kağıtlarda
“nasıl” diye sorma bana
bir kalem nasıl ağlarsa öyle

gölgeler sokağına bir nurla giriyorum
içi boş zihinler kaldırımının
haydi gel
omuzlarında kalabalıkların bestelediği şiir
gün gelir adın unutulur
/ elin tutulur
/ dilin tutulur
dağılır taneleri nefes tesbihlerinin
zehir kusan acil şifa değilsen
patenti koltuk olan ihanetin resmisin
hevesti
/ geçti deme

bak
bir iç daha çekiyor Kitap
sayfalar
/ satırlar eğiyor başlarını
sükut ve sitem
inceden inceye yakıyorken sineni
“nasıl” diye sorma bana
bir bebek nasıl ölürse öyle


gözlerim kapanmayacak artık
başım devrilmeyecek
düş yorgunu değilim
avucumda doğacak bütün yıldızlar

çığlığı olmayanın uykusuna yas düşmez
düşlerim ağlamasın
/ kardeşim ağlamasın
bu dehlize yaktığım mum
bana esaret değil
yüzüme kapattığın kapılar
sana cesaret değil

alkış istemiyorum
haykıran bir kalp yeter
sevdaya kor düştüm bir yasağın içinden
garipler diyarında bir soluk arıyorum

yarım kalmış cümlesiyim kalbimdeki sözlerin
bana dua getirin gönül bahçelerinden
melekler şahit olsun
bırakın
bırakın da öpeyim
başörtünün ucundan

MEHMET ŞÂMİL

♥♥♥ ░░A░L░L░A░H░░D░E░ E Y ░K░A░L░B░İ░M░░♥♥♥

“Allahım!
Gönlümü
sana bağlayacak, darmadağın hâlimi biraraya toplayacak, dağınık ve
parçalanmış işlerimi birbirine yaklaştıracak kötü itiyat ve fitnelerden
beni koruyacak, dilimi ıslah edecek, zâhirimi yükseltecek, amelimi
temizleyip arttıracak, yüzümü ak edecek,her kötülükten beni koruyacak
olan rahmetini senin fazlın......dan isterim.Allahım! Küfür düşünmeyecek
şekilde sâdık ve yakin imanı rahmetini senden isterim...

“ Gördüğünüzde size ALLAH’ ı hatırlatan, konuştuğunuzda bilginizi artıran,
ilmiyle de size ahireti hatırlatan, sizin için en hayırlı arkadaştır."

Sırr-ı ışkı sînemde cânumdan evvel saklaram

Bu cihânda sırrını fâş eyleyen hod er degül

Muhibbî

Gül, sırrını açtığı için solgun bir yüzle döner baharından.

Ayrılık acısıyla demlenmiş bir yudum içmeyi dileyerek ağız açan da gül gibi sırrını ifşa eder.

Gül, güzelliğini açığa çıkarmak için açılıyorsa;

insan, yükünü taşıtmak için paylaşır esrarını.

Gülün, her ne kadar güzel hatıraları da olsa başladığı noktada biter yolculuğu.

İnsan ise hafiflemek için bıraktığı yükün altında daha çok ezilmeye başlayacaktır.

Sırrın kaderi budur. Kimsenin bilmediğidir sır. Durdukça yakar.

Bundan dolayıdır ki gül,

yapraklarının yandığını ve bu yanık kokusunun tüm bedenini sardığını görünce sarhoş olur.

Sırrın sırrıyla hemhal olur.

Kendinden geçer ki bir sabah elinde olmadan bir bülbül görsün diye halimi açıverir masumca dudağını.

Kızaran yaprakların ucunu gösterir bir diğer gün.

Sonra o sırrın sırrıyla yanışın kokusu yayılır etrafa.

Her akşam farkına varsa da kendini daha çok ifşa ettiğinin dönüşü olmadığını bilir. Geri adım atamaz.

Gecenin bu pişmanlığı da bir sırdır çünkü ve bu sırrın sarhoşluğu ile

sabahın ışıkları ona daha da çok açtırır güzelliğini.

Bir bakmışsın ki açılmadık, görülmedik yaprak kalmamış.

Elbette yerindedir bülbülün keyfi. Gül ise sırrını ortaya dökmenin derdiyledir.

Ne bülbüle yâr olur ne de içine düştüğü durumdan kurtarabilir kendini.

Sonrasında her yaprağın taşıdığı sır paylaşıldıkça ölmeye başlar.

O ateş gibi yanış kaybolur.

Kokunun nefesi kesilir birden. Başını öne eğmekten başka çaresi yoktur gülün.

Kendine küser. Kalbini kırar kendinin.

Önceleri mağrur bir duruşla karşısına çıktığı rüzgârın bir selamıyla döker bütün yapraklarını.

Hazin bir yok oluştur bu.

Sırrını açığa çıkartan her gülün sonu bu ve de insanın...

Mehmet ŞAMİL


Rabbim sıkıntıda olan ve Zulüm gören kardeşlerimize kurtuluş nasip eylesin İNŞALLAH....

İslam dünyasının sıkıntılarından zaferlerle çıkılmasını nasip eylesin İNŞALLAH...

‎"Sevgiliye" açılan pencereleri aramak kapıları aralamaktır ..

Bir nebze de olsa O'na yaklaşmak,yakınlaşmak ...Rabbim muhabbetiyle süslesin bizleri...(AMİN...)

Emanete riayet edip yaratılışının maksat ve manasını idrak edip,


rızasını kazanma azim ve gayreti içinde olan kullarından eylesin...

…Rabbim, korktuğumuzdan emin.

Umduğumuza nail eylesin…Amin


ALLAH(C.C.) cümlemizden razı olur inş...

KARDELEN
 
Üst Alt