Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Ana sayfa
Forumlar
İSLAMİ PAYLAŞIMLAR
Allah (c.c)
ALLAH C.C'nün ZATİ SIFATLARI
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="omer_ömer" data-source="post: 111789" data-attributes="member: 15295"><p><strong>Kader ve kaza, hayır ve şer ancak ve ancak Allah 'tan dır.</strong> Bu kesin ve net, aynı zamanda imanımızın bir parçasıdır. </p><p></p><p>Maddede ve mana aleminde var olmuş var olan, var olacak olan her şey, tertip edilmiş, taktir edilmiş, tanzim edilmiş. Hiç bir şey boşta ve boşuna değil. Kalem yazmış, mürekkebi kurumuş. Bu ifadeye şöyle bakmak gerekir; </p><p></p><p>Hz. Allah her şeyi ezelde var etmiş, kul, kendisine verilen nefsin, talep ve arzusuna göre, var edilmiş bu tutum ve davranışlardan, kendisine uygun olduğunu düşündüğü şeyleri tercih eder.. Pazara giden bir kimsenin, tezgahlarda bulunan sebze ve meyvelerden, hoşlandığı, arzu ettiğini, arzu ettiği miktarda alma hissiyatı gibi değerlendire biliriz. </p><p></p><p>Var edilmiş, fakat yapmakta, almakta, tercihte, zaman ve miktar seçimi, kulun kendi inisiyatifine, kulun kendi haz ve zevkine, nefsinin tercihine bırakılmıştır. Yani, irade kulun kendisindedir. Hz. Allah yapma ve yapmama konusunda kullarını zorlamaz. Buraya kadar sanırım anlaşılmıştır. Ancak..!</p><p></p><p>Hz. Allah 'tan yardım dileyerek, hem dünya, hem de ahiret yurdu için güzel olanı tercihte, duaya müracaat etmek, kullar arasındaki ayrıcalığı doğurur. Ki, <strong>Allah var, gam</strong> yok ifadesinin tersi de mümkündür. <strong>Allah, kulun hesabında yok ise</strong>, hem dünya, hem de ahirette gam çok..!</p><p></p><p>İslam Dini 'nde bilmemiz gerekenler ve Hz. Allah 'ın Zati sıfatları konusunu açmamdaki sebeplerden birisi, Hz. Allah 'ı bir nebze anlatmak, diyanet tarafından, bu zamana kadar açıklanması ertelenmiş konulardan bahsetmektir. </p><p></p><p>En önemlisi ise,<strong> Hz. Allah 'ı bilmek..!</strong> Allah nasıl bilinir.?</p><p></p><p>Bunun mümkün olabilmesi için, subuti sıfatlarının iyice düşünülüp, tefekkür edilmesi gerekir. Hz. Allah 'ın ne olduğu, ne olmadığını anlayabilmek, ancak ve ancak bu şekilde mümkün olabilir. Toplumumuzda, Allah inancı, zan ve tahmin dışına çıkamaz. </p><p></p><p>Allah 'ı bilmeden, Allah 'ı müşahede edemeden tefekkür nasıl olur derseniz, bunun cevabını bilmiyorum. Çünkü tefekkür etmek için, Hz. Allah 'ın bilinmesi gerektiğini biliyorum. Bunu anlamanın diğer bir yolu da, nefsi bilmekle olur. ''<strong>Nefsini bilen, Rabbını bilir</strong>'' buyrulmuştur.. </p><p></p><p>Nefsi bilmek, akabinde Allah 'ı bilmek, ancak ve ancak Tasavvufi yaşantı ile mümkündür. </p><p></p><p>Hayat, ilim, semi, basar, tekvin, kelam, irade, kudret.. Bunlar Hz. Allah 'ın subuti sıfatlarıdır. Hem yazması, hem de ezberlemesi çok kolay. Amma müşahede noktasına gelindi mi.? İşte, iş burada başlıyor. Çünkü, Evliya 'ya tabi olmadan, bu sır kapısını aralamak mümkün değil. </p><p></p><p>Bu sırra erildiğinde ise, ''<strong>eşhedüenlailahe illallah</strong>'' ''<strong>şahitlik ederim ki Allah 'tan başka ilah yok</strong>'' zevki bütün cesameti ile insanı kaplar. İnanç, iman, ibadet ve yaşantı, tefekkür gerçek manada bundan sonra şekillenir..</p><p></p><p>Neticeyi şuraya bağlamak istiyorum; </p><p></p><p><strong>Yaşantımızdaki bütün tercihler, kendi irademize bırakılmıştır. Hz. Allah kullarını asla zorlayıcı değildir. Aksi halde dünyadaki imtihanın hiç bir manası kalmaz.</strong> </p><p></p><p>Birileri, hata, kusur, günah işlerken, neden diğerleri, iyi güzel ve doğruyu tercih ediyor.? </p><p></p><p>Alemin Halik'ı birdir</p><p>Niçin bazısı kafirdir.?</p><p>Bu ne hikmet, bu ne sırdır.?</p><p>Bilen gelsin bu meydane.</p><p></p><p>Hz. Allah hiç bir şeyi noksan bırakmamış. Bizim ezel'i ervahta nasıl bir imtihan verdiğimizi hiç kimse bilemez. Kuran 'da bahsedildiği kadarı ile ifade etmek gerekirse;</p><p></p><p><strong>A'râf suresi 172</strong></p><p>Kıyamet gününde, <strong>biz bundan habersizdik demeyesiniz</strong> diye Rabbin Ademoğulları 'ndan, onların bellerinden zürriyetlerini aldı, onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki: “<strong>Ben sizin Rabbiniz değil miyim</strong>?” “<strong><span style="color: rgb(226, 80, 65)">Evet, şahit olduk</span></strong>,” dediler.</p><p></p><p>İnsanoğlu bu şahitliği yapabilecek kapasitede yaratılmıştır. Lisanen değil, gerçek manada şahitlik.</p><p></p><p>Bu şahitlikten sonrasını tahmin bile edilemez..</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="omer_ömer, post: 111789, member: 15295"] [B]Kader ve kaza, hayır ve şer ancak ve ancak Allah 'tan dır.[/B] Bu kesin ve net, aynı zamanda imanımızın bir parçasıdır. Maddede ve mana aleminde var olmuş var olan, var olacak olan her şey, tertip edilmiş, taktir edilmiş, tanzim edilmiş. Hiç bir şey boşta ve boşuna değil. Kalem yazmış, mürekkebi kurumuş. Bu ifadeye şöyle bakmak gerekir; Hz. Allah her şeyi ezelde var etmiş, kul, kendisine verilen nefsin, talep ve arzusuna göre, var edilmiş bu tutum ve davranışlardan, kendisine uygun olduğunu düşündüğü şeyleri tercih eder.. Pazara giden bir kimsenin, tezgahlarda bulunan sebze ve meyvelerden, hoşlandığı, arzu ettiğini, arzu ettiği miktarda alma hissiyatı gibi değerlendire biliriz. Var edilmiş, fakat yapmakta, almakta, tercihte, zaman ve miktar seçimi, kulun kendi inisiyatifine, kulun kendi haz ve zevkine, nefsinin tercihine bırakılmıştır. Yani, irade kulun kendisindedir. Hz. Allah yapma ve yapmama konusunda kullarını zorlamaz. Buraya kadar sanırım anlaşılmıştır. Ancak..! Hz. Allah 'tan yardım dileyerek, hem dünya, hem de ahiret yurdu için güzel olanı tercihte, duaya müracaat etmek, kullar arasındaki ayrıcalığı doğurur. Ki, [B]Allah var, gam[/B] yok ifadesinin tersi de mümkündür. [B]Allah, kulun hesabında yok ise[/B], hem dünya, hem de ahirette gam çok..! İslam Dini 'nde bilmemiz gerekenler ve Hz. Allah 'ın Zati sıfatları konusunu açmamdaki sebeplerden birisi, Hz. Allah 'ı bir nebze anlatmak, diyanet tarafından, bu zamana kadar açıklanması ertelenmiş konulardan bahsetmektir. En önemlisi ise,[B] Hz. Allah 'ı bilmek..![/B] Allah nasıl bilinir.? Bunun mümkün olabilmesi için, subuti sıfatlarının iyice düşünülüp, tefekkür edilmesi gerekir. Hz. Allah 'ın ne olduğu, ne olmadığını anlayabilmek, ancak ve ancak bu şekilde mümkün olabilir. Toplumumuzda, Allah inancı, zan ve tahmin dışına çıkamaz. Allah 'ı bilmeden, Allah 'ı müşahede edemeden tefekkür nasıl olur derseniz, bunun cevabını bilmiyorum. Çünkü tefekkür etmek için, Hz. Allah 'ın bilinmesi gerektiğini biliyorum. Bunu anlamanın diğer bir yolu da, nefsi bilmekle olur. ''[B]Nefsini bilen, Rabbını bilir[/B]'' buyrulmuştur.. Nefsi bilmek, akabinde Allah 'ı bilmek, ancak ve ancak Tasavvufi yaşantı ile mümkündür. Hayat, ilim, semi, basar, tekvin, kelam, irade, kudret.. Bunlar Hz. Allah 'ın subuti sıfatlarıdır. Hem yazması, hem de ezberlemesi çok kolay. Amma müşahede noktasına gelindi mi.? İşte, iş burada başlıyor. Çünkü, Evliya 'ya tabi olmadan, bu sır kapısını aralamak mümkün değil. Bu sırra erildiğinde ise, ''[B]eşhedüenlailahe illallah[/B]'' ''[B]şahitlik ederim ki Allah 'tan başka ilah yok[/B]'' zevki bütün cesameti ile insanı kaplar. İnanç, iman, ibadet ve yaşantı, tefekkür gerçek manada bundan sonra şekillenir.. Neticeyi şuraya bağlamak istiyorum; [B]Yaşantımızdaki bütün tercihler, kendi irademize bırakılmıştır. Hz. Allah kullarını asla zorlayıcı değildir. Aksi halde dünyadaki imtihanın hiç bir manası kalmaz.[/B] Birileri, hata, kusur, günah işlerken, neden diğerleri, iyi güzel ve doğruyu tercih ediyor.? Alemin Halik'ı birdir Niçin bazısı kafirdir.? Bu ne hikmet, bu ne sırdır.? Bilen gelsin bu meydane. Hz. Allah hiç bir şeyi noksan bırakmamış. Bizim ezel'i ervahta nasıl bir imtihan verdiğimizi hiç kimse bilemez. Kuran 'da bahsedildiği kadarı ile ifade etmek gerekirse; [B]A'râf suresi 172[/B] Kıyamet gününde, [B]biz bundan habersizdik demeyesiniz[/B] diye Rabbin Ademoğulları 'ndan, onların bellerinden zürriyetlerini aldı, onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki: “[B]Ben sizin Rabbiniz değil miyim[/B]?” “[B][COLOR=rgb(226, 80, 65)]Evet, şahit olduk[/COLOR][/B],” dediler. İnsanoğlu bu şahitliği yapabilecek kapasitede yaratılmıştır. Lisanen değil, gerçek manada şahitlik. Bu şahitlikten sonrasını tahmin bile edilemez.. [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Günün 3 rekat olan son namazı nedir?
Cevap yaz
Ana sayfa
Forumlar
İSLAMİ PAYLAŞIMLAR
Allah (c.c)
ALLAH C.C'nün ZATİ SIFATLARI
Üst
Alt