Ana sayfa
Forumlar
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Neler yeni
Yeni mesajlar
Son aktiviteler
Giriş yap
Kayıt ol
Neler yeni
Ara
Ara
Sadece başlıkları ara
Kullanıcı:
Yeni mesajlar
Forumlarda ara
Menü
Giriş yap
Kayıt ol
Install the app
Yükle
Ana sayfa
Forumlar
İSLAMİ PAYLAŞIMLAR
Allah (c.c)
ALLAH C.C'nün ZATİ SIFATLARI
JavaScript devre dışı. Daha iyi bir deneyim için, önce lütfen tarayıcınızda JavaScript'i etkinleştirin.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz..
Tarayıcınızı güncellemeli veya
alternatif bir tarayıcı
kullanmalısınız.
Konuya cevap cer
Mesaj
<blockquote data-quote="omer_ömer" data-source="post: 111767" data-attributes="member: 15295"><p>Hz. Allah Kuran 'da, <strong>Kamer suresi 49</strong>. ayette; ''<strong>Biz, her şeyi bir ölçüye göre yarattık</strong>''. buyuruyor. </p><p></p><p>Ölçü Zatına mahsus olduğu gibi, taktir, tertip ve tanzim, yine Zatına mahsustur. Bu alanlar kullara kapalı alanlardır. Hadiselere müdahale etme imkan ve ihtimali yoktur. </p><p></p><p>Önceden hazırlık, yalnızca ahiret hayatı için yapılabilir. Hazırlık, inanç, iman, ibadetlerle alakalıdır ki, başkaca bir müdahale şansı kullara ve diğer mahlukata verilmemiştir. </p><p></p><p>Dünya hayatı için tercihler kullarınmış gibi görülse de, tercihleri yaratan Hz. Allah 'tır.. Yani, her bir mahlukat için yazılmış ve hazır olan vazifeleri, ezel-i ervah 'ta yazan, Hz. Allah 'tır. ''<strong>Kalem yazdı, mürekkebi kurudu</strong>'' denir. Bunun adı <strong>kader</strong>.. </p><p></p><p><strong>Kaza</strong> ise kaderin tecellisidir. İnsan için belirlenmiş olan ölüm, hastalık, varlık, yokluk, diğer adı ile imtihanımız .. </p><p></p><p><strong>Doğum, yaşam ve ölüm, Hz. Allah 'ın yed-i kudretindedir. </strong></p><p></p><p>Belki daha önce bahsetmiş olabilirim ama, şöyle bir kıssa anlatılır;</p><p></p><p>Adam ölümün olmadığı bir kent arıyormuş. Bir çok kişiye sorsa da, istediği cevabı alamamış. Bir gün, karşısına birisi çıkıyor ve bu yönlü sohbet ederken, karşılaştığı şahıs diyor ki;</p><p></p><p>- Ben öyle bir yer olduğunu işittim. Adam heyecanla;</p><p></p><p>- Nerede bu yer.? Diye sorunca ;</p><p></p><p>- Falanca yerdeymiş. Cevabını veriyor. Adam yine heyecanla, </p><p></p><p>- Gerçekten de orada ölüm yok mu..? Diye sorduğunda;</p><p></p><p>- Evet..! Orada ölüm yokmuş. Orada bulunan dağın ardından, ''falanca'' diye ismi ile çağrılır, kişi o dağa doğru gider ve bir daha kendisinden haber alınmaz, yani geri dönmez.. diyor. Ölüm korkusu her yanını sarmış kişi;</p><p></p><p>- Tam da benim aradığım bir yer. Şayet beni çağırırlarsa, gitmem..! diyor. Ve o kente yerleşiyor.</p><p></p><p>Gel zaman, git zaman, dağın ardından bizim korkak şahsın ismi sesleniliyor. Taraf etrafı bir de ne görsün, dağa doğru kendi kendine yürüyüp gidiyor. Ardından sesleniyorlar;</p><p></p><p>- Ey falanca, nereye gidiyorsun.? Hani çağrıldığında gitmeyecektin.? dedikleride;</p><p></p><p>- Ardımdan iten ile, boynumdan çekeni görmüyor musunuz.? diyor..</p><p></p><p>Yani hiç bir yaratılmış, ne kaderine, ne alın yazısına, akıbet ve sonuna müdahale etmeye yetkili kılınmamış.. Şayet önceden tedbir alınsa idi, kader ve kazaya müdahale şansı mahlukata verilmiş olsa idi..! İmtihanın anlamı kalır mıydı.? </p><p></p><p>Son nefeste, ölüm anını bilir ve ''<strong>lailahe illallah</strong>'' der kurtulurdu. Cenneti elde etmek işte bu kadar kolay olurdu.. Ama her işin aslına erebileceğini, her hadiseye akıl erdirebileceğini düşünen, hakikatten uzak insanlar günümüzde az değil. </p><p></p><p>Ölümden korkan şahıs gibi arayış içerisinde olanların varlığı, hiç de az değil. Hatta forumda her gün bu manada şunu okursan kurtulursun, bunu yaparsan cennete gidersin, hiç değilse şöyle ol, böyle kal gibi ifadelerle insanları kendi zannı etrafında toplama gayretinde olan, bilmiyorum kendisi ne yapacak, nasıl kurtulacak.? </p><p></p><p>Kendisinde olan inanç ve iman noksanlığını, hakikatmiş gibi anlatmaya çabalıyor. Elbette ki itibar edenler az değildir. Ama netice, koskocaman bir hiç''..!</p><p></p><p>İnanç ve iman olmadan hiç bir duanın kabul ve makbul olmayacağından bahsetmek yerine, yap kurtul telkininde bulunuyor. Yazık ki, yazık...</p></blockquote><p></p>
[QUOTE="omer_ömer, post: 111767, member: 15295"] Hz. Allah Kuran 'da, [B]Kamer suresi 49[/B]. ayette; ''[B]Biz, her şeyi bir ölçüye göre yarattık[/B]''. buyuruyor. Ölçü Zatına mahsus olduğu gibi, taktir, tertip ve tanzim, yine Zatına mahsustur. Bu alanlar kullara kapalı alanlardır. Hadiselere müdahale etme imkan ve ihtimali yoktur. Önceden hazırlık, yalnızca ahiret hayatı için yapılabilir. Hazırlık, inanç, iman, ibadetlerle alakalıdır ki, başkaca bir müdahale şansı kullara ve diğer mahlukata verilmemiştir. Dünya hayatı için tercihler kullarınmış gibi görülse de, tercihleri yaratan Hz. Allah 'tır.. Yani, her bir mahlukat için yazılmış ve hazır olan vazifeleri, ezel-i ervah 'ta yazan, Hz. Allah 'tır. ''[B]Kalem yazdı, mürekkebi kurudu[/B]'' denir. Bunun adı [B]kader[/B].. [B]Kaza[/B] ise kaderin tecellisidir. İnsan için belirlenmiş olan ölüm, hastalık, varlık, yokluk, diğer adı ile imtihanımız .. [B]Doğum, yaşam ve ölüm, Hz. Allah 'ın yed-i kudretindedir. [/B] Belki daha önce bahsetmiş olabilirim ama, şöyle bir kıssa anlatılır; Adam ölümün olmadığı bir kent arıyormuş. Bir çok kişiye sorsa da, istediği cevabı alamamış. Bir gün, karşısına birisi çıkıyor ve bu yönlü sohbet ederken, karşılaştığı şahıs diyor ki; - Ben öyle bir yer olduğunu işittim. Adam heyecanla; - Nerede bu yer.? Diye sorunca ; - Falanca yerdeymiş. Cevabını veriyor. Adam yine heyecanla, - Gerçekten de orada ölüm yok mu..? Diye sorduğunda; - Evet..! Orada ölüm yokmuş. Orada bulunan dağın ardından, ''falanca'' diye ismi ile çağrılır, kişi o dağa doğru gider ve bir daha kendisinden haber alınmaz, yani geri dönmez.. diyor. Ölüm korkusu her yanını sarmış kişi; - Tam da benim aradığım bir yer. Şayet beni çağırırlarsa, gitmem..! diyor. Ve o kente yerleşiyor. Gel zaman, git zaman, dağın ardından bizim korkak şahsın ismi sesleniliyor. Taraf etrafı bir de ne görsün, dağa doğru kendi kendine yürüyüp gidiyor. Ardından sesleniyorlar; - Ey falanca, nereye gidiyorsun.? Hani çağrıldığında gitmeyecektin.? dedikleride; - Ardımdan iten ile, boynumdan çekeni görmüyor musunuz.? diyor.. Yani hiç bir yaratılmış, ne kaderine, ne alın yazısına, akıbet ve sonuna müdahale etmeye yetkili kılınmamış.. Şayet önceden tedbir alınsa idi, kader ve kazaya müdahale şansı mahlukata verilmiş olsa idi..! İmtihanın anlamı kalır mıydı.? Son nefeste, ölüm anını bilir ve ''[B]lailahe illallah[/B]'' der kurtulurdu. Cenneti elde etmek işte bu kadar kolay olurdu.. Ama her işin aslına erebileceğini, her hadiseye akıl erdirebileceğini düşünen, hakikatten uzak insanlar günümüzde az değil. Ölümden korkan şahıs gibi arayış içerisinde olanların varlığı, hiç de az değil. Hatta forumda her gün bu manada şunu okursan kurtulursun, bunu yaparsan cennete gidersin, hiç değilse şöyle ol, böyle kal gibi ifadelerle insanları kendi zannı etrafında toplama gayretinde olan, bilmiyorum kendisi ne yapacak, nasıl kurtulacak.? Kendisinde olan inanç ve iman noksanlığını, hakikatmiş gibi anlatmaya çabalıyor. Elbette ki itibar edenler az değildir. Ama netice, koskocaman bir hiç''..! İnanç ve iman olmadan hiç bir duanın kabul ve makbul olmayacağından bahsetmek yerine, yap kurtul telkininde bulunuyor. Yazık ki, yazık... [/QUOTE]
Adı
İnsan doğrulaması
Günün 3 rekat olan son namazı nedir?
Cevap yaz
Ana sayfa
Forumlar
İSLAMİ PAYLAŞIMLAR
Allah (c.c)
ALLAH C.C'nün ZATİ SIFATLARI
Üst
Alt