Burada her şey "NET"
islamiforumlar.net



Go Back   islamiforumlar.net - islami forum > İSLAM VE AİLE > Kadınca Kararınca
www.islamiforumlar.net
Kayıt ol Yardım Ajanda Arama Son Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Anasayfa Soru cevap Dua köşesi İslami rüya tabirleri Resimli Cuma Mesajları Dök içini rahatla İletişim
Kadınca Kararınca Bayanlara özel bölüm

Kurana Göre Başörtüsü

Kadınca Kararınca


Yeni Konu aç CEVAPLA

 

Seçenekler Değerlendirme
Alt   #1 (permalink)
4747
Katılımcı Kardeşimiz

Kurana Göre Başörtüsü



Türkiye'de ve bazı İslam ülkelerinde müslüman kadının başını örtmesi istenmemektedir. Bunu istemeyenler genellikle dine ve gerçek dindarlara saygılı olduklarını söyler ve din dışılıkla suçlanmayı reddederler.

Bir taraftan da Müslümanlar dini hayatlarını Kur'an ışığında gözden geçirmeye başlamış-lardır. Kur'an'a yönelme ile birlikte hurafelere karşı da savaş açılmıştır. Artık iki türlü müslümanlıktan söz edilmektedir; biri Kur'an müslümanlığ, diğeri Kur'an dışı müslümanlıktır. Kur'an dışı müslü-manlıkla kastedilen geleneksel müslümanlıktır. Dindarların büyük çoğunluğu, geleneksel an-lamda müslüman oldukları için Kur'an müslümanlığı başörtüsü yasakçılarının da ilgisini çekmek-tedir.

Bu yazıda başörtüsü yasakçılarının durumu sırf Kur'an ayetleri ışığında ele alınmıştır. Okuyucuya kolaylık olması için karşılıklı sohbet havası içinde yazılan yazı ile sizi baş başa bırakıyorum.

- Müslüman kadınların başlarını örtmelerine karşı çıkanlarla ilgili bir hüküm gerçekten Kur'an'da var mı?

- Elbette var. Müslüman kadınların başını örtmesi Allah'ın bir emridir. Allah'ın bir tek emrini bile kabul etmeyenin durumu Kur'an'da açıklanmıştır. Her müslümanın bunu çok iyi bilmesi gerekir. Şimdi ben sorayım, Kur'anda sapmanın ve saptırmanın simgesi haline gelmiş varlık hangisidir?

- Şeytan mı?

- Evet.. Şeytan, diğer adı ile İblis, meleklerle beraberken Allah ona ve bütün meleklere Adem için secdeye kapanma emri verdiğinde o bu emri kabul etmediği için kafir olmuştur. Konu ile ilgili ayetler şöyledir:

"Vaktin birinde Rabbin meleklere demişti ki: "Ben, kurumuş çamurdan, değişken kara balçık-tan bir insan yaratacağım.
Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman onun için secdeye kapanın."
Bütün melekler hemen topluca secde ettiler.
İblis öyle yapmadı. O, secde edenlerle beraber olmamakta direndi.
Allah buyurdu ki: "Ey İblis! Senin neyin var ki, onlarla birlikte secde etmedin?"
Dedi ki, "Kurumuş çamurdan, değişken kara balçıktan yarattığın insana secde edemem."
Allah buyurdu ki, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun." (Hicr 15/28-34)

Demek ki, İblis Allah'ın bir tek emrini kabul etmediği için kovulmuştur.

- Bir de kibirlenmesi var. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: "...İblis direndi, büyüklük tasladı ve kafirlerden oldu." (Bakara 2/34)

- Şeytanın kibirlenmesi, aslında Hz. Adem'e karşı değil, Allah'ın emrine karşıdır. Yani Allah'ın, çamurdan yarattığı biri için secdeye kapanmasını istemesi İblis'in ağırına gitmiştir. Bundan dolayı Allah ona, "...İn oradan, orada büyüklenmek sana düşmez, çık, sen alçağın te-kisin" demiştir. (Araf 7/13)

- İblis bu haliyle Allah'ı inkar etmiş mi oluyor?

- Burada İblis Allah'ın bir emrini tanımamış oluyor. Bu da onun kafir olması için yeterli sayıl-mıştır. Yoksa iblis, Allah'ın ne varlığını, ne birliğini, ne yaratıcılığını ne de kudretini reddetmiştir. Kur'an-ı Kerim İblis'in saptıktan sonra, "..Doğrusu ben Allah'tan korkarım, Allah'ın cezası pek ağırdır." (Enfal 8/48) dediğini bildirmektedir. Allah'ın bazı emirlerini tanımamaya devam ettiği için bu sözü onu kafir olmaktan kurtaramamıştır.

- Doğru, Allah'a "Rabbim" diye hitap ediyor. Nitekim bulunduğu makamdan Allah tarafından indirilince şöyle demişti: "Rabbim! Hiç olmazsa, tekrar dirilecekleri güne kadar bana süre tanı." (Hicr 15/36)

- Buradan onun ahirete inandığı da açıkça anlaşılmaktadır.

- O zaman çok ilginç bir durum ortaya çıkıyor. İblis Allah'a inanıyor, meleklere inanıyor, çünkü zaten kendisi onların arasındaydı. Ahiret gününe inanıyor. İnanması gereken bir pey-gamber henüz yok, çünkü Hz. Adem daha peygamber olmamıştır. İndirilmiş bir kitap da yok. Bazıları böyle birini iyi bir müslüman sayabilir ama Bakara suresinin 34. ayeti onun kâfir oldu-ğunu açıkça ortaya koyuyor. Üstelik Kur'an'ın bütününe baktığınızda onun kâfirlikte en önde olduğu açıkça gözükür.

- İşte Allah'ın bir tek emrini tanımaması onun bu hale gelmesi için yetmiştir. Onun kâfirliği böyle başlamış, sonra da günah yükünü ha bire çoğaltmıştır.

- Dilden dile dolaşan bir söz var, deniyor ki, "Bir kimsenin kâfir olduğuna dair doksan dokuz, müslüman olduğuna dair bir delil bulunsa müftünün o bir delil ile amel etmesi gerekir."

- Böyle bir şey kabul edilemez. O sözün doğrusu şöyledir: "Bir tek konunun farklı yorumları olsa ve bu yorumlar kişinin kafir olmasını gerektirse ama bir yorumu da o kişinin kafir olma-dığı şeklinde olsa müftüye düşen kâfir olmayacağına dair olan yorumu dikkate almaktır. Eğer o kişinin niyeti bu ise zaten müslümandır. Ama eğer niyeti böyle değilse müftünün onu kâfir say-mamasının ona bir faydası yoktur[1]." Yoksa ayette olduğu gibi, kafir olmayı gerektiren bir tek söz ve davranış bile kişiyi Allah yanında kâfir yapmaya yeter.

- Başörtüsü konusunda, Allah Teâlâ'nın “Başörtülerinin bir kısmını yakalarının üstüne vur-sunlar....” (Nur 24/31) diye emri var; ama deniyor ki, ayette "başörtüleri" diye tercüme edilen ke-lime, humur kelimesidir. Bu hımar'ın çoğuludur. Bu kelime örtü anlamına da gelir. Burada başör-tüsü yasakçıları lehine bir yorum yapılamaz mı?

- Evet ayette geçen, hımar kelimesinin kökü hamr dır. Bunun anlamı bir şeyi örtmektir. Hımar da örtü anlamında kullanılmıştır. Ama bu kelime Arap örfünde kadının başını örttüğü örtüye isim olmuştur. Bunun kadının başörtüsü anlamına geldiği eski Arapça sözlüklerde yazılı-dır[2].

Bu ayet indiği zaman Araplarda hımar kelimesi kadının başörtüsü anlamındaydı. İçinde hımar kelimesi geçen çok sayıda hadis vardır ve bunlar kadının başörtüsü anlamınadır. Bunlardan üç örnek verelim:

1- Allah'ın Elçisi sallALLAH u aleyhi ve selleme ipekli kumaşlar getirilmişti. Ömer'e bir parça gön-derdi. Üsâme b. Zeyd'e bir parça gönderdi. Ali b. Ebî Talib'e bir parça verdi ve dedi ki; Onu ka-dınların arasında hımar (başörtüsü) olarak parçalara ayır. (Müslim, Libas 7-2068)

2- Alkame b. ebî Alkame annesinin şöyle dediğini naklediyor: Abdurrahman'ın kızı Hafsa Allah'ın Elçisi sallALLAH u aleyhi ve sellemenin eşi Ayşe'nin yanına girdi Hafsa'nın üzerinde ince bir hımar (başörtüsü) vardı. Ayşe onu parçaladı ve ona kalın bir hımar (başörtüsü) giydirdi. (El-Muvatta, Libas, 4, hadis no 6)

3- Hz. Ayşe Peygamber sallALLAH u aleyhi ve sellemin şöyle dediğini bildirmiştir. "Allah adet gören bir kadının namazını başı hımarlı (başörtülü) olmadan kabul etmez." (Ebu Davud Salat 85, H. no 641)

Bugüne kadar, müslüman kadının başını örtmesinin Allah'ın emri olmadığını söyleyen bir tek mezhep çıkmamıştır. Uygulama da hep böyle olmuştur.

- Şu anda "Başörtüsünün serbest, türbanın yasak olduğu" noktasına gelinmiştir. Başörtüsü serbest dendiğine göre onlar lehinde bir yorum yapılamaz mı?

- Türban kelimesi Fransızcadır ve sarık anlamınadır[3]. Bu kelime Türkçemize de geçmiştir. Türkçe'de, sarık gibi kat kat olan, boyun kökünden alnın üstündeki tüy bitimine kadar saçları örten, kulağı, göksü ve boynu açıkta bırakan ve kadınların kullandığı bir örtü anlamındadır. Yasaklanan türban bu ise başörtüsüne bu manada özgürlük tanıyanlar Kur'an açısından Allah'ın bir yasağına karşı çıkmış olmazlar.

Ama son bir kaç yıldır bu kelime, ısrarla kadınların başörtüsü anlamında kullanılmaktadır. Bunlara göre türban, omuzları da örten başörtüsüdür. Ne gariptir ki, asırlardır müslüman Türk kadınının dışarda kullandığı başörtüsü omuzları da örter. Eğer türban bu ise neden şimdiye kadar bunu hiç bir sözlük yazmamıştır?

- Herhalde olayı Kur'an'a göre değerlendirenler pek azdır.

- Günümüzdeki müslümanlar henüz konuları Kur'an'a göre değerlendirme alışkanlığı kazanmış değillerdir. Allah Teâlâ Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor: "İnsanların çoğu ayetlerimizden gerçekten habersizdirler." (Yunus 10/92) Yukarıdaki ayetleri yazmamın sebebi de Allah'ın tek bir ayetine karşı çıkan bir müs-lümanı, Kur'an'ın nasıl değerlendirdiğini göstermektir.

PAYLAŞ
Facebook Twitter Google



4747 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt   #2 (permalink)
NURİKATAR
Yeni Kardeşimiz




Sitenin yeni üyelerindenim. Siteye dini bilgilerimi artırmak için girmiş bulunuyorum....

Bu gün ülkemizde kadınlarımızın yarısı başörtüsü kullanmamanın günah olmadığına inanıyor. Bu yazıda da belirtildiği gibi birçok müslüman ülkede de kadınların bir kısmı başörtüsü kullanmıyorlar.

Ayrıca köy ve kasabalarımızda halk pazarlarında kendi ürettiklerini satan köylü kadınlarımız baş örtüsü kullanmalarına rağmen Başörtüsünün saçlarını örtmesi gerektiğini düşünmüyorlar, saçlarının bir bölümü görüne biliyor...

Bu nedenle benimde bazı sorularım var...

1) Peygamberimiz zamanında kadınlar başörtüsü değil çarşaf kullanırlardı. Çarşaf iki kısımdır bir kısmı başı,omuzları ve vücudun üst kısmını örter, ikinci kısmı da vücudun alt kısmını örtmektedir.

Bu nedenledir ki, ayet hımar , yani örtü kelimesini kullanmıştır.
Yani çarşafın vücudun başı omuzları ve vücudun üst kısmını örten kısmıyla gögüslerinizi örtün demektedir...
Bu anlatım yanlış mıdır...??

2) Ayet başınızı örtün dememekte, göğsünüzü örtün demektedir. Yani gizlenmesi istenen kıım gögüslerdir. Saçın gizlenmsi talebi yoktur...
Pazarlardaki köylü kadınlarımızın başörtüsü kullanmalarına rağmen saçlarını gizlememelerinin sebebi bu olabilir mi..?

Kur'anda faiz açıkça haram edilmiş olmasına rağmen, bu gün ülkemizde taksitle alış veriş yapmayan, banka katı kullanmayan, bankalarla ilişkisi olayan kişi yok gibidir...

Faiz almak veya vermek mi...?
Yoksa saçları göstermemek mi daha önemlidir dinimizce....?




NURİKATAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt   #3 (permalink)
Gönül sızım
Özel Kardeşimiz




Selamun aleykum Hos geldiniz kardesim.. ins bizlerde Sizin Dini bilgilerinizden istifade etmek, kendimizi daha fazla bilgilendirmek, unuttuklarimizi hatirlamak ve yasamak, yasatmak icin bir vesile olursunuz...
Sordugunuz soruyu Sizden duymak isterim..
malesef zaman Ahir zaman!!Günümüzdeki müslümanlar bir cok konuları Kur'an'a göre değerlendirme alışkanlığı kazanmış değillerdir.. veya Taviz vere, vere oyle HAK Dinden uzaklastik ki..
Nefsimizin bahane ve oyunlari hic bitmiyor...
Allah cc. Yar ve Yardimcimiz olsun her yaptigimiz islami olmiyan davranislarimiza da bir KILIF uydurup kendimizi islama degi!! Islami malesef kendimize uydurmaya calistik... calisiyoruz ve o yuzden bugunku duruma dustuk.. Huzur, mutluluk kalmadi kendi karanligimizda boguluyoruz sanki...

Allah Teâlâ Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor: "İnsanların çoğu ayetlerimizden gerçekten habersizdirler." (Yunus 10/92)




Gönül sızım isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt   #4 (permalink)
Turab
Teknik Ekip




Selamünaleyküm, değerli kardeşim sorduğunuz konular defalarca sorulmuş, tartışılmış ve üzerinde tam bir fikir birliğine varılamamış konulardır. Nur suresi 30 ve 31 nci ayetlerden herkes kendi görüşüne göre hüküm çıkarıyor. Sürekli tartışılan ve bir sonuca varılamayan konuları polemik haline getirip tekrar yazıp çizmeye gerek yok. Çünkü burada vicdan devreye giriyor. Siz müslüman bir kadının başını örtmesini kabul etmiyorsanız. Başörtme Kuranda yoktur diye yorumluyorsanız buna serbestsiniz kimse sizi yargılamıyor. (siz sözcüğü şahsına karşı değil genel manaya yönelik olarak kullanıldı. bilginize) Allah c.c hükmünü zaten verecek doğru yapan ve yanlış yapan ayrılacaktır.

Yok benim gibi düşünüyor. Müslüman kadına yakışan benim vicdanımı hoşnut eden kadının saçı dahil, zamanın örflerine göre güzelce örtünmesi diyorsanız buna da serbestsiniz.

Kadın ister göğsünü gizlesin ister açıp göstersin, isterse başını açsın gezsin sorumluluk kendisinindir. Ben şahsen kendi eşimi ve kızımın açık olarak dolaşmasını istemem. Benim görüşüme göre Kadın kapandığı zaman değeri artar. Her tarafı aşikar görünen bir kadına ancak ibretle bakabiliyorum. Fakat gençler, özellikle nefislerini henüz kontrol altına alamamış olanlar aynı gözle bile bakmıyor. Neyse konuyu uzatmayalım. Ben açık gezene karışmıyorum (Tabi ki kapalı olmasını isterdim) Açık gezen de benim düşünceme karışamaz. Fitne-fesat çıkarmak isteyenlerin oyununa gelmeyiz Biiznillah.

Pazarda saçını gösteren, yolda göğsünü gösterenin hesabını biz vermeye uğraşmayalım kendileri düşünsünler. Faize bulaşmamak bir müslüman için tabi ki en iyi yoldur. Vesselam.

Siz inanmayan insanın önüne Kuaranda apaçık yazan bir ayeti bile koyduğunuzda istemediği sürece inanmıyor. Başörtü tartışmasına girenlerin bir kısmının, dinle islamla alakası bile olmayan insanlar olduğunu görüyorsunuz. Yani böyle insanlara istediğiniz delili getirin inandıramazsınız. İnanan insana da delile gerek yok zaten, o hiçbirşey bilmese vicdanına danışır fıtratına göre hareket eder.




Turab isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt   #5 (permalink)
4747
Katılımcı Kardeşimiz




paylastigim bütün bilgiler kuran ve ayetler işigindan alintilar yapilmistir aksisini dusunen varsa buyursun daha faydali bilgi paylassin SELAMETLE




4747 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt   #6 (permalink)
NURİKATAR
Yeni Kardeşimiz




Saygıdeğer arkadaşlar,

Ben başörtüsü konusunda bir yorum yapmadım,kendi düşüncelerimi de belirtmedim.

Sadece başlıktali yazı uzun uzun ayetin açıklamaını yapmış.
Ancak ayeti ben de okuduğumda farklı bir nokta görüyorum.
Onu belirtmek istedim.

Ayet nerenin örtünmesini emrediyor...?
Vücudun hangi kısmı için örtünün, veya örtsünler demiş....?

Ayet göğsünüzü mü örtün diyor...?
Yoksa saçlarınızı mı örtün diyor..??

Sorum sadece bu idi.....Bu noktayı net olarak öğrenmek istemiştim.....

Hepinize selamlar...............




NURİKATAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt   #7 (permalink)
Turab
Teknik Ekip




NURİKATAR Kardeşim ayetin şurası şunu emrediyor diye bir konu yok Nur suresi 30 ve 31 ayetleri yorumlarda farklılık gösteriyor. Örtünme karşıtı olanlar ayetin başın örtülmesini kapsamadığını düşünürken, örtünme taraftarları da aksini yorumluyor. Bu çok tartışılmış ve hiçbir sonuca varılamamıştır diye açıkladık. Konuyu kendi vicdanınızda değerlendirin. İyi bakan iyi görür, kötü bakan kötü. Ben size ayetin şu kelimesi şunu ifade ediyor diyemem. Ben kendi vicdanımın sesine göre ayetin yorumunu yapıyorum siz de öyle yapın. İSTEYEN SADECE GÖĞSÜNÜ ÖRTSÜN, İSTEYEN HEM GÖĞSÜNÜ HEM SAÇINI ÖRTSÜN. Vicdanınız göre size hangisi yakınsa o şekilde davranmak serbest.




Turab isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt   #8 (permalink)
4747
Katılımcı Kardeşimiz




Kuranı Kerimde başörtüsü ile ilgili ayetler

Bismillâhirrahmanirrahim
Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, ziynetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini yakalarının üzerine örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları, ellerinin altında bulunan erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına ziynetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları ziynetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar.
Ey mü’minler hep birden Allâh’a tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!..
(Nur Suresi, 31)

Ayetle Sabitlenmistir

serdar kardesim bu konuda sana hak vermiyorum nedeni ise ALLAH ın sözü ayet olarak belirtilmektedir İsteyin sunu yapsin bunu yapsin diye bisey olamaz ayet var hakikat var selametle




4747 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt   #9 (permalink)
Turab
Teknik Ekip




Alıntı:
4747 İsimli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kuranı Kerimde başörtüsü ile ilgili ayetler

Bismillâhirrahmanirrahim
Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, ziynetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini yakalarının üzerine örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları, ellerinin altında bulunan erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına ziynetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları ziynetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar.
Ey mü’minler hep birden Allâh’a tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz!..
(Nur Suresi, 31)

Ayetle Sabitlenmistir

serdar kardesim bu konuda sana hak vermiyorum nedeni ise ALLAH ın sözü ayet olarak belirtilmektedir İsteyin sunu yapsin bunu yapsin diye bisey olamaz ayet var hakikat var selametle
Kardeşim biz onları hakikati kabul etmeyenlere yazdık. Polemik olmasın diye. Biz ayetin ne dediğini biliyoruz. Fakat ayet başka şekilde de tercüme edilebiliyor. Konuyu bilmek lazım. Neyse bir hayır vardır.




Turab isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt   #10 (permalink)
4747
Katılımcı Kardeşimiz




Alıntı:
serdar İsimli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kardeşim biz onları hakikati kabul etmeyenlere yazdık. Polemik olmasın diye. Biz ayetin ne dediğini biliyoruz. Fakat ayet başka şekilde de tercüme edilebiliyor. Konuyu bilmek lazım. Neyse bir hayır vardır.
ben sadece actigim konular kuran ve ayet isiginda paylastim




4747 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç CEVAPLA

Bookmarks

Seçenekler
Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:



Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
| islamiforumlar.net | Sitemap | Gizlilik Politikası | Kullanım Şartları

© Tüm Hakları Saklıdır.
Bu websitesinde Bulunan Yazılar
AKTİF KAYNAK LİNK belirtilmeden kullanılamaz.