Burada her şey "NET"
islamiforumlar.net



Go Back   islamiforumlar.net - islami forum > KÜLTÜR,EDEBİYAT MİZAH > Gönül Sızım
www.islamiforumlar.net
Kayıt ol Yardım Ajanda Arama Son Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Anasayfa Soru cevap Dua köşesi İslami rüya tabirleri Resimli Cuma Mesajları Dök içini rahatla İletişim
Gönül Sızım Gönlünüzdeki sızıları dindirecek bir bölüm

Haram yiyenlere

Gönül Sızım


Yeni Konu aç CEVAPLA

 

Seçenekler Değerlendirme: Konunun ortalama Değerlendirmesi 5,00/5,00 puandır.
Alt   #1 (permalink)
Gönül sızım
Özel Kardeşimiz

Haram yiyenlere



Amerika’dan gelen bir misafirime su verdim, boğazına kaçtı, öksürdü,
-“Helal!” dedim. Anlamadı. Ne anlama geliyor, diye yüzüme baktı.
Anlatmaya çalıştım. Amerika’da yirmi beş yıl bulunmuş, orada üniversite düzeyinde ders vermiş birisi olarak kavramın bizdeki anlamını veremediğimin farkındaydım...Daha doğrusu Amerikan İngilizcesinde bu denli güçlü bir kavram bulamıyordum. Benim anlatımım yüzeysel kalıyordu; benim dilimdeki o vurucu gücü hiç ifade edemiyordu.

“Helal” kavramını daha iyi anlatabilmek için “haram” kavramını anlatmaya çalıştım. Suyu ben verdim; verdiğim suyu helal ediyorum, bu sana haram değil, sana bir kötülük olmasın, suyumu helal ediyorum, diyerek niyetimi belli ettim. Bu niyet önemli. Bildiğim bir öyküyü anlattım.

Tanıdığım genç kız evlenmeden önce mobilyacıları geziyor ve güzel bir koltuk takımı görüyor. Bu takımı satan kişi belirli bir fiyattan aşağı inmiyor. Genç kız bu takımı çok beğendiğini belli ettiği için çok pişman; beğendiğim için fiyatı yükseltti ve pazarlık gücümü kaybettim, diye düşünüyor.

Bütün çabalarına rağmen fiyatı düşüremeyince genç kız:

-"Peki, alıyorum, ama hakkımı sana helal etmiyorum", diyor.

Adam soğukkanlılıkla,

-"Hanım kızım, o zaman bu koltuk satılık değil, sana satmıyorum, diyor.

Üniversite bitirmiş, modern kız,

-"Niye satmayacakmışsınız, parasını veriyorum ya, gayet tabii satacaksınız, diyor.

Adam gayet sakin;

-"Artık satılık değil, diyerek sırtını dönüp o yokmuş gibi davranıyor.

Ve bu çağdaş Türk kızı kulaklarına, gözlerine inanamıyor. Ağlayarak babasına gidiyor; durumu anlatıyor. Baba:

-"Kızım sen ne yaptın, esnafa öyle konuşulur mu?", diyerek devreye giriyor.

Yanına bir de tanıdığı müftüyü alarak mobilyacıya gidiyor. Neticede genç kız babasının ve müftünün şahitliğinde, “verdiği parayı canı gönülden helal ettiğini,” ifade ederek istediği mobilyayı satın alabiliyor.

Bu genç kız o dönem asistanım olarak çalışıyordu, bu öyküyü tüm ayrıntılarıyla biliyorum. Amerikalı misafirime bu öyküyü anlattım. Benim su içmemle bunun ne alakası var, gibisinden baktı.

-"Suyu sana helal ediyorum, için rahat olsun" dedim.
- "Helal etmesen ne olur", dedi.

- “Kul hakkıyla karşıma gelmeyin” anlayışından söz ettim. Dikkatle dinledi.

-"Bu dediğin bir değer olarak yaşıyor mu, yoksa bir slogan gibi konuşulan alışkanlık haline gelmiş bir söz mü?", diye sordu.

-"Ne fark eder eder", diye sordum.

-"Gerçekten bir değer olarak yaşıyorsa sizin ülkenizde rüşvet ve hak yeme olmaması gerekir, insanların birbirini kazıklamadığı bir toplum olmanız gerekir, diye düşünüyorum" dedi.

Yüzüne baktım. Göz göze bakıştık. Yalan söyleyemedim.

- "Biz" dedim, "yalan söyler, kazık atar ve hak yeriz...
Ama dürüstlüğü dilimizden hiç düşürmeyiz...
Güçsüzsen, arkan yoksa, sıradan bir vatandaşsan, bu ülkede hakkını araman çok zor, hakkını elde etmen daha da zor. Örneğin, rüşvet vermeden bir inşaat ruhsatı alman mümkün değildir...
Ve bunu herkes bilir. Rüşvet alanların çoğu oruç tutar, rüşvet alan belediyeler ramazanda iftar sofraları kurar...
Ve bu sofralarda hakkını helal etmekle ilgili konuşursan, Yüce Allah’ın “karşıma kul hakkıyla çıkmayın,” dediği bir dinimiz olduğu söylenir...
Bunu rüşvet alanlar söyler. Söylediğimiz yalana inanana enayi olarak bakarız ve onu kazıklamaya hak kazanırız. Ama senin içtiğin suyu helal etmeyi de ihmal etmeyiz."

-"Peki, neden böyle", diye sordu.

-"Çünkü biz inanırmış gibi konuşmaya önem veririz, ama konuştuğumuz gibi yaşamaya önem vermeyiz", dedim.

“Mış Gibi Yaşamlar” adında bir kitabım olduğunu ve orada anlattığımı söyledim. Mış gibi tanımını anlamakta zorlandı, ama sonunda anladı...

-"Neden mış gibi", diye sordu. Güldüm,

-"Çok sorma, suyumu haram ederim", dedim.

Doğan Cüceloğlu (29.08.2010)

PAYLAŞ
Facebook Twitter Google



Gönül sızım isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt   #2 (permalink)
Gönül sızım
Özel Kardeşimiz




Maalesef bir çok değerimiz gibi bu da slogandan öteye gitmiyo..
yaşadığımız müslümanlık kültür müslümanlığı bile değil artık moda müslümanlığı..

islami bilen ,kisilerin yetim hakkini bile bile yiyerek vicdanlarinin sizlamamalarini.. ve haram mal helal malin bereketini alip goturdugu halde haram konusunun ne kadar ince ve Rabbim katinda onemli oldugunu anliyamamalarina sasiyorum...
haram mal insanin bereketini, huzurunu, imanini, insanligini
onurunu, serefini zedeler...





Gönül sızım isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Alt   #3 (permalink)
Hümeyra
Süper Kardeşimiz




Emeğine sağlık Gönül sızım gönül dostum;Doğan hocanın okuduğum ilk eserinden çok etkilenmiştim orta son yada lise birinci sınıftaydım okuduğumda günlerce hatta aylarca etkisinden kurtulamamıştım, benim için yeni bir dünya idi ama aslında kendimdeki yabancılaştırdığım kimliğime yolculuktu...Tekrar vesilenle ''mış ''gibi yaşamayı hatırlamış oldum Allah cc senden sonsuz razı olsun güzel dostum.




Hümeyra isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç CEVAPLA

Bookmarks

Seçenekler
Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:



Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0
| islamiforumlar.net | Sitemap | Gizlilik Politikası | Kullanım Şartları

© Tüm Hakları Saklıdır.
Bu websitesinde Bulunan Yazılar
AKTİF KAYNAK LİNK belirtilmeden kullanılamaz.