Sivas Gemerek İlçesi

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,132
GEMEREK

COĞRAFİ KONUM
İlçe genellikle düz bir arazi yapısına sahiptir ve Şarkışla hududu ile Kayseri ili Sarıoğlan ilçesi hududuna kadar vadi şeklinde engelsiz bir şekilde uzanmaktadır. İlçenin kuzey ve güney bölgeleri dağlıktır. Arazi genellikle çıplak olup, görüşe açıktır. İlçenin kuzeyinde Karababa Dağı (2346 metre), Şama Dağı (1712 metre), güneyinde Karadağ (1611 metre) ana yükseltileridir. İlçe 39.11 kuzey enlemleri, 36.04 doğu boylamları arasında Sivas ilinin güneybatısında, Sivas–Kayseri kara ve demiryolları üzerinde yer alır. Coğrafi olarak Türkiye’nin tam orta noktasında yer alan Gemerek, Karadeniz ile İç anadolu’yu birbirine bağlayan köprü vazifesi görmektedir.İlçenin doğusunda Şarkışla, batısında Sarıoğlan, güneyinde Sarıoğlan ve Akkışla ilçeleri ve kuzeyinde Çayıralan ve Akdağmadeni ilçeleri yer almaktadır. İlçenin Merkez Nüfusu 12.589, Köylerin nüfusu 42.103 olup toplam nüfus 54.692 dir.İlçenin yüz ölçümü 1153 km2,dir. Deniz seviyesinden 1171 metre yüksekliktedir. İlçemizin deniz seviyesinden yüksek oluşu nedeniyle karasal iklim hakimdir. Bu nedenle kışları soğuk, yazları sıcak ve kurak geçer. Yıllık ortalama sıcaklık 12 derecedir. Yağışlar ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde genel olarak yağmur, kış aylarında ise kar şeklinde olur. En önemli akarsuyu ilçenin kuzeydoğu ve güneybatısından geçen Kızılırmak’tır. Kızılırmak Sızır kasabasından doğan Göksu Çayı ile Tekmen köyü sınırlarında birleşir. İlçenin kuzey kesiminde Çat Köyü bölgesi ile Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesi arasında kalan kısımda Ormanlık alanlar mevcuttur. Diğer araziler çıplak olup kuru ve sulu tarım arazisi olarak kullanılır.

TARİHÇE
Gemerek ilçesinin kurulduğu tarih bilinmemekle beraber, 1071 Malazgirt Savaşından Sonra Türklerin Anadolu’yu fethi sırasında Abdioğlu namıyla bir Türk aşiretinin yerleştiği bilinmektedir. Osmanlı İmparatorluğu’nun yükselme devrinde kasaba olduğu, Kanuni Sultan Süleyman’ın Nahcivan seferi sırasında burada konakladığı, mevcut kitabe ve mezar taşlarından anlaşılmaktadır. I. Cihan Savaşında sürgüne gönderilenler hariç, 70 hane kadar Ermeni vatandaşı Türkler tarafından himaye edilerek burada kalmaları sağlanmıştır. 1950’li yıllardan sonra Ermeni vatandaşlarımız İstanbul’a göç etmeye başlamışlar, bugün ise hemen hemen hiç Ermeni vatandaşı kalmamıştır.Gemerek 1895 yılında müstakil nahiye olmuş, bu tarihten sonra nahiye müdürleri tarafından idare edilmeye başlanmıştır. 1936 yılında ise Gemerek’te belediye teşkilatı kurulmuştur. Gemerek nahiye olduktan sonra iktisadi ve kültürel sahalarda gelişme göstererek 1 Mayıs 1953 tarih ve 6058 sayılı kanun ile ilçe olmuştur.Gemerek isminin nereden geldiği kesin olarak bulunamamıştır. Ancak söylentilere göre Gemerek’in girişinde çok eskiden kalma beyaz bir kemerin olduğu, buraya Samsun limanından Anadolu’ya nakil yapan kervanların Kemer-i Ak dedikleri, sonradan da Gemerek’e çevirdikleri rivayet edilmektedir.

KÜLTÜR VE TURİZM
Gemerek’te merkez cami, Şahruh Köprüsü, Çepni’de Çepni Cami, İnkışla’da İnkışla cami ve Hamzali cami gibi tarihi eserler vardır.İlçenin Sızır Kasabasında bulunan Obruk Şelalesi ile Çat Köyü ormanlık alanları İçerisinde mesire yerleri bulunmaktadır. Genellikle yaz aylarında çevre il ve İlçelerden gelen yerli turistler bu yerleşim yerlerine canlılık getirmektedir
 

Ekrem

Yönetici-Admin
Yönetici
Süper Mod
Üyemiz
Mesajlar
9,132
Sivas Gemerek İlçesi Çat Ormanında yaşayan Vaşaklar

Sivas’ın Gemerek ilçesine bağlı Çat kasabası / köyü doğal ve vahşi yaşamı ile dikkat çeken önemli bir bölge.
Zira bu bölgede nesli tükenme tehlikesinde olan Vaşaklar yaşamakta.

Türkiye’de sadece Bolu, Kars, Arvin, Rize, Sivas Erzurum bölgelerinde yaşayan vaşakların önemli bir bölümü Gemerek ilçesine bağlı Çat kasabasında yaşamlarını sürdürüyor.
Bu bir bakıma güzel bir bakıma ise kötü.
Kötü olan yanını ele alırsak Vaşakların nesli tükenmek üzere. Uzmanlara göre sayılı olduğu söyleniyor.

Bunların önemli yaşam alanlarından birisi de Sivas,
Daha önce bilinçsiz avlanmalar yüzünden nesli tükenme noktasına gelen vaşaklar için şuanda Sivas’ta herhangi bir çalışmanın yapılıp yapılmadığı bilinmiyor. Çat kasabasında yaşayan vatandaşlar Vaşak isminden habersiz. Dağ kedisi olarak niteliyorlar ve geçtiğimiz yıl kış aylarında bir tanesini gören kişiler dahi var. En azından o şekilde iddia ediyorlar. Avcıların bilinçsiz avlanmaması, Sivas Çevre ve Orman Müdürlüğü’nün bu konuda daha da duyarlı olması ve ciddi yaptırımların uygulanması gerekiyor.

Uzun soluklu keşifler amacıyla Vaşakları görüntülemek için Çat ormanlarında kalınabilir, foto safarilere çıkılabilir. Fakat onların yaşam alanlarına hiç bir zarar vermemek kaydı ile. Vaşakların yine Tecer Dağı’nda ve Suşehri Geminbeli ile İmranlı taraflarında da varlığı biliniyor.

Peki vaşaklar nedir? nasıl yaşarlar, neyle beslenirler ?
Vaşak yaklaşık 200 yıl öncesine kadar batıdan doğuya İspanya’dan Pasifik Okyanusu’na ve kuzeyden güneye Sibirya’dan kuzey İran’a ve Filistin’e kadar uzanan büyük bir bölgede yaşamaktaydı. 19. asır da Avrupa’nın vaşakları yok olmaya başlamışlardır. Mesela Almanya’da en son vaşak 1846′da vurulmuştur. 1960 yılına kadar Batı Avrupa’da vaşak tamamen yok edilmiştir. Kuzey ve Doğu Avrupa’da, ve Asya’da saylarını muhafaza edebilmiştir.
Günümüzde Batı Avrupa’da birçok “doğal ortamına gönderme projeleri” uygulanmakta dolayısıyla vaşak nüfusu Batı Avrupa’da bazı ufak bölgelerde artmaya başlamıştır.
Vaşak bir orman hayvanıdır, ağaçsız açık alanlardan ve yerleşim yerlerinden mümkün oldukça uzak durur, kayalık ve dağlık bölgeleri tercih eder.
Bayağı vaşaklar Türkiye’de Bolu, Kars, Erzurum, Sivas, Artvin ve Rize’de bulunur.
Bayağı vaşak münferit yaşar ve noktürnaldir. Av hayvanı olarak küçük ve orta boylu toynaklıları tercih ederler, bunların dışında yaşam çevrelerinde buldukları tüm küçük memelileri ve kuşları da avlarlar. Pusu kurarak avlanır, avını sessizce takip ederek sürpriz faktörüne dayanır. Avını afiksiyon metoduyla öldürür. Vaşaklar avların leşlerini yaprakların ve dalların altına saklarlar, ve yaklaşık 5 gün boyunca sakladıkları yere dönüp onun etinden beslenirler (insanlara saldırdıkları görülmemiştir).
Çiftleşme zamanları Şubat ile Nisan ayları arasındadır. On hafta süren bir gebelikten sonra 2-3 yavru doğurur ve bunları bir mağaranın içinde beslerler. Yavrular bir dahaki ilkbaharda annelerinden ayrılırlar. Vaşak yavrularında ölüm oranı gayet yüksektir. Yavruların %50′ ye yakını 1 yaşına gelmeden ölürler.

Vaşağın ömrü yabani ortamda ortalama 10-12 yıldır esarette daha uzun yaşadıkları vakidir.
Bayağı vaşak dünya genelinde tehlike altında değildir ama yöresel olarak tükenmek üzere olduğu ülkeler vardır. Avrupa’da vaşak avı tamamen yasaklanmıştır ve bayağı vaşak türü birçok organizasyon tarafından korunmaktadır.
Türün en büyük sorunu yasa dışı ve bilinçsiz avlanmadır. Yasa dışı avcılık yüzünden özellikle Balkanlar’da ve Türkiye’de sayıları dramatik şekilde azalmıştır. Örneğin sadece Arnavutluk’ta ve Makedonya’da bulunan Lynx lynx martinoi adlı alt türünden toplam 100 adet kaldığı bilinmektedir.




Posted by; Suat DUMAN
 
Üst Alt