Namazlarını kılabildin mi?

Huzur Yolcusu

Çalışkan Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
591
Anadolu Evliyasından olup 1697 de İstanbul’da vefat eden Gavsi Ahmet Dede’nin (rahmetullahi aleyh) sevdiklerinden bir delikanlı, bir vapur yolculuğu sonunda geldi bu zatın huzuruna.

Büyük zat sevgiyle karşıladı genci;
Hoş geldin oğlum.
Hoş bulduk efendim.

Yolculuk nasıl geçti evladım?
Hamdolsun hocam, iyi geçti.

Peki gemide namazlarını tamamen kılabildin mi?

Genç büktü boynunu, zira yolculuk esnasında bir kaç vakit namazı kazaya kalmıştı.

Büyük Veli de bunu bilerek soruyordu zaten.
Yoksa kılamadığın namazlar oldu mu?

Delikanlı mahcuptu; malesef efendim. Birkaç vakit namazım kazaya kaldı.

Neden oğlum?
Şey hocam, gemide eşyalarım vardı da; onların yanından ayrılamadım. Çalınır diye korktum.

Buyurdu ki.
Vah evladım, çok yanlış yapmışsın. Keşke bütün malların çalınsaydı da, bir vakit namazın kazaya kalmasaydı.

Talebe utancından yere bakıyordu ki, ilave etti;
Bana sorarsan, bir vakit namazım kazaya kalacağına, bin defa ölmeyi tercih ederim.
 

nurderun

Katılımcı Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
26
İşte böyle bir iman!
Böyle bir sevda!
Gitmeye ölmeye değer tek yol!

Dost Rabb'inden cennetini istemeye ''hayâ'' eder.
Onun cennetı Rabb'ının Rızası ve Cemâlidir.
Allah'tan gayrısını istemez!
Bir canlıya bir nesneye bakışı hep derin bir tefekkür dolu tebessümdür yahut Rabbının nazarını arayışıdır
Bir hataya düşerse yada bır an gaflete Rabbıyle arasına perde iner. Allah ona ceza olarak ibadetlerindeki ve kalbindeki iman tadını eksiltir, nereye baksa Rabbını goremez. Hal böyle olunca o kul hastalanır. Doktor reçeteye teşhisi koyar.
Fakat bunun Rahmâni bir teşhisi vardır!
Kısacası Allah sevdiğini bela çamurunda yoğurur...
''Rab'' ismi ile terbıye eder zahiri ve batıni ilmi ile zenginlestırr.

Ey Rabb'im lutfunu daima bana yol gösterici kıl;
Sana ulaştırmayan yolu bana gösterme!

Allah'ım bana ve tüm arzu eden din kardeşlerime ölmeden önce ölmeyi nasip eyle.
Ve tabi Rabb'im kaldıramayacagımız yükleri de bizlere yükleme!

Dağ başında rastladım ak sakallı birisine
Bin yıllık halıya bin yıldan beri bağdaş kurmuş bir çınar gibiydi.
Sordum ona: aşk ne ustam! Hayatın sırrı ne?! Tepeden tırnağa aşığım ben ve koskoca bır hayat var önümde!
-Sevda kuşun kanadında ürkütürsen tutamazsın!
Ökse ile sapanla vurursun da saramazsın!
Hayat sırrının suyunu çeşmelerden bulamazsın!
Ansızın bir deli çaydan içersin de kanamazsın!
 
Üst Alt