(E)

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

ceylannur

Uzman Kardeşimiz
Üyemiz
Mesajlar
3,886
E.E.G: Elektroansefalografi kelimesi için kullanılan kısaltma.

E.K.G: Elektrokardiogram kelimesi için kullanılan kısaltma.

EDEMA: Ödem, vücudun her hangi bir yerinde hücre dışında anormal su birikmesi.

EPİDİDİMİT: Testis üstbezinin iltihaplanması

EFERVESAN: Suya atıldığı zaman küçük gaz kabarcıkları çıkartarak köpüren, eriyen.

EFFEKT: Tesir, etki.

EFFEKTİF: Etkili, tesirli.

EFFÜZYON: Vücut boşluklarında veya doku içerisinde sıvı birikmesi. "Plevral effüzyon" iki plevra yaprağı arasında sıvı birikmesidir.

EİJAKULASYON: Boşalma (meninin penisten boşalması)

EKİNOKOK: Köpek ve kurtlar, nadiren kedilerde bulunan bir parazit olup larvaları memeli canlılarda büyüyerek hidatik kistleri yaparlar.

EKLAMPSİ: Gebelerde plasentadan gelen toksinlerle oluşan bilinç kaybı ve konvulsiyonlarla birlikte seyreden tablo.

EKLAMPSİ: İlerlemiş gebeliklerde veya doğumdan hemen sonra yüksek kan basıncı, ödem ve idrarda protein yükselmesi ile karekterize nöbetler ve önlem alınmazsa bilincin kaybolması hali.

EKO: Yankı.

EKOENSEFALOGRAM: Beynin ekoensefalografi ile elde edilen çizelgesi.

EKOKARDİYOGRAM: Ekokardiyografi yoluyla elde edilen çizelge.

EKOKARDİYOGRFİ: Kalp, damar sisteminin teşhisinde kullanılan ultrasonik bir yöntem.

EKOLALİ: Hastanın kendisine söylenilen sözleri anlamsız şekilde aynen tekrarlaması.

EKSALASYON: Vecit, kendinde manevi kuvvetler hissetme

EKSİZYON: Bir dokunun çıkartılıp atılması.

EKSOJENİK: Hariçi olan

EKSOKRİN: Salğısını kana aracılığı ile aktaran

EKSOKRİN: Salğısını kanal aracılığı ile dışarı atan

EKTAZİ: Genişleme.

EKTODERM: Derinin en dış tabakası.

EKTOPİ: Her hangi bir organın normal bulunması gereken yerde değilde, vücudun başka bir yerinde olması hali.

EKTROPİON: Göz kapaklarının serbest kenarlarının dış tarafa kıvrılmaları.

EKZEMA: Deride kızarıklık, şişme, veziküller, kaşıntı gibi belirtilerle görülen daha çok psikosomatik nedenli cilt rahatsızlığı. Akut ve Kronik diye ayrıldığı gibi Yaş ve Kuru ekzema cinsleri de vardır.

ELEKTROANSEFALOGRAFİ: Beynin elektriki faaliyetlerinin grafik olarak gösterilmesi.

ELEKTROKARDİOGRAFİ: Kalp adelesinin faaliyetlerinin grafik olarak gösterilmesi.

EMPİRİK: Tecrübeli

EMPOTANS: İkdidarsizlik,

ENDEMİK: Beli bir bölgede sıkca görülen

ENDOJENİK: Dahili olan

ENDOKADİT: Kalbin iç yüzeyindeki zarın iltihaplanması

ENDOKRİN: Iç salğı yapan, salğısını kana veya lenfe aktaran

ENDOKRİN: Salğısını kana ve lenfe akıtan

ENDOKRİNOLOG: Endokrin sistemin yapı, patolojileri ve tedavisi konusunda uzman kişi.

ENDOKRİNOLOJİ: İç salgı bezlerinin fonksiyonlarını, normal dışı çalışma sonucu oluşan hastalıklarını ve bunların tedavilerini inceleyen tıp dalıdır.

ENDOMETRİT: Rahim mukazasının rahim dışında iltihaplanması

ENDOMETRİUM: Rahim mukozası

ENFEKSİYON: Bulaşıcı

ENKÜBASYON: Hastalığa sebep olan bakteri veya virüsün vücuda girdikten sonra hastalığın ortaya çıkmasına kadar geçen süre, kuluçka devresi

ENKÜBASYON: Hastalığa sebep olan etkenin vücuda girişi ile hastalık belitilerinin ortaya çıkması arasında geçen zaman

ENSEFALİT: Beyin iltihaplanması

ENSEFALON: Beyin.

ENTERAL: Bağırsal yoluyla

ENVAZYON: Yayılma, örneğin kafatasındaki bir tümörün beyin dokusuna envazyonu denince tümörün beyine yayılması kastedilir.

EPİLEPSİ: Sara, tutarga

EPİSİTOMİ: Amaliyat sonrası tedavi

EPİTAKİS: Burun kanaması

EPİTEL: Organ ve vücut yüzeylerini örten hücre tabakası.

EPİTLİOMO: Deride gelişen kanserli hücre

EROTİK: Şehvet, erotik

EROZYON: Deri veya mukozada görülen, sınırlı bir bölgede epitel kaybı, yüzeyel yaralar. Örneğin; Cervical erozyon, halk arasında rahim ağzında yara olarak bilinir.

ESKALASYON: Adım adım yükselme (savaş)

ESOTERİK: Mahrem, batını
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt