Bazı tarihi bilgiler

ceylannur

Uzman Kardeşimiz
Üyemiz
BAZI TARİHİ BİLGİLER
Karaman’ın tarih sahnesindeki yerini daha iyi değerlendirebilmek ve gelişimini izleyebilmek için, birtakım tarihi bilgileri de burada vermeyi uygun gördük.
Kanuni Sultan Süleyman zamanında, eski önemini kaybeden şehir, askeri teşkilat itibariyle Konya merkez sancağına bağlanmıştır. 1522 olan bu tarihte, Karaman’da 33 mahalle, 570 vergi mükellefi, 462 ev, 18 müslüman olmayan nüfus, bir imaret, 4 cami, 25 mescid, 7 medrese, l Hadis, 3 Hafız, l Öğretmen Okulu, 10 zaviye, l yoksullar yurdu, 7 hamam, 246 dükkan vardı. Bu tarihte şehrin nüfusunun, 1020 olduğu tahmin edilmektedir. Bugün de ismi kullanılan mahallelerden; Sekiçeşme (Sekizçeşme), Külhan, Alişahane (Alişahane), Hacıcelal, Koçakdede (Köçekdede), Abbas, Ahiosman, Çeltek, Tapucak/Topucak (Tabdukemre), Mansurdede, Kirişçi (Kirişçibaba), Hocamahmut, Kazalpa (Gazalpa/Gazialp), Emekseven o dönemden bugüne, ya aynen veya ufak tefek değişikliklerle gelmiştir.
III. Murad zamanında, 1587 yılında hazırlanan “Kanunname-i Karaman” defterinde, Karaman’ın merkez nüfusu 2027; kendisine bağlı bulunan 63 köyün nüfusu ise, 3603 olarak gösterilmiştir. Yine aynı kayıtta, o dönemde, Karaman’ın nüfus bakımından yoğun olan en büyük köyleri, 288 nüfusla bugünkü adıyla Güldere ve 255 nüfuslu Divle (Üçharman) köyleridir. Bugün 7 hanenin yaşadığı Değle’de Ahmedler, Kamereddin ve İydalı adında üç mahalle bulunuyor; bu mahallelerden birinde ise, müslüman olmayan halk yaşıyordu. Müslüman olmayan halk, inanç noktasında İslam olanlardan ayrılmasına rağmen; isim, gelenek ve kültür açısından bir bütünlük gösteriyordu. Bunların isimlerinin, Arslan, Şehriban, Murad, Bayram…gibi Türk-İslam isimleri olması da dikkate değer bir husustur.
İslam olmayan bu bölgede halkının, din hariç olmak üzere, diğer yaşayışlarının Türk halkıyla özdeşleşmiş olması, bu insanların, Hristiyan Türkler olduğu düşüncesini yaygınlaştırmıştır. Hatta Karaman’dan İstanbul’a göç eden bu insanların, Türkçe’de 12 ağızdan biri olarak bilinen “Karamanlıca”ağzını konuşmaları ve bu ağızla XVIII. asırda bir gazete ile birlikte, çeşitli kitaplar yayınlamaları; bu iddiaların doğruluğuna delil olarak kabul edilmektedir. Ana Britannica’da bu konuda yazılan “Karamanlıca” maddesine bir gözatalım.
 
Üst Alt